İlişkimiz sırasında ikimiz de istemeden bazı sözler ve davranışlarda bulunduk.During our relationship we both said and did things we didn't mean.
Meryem ile Selime arasında kommensalist bir ilişki var.Mary and Sally have a relationship of commensalism with each other.
Meryem ile Selime'nin yancılık üzerine kurulu bir ilişkisi var.Mary and Sally have a relationship of commensalism with each other.
Onunla ilişkiyi bitirmem gerekiyor mu?Should I break up with her?
Onların ilişkisi ivme kazanmaya başladı.Their relationship really started gaining momentum.
O, onun bir ilişkisi olduğunu biliyordu.He knew she was having an affair.
O, ilişki hakkında biliyordu.He knew about the affair.
O gerçekten ilişkiyi bitirmen gereken bir erkek arkadaş türü.He's the kind of boyfriend you really should break up with.
Bir ilişki var mıydı?Was there an affair?
Tom Mary ile cinsel ilişkiye girdi.Tom had sex with Mary.
Bizim ilişkimiz istikrarlı.Our relationship is stable.
Onlar ilişkilerini gizli tuttular.They kept their relationship a secret.
Cinayet, tecavüz ve işkence savaş zamanlarıyla ilişkili vahşetlerdir.Murder, rape, and torture are atrocities associated with times of war.
Bizim mükemmel bir ilişkimiz vardı.We had a great relationship.
Bir ilişki benim için yeterli.One relationship is enough for me.
Kan hücreleri kemik iliğinde üretilirler.Blood cells are produced in the bone marrow.
Uzun mesafe ilişkileri gerçekten işe yarayabilir mi?Can long distance relationships really work?
Uzun mesafe ilişkileri işe yarayabilir mi?Can long distance relationships work?
Trigonometri üçgenlerin uzunluklarını ve açılarını içeren ilişkileri çalışmaktadır.Trigonometry studies relationships involving lengths and angles of triangles.
Tom Mary ile bir ilişki içindeydi.Tom used to be in a relationship with Mary.
Kahkaha iyi bir ilişkide esastır.Laughter is essential in a good relationship.
İnsan ilişkileri çok karmaşıktır.Human relationships are very complex.
İnsan ilişkileri karmaşıktır.Human relationships are complex.
Senin üniversitenle hiçbir ilişkim yok.I have no affiliation with your university.
Sanırım ilişkimiz bitti.I think our relationship is over.
Japonya'nın kaç tane ili var?How many prefectures does Japan have?
Bir ilişkide dürüstlük önemlidir.Honesty is important in a relationship.
Tom ve Mary'nin çok iyi bir ilişkisi var.Tom and Mary have a very good relationship.
Toplum büyük bir yaş farkı olan insanlar arasında ilişkiyi teşvik etmez.Society does not encourage relationships between people who have a large age gap.
Biz özgürlük dediğimizde onu Lincoln ile ilişkilendiriyoruz.When we say liberty, we associate it with Lincoln.
Tom'un bir ilişkisi vardı.Tom had an affair.
Bizim alışılmadık bir ilişkimiz var.We have an unusual relationship.
Bizim olağandışı bir ilişkimiz var.We have an unusual relationship.
Tom ve Mary, ilişkilerini anne ve babalarından sakladılar.Tom and Mary hid their relationship from their parents.
Yarışmalardaki tutarsız performansı takımla ilişiğinin kesilmesinin nedeniydi.His inconsistent performance at competitions is why he was cut from the team.
Bu ılık havanın tadını çıkarıyorum.I'm enjoying this warm weather.
Annem böyle yaygın insanlarla ilişkili olduğunu bilseydi ne derdi!What would Ma say if she knew you associated with such common people!
İlişkimiz tamamen profesyonel.Our relationship is entirely professional.
Yaralanmalara ilişkin raporlar artıyor.Reports of injuries are mounting.
İlişkiniz neye benziyordu?What was your relationship like?
İlişkiniz nasıldı?What was your relationship like?
Tom kararlı bir ilişki içinde.Tom is in a committed relationship.
Her iki şey de yakından ilişkilidir.Both things are closely related.
İki soygun ilişkiliydi.The two robberies were related.
İlisi de emniyet kemeri takmıyordu.Neither was wearing a seatbelt.
Tom dış ilişkileri anlıyor.Tom understands foreign affairs.
Uzun bir ilişkimiz oldu.We've had a long relationship.
Tom'un evlilik dışı bir ilişkisi vardı.Tom had an extramarital affair.
Tom'un karısının evlilik dışı bir ilişkisi vardı.Tom's wife had an extramarital affair.
Hava nemli ve ılıktı.The air was humid and lukewarm.
Tom kanser kurbanının hayatını kurtarmak için kemik iliğini bağışladı.Tom donated his bone marrow to save the cancer victim's life.
Evlilik ve ilişkiler köleliktir.Marriage and relationships are slavery.
Olağandışı bir şekilde ılıman bir kıştı.It was an unusually mild winter.
Tom'la nasıl ilişki kuruyorsun?How are you related to Tom?
Fadil ve Dania romantik bir ilişki geliştirdiler.Fadil and Dania developed a romantic relationship.
Fadıl'ın Layla adında genç bir kızla uygunsuz ve yasadışı bir ilişkisi vardı.Fadil had an inappropriate and illegal relationship with a young girl named Layla.
Fadıl ve Leyla'nın yasadışı bir ilişkisi vardı.Fadil and Layla had an illicit affair.
Fadıl'ın baldızı ile bir ilişkisi vardı.Fadil had an affair with his sister-in-law.
Fadil ve Dania bir ilişki başlattı.Fadil and Dania started a relationship.
Dania sağlıklı bir ilişkinin ne olduğunu bilmiyordu.Dania didn't know what a healthy relationship was.