Ana içeriğe geç
Sözlük

ili ile cümle

ili kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Neyin ilişkili olduğunu biliyorum.I know what's involved.
Asla Mary ile ilişkiyi bitirmemeliydim.I never should've broken up with Mary.
Tom ve Mary'nin bir ilişkisi olduğunu düşündüm.I thought Tom and Mary had a relationship.
Harika bir ilişkimiz olduğunu düşündüm.I thought we had a great relationship.
Bu kadar garip bir ilişki uzun bir süre tekrar olmayacak.An affair this strange will not happen again for a long time.
Böylesine garip bir ilişki uzun süre tekrar olmayacak.Such a strange affair will not occur again for a long time.
Ben bununla ilişiğimi keserim.I wash my hands of it.
Seninle ilişkiyi bitirmek bir hataydı.It was a mistake to break up with you.
Tom Mary'nin neden onunla ilişkiyi bitirmek istediğini bilmediğini söyledi.Tom said he didn't know why Mary wanted to break up with him.
Keşke seninle ilişkiyi bitirmeseydim.I wish I'd never broken up with you.
Ben bir ilişki aramıyorum.I'm not looking for a relationship.
İlişkisiz bir konuyla ilgili olarak buradayım.I'm here on an unrelated matter.
Bizim ilişkimiz var.We have a relationship.
Buradaki iklim Moskova'dakinden daha ılımandır.The climate here is milder than in Moscow.
Dışkı nakli, antibiyotik ile ilişkili ishal için etkili bir tedavi yöntemidir.Fecal transplant is an effective treatment for antibiotic-associated diarrhoea.
O, kadınlarla ilişki kurmada hızlıdır.He's quick in forming relationships with women.
O, kızlarla ilişki kurmada hızlıdır.He's quick with girls.
Asya'da Fransız dili genellikle romantizmle ilişkilendirilir.In Asia, French language is often associated with romantism.
Bir ilişkiniz var mıydı?Did you have an affair?
En son ne zaman cinsel ilişkiye girdiniz?When did you last have sexual intercourse?
İlişkimiz hakkında konuşmamız gerek.We need to talk about our relationship.
Ilıcaya gittim.I went to the spa.
Onun patronuyla bir ilişkisi vardı.She had an affair with her boss.
İlişkilerine ara verme ihtiyacı hissettiler.They needed space.
Artık cinsel ilişkiye girmiyoruz.We don't have sex anymore.
Mark ve Leonor ilişkilerini kestiler.Mark and Leonor broke off their relationship.
İlişkiler çirkinleşiyor.Things are getting ugly.
İlişkiler daha kötü oluyorlar.Things are getting worse.
İlişkiler iyi olacak.Things will be fine.
Sadece kendi türünle ilişkiye girersen, fikirlerin asla gelişmez.If you only associate with your own kind, your ideas will never expand.
Dün akşam onunla ilişkimizi bitirdim.I broke up with her yesterday evening.
Bir ilişkiye hazır değilim.I'm not ready for a relationship.
İlişkiye hazır olmadığımı düşünüyorum.I don't think I'm ready for a relationship.
Tom çok meşgul ve ilişkiler için fazla zamanı yok.Tom is very busy and doesn't have much time for relationships.
Ne zamandan beri bir ilişki içindesiniz?Since when have you been in a relationship?
Randolph Ltd. ile bir iş ilişkin var mı?Do you have a business relationship with Randolph Ltd.?
Kız arkadaşınla ilişkini bitirdiğini duydum.I heard you broke up with your girlfriend.
Tom Mary ile ilişkisini bitirirse pişman olur.If Tom breaks up with Mary, he'll regret it.
Tom'un ve benim uzun süredir birbirimizle ilişkimiz kesilmiş durumda.Tom and I have been out of touch with each other for a long time.
Tom ve Mary'nin çok karmaşık bir ilişkileri var.Tom and Mary have a very complicated relationship.
İki ülke diplomatik ilişkileri kestiler.The two countries have broken off diplomatic relations.
Yöneticimizle ilişkilerimiz mükemmeldir.Our relations with our director are excellent.
Lütfen Mary, sen benimle ilişkiyi bitiremezsin!Please, Mary, you can't break up with me!
Lütfen Tom, sen benimle ilişkiyi bitiremezsin!Please, Tom, you can't break up with me!
Evet, seninle ilişkiyi bitirebilirim. Ben sadece bitirdim.Yes, I can break up with you. I just did.
Uzun mesafeli ilişkiden daha kötü bir şey yoktur.There's nothing worse than a long-distance relationship.
O ciddi bir ilişki istiyor.He wants a serious relationship.
Tom'la ilişkim seni ilgilendirmez.My relationship with Tom is none of your business.
Sosyal ilişkiler iletişimi etkiler.Social relationships influence conversations.
Tom'la ne tür bir ilişkin vardı?What kind of relationship did you have with Tom?
Salmonella bakterileri doğrudan kaplumbağa ile ilişkilidir.The salmonella bacteria are directly associated with the turtles.
Mary sevgilisi ilişkiyi bitirdiğinde reddedildiğini hissetti.Mary felt rejected when her boyfriend broke up with her.
İlişkimiz tam anlamıyla profesyonel.Our relationship is strictly professional.
Ilık süt içmek uyumana yardım etmeli.Drinking warm milk should help you sleep.
Bizim ilişkimiz bir macera gibidir.Our relationship is like an adventure.
Tom ve Mary'nin ilişkilerinde inişeri ve çıkışları var.Tom and Mary have their ups and downs in their relationship.
Eğer Tom'u çok seviyorsan, neden benimle ilişkini bitirmiyorsun ve onunla çıkmıyorsun?If you like Tom so much, why not break up with me and date him?
Tom'la ilişkiyi bitirdim.I broke up with Tom.
Voodoo dini Haiti ile ilişkilidir.The Voodoo religion is associated with Haiti.
Bir ilişki gizli olmak zorundaysa, onun içinde olmamalısın.If a relationship has to be a secret, you shouldn't be in it.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod