Kuzey Hindistan'da bu flörtle ilişkilendi.One state in Northern India has gone so far as to link toilets to courtship.
Arada bir ilişki kuruyor.It's creating an association.
Peki, ikisi arasındaki ilişki nedir?And what's the relationship here?
Aralarında bir ilişki varmış gibi görünüyor.I mean, you know, these look kind of related, it looks
Ve biz laboratuvarlarımızda bununla ilişkili şeyler yaparken de böyle olma eğilimindedir. .And let's just say for simplicity that everything here it's in some type of temperature equilibrium.
Bir keresinde pembe kravat bağlama, cam onu gözüne ilişti.Once when I was tying the pink tie I caught sight of him in the looking-glass.
"Ilık" "Ya da soğuk?""Warmish." "Or cold?"
Göğsüne bir madalya iliştiriyorlar.They pin a medal on his chest.
Bundan dört yıl kadar önce burada tasarım ve mutluluğun ilişkileri hakkında konuşmuştum.I was here about four years ago, talking about the relationship of design and happiness.
Tıbbi verilerde bulduğum şey; ilişkiler önemlidir.So what I found in the medical data is that relationships matter.
Ama kısaca olasılık seninkini çekme şansının diğer her şeyi çekme şansıyla ilişkisidir. .But it's the odds of picking yours relative to the odds of picking everything else.
Ancak George iş ilişkilerine şahane bir yorum getirmişti.But he said this fantastic thing about their working relationship.
İşin özü, birebir ilişkilerde yapılması gereken de bu.So it's one thing to do that in a one-to-one relationship.
Ürünler şirketinizden müşterilere nasıl bir ilişki ile ulaşacak?What is the relationship of how your product gets from your company to the customers?
Dolayısıyla, tüysüzlük ve su arasında yakın bir ilişki var.So this is a close connection between nakedness and water.
Kişisel ilişkilerinizin sizi sarsmasına izin veremezsiniz Ekselansları.You cannot let personal relationships shake you, Your Highness.
Lego sevgisi ve insanların yaptığı lego sayısı arasında çok güzel bir ilinti vardı.There was a very nice correlation between the love of Legos and the amount of Legos people built.
FED taminat olarak kabul edeceği varlıklara ilişkin kriterleri gitgide gevşetti.looser and looser in terms of what it's willing to accept as collateral.
Hatta para, mal ve hizmetleri üretmek için... ...gerçek kapasitemizle bile ilişkili değildirIt is not even related to our real capacity to produce goods and services on this planet.
Şimdi de 3 buçukla ilişkilendirelim.So we're concerned with 3 and 1/2 gallons.
Stan'ın çözümüne ilişkin hangi ifade doğrudur?Which statement about Stan's solution is true?
Baktığınızda McDonald's ile ilişki burada bozuluyor.You look at this, the relationship to McDonald's breaks down here.
Kilo vermeyi denersen ilişkimiz biter. Tamam mı?Try to lose weight, and we're through.
Ya da eşcinsel. Nesin sen, ilişkiler konusunda bir uzman mı?What are you, an expert in relationships?
Bir sürü ilişki yaşamış gibi konuşuyorsun.You sound like you have tons of experience.
Sven'i o zamanlar ilişki yaşadığı Ulrika Jonsson ile sevişirken.Sven making out with Ulrika Jonsson, who he was having an affair with at that time.
Yani açık bir ilişki istemiyor musun?So you don't want an open relationship?
Duydum ki... güzel şarkı söyleyen bir hayat kadınıyla... çok yakın bir ilişki içindeymişsinI heard that you're very close with a prostitute who can sing.
Medyada Amerikan kültürünün boğulduğu, yok olduğuna ilişkin benzetmeler yapıldı.Metaphors were thrown around in the media about floods flooding, drowning
Okulla ilişiği kesilen her 100 kıza karşılık okulla ilişiği kesilen 335 erkek var.For every 100 girls who are expelled from school, there are 335 boys who are expelled from school.
Yakın ilişkileri güçlendiren seyler yapmak için sizi hazırlar.It primes you to do things that strengthen close relationships.
Ilık rüzgar denizden yana esti ve bana dedi ki,Warm wind carried on the sea, he called to me
Sanal bir dünyaya iliţkin bir iţ kurmak için, teknoloji yeterince geliţmiţ deđil.The technology is not here to make a real business around a virtual world.
Aralarındaki her bağ bir ilişkidir.Every tie between them is a relationship.
[ İlişkiler Kurmak][Building Relationships]
Çünkü işte insanlarla, halkla ancak bu şekilde güçlü bir ilişki kurabilirsiniz.That's how you make a strong relationship with the people--with the community.
Bu sadece mobilyaya iliştirilmiş sensörlerden alınan veriler.This just shows you the data that comes from the sensors that are embedded in the furniture.
Yüzüne baktığımda, yüzü bana kim olduğuna ilişkin ipucu vermiyor.Who is this woman? I've looked at her face for clues... and I didn't get anything
Ayrıca onunla daha belirsiz bir ilişkileri vardır.They also have a slightly more ambiguous relationship with it.
Asperger'e döner? Bu ılımlı otizmdir.Asperger, which is just mild autism?
Ben sosyal ilişkiyi ortak ilgi alanlarından sağlıyorum.I got social interaction through shared interest.
Bu verilerden yola çıkarak, bütün ağlar, bütün ilişkiler elinizin altında olmalı.And you should have all the networks of all the relationships between those pieces of data.
Fakat dünyada bunu yapanlardan çok fazla ilişkisinin kopmuş olduğunu farketti.But she realized that she was much too detached from the world doing that.
İşini seviyordu, fakat çok fazla ilişkisi kopmuştu.She loved it, but she was too detached.
Resmi kurumlar ve insan davranisi arasindaki iliski her zaman ilgimi cekmistir.I've always been interested in the relationship of formal structures and human behavior.
Dedi ki, "Hastalarimla iliskim eskisi gibi degil."Well you know, I don't deal with patients the same way anymore.
Ask bireylerin kendi araslarinda anlamli bir sekilde iliski kurmasini mümkün kilar.It impels them to leave their shells and risk being being honest and spontaneous together.
Bileşenler birbirleriyle ilişki halindeler.The components interact with one another.
Ve ikincisi tasarım meselesi, ve bu direk ilişkili değil ama hoş bir ifade.And the second is a design issue, and it's not directly relevant, but it's a nice statement.
Daha yakın bir zamanda antik dönem tarihine ilişkin buluşlarımız.More recently, finding ancient history.
Pisagor teoremi, dik açılı üçgenlere ilişkin.And it deals with right triangles.
İlki daha ziyade tutkulu bir ilişki gibiydi.That first one, it was more like a passionate affair.
Bu güzellikle birkaç aylık bir ilişki yaşadım.I was in a relationship with this beauty for several months.
Etkinlikten bir önceki gün şirketin halkla ilişkiler müdürünü aradım.The day before the event, I called the head of P.R. for the company.
Ben ilişkiler konusunda uzmanım," dedi.I'm an expert in relationships."
"Biliyorum dostum, algler, fitoplanktonlar, ilişkiler, muhteşem."I know, dude, the algae, the phytoplankton, the relationships: It's amazing.
Dünyanın necasetini aldınız. Onların ilimleriyle kazandığı bu mudur?You have taken the filthiness of this world.
Yozlaşmayla ilişkim aslında böyle başladı.And that's how my relationship with corruption really began.
Monte Sahaja - 25 Aralık 2011 İLİŞKİLERMonte Sahaja 25 December 2011 RELATİONSHİPS
Bu ilişkilerle ilgili bir şey.It was something about relationships.