Kozmoloji'nin (gökbilim) bu son görüşüne ilişkisel görüş deniyor.This last view of cosmology is called the relational view.
Yani ilişkisel bir evrende bir kendi kendini organize etme sürecine ihtiyacımız var.So in a relational universe we must have processes of self-organization.
Sırf bu da değil. Einstein bize yerçekiminin dünyanin ilişkisel olmasının sonucu olduğunu öğretti.Now, not only that, but Einstein taught us that gravity is the result of the world being relational.
Her biri kendi başına tam değil, çünkü insanlar bir ilişkiler ağının parçası.Each one is incomplete, because you're embedded in a network of relationships.
Bir demokrasinin her katılımcısı bir ilişkiler ağının parçasıdır.Any actor in a democracy is embedded in a network of relationships.
Ve bu benim inandığım, ılımlı muhafazakarlık bunu alt üst etti.And this is where I believe neoconservatism had it upside-down.
Sıradan bir ok çizdiğimde, kümeler arasındaki ilişkiyi gösteriyorum.When I just have a regular arrow I'm going between sets.
Ama bir ilişkide sahip olunacak harika bir niyet bu.But it's a great intention to have in a relationship.
Benim de arabalar ile iligil en favori şarkım daimaAnd one of my favorites has always been,
Ancak dijital imzanız, imzaladığınız belge ile ilişkilidir.I told you in my video on cryptographic hash function and in fact,
Bununla birlikte, sanat tarihine ilişkin derin bir bilgimiz olduğunu varsayan bir resim bu.And yet, it's also presuming this really deep knowldege of our history.
Bilançolar, sadece bir ana ilişkin durumu gösterirler.Balance sheets are just snapshots in time.
Cevap kutusunda, bu iki örüntüye ilişkin değişik ifadeler yer almaktadır.In the answer box, there are different statements about the two patterns.
Asla bir ilişki için birbirine uyan iki karakter bulamadılar.No, they've never found the way two personalities fit together to make a good relationship.
Biz bunları, benim alanımda kemik iliği naklinde kullanıyoruz.We use those in my field of bone marrow transplantation.
Ama bana göre hızlı gelişen teknolojilerin birleştirilmesine ilişkin iyi bir örnek.But I think, as integration of exponential technologies, this is the example.
Daha sonra plastik bardağı musluktan hafif ılık suyla doldurun.Ahora llena un vaso con agua de la llave, un poco tibia
Halkla iliţkiler!Public relations!
Piyasa araţtýrmasý piyasa piyasa iliţkileri!Market research market market relations!
Eţinle olan iliţkimi konuţmaya ihtiyacým var!Well, I need to speak about my relationship with your wife!
Eđer bunu çözemezsem bir iliţki kalmayacak.If I dont sort this out, there wont be a relationship.
- ve iliţkimizde birçok - seks oldu.- and our relationship involved - Loads of shagging.
Arabaların nasıl davranacaklarına ilişkin mantıklı tahminlerde bulunabilirsiniz.You can make reasonable predictions about how cars behave.
Ayrıca görsel semboller ile ilişkili olduğu ve bu yapay ıslık oluşturulur.And they gonna pick up the rope and drag it around as a toy
"İnsanları nasıl tekrar ağaçlarla ilişkiye geçirebilirim?"How can I reconnect people with trees?"
Eşimle, arkadaslarımla, insanlarla olan ilişkimi düşündüm.And I thought about my relationship with my wife, with my friends, with people.
İlişkilerinizi nasıl değiştirirdiniz? ve onlardaki negatif enerjiyi?How would you change your relationships and the negative energy in them?
Modern toplumumuzun GPS ile özel bir ilişkisi var.Our modern society has a special relationship with GPS.
Mesafeyle zaman ilişkisini düşünelim.Let's think about the potential plot of his distance relative to time
Kısaca Bolt'un koşusu, zamanla hızının ilişkisi böyle bir şey olacakAnd so his distance part against time might be a curve that looks something like this.
Ve burada geride kalana ilişkin ufak bir duyarsızlık sözkonusu.And you have the little nonsense which is left.
Tablodaki değişkenler arasındaki ilişkiyi belirten bir matematiksel denklem yazınız. -Write a mathematical equation that describes the relationship between the variables in the table.
İliğini bu şekilde doğrult.Orient your loop this way.
Harika bir ilişkisi vardı onlarla.He had a wonderful rapport.
Ebeveyn-çocuk ilişkisi sorunlarım var, bunun için ebeveynlerimi suçluyorum.I've got parent-child relational problems, which I blame my parents for.
Ilıman bölgelerde sıcaklığın yumuşamasına yardımcı olur ve bize ılıman hava verirler.They help moderate the temperature in our temperate zones and give us stable weather.
Çünkü o zamanlarda büyürken, bu "erkek kutusu"yla olan ilişkimizde,Because for me growing up at that time, and our relationship with this man box,
Yine, aykırılıklardan bahsediyoruz. Burada bir tür neden - sonuç ilişkisi olmalı.Again, we're talking about outliers; there's got to be some kind of cause and effect.
Sadece bizim zamanımızda koşmak korku ve acıyla ilişkili olmuştur.It's only in our lifetime that running has become associated with fear and pain.
Bu ilişkiler ya teknolojinin araya girmesiyle bozulursa?What if technologies could intervene to disrupt the balance of certain kinds of relationships?
İnsanlarla olan ilişkimiz hakkında farklı şekilde nasıl düşünebiliriz?How might we think differently about our relations with people?
Bizim için ne gibi ilginç sorular olabilir ki dağınık gruplarla olan ilişkimiz hakkında?How might we think differently about our relations with distributed groups of people?
Dijital ilişkilerin çeşitliliği oldukça olağanüstü.The range of digital relations is extraordinary.
Ve o eşitlik ruhu ile ilişkili.And it's linked to the spirit of equality.
Onunla ilişkilendiremiyoruz kendimizi. Komik bir şekilde konuşuyor. Tuhaf bir yerden geliyor.We can't relate to her, she speaks in a funny way, she comes from an odd place.
Ve yine, hoş bir şeyle ilişkili.And it's, again, linked to something nice.
İnsan olmayan bir şeyle ilişkide olmayı seviyoruz. Ve bu bizim için çok derinden önemli.We like to feel in contact with something that is non-human, and that is so deeply important to us.
İlişki sırasında, diplomatik bir dilleIf you use it during sex, trying to be politically correct,
Oysa şimdi bir ilişkinin portresi olduğunu düşünmeye başlamıştım.Now I began to think of it as a portrait of a relationship.
Ve düşündüm, evet, nedir bu ilişki?And I thought, well, what is that relationship?
Deniz aslanlarıyla özel bir ilişkinin tadını çıkarırlarThey enjoy a special relationship with the sea lions
"Erkek arkadaşımın benim için uygun olmadığını biliyorum, ama bu ilişki sayılmaz."I know my boyfriend's no good for me, but this relationship doesn't count.
Bakalım sinus ve kosinus ve tanjant arasındaki ilişkiyi yakalayabilecek miyiz?Let's see if we can find a relationship between sine, cosine and tangent.
Ve dünya ile ilişkinizde de sizin gerçekliğiniz, bu bütünlüğünüzdürAnd the wholeness is the reality of you when you relate to the world.
Ve eğer ilişkide olduğunuz obje o duyguyu size çağrıştırıyorsa kişi şefkatin kendisi olur.And itself becomes compassion if the object that you relate to evokes that emotion.
Bunu göstermemin sebebi oyunun ne yaptığını somutlaştırmaya ilişkin düşüncelerimi bir sıraya koymak.The reason I put this here is also to queue up my thoughts about objectifying what play does.
Bugün müşteri ilişkilerinden konuşacağız.Today, we're going to be talking about customer relationships.
Çoğu zaman çok karmaşık bir şekilde ilişkili bir gen iletişimi vardır.It's usually a whole set of genes interacting in an incredibly complicated way.
LB: Bu çalışma, 11 Eylül anılarına ilişkin.This one is about 9/11 memories.
Cole Porter'ın ölümsüz sözleriyle, "Hadi yapalım şunu." Şimdi, ilişki çeşitleri tartışılabilir.Now, relationship types can be negotiated.