Ana içeriğe geç
Sözlük

ili ile cümle

ili kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Namie Amuro gözüme ilişti.I caught sight of Namie Amuro.
Yüzlerce kuş gözüme ilişti.I caught sight of hundreds of birds.
Benim komşularla iyi ilişkilerim var.I'm on good terms with the neighbors.
İliklerime kadar dondum.I was frozen to the bone.
Onunla on yıldır ilişkim var.I have been associated with him for ten years.
Çocukluktan beri onunla yakın bir ilişki yaşıyorum.I've been on close terms with her since childhood.
Biz komşu ülkelerle dostane ilişkileri devam ettirmeliyiz.We should keep up friendly relations with neighboring countries.
Arz ve talep arasında yakın ilişki vardır.There is close relationship between supply and demand.
Kadınlar kişisel ilişkileri sürdürmek için konuşmayı kullanırlar.Women use talking to maintain personal relationships.
Para her zaman insan ilişkilerinde çok önemli sayılmaz.Money doesn't always count for much in human relationships.
Korku değil, umut insan ilişkilerinde yaratıcı ilkedir.Hope, not fear, is the creative principle in human affairs.
Hükümet sivil ilişkilerden zarar görüyor.A government suffers from civil affairs.
Aomori ilinin ekonomisi büyük ölçüde elma yetiştiriciliğine bağlıdır.The economy of Aomori Prefecture depends heavily on apple growing.
İliklerime kadar üşüdüm.I'm chilled to the bone.
Ilık, güneşli bir gün piknik için idealdir.A warm, sunny day is ideal for a picnic.
Uzun kara kış sonunda bitti ve yerini yumuşak ılıman bahara bıraktı.The long cruel winter at last came to an end, giving place to a gentle warm spring.
Ilımlı egzersiz yapmak sizi sağlıklı tutacaktır.Taking moderate exercise will keep you healthy.
Hava ılık oldu.The weather became warm.
Hava ılıdı.The weather became warm.
Ada ılıman bir iklime sahiptir.The island has a mild climate.
Buradaki hava Moskova'dakinden daha ılıman.The climate here is milder than that of Moscow.
Buradaki iklim Tokyo'dakinden daha ılıman.The climate here is milder than that of Tokyo.
Firmayla iş ilişkilerimiz yok.We have no business relations with the firm.
Onların ikisi arasındaki ilişkiler nasıl gidiyor?How are relations between the two of them going?
Hava günden güne ılıyor.It is getting warmer day by day.
Japonya'nın iklimi Hindistan'ınkinden daha ılımandır.The climate of Japan is milder than that of India.
Japonya'nın iklimi ılımandır.The climate of Japan is mild.
Japonya, ılıman bir iklime sahiptir.Japan has a mild climate.
Japonya'da ılıman bir iklim vardır.Japan has a mild climate.
Japonya, Birleşik Devletlerle dostça ilişkiler sürdürüyor.Japan maintains friendly relations with the United States.
Onun iş ilişkileri iyi durumda.His business affairs are in good shape.
O, on sekiz yıldır çalıştığı firmadan ilişkisini kesti.He dissociated himself from the firm he had worked for for eighteen years.
O her zaman büyük işletmeler ile ilişki kurmuştur.He has always associated with large enterprises.
O, düğme iliğine bir çiçek sıkıştırdı.He stuck a flower in his buttonhole.
Sonunda o kadınla ilişkiyi bitirdi.He finally broke up with that woman.
Dış ilişkiler hakkında çok şey bilir.He knows a lot about foreign affairs.
Çantaya bir etiket iliştirdi.He attached a label to the bag.
O yerliler ile samimi bir ilişki kurdu.He established a friendly relationship with the natives.
Uluslararası ilişkilerde karar kıldı.He decided on international relations.
Onun aile ilişkilerimize müdahele etme hakkı yok.He has no right to interfere in our family affairs.
Aşk ilişkisi hakkında bana güvendi.He confided in me about his love affair.
Onun ılımlı bir doğası var.He has a mild nature.
Onunla dostça ilişkiler içindedir.He is on friendly terms with her.
O, uyuşturucu kullandığı için takımdan ilişkisi kesildi.He was dropped from the team for using drugs.
Onların komşuları ile iyi ilişkileri var.They are on good terms with their neighbors.
Onlar müşteri ilişkilerini geliştirmek için sürekli çabalarlar.They strive constantly to improve customer relations.
Onunla hiç ilişkide bulunmadım.I couldn't make her out at all.
O, iliklerine kadar ıslanmıştı.She got wet to the skin.
Şirket ile yakından ilişkilidir.She is closely associated with the firm.
Onun konu ile hiçbir ilişkisi yok.She has nothing to do with the matter.
Öğrencileriyle çok iyi bir ilişkisi var.She has a very good relationship with her students.
Karı koca arasındaki ilişki aşka dayalı olmalıdır.The relationship between husband and wife should be based on love.
Oda ılıktı.The room was warm.
Mutsuz ilişkimize son vermeyi umuyorum.I am hoping to put an end to our unhappy relationship.
Ülkeler dostça ilişkileri sonlandırdı.The countries terminated friendly relations.
Yeşil rengi, çim ile ilişkilidir.Green is associated with grass.
Sen hiç uzun mesafe ilişkisi yaşadın mı?Have you ever been in a long distance relationship?
İş ilişkilerim hakkında günlük kayıt tutarım.I keep a daily record of my business dealings.
Kasaba çevresinde cinsel ilişkide bulunan çiftleri görmek sizi rahatsız etmiyor mu?Doesn't it irritate you to see couples making out around town?
O erkek arkadaşıyla ilişkiyi bitirmeyi planlıyor.She plans to break up with her boyfriend.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod