Ana içeriğe geç
Sözlük

ili ile cümle

ili kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
3
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Sen iliklerine kadar boşsun.You are idle to the bone.
Geçen yıl ılımlı bir kış geçirdik.We had a mild winter last year.
Bu yıl ılık bir kış geçirdik.We had a mild winter last year.
Başkanın on yıldır örgüt ile ilişkisi vardır.The chairperson has been associated with the organization for ten years.
Soğuk rüzgar iliklerime kadar üşüttü.The cold wind cut me to the bone.
Bahar soğuk kıştan sonra ılıman hava getirir.Spring brings mild weather after the cold winter.
Okuldan eve giderken bir sağanağa yakalandım ve iliklerime kadar ıslandım.On my way home from school, I was caught in a shower and got wet to the skin.
Florida'daki hava genellikle ılımlıdır.The weather in Florida is generally moderate.
Japonya ve ABD arasındaki arkadaşça ilişkileri sürdürmeliyiz.We must maintain the friendly relations between Japan and the U.S.
Başkalarıyla ilişkiler kurup sürdürüyoruz.We build and maintain relationships with others.
O ülkedeki yeni hükümetle dostça ilişkiler kurduk.We have established friendly relations with the new government of that country.
Sık sık siyahı ölümle ilişkilendiririz.We often associate black with death.
Aramızdaki ilişkiler bozuk gibi görünüyor.Relations between us seem to be on the ebb.
İliklerime kadar ıslandım.I got soaked to the skin.
Genel anlamda,geçen yıl hava ılımandı.Generally speaking, the weather was mild last year.
Brian onunla bir ilişki başlattığına pişman ve ondan kaçmak istiyor.Brian regrets starting a relationship with her and wants to escape from her.
Philip ve Tom'un birbirleriyle ilişkisi var.Philip and Tom are related to each other.
Pasta, Fernando'nun ilidir.Pasta is Fernando's province.
Biz bir sağanağa yakalandık ve iliklerimize kadar ıslandık.We were caught in a shower and got wet to the skin.
Nancy beş yıldan fazla süredir ablam ile iyi ilişkiler içindedir.Nancy has been on good terms with my sister for more than five years.
Laleler, ilimizin resmi çiçeğidirler.Tulips are our prefecture's official flower.
O tek-taraflı bir aşk ilişkisiydi.It was a one-sided love affair.
Bu çok kötü bir aşk ilişkisi.It's a terrible affair.
İki ülkenin diplomatik ilişkileri bulunmuyor.The two countries do not have diplomatic relations.
O aşk ilişkisi bir aile sırrıdır.That love affair is a family secret.
Ada yıl boyunca ılıktır.The island is warm all year.
Şirketin bir Amerikan şirketi ile ilişki kuracağı söylentileri var.It is rumored that the firm is going to tie up with an American company.
O ülke, Amerika Birleşik Devletleri ile diplomatik ilişkileri kesti.That country broke off diplomatic relations with the United States.
O ülke ılıman bir iklime sahiptir.That country has a mild climate.
O ülkenin ılıman bir iklimi vardır.That country has a mild climate.
Konuya ilişkin hiçbir şey bilmiyorum.As regards the matter, I know nothing.
Stresin ortak nedenleri iş ve insan ilişkileridir.Common causes of stress are work and human relationships.
Bu ılık hava şubat için anormaldir.This warm weather is abnormal for February.
Bu gıdalar etnik gruplarla ilişkilidir.These foods are associated with ethnic groups.
Bu, modern İngilizce kullanımına ilişkin bir kitap.This is a book on modern English usage.
Bu soruna ilişkin ne söylemek zorundasın?What do you have to say with regard to this problem?
Biz ılıman bir kış geçiriyoruz.We are having a mild winter.
Burada iklim genellikle ılımandır.The climate here is generally mild.
Bu ülke ılıman bir iklime sahiptir.This country has a mild climate.
Bu ülkede iklim ılımandır.The climate is mild in this country.
Son zamanlarda çok sayıda ılıman günler yaşıyoruz.Recently we have had many mild days.
Buradaki iklim ılımandır.The climate here is mild.
Burada iklim ılımandır.The climate here is mild.
Salatalık, karpuzla ilişkilidir.A cucumber is related to a watermelon.
Kanada ile ilişkiler doğru ve iyi kaldı.Relations with Canada remained correct and cool.
O ülke, komşu ülkelerle olan diplomatik ilişkileri kesti.That country broke off diplomatic relations with the neighboring countries.
Bu beş kişi arasındaki ilişkiler karmaşıktır.The relationships among those five people are complicated.
İnsan ilişkilerinde en büyük tehlikelerden biri bencillik.One of the greatest dangers in your human relations is self-centeredness.
Polis, soygun olayı ile ilişkili olarak bir şüpheliyi tutukladı.The police arrested a suspect in connection with the robbery.
İyi sağlık egzersiz ve ılımlılıktan ayrılamaz.Good health is inseparable from exercise and moderation.
Sağlık ılımlılık ile tutarlıdır.Health coexists with temperance.
Bugün iliklerime kadar soğuğu hissettim.I feel chilled to the bone today.
Bu kış ılık.This winter is warm.
Biz politikacıları iki yüzlülük ile ilişkilendirmek eğilimindeyiz.We tend to associate politicians with hypocrisy.
Onlarla ilişkileri kopardık.We have broken off relations with them.
Onunla iyi ilişkiler içindeyim.I am on good terms with him.
Anne babam Aichi ilinde doğdu.My parents were born in Aichi Prefecture.
Onunla ilişkim bitti.I am through with him.
Onunla yakın ilişkiler içindeyim.I was on close terms with him.
Onunla ilişkimi tamamen bitirmeye kesin karar verdim.I resolved to break up with her cleanly.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod