ilişkiyi ile cümle

ilişkiyi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Aralarında 21 yaş fark olmasına rağmen mutlu bir ilişkileri olur ve Monica'nın ailesi de ilişkiyi onaylar.Dù cách nhau đến 9 tuổi, nhưng mối quan hệ của cả hai vẫn nhận được sự chấp thuận từ gia đình Tóc Tiên.
Sosyoekonomi, toplumsal değerler ve ekonomi arasındaki ilişkiyi inceleyen bilim dalıdır.Kinh tế chính trị là một môn khoa học xã hội nghiên cứu mối quan hệ giữa kinh tế và chính trị.
Sonunda ilişkiyi kabul etmek için geldi.Cuối cùng bà cũng chấp nhận quay về.
Aşağıdaki bağıntı bu ilişkiyi ifade etmektedir.その関係を下に示す。
(Loschmidt paradoksu) 1877 – Boltzmann; entropi ve olasılık arasındaki ilişkiyi belirtir.1877年 - ボルツマンがエントロピーと確率の関係について述べる。
İslâm Peygamberi, akrabayla ilişkiyi devam ettirmeyi emreder.惟教は挙兵には参加しなかったが鑑元らと連絡をとっていたとされる。
Bu durum da, elektrik ve manyetizma arasındaki doğrudan ilişkiyi teyit ediyordu.これが電気と磁気の直接的関係を示す最初の証拠となった。
Sonunda bu yanlış ilişkiyi bitirmeye karar verirler.ついに女将争い決着!
Bir adam ve babası arasındaki ilişkiyi ele almaktadır.夫と舅の仲を心配している。
Michael Faraday 1821 yılında bu ilişkiyi kullanarak elektrik motorunu icat etmiştir.1821年、マイケル・ファラデーはその現象を応用した電動機を発明。
Ayrıca hayal ile mantık ve felsefe ile kurgu arasındaki ilişkiyi inceledi.想像力と理性、哲学とフィクションなどの対立関係についても扱っている。
İbni Sina yemek ve mide ağrısı arasındaki ilişkiyi farketti.伊本·西那注意到胃痛和用餐時間的關聯。
Boltzmann sabiti (k veya kB) enerji ile sıcaklık arasındaki ilişkiyi veren fiziksel bir katsayıdır.波茲曼常數(Boltzmann constant)- 關於溫度及能量的一個物理常數。
1822 William Beaumont mide asitliğini ve asit düzeyleri ile ruh hali arasındaki ilişkiyi gösterdi.1822 威廉·博蒙特(英语:William Beaumont)(William Beaumont)展示了胃酸酸度和心情之間的關聯。
Bu durum da, elektrik ve manyetizma arasındaki doğrudan ilişkiyi teyit ediyordu.但后来,科学会证实磁与电之间的密切关系。
İslâm Peygamberi, akrabayla ilişkiyi devam ettirmeyi emreder.동래부사 재임 중 선정을 베풀어 그가 이임할 때 주민들이 그의 이임을 만류했다고 한다.
Bu durumda aralarındaki ilişkiyi tekrar gözden geçirmeye karar verirler.그렇다면 이들 사이의 연환수를 정의할 수 있다.
Kayıp mekanik enerji ile sıcaklıktaki artış arasındaki ilişkiyi James Prescott Joule keşfetmiştir.הקשר בין איבוד אנרגיה מכנית ושינוי בטמפרטורות התגלה על ידי ג'יימס פרסקוט ג'אול.
İkili arasındaki arkadaşlık profesyonel ilişkiyi aştı.היחסים בין השניים היו מקצועיים.
Bekâret kemeri, cinsel ilişkiyi önlemek için tasarlanmış elbise kilitleme aracıdır.חגורת צניעות היא מתקן או פריט לבוש המיועד למנוע מהלובש את האפשרות לקיים יחסי מין.
Şarkının sözleri romantik bir ilişkiyi bitirmek üzerinedir.מילות השיר משקפות סיום של רומן.
Sonunda, kadın Reich'i basına gidip aralarındaki ilişkiyi anlatmakla tehdit etti.לאחר מכן הזר החל לסחוט אותה, בעודו מאיים שיפרסם את התמונה לחבריה.
Çoğu ilişkiyi ise karşı taraf bitirdi.ואחרונים רבים הסתייגו מדבריו.
Bu durumda aralarındaki ilişkiyi tekrar gözden geçirmeye karar verirler.הם מחליטים לנסות ולבנות את הקשר ביניהם מחדש.
Son zamanlarda fizik madde ve enerji arasındaki ilişkiyi konu edinmiştir.По-близко е съвременното физическо разбиране за взаимообратимост на материя и енергия.
Bu durum da, elektrik ve manyetizma arasındaki doğrudan ilişkiyi teyit ediyordu.Така той стига до извода за фундаменталната връзка между електричество и магнетизъм.
Bir adam ve babası arasındaki ilişkiyi ele almaktadır.Той се отдава на живота си на съпруг и баща.
Tom Marie ile ilişkiyi bitirdi.Том приключи връзката с Мери.
Pigou burada istihdam hacmi ile ücret değişimleri arasındaki ilişkiyi incelemiştir.Phillips je uočio inverzan odnos između promjene nadnica i nezaposlenosti .
Şarkı masalsı bir ilişkiyi anlatır.Pjesma govori o zabavi.
Fiziksel teori bir veya birden fazla çeşitli ölçülebilir nicelikler arasındaki ilişkiyi içerir.Fyzikálna teória zahŕňa jeden alebo viac vzťahov medzi rôznymi merateľnými kvantitami.
Ayrıca klasik fizik sıcaklık ve radyasyonun baskın frekansı arasındaki ilişkiyi açıklayamamıştır.Napriek tomu klasická fyzika nedokázala vysvetliť vzťah medzi teplotou a vyžarovaným svetlom.
Rachel ilişkiyi bitirir, ama Jerry üzülmez çünkü yeni birisini bulacağına emindir.Peter je zmetený, pretože Jerry neozrejmí o koho tvár ide.
Ørsted, elektrik ve manyetizma arasındaki ilişkiyi inceleyen tek insan değildi.Ørsted nebol prvým, ktorý zistil, že elektrina a magnetizmus navzájom súvisia.
Michael bu ilişkiyi istememektedir.Michal s tým ale nesúhlasí.
Sonunda bu yanlış ilişkiyi bitirmeye karar verirler.Sestry sa nakoniec rozhodli odhaliť svoju identitu.
Sonunda ilişkiyi kabul etmek için geldi.Nazadnje sta priznala razmerje.
İbni Sina yemek ve mide ağrısı arasındaki ilişkiyi farketti.Raziskava se osredotoča na odnos med gnusom in motnjami hranjenja.
Ørsted, elektrik ve manyetizma arasındaki ilişkiyi inceleyen tek insan değildi.Ørsted ni bil prvi, ki je odkril, da sta elektrika in magnetizem povezana.
Bu birleşme uzun süreli bir ilişkiyi doğurdu.Tako so ohranili povezavo z Veliko nočjo..
Öncelikle Castoriadis, düşünce ile gerçeklik arasındaki ilişkiyi " imge" kavramıyla değerlendirir.Malebranche je definiral resnico kot razmerje med idejami.
Boltzmann sabiti (k veya kB) enerji ile sıcaklık arasındaki ilişkiyi veren fiziksel bir katsayıdır.Bolcmano konstanta (k arba kB) yra fizikinė konstanta, susiejanti temperatūrą ir energiją.
Şarkının sözleri romantik bir ilişkiyi bitirmek üzerinedir.Swift muzika pasakoja apie romantiškus santykius.
Böylece paranoyası nedeniyle ilişkiyi mahveder.Tai gali būti siejama su paranoja.
Sonunda ilişkiyi kabul etmek için geldi.Galiausiai ateina priėmimas.
Bu durum da, elektrik ve manyetizma arasındaki doğrudan ilişkiyi teyit ediyordu.See kinnitas otsest seost elektri ja magnetismi vahel.
Şamanizm ruhlar dünyasıyla görünen dünya arasından ilişkiyi düzenler.Šamaanid suudavad transiseisundis ühendust võtta vaimudega, vaimude maailma elavate maailmaga ühendada.
Üçlemenin konusu yeni mezun Anastasia Steele ve genç yönetici Christian Grey arasındaki ilişkiyi konu alır.See jälgib hiljuti kolledži lõpetanud Anastasia Steele'i ja noore ärimagnaadi Christian Grey suhte arengut.
Ama sonra, yalnizca modelleri yaparak modelle orjinal arasindaki iliskiyi incelemeye calistim.Apoi, făcând pur şi simplu modelele, am încercat să explorez relaţia dintre model şi original.
Ama sonra, yalnizca modelleri yaparak modelle orjinal arasindaki iliskiyi incelemeye calistim.Aztán, csak modellezéssel, próbáltam felfedezni a kapcsolatot a modell és az eredeti között.
Ama sonra, yalnizca modelleri yaparak modelle orjinal arasindaki iliskiyi incelemeye calistim.하지만 그냥 그렇게 모형을 만들면서, 전 모형과 원본과의 관계을 연구하고 싶었습니다.
Ama sonra, yalnizca modelleri yaparak modelle orjinal arasindaki iliskiyi incelemeye calistim.Maar bij het maken van de modellen onderzocht ik de relatie tussen het model en het origineel.
Ama sonra, yalnizca modelleri yaparak modelle orjinal arasindaki iliskiyi incelemeye calistim.Mais alors, en faisant les maquettes, j'ai essayé d'explorer la relation entre la maquette et l'original.
Ama sonra, yalnizca modelleri yaparak modelle orjinal arasindaki iliskiyi incelemeye calistim.Ma poi, solo facendo i modelli, stavo cercando di esplorare la relazione tra il modello e l'originale.
Ama sonra, yalnizca modelleri yaparak modelle orjinal arasindaki iliskiyi incelemeye calistim.(Risos) Mas, só por fazer os modelos, estava a tentar explorar a relação entre o modelo e o original.
Ama sonra, yalnizca modelleri yaparak modelle orjinal arasindaki iliskiyi incelemeye calistim.Và rồi khi đang dựng mô hình, tôi đã cố khám phá mối quan hệ giữa mô hình và đời thực.
Ama sonra, yalnizca modelleri yaparak modelle orjinal arasindaki iliskiyi incelemeye calistim.Але роблячи тільки моделі, я намагався дослідити відношення між моделлю та оригіналом.
Ama sonra, yalnizca modelleri yaparak modelle orjinal arasindaki iliskiyi incelemeye calistim.Затем, создавая модели, я попытался найти взаимосвязь между моделью и оригиналом.
Ama sonra, yalnizca modelleri yaparak modelle orjinal arasindaki iliskiyi incelemeye calistim.Но после, само като правех моделите, се опитвах да изследвам връзката между модела и оригинала.
Ama sonra, yalnizca modelleri yaparak modelle orjinal arasindaki iliskiyi incelemeye calistim.אבל אז, כאשר עשיתי את המודלים, ניסיתי לגלות את הקשר בין המודל והמקור.

İlgili Sayfalar