ilişkiyi ile cümle

ilişkiyi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Morgana ve Oronte aralarında ilişkiyi yenileyip pekiştirmeye çalışırlar.Olaf e Orwell vêm e estragam tudo.
Şarkının sözleri romantik bir ilişkiyi bitirmek üzerinedir.A canção fala sobre término de namoro.
Sonunda ilişkiyi kabul etmek için geldi.Aan het eind bedanken voor het gesprek.
Böylece paranoyası nedeniyle ilişkiyi mahveder.Hierdoor voeden ze juist zijn paranoia.
İkili arasındaki arkadaşlık profesyonel ilişkiyi aştı.Er ontstaat zelfs een meer dan professionele band tussen de twee.
Sonunda bu yanlış ilişkiyi bitirmeye karar verirler.Anna kiest er uiteindelijk voor om hun relatie te beëindigen.
Victoria Almanya'daki bir aşçılık kurumundan burs teklifi alınca Ted ile bir uzun mesafeli ilişkiyi denerler.Wanneer Victoria naar Duitsland verhuist voor een fellowship wordt hun omgang een lange-afstandrelatie.
Şarkı masalsı bir ilişkiyi anlatır.Het liedje beschrijft een gelukkige relatie.
Film gelecekte geçmekte (kıyamet sonrası bir evrende) ve iki robot arasındaki romantik ilişkiyi anlatmaktadır.De film volgt het liefdesverhaal van twee robots in de toekomst.
Jenny'nin ise bu ilişkiyi sonlandırması gerekmektedir.Mary wiedziała, że musi położyć temu kres.
Seri Kol Mikaelson ve kardeşleri arasındaki ilişkiyi anlatır.Seria prezentuje postać Kol'a Mikaelsona i jego relację z rodzeństwem.
Daha uzun ortak altdiziler tipik olarak daha yakın bir ilişkiyi yansıtır.Dłuższe zazwyczaj odzwierciedlają bliższe pokrewieństwo.
Bu ilişkiyi kavrayabilmek için yapılan deneyleri incelemekte fayda var.By sprawdzić, czy te zdarzenia wpłynęły na jej szczęście zostaje przeprowadzony eksperyment.
Bu durumda aralarındaki ilişkiyi tekrar gözden geçirmeye karar verirler.Pewnego dnia jednak ich związek zostanie wystawiony na próbę.
Aşağıdaki bağıntı bu ilişkiyi ifade etmektedir.Obrazki poniżej pokazują podniebienie.
Böylece paranoyası nedeniyle ilişkiyi mahveder.Detta leder till att hon förstör förhållandet på grund av sin paranoia.
Bir adam ve babası arasındaki ilişkiyi ele almaktadır.Den skildrar förhållandet mellan en man och hans far.
Bu durumda aralarındaki ilişkiyi tekrar gözden geçirmeye karar verirler.Då avgör de om de vill fortsätta att träffas.
Dua, bir İlah ya da ruhani varlıkla ilişkiyi etkinleştirmeyi amaçlayan çağırma veya eylemdir.Budskapet är att uppriktig omvändelse och bön om förlåtelse är vägen till försoning med Gud.
Michael bu ilişkiyi istememektedir.Wikman beklagar inte detta förhållande.
Şarkının sözleri romantik bir ilişkiyi bitirmek üzerinedir.Sångaren sjunger hur ett ensidigt romantiskt förhållande håller på att sluta.
Ørsted, elektrik ve manyetizma arasındaki ilişkiyi inceleyen tek insan değildi.Ерстед не був єдиним, хто помітив зв'язок між електрикою і магнетизмом.
Hem kasabalılar hem de köylüler bu ilişkiyi istememektedir.Проте мешканці міста та екологи з цим не погодилися.
İkili arasındaki arkadaşlık profesyonel ilişkiyi aştı.Pár si vzájemně vyhovoval v profesionální spolupráci.
Sonunda bu yanlış ilişkiyi bitirmeye karar verirler.Nakonec se rozejdou napravit své pochroumané vztahy.
Şamanizm ruhlar dünyasıyla görünen dünya arasından ilişkiyi düzenler.Šajeni vidí svět jako místo, které vytvářejí vzájemným působením protikladní duchové.
Bu durum da, elektrik ve manyetizma arasındaki doğrudan ilişkiyi teyit ediyordu.Tyto jevy ukazují na neoddělitelnou spojitost mezi elektřinou a magnetismem.
Sonunda ilişkiyi kabul etmek için geldi.În cele din urmă a acceptat relația.
591 yılında Childebert Lombardlar ve Bavarii ile aralarındaki ilişkiyi düzeltti.În 591, regele Childebert a normalizat relațiile sale cu longobarzii și cu bavarezii.
İlk başlarda aralarındaki ilişkiyi onaylamadı ve Pérez'i gruptan kovarak gitti.La inceput, tatăl său nu era de acord cu relația lor și a mers până la a-l concedia pe Pérez.
Gastronomi, kültür ve yemek arasındaki ilişkiyi inceleyen bir disiplindir.Gastronomia este studiul relației dintre cultură și alimentație.
Bu, pankreas ve şeker hastalığı arasındaki ilişkiyi ortaya koyan ilk bulgu olmuştur.A fost printre primii care a realizat distincția dintre paralizia spinală și cea cerebrală.
Günlüğünde babasıyla yaşadığı ensest ilişkiyi yazmıştır.El a avut, de asemenea, discuții secrete cu tatăl său la telefon.
Zamansal uyumluluk ise zamanda farklı anlarda gözlemlenen dalgalar arasındaki ilişkiyi tanımlar.Pentru conveniență, se va discuta despre semnalele care variază în timp.
Zaman içinde birçok toplum evlilik dışı cinsel ilişkiyi cezalandırarak caydırma yoluna gitmişleridir.Mulți cetățeni s-au plâns de acestă inegalitate, cerând o lege a căsătoriilor independentă de gen.
Seri Kol Mikaelson ve kardeşleri arasındaki ilişkiyi anlatır.A sorozat Kol Mikaelsonról és a testvéreivel való kapcsolatáról szól.
Michael bu ilişkiyi istememektedir.Michael ezt viszont nem akarja.
Buna ek olarak, bazı kişiler bu kuralın kadın kadına ilişkiyi kapsamadığını belirtir.Ebben arról panaszkodik, mennyire hiányzik neki a férfiak társasága.
Xander ise bu düşüncesiz ilişkiyi tesadüfen kamerada görür.A narrátor gátlástalanul belenéz a kamerába.
Bu durum da, elektrik ve manyetizma arasındaki doğrudan ilişkiyi teyit ediyordu.Az elektromágnesség kifejezés az elektromosság és mágnesség közeli kapcsolatára utal.
Şarkının sözleri romantik bir ilişkiyi bitirmek üzerinedir.Kappaleen sanoitus kertoo laulajan surusta hänen romanttisen suhteensa päätyttyä.
Boltzmann sabiti (k veya kB) enerji ile sıcaklık arasındaki ilişkiyi veren fiziksel bir katsayıdır.Boltzmannin vakio (k tai kB) on fysiikan vakio, joka suhteuttaa lämpötilan energiaan molekyyliä kohti.
Film beyaz anne ile kızı arasındaki ilişkiyi irdeler.Elokuva kuvaa tyttären ja isän välistä suhdetta.
Ancak onlar da anne ve oğul arasındaki ilişkiyi fazla cüretkâr buldu.Se kertoo myös äidin ja pojan lämpimästä suhteesta.
İşsizlik ve ekonomik büyüme arasındaki ilişkiyi anlatan Okun Kuralı'nı ekonomi bilimine kazandırmıştır.Hän on esittänyt Okunin lain, joka selvittää työttömyyden ja talouskasvun välisen suhteen.
Bu birleşme uzun süreli bir ilişkiyi doğurdu.Tästä liittoumasta muodostui pian pitkäkestoinen ystävyys.
Morgana ve Oronte aralarında ilişkiyi yenileyip pekiştirmeye çalışırlar.Η Μοργκάνα και ο Ορόντης προσπαθούν να ξαναφτιάξουν τη σχέση τους.
Theodora bu ilişkiyi onaylamadı ve oğlu için bir görücülük gösterisi düzenledi.Η Θεοδώρα δεν επιδοκίμαζε την Ιγγερίνα και οργάνωσε μία συγκέντρωση υποψηφίων συζύγων για τον γιο της.
Seri Kol Mikaelson ve kardeşleri arasındaki ilişkiyi anlatır.Η σειρά διερευνά τον χαρακτήρα τού Κολ Μάικλσον και των σχέσεών του με τα αδέλφια του.
Şarkı, G-Unit ve D12 arasındaki ilişkiyi göstermektedir.Singlen viser forholdet mellem G-Unit og D12.
Bu durumda aralarındaki ilişkiyi tekrar gözden geçirmeye karar verirler.Trods dette, beslutter de at komme sammen igen, for alvor.
Bu durum da, elektrik ve manyetizma arasındaki doğrudan ilişkiyi teyit ediyordu.Han udførte grundlæggende eksperimenter om sammenhængen mellem elektrisk strøm og magnetisme.
Çoğu ilişkiyi ise karşı taraf bitirdi.Det fik endt størstedelen af kampene.
Hem kasabalılar hem de köylüler bu ilişkiyi istememektedir.Bønder og borgere kom ikke altid lige godt ud af det med hinanden.
Ek olarak kadın da göğüslerini yukarı aşağı hareket ettirerek ilişkiyi kontrol edebilir.Kvinner kan også stimulere seg selv ved å beføle brystene.
Ancak Theofanis Gregoras ile imparator arasındaki ilişkiyi yanlış anlamış olabilir.Namun, Teofanis mungkin telah salah memahami hubungan antara Gregoras dan kaisar.
Kayıp mekanik enerji ile sıcaklıktaki artış arasındaki ilişkiyi James Prescott Joule keşfetmiştir.Hubungan antara hilangnya energi mekanik (disipasi) dan naiknya suhu ditemukan oleh James Prescott Joule.
Film beyaz anne ile kızı arasındaki ilişkiyi irdeler.Bộ phim khám phá mối quan hệ giữa cô con gái và người mẹ da trắng.
Ennis'in eşi iki kovboyun arasındaki ilişkiyi farketmiştir ve Ennis'den boşanır.Alma khám phá ra quan hệ giữa hai người và ly dị Ennis.
İlk başlarda aralarındaki ilişkiyi onaylamadı ve Pérez'i gruptan kovarak gitti.Lúc đầu cha Selena không tán thành mối quan hệ của hai người và tính chuyện sa thải Pérez khỏi ban nhạc.

İlgili Sayfalar