ilişkiye ile cümle

ilişkiye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Cinsel partner, cinsel ilişkiye giren insanlara verilen isim.Сексуальні партнери — особи, що вступають у сексуальні відносини між собою.
Ancak Sabatay üçüncü eşiyle de cinsel ilişkiye girmedi.Стосунки Саломеї з її другим чоловіком також не склалися.
Romina'yı arayan Ariel, çatıya çıktığında, aşçıyla cinsel ilişkiye giren Romina ile karşılaşır.Ariel přijde na střechu zrovna v tu chvíli, když má Romina sex s kuchařem.
Enfeksiyonların cinsel ilişkiye bağlı olduğu durumlarda, sonra da antibiyotik alımı faydalı olabilir.V případech, kdy infekce souvisí s pohlavním stykem, může být užitečné následné podávání antibiotik.
Ed Helms (Stu Price rolünde): Kötü bir ilişkiye sahip dişçi, damadın arkadaşı.Ed Helms jako Stu Price, židovský zubař pod kontrolou přísné přítelkyně a přítel Douga.
Sheldon ile çok ilginç bir ilişkiye sahiptirler.Leonard a Sheldon mají zvláštní vztah.
Sonuçta, Emma ve Rachel, erkek arkadaşlarıyla birlikte olmaz fakar Finn, Santana ile ilişkiye girer.Nakonec to však Rachel a Emma vzdají, ale Finn má sex se Santanou.
Genç kıza dönüşür ve insanla ilişkiye girer.Mládenec slibuje a odvádí dívku s sebou.
İkili ilk defa cinsel ilişkiye girer.Poprvé se bere v úvahu existence dětské sexuality.
Mia ile birlikte birçok kez aynı sahneyi paylaştılar ama hiç ilişkiye girmediler.Dvojice spolu v minulosti mnohokrát spolupracovala, avšak nikdy nenatočila společnou desku.
Kısa bir süre sonra Holloway ve Shaw cinsel ilişkiye girer.Teorie se potvrdí, když spolu mají Holloway a Elizabeth pohlavní styk.
O zaman reel faiz, yukarıdaki ilişkiye göre %11 çıkacaktır.Po pohlavním styku, hladina stoupne výše než po masturbaci, asi o 400 procent.
Kısa bir süre sonra Holloway ve Shaw cinsel ilişkiye girer.Curând, Shaw și Holloway fac sex.
Bari Emirliği, Hristiyan komşularıyla ilişkiye girecek kadar uzun sürdü.Emiratul de Bari a durat destul timp pentru a intra în relații cu vecinii săi creștini.
İşler Tina’nın bir erkekle romantik ilişkiye girmesiyle daha da çıkmaza girer.Jack Weil devine interesat de o relație romantică cu ea.
Ertesi gün yine aynı kadını görür, bir süre sonra görüşmeleri ilişkiye çevrilir.A doua zi se vor desparte, urmând ca la un an să se întâlnească din nou aici.
Hiç kimse buna açıkça davet etmedikçe karşınızdaki insanı taciz etmeyin ve cinsel ilişkiye girmeyin.Trebuie să mai fii atent ca nimeni să nu te urmărească, atunci când introduci parola.
Onlar istemese bile cinsel ilişkiye zorladınız.Mai seduceau bărbații la necuviințe sexuale.
O muhtemelen onunla cinsel ilişkiye girmedi.Probabil că ea nu a întreținut relații sexuale cu el.
O muhtemelen onunla cinsel ilişkiye girmedi.Probabil că ea nu a avut contact sexual cu el.
Hiç kimse buna açıkça davet etmedikçe karşınızdaki insanı taciz etmeyin ve cinsel ilişkiye girmeyin.Ne közeledj senkihez szexuálisan, hacsak nem kapsz erre jelzést.
"Eh, Eh (Nothing Else I Can Say)", bir erkek arkadaştan ayrılıp diğeriyle ilişkiye başlamak üzerinedir.Az Eh, Eh (Nothing Else I Can Say) a régi párkapcsolatból való kilépésről és egy új kereséséről szól.
Olasılıkla normalde zararsız olan bazı mikroorganizmalar HLA-B27 geni ile ilişkiye girmektedir.Lehetséges genetika kockázat kapcsolódik a HLA-B7-hez.
İşler Tina’nın bir erkekle romantik ilişkiye girmesiyle daha da çıkmaza girer.Oliver később romantikus jellegű kapcsolatba kerül az újságírónővel.
Birbirlerinden hoşlanırlar ve ilişkiye girerler.Egyre jobban kezdik megkedvelni és megismerni egymást.
Bazen olay yerine geri dönüp cesetlerle tekrar tekrar ilişkiye girmiştir.Időnként visszatért a maradványokhoz és közösült velük.
Bazen olay yerine geri dönüp cesetlerle tekrar tekrar ilişkiye girmiştir.Hän tuli pian katumapäälle ja palasi tapaukseen useita kertoja elämässään.
Bien, hamilelik nedeninin Şeytan'la cinsel ilişkiye girmekten meydana geldiğine dair itirafta bulundu.Kaikki tajuavat nyt olevansa tekemisissä paholaisen kanssa.
İsa ile bile ilişkiye girmişliği vardır.Jeesuksen lähipiiriin kuului myös naisia.
Geceleyin iki kadın cinsel ilişkiye girer.Molemmat sukupuolet ovat aktiivisia yöllä.
İlkel kabilelerde aynı klanın üyeleri birbirleriyle evlenemez ve cinsel ilişkiye giremezdi.Saman abusuan jäsenet ovat sukulaisia eivätkä saa mennä keskenään naimisiin.
Sarhoş oldukları bir gecede iki arkadaş ilişkiye girer ve Abbie hamile kalır.He päätyvät humalassa sänkyyn, jolloin Abbie tulee raskaaksi ja he päättävät kasvattaa lapsen yhdessä.
İkisi bir ilişkiye başlar.De to begynder et forhold.
Kısa bir süre sonra Holloway ve Shaw cinsel ilişkiye girer.Senere har Shaw og den inficerede Halloway samleje.
Yine Hudeyde gibi Kızıl Deniz limanlarıyla ilişkiye sahiptir.Forbindelsen kan også forbinde færgehavne, så som Rødbyhavn.
Ancak Sevi, eşiyle cinsel ilişkiye girmedi.Derudover havde Michelle ikke lyst til sex med kvinder.
Başka kişilerle ilişkiye giriyordum.Han har arbejdet med bl.a.
Enfeksiyonların cinsel ilişkiye bağlı olduğu durumlarda, sonra da antibiyotik alımı faydalı olabilir.Hvis infektionerne kommer af samleje, kan det hjælpe at tage antibiotika bagefter.
Geceleyin iki kadın cinsel ilişkiye girer.Om natten har begge kjønn et grovt «aaark» under flukten.
Sheldon ile çok ilginç bir ilişkiye sahiptirler.Barna har fått et nært forhold til Shelton.
Bir filmde ise eşiyle birlikte karşıl ilişkiye girdi, bunda yapımcıyla olan sözleşmesinin etkisi vardı.Blant annet havnet hun i en avtalestrid med produsenten sin.
İkisi bir ilişkiye başlar.Etterhvert begynner de et forhold.
Tora'da kısaca Reuben'in Rahel'in hizmetçisi Bila'yla cinsel ilişkiye girdiği yazılıdır.I Tora er Ruben kortfattet beskrevet som å hatt seksuell aktivitet med Bilha, Rakels slavekvinne.
Başka mecmualar, kraliçenin hayvanlarla ilişkiye girdiğini ve lezbiyen olduğunu iddia ettiler.Folk var sjokkert av at dronningen kunne ha innledet en affære med person fra underklassen.
"Eh, Eh (Nothing Else I Can Say)", bir erkek arkadaştan ayrılıp diğeriyle ilişkiye başlamak üzerinedir."Eh, Eh (Nothing Else I Can Say)" adalah tentang putus dengan pacar dan menemukan seseorang yang baru.
Enfeksiyonların cinsel ilişkiye bağlı olduğu durumlarda, sonra da antibiyotik alımı faydalı olabilir.Dalam kasus infeksi yang terkait dengan hubungan seksual, minum antibiotik sesudahnya mungkin bermanfaat.
Bazen olay yerine geri dönüp cesetlerle tekrar tekrar ilişkiye girmiştir.Kejadian itu berulang kali dalam perjalanan membawa kotak tersebut.
Seks turizmi, fahişelerin cinsel ilişkiye girmeleri için çalıştırıp seyahat ettikleri sektördür.Misalnya, wisatawan seks adalah sumber permintaan untuk prostitusi.
Kullanıcılar, aralarında olan ilişkiye (ör.Hubungan antara ciri dengan tingkah laku (watak).
Ancak Sevi, eşiyle cinsel ilişkiye girmedi.Akibatnya Sutra sukar berhubungan seks dengan istrinya.
Cinsel partner, cinsel ilişkiye giren insanlara verilen isim.Pasangan seksual adalah orang yang terlibat dalam aktivitas seksual bersama-sama.
Kısa bir süre sonra Holloway ve Shaw cinsel ilişkiye girer.Không lâu sau đó, Shaw và Holloway có quan hệ với nhau.
Başka kişilerle ilişkiye giriyordum.Kết nối với người khác.
İlişkiye girecekleri sırada Victoria arar ve telefonu yanlışlıkla Robin açar.Họ sắp ngủ cùng nhau thì Victoria gọi điện thoại và Robin đã nghe máy, do nhầm điện thoại Ted là của mình.
Onlar istemese bile cinsel ilişkiye zorladınız.Họ sẵn sàng quan hệ tình dục không cần đắn đo.
İslam dini evlilikten önce cinsel ilişkiye girmeyi yasaklar.Tôi nghĩ mọi người cần tránh việc quan hệ tình dục trước khi cưới".
Birbirlerinden hoşlanırlar ve ilişkiye girerler.Họ thích nhau và bắt đầu hẹn hò.
Onlar istemese bile cinsel ilişkiye zorladınız.性的なこととは関係のないところでも性的欲求が発生する。
Önce Şükrü'yle sonra Muammer'le ilişkiye girer.その後は前述の通り、麻希と交際していくことになる。
İslam dini evlilikten önce cinsel ilişkiye girmeyi yasaklar.カトリック教会は婚前交渉を禁じている。

İlgili Sayfalar