ilişkiye ile cümle

ilişkiye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Burada öğrendik ki, kendisi aynı zamanda olgun kadınlarla ilişkiye girmekte zorluk çekiyormuş.Mit der Zeit wurde ihr bewusst, dass sie sich zunehmend zu Frauen hingezogen fühlte.
İkisi bir ilişkiye başlar.Die beiden beginnen eine Beziehung.
Bir süre için erkeklerle ilişkiye girmeyecektir.Sie will nie wieder etwas mit Männern zu tun zu haben.
Şunu söyleyebilirim ki Marzia ile birlikte tekrar yoğun ilişkiye başlayacağına inanıyorum."Je peux vous dire que je crois qu'il va reprendre une relation intense avec Marzia ».
"Eh, Eh (Nothing Else I Can Say)", bir erkek arkadaştan ayrılıp diğeriyle ilişkiye başlamak üzerinedir.Eh, Eh (Nothing Else I Can Say) parle du fait de rompre avec son copain et de trouver quelqu’un de nouveau.
Sonuçta, Emma ve Rachel, erkek arkadaşlarıyla birlikte olmaz fakar Finn, Santana ile ilişkiye girer.Finalement, Emma et Rachel ne vont pas jusqu'au bout, mais Finn a des rapports sexuels avec Santana.
Beşinci sezonun sonuna doğru, diğer ekip üyesi Rodney McKay'le bir ilişkiye başlar.Elle débutera à la fin de la dernière saison une relation avec Rodney McKay.
Willow duygusal olarak iyileşmeye başlar ve Kennedy adındaki bir potansiyel avcı ile bir ilişkiye başlar.Willow se lie amoureusement avec une potentielle, Kennedy.
Remp öncelikle British Petroleum (BP) ile ilişkiye geçer.De plus elle annonce un partenariat avec la société British Petroleum (BP).
İkili ilk defa cinsel ilişkiye girer.Dans le troisième épisode, ils ont des rapports sexuels pour la première fois.
Bunun sonucunda Punk, Mike Knox ile bir ilişkiye girdi.Il entre ensuite en rivalité avec Mike Knox.
Birbirlerinden hoşlanırlar ve ilişkiye girerler.Ils s'aiment et se disputent.
Geceleyin iki kadın cinsel ilişkiye girer.La nuit, deux sœurs veillent sur les malades.
Bien, hamilelik nedeninin Şeytan'la cinsel ilişkiye girmekten meydana geldiğine dair itirafta bulundu.Elle avoue sous la torture avoir été en relation avec le démon.
13 yaşında bir kızla cinsel ilişkiye girme suçuyla hakkında dava açılmıştı.Auteur d'un viol en réunion sur une fillette de treize ans.
Jolie hiç vajinal ilişkiye girmemiştir.Charlotte ne se mêle pas de politique.
Burada öğrendik ki, kendisi aynı zamanda olgun kadınlarla ilişkiye girmekte zorluk çekiyormuş.Nous pouvons même admettre que c’est lui qui a séduit l’adulte.
Başka mecmualar, kraliçenin hayvanlarla ilişkiye girdiğini ve lezbiyen olduğunu iddia ettiler.Elle dit qu'elles sont amantes et que la reine est lesbienne.
Onlar istemese bile cinsel ilişkiye zorladınız.Il est également interdit d'y avoir des rapports sexuels ou d'y faire ses besoins.
İkisi gizli bir ilişkiye başlarlar.Ils entament ensuite une relation secrète.
Filmlerinde anal ilişkiye girmemesi ile ünlüdür.Elle a pour particularité de refuser tout rapport anal dans ses films.
O zaman reel faiz, yukarıdaki ilişkiye göre %11 çıkacaktır.Les pentes maximales sur ce versant atteignent 11 %.
Onunla cinsel ilişkiye girdin mi?¿Tuviste relaciones sexuales con él?
Şarkı, birisinin yeni bir ilişkiye başlamasındaki kaygılarıyla alakalıdır.La canción es acerca de las personas tienen miedo cuando empiezan una relación.
Kısa bir süre sonra Holloway ve Shaw cinsel ilişkiye girer.Más tarde Shaw y Holloway mantienen relaciones sexuales.
Beşinci sezonun sonuna doğru, diğer ekip üyesi Rodney McKay'le bir ilişkiye başlar.Al final de la quinta temporada comienza un romance con Rodney McKay.
İkisi bir ilişkiye başlar.Ambos empiezan una relación.
Mia ile birlikte birçok kez aynı sahneyi paylaştılar ama hiç ilişkiye girmediler.Varias veces han estado juntas en las mismas escenas, pero nunca han tenido sexo entre ellas.
İsa ile bile ilişkiye girmişliği vardır.Tampoco la relaciona con Jesucristo.
13 yaşında bir kızla cinsel ilişkiye girme suçuyla hakkında dava açılmıştı.Fue acusado de violar a una niña de 13 años.
Alexis ile Thomas cinsel ilişkiye gireceği sırada odaya Kirby girer ve üzgün bir şekilde partiden ayrılır.Kirby entra en la habitación donde Thomas y Alexis están a punto de tener sexo y abandona la fiesta molesta.
Aradaki bu ilişkiye genetik kod denir.Esto recibe el nombre de código genético.
Onlar istemese bile cinsel ilişkiye zorladınız.Te ha presionado para tener relaciones sexuales.
2010 Ekim'in de ise Michael Copon ile ilişkiye başladı ve bu ilişkisi de kısa sürdü.En 2015 comenzó a salir con Sam Reece,​ pero la relación terminó poco después.
Birbirlerinden hoşlanırlar ve ilişkiye girerler.Ambos se gustan y continúan su relación.
Ancak Sevi, eşiyle cinsel ilişkiye girmedi.En mi vida con ella, ella no tuvo vida sexual.
Birincisi, çoklu aşk ilişkiye taraf olan herkesin bilgisi ve onayı ile yürür.Acompaño a los hombres de genio, que se destacan en el conocimiento y la virtud.
Başka kişilerle ilişkiye giriyordum.Su relación con los demás.
Erol'un babası (Hulusi Kentmen) bu ilişkiye karşı çıkmaktadır.Con todo, el hijo mayor de Erica no está de acuerdo con esta relación.
Ray Blanchard bu ilişkiye doğum sırası efekti demiştir.Ray Blanchard halló esta correlación y la denominó efecto del orden de nacimiento de los hermanos.
Birbirlerinden hoşlanırlar ve ilişkiye girerler.I due si piacciono e hanno una relazione.
Bari Emirliği, Hristiyan komşularıyla ilişkiye girecek kadar uzun sürdü.L'Emirato di Bari non visse abbastanza a lungo per entrare in relazioni con i suoi vicini cristiani.
İkisi bir ilişkiye başlar.I due iniziano una relazione.
İlişkiye girmeye direnen mahkumların kurşuna dizileceği gerçeği ise mahkumlara net bir şekilde öğretilmişti."Al primo tentativo di distruzione delle linee di comunicazione, i prigionieri sarebbero subito stati uccisi".
18:13 Amcanın karısıyla cinsel ilişkiye girme Lev.18:15 153-331NV - Non avere relazioni sessuali con la moglie di tuo padre, anche se non è tua madre. - Lev.
5:15 Annenle cinsel ilişkiye girme Lev.5:15 139-330NV - Non avere relazioni sessuali con tua madre. - Lev.
İslam dini evlilikten önce cinsel ilişkiye girmeyi yasaklar.I credenti si aspettano di astenersi dai rapporti sessuali al di fuori del matrimonio.
Rogers onunla ilişkiye girmek istediğinde bu ortaklık son buldu.La partnership si ruppe quando Rogers cercò di avere con lei una relazione sessuale.
Bir ilişkiye hazır değilim.Я не готов к отношениям.
Bari Emirliği, Hristiyan komşularıyla ilişkiye girecek kadar uzun sürdü.Барийский эмират существовал достаточно долго, чтобы вступить в отношения со своими христианскими соседями.
Geceleyin iki kadın cinsel ilişkiye girer.Ночью они вступают в гомосексуальную связь.
İran ve Suriye Kürdistan Bölgesel Yönetimi'ni İsrail'le ilişkiye girmekle suçlamıştır.Иран и Сирия обвиняли Иракский Курдистан в том, что он ведёт дела с Израилем.
Sheldon ile çok ilginç bir ilişkiye sahiptirler.У неё очень сложные отношения с Виолеттой.
Bien, hamilelik nedeninin Şeytan'la cinsel ilişkiye girmekten meydana geldiğine dair itirafta bulundu.Ходили слухи, что она заключила сделку с сатаной.
Sonuçta, Emma ve Rachel, erkek arkadaşlarıyla birlikte olmaz fakar Finn, Santana ile ilişkiye girer.В конце концов, Эмма и Рейчел отказываются от затеи, а Финн занимается сексом с Сантаной.
18:23 Bir kadın, hayvanla cinsel ilişkiye girmemeli Lev.18:23 Запрет женщине вступать в близость с животными 350 Ваик.
South Park'ta tavukla ilişkiye giren birinin olması halkı ayağa kaldırır.Тем временем в Саут-Парке кто-то насилует курицу.
İkisi gizli bir ilişkiye başlarlar.Обе стороны устанавливают тайную слежку.
Başka kişilerle ilişkiye giriyordum.В отношениях с другими людьми?
Kısa bir süre sonra Holloway ve Shaw cinsel ilişkiye girer.На следующее утро Гумберт и Лолита вступают в сексуальную связь.

İlgili Sayfalar