ilişkisi ile cümle

ilişkisi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Badosa'nın, 2021'den beri Kübalı model ve oyuncu Juan Betancourt ile ilişkisi bulunuyor.Since 2021, Badosa has been in a relationship with Cuban model and actor, Juan Betancourt.
Ayrıca annesinin önceki ilişkisinden evlatlık bir erkek kardeşi Ugo vardı.He also had an adopted brother, Ugo, from his mother's previous relationship.
Film, Ivan Bunin'in son aşk ilişkisi hakkındaydı. [2]The film was about the last love affair of Ivan Bunin.[6]
Meryancanın komşu Ural dilleriyle ilişkisi konusunda genel bir görüş birliği yoktur.There is no general agreement on the relationship of Merya with its neighboring Uralic languages.
Ayrıca yargıç Stjepan Švagel ile sorunlu bir ilişkisi vardı.She also had a problematic relationship with judge Stjepan Švagel.
Diane, ilişkisine devam etmezse onu polise ihbar etmekle tehdit eder.Diane threatens to report him to the police if he does not continue the relationship.
Planlamanın önemli bir yönü, tahminle ilişkisidir.An important aspect of planning is its relationship to forecasting.
Sporla İlişkisiSports
Okul ile uyku ilişkisiSleep in relation to school
Diatez-stres ilişkisiThe diathesis-stress relationship
Sidora'nın önceki bir ilişkisinden Josiah adında bir oğlu var.Sidora has a son, Josiah, from a previous relationship.
Bahai Dini ile İlişkisiRelationship to the Baháʼí Faith
Liebig ile olan ilişkisi profesyonel olduğu kadar ailevi ilişkiye de sahiptiler.His association with Liebig eventually became personal as well as professional.
Ivan Bunin'in son aşk ilişkisi hakkındadır.It is a story about the last love affair of Ivan Bunin (played by Andrei Smirnov).
Ancak hikaye aynı zamanda bir baba-oğul ilişkisi arayışında bir yolculuktur.However, the story is at the same time a journey in pursuit of a father-son relationship.
Bazen Marksist bir düşünür olarak tanımlanır, ancak Marksizm ile ilişkisi belrisizdir.He is sometimes described as a Marxist thinker, but his relationship to Marxism was ambivalent.
Romanes ve Darwin'in ilişkisi kısa sürede gelişti ve yakın arkadaş oldular.Romanes's and Darwin's relationship developed quickly and they became close friends.
Kātyāyana, kelime-anlam ilişkisinin insanların ortak düşüncesinin bir sonucu olmadığına inanıyordu.Kātyāyana believed, that the word-meaning relationship was not a result of human convention.
Spriggina, günümüzde yaşayan hayvanlarla ilişkisi belirsiz olan ilkel bir bilateral hayvan cinsidir.Spriggina is a genus of early bilaterian animals whose relationship to living animals is unclear.
Yeni Burgundy Düşesi'nin kral ve Madame de Maintenon ile yakın bir ilişkisi vardı .The new Duchess of Burgundy had a close relationship with the king and with Madame de Maintenon.
Rudolf Hess ile İlişkisiRelationship with Rudolf Hess
Tüm bu ittifaklara rağmen Peter, Fransa Krallığı ile olan kötü ilişkisini sürdürdü.Despite all these alliances, Peter kept his bad relationship with the Kingdom of France.
Aralarındaki ilişki bir al-ver ilişkisiydi.Their relationship was a give-and-take relationship.
Görsel sanatçıların da simya ile benzer bir ilişkisi vardı.Visual artists had a similar relationship with alchemy.
Nuyen'in, en önemlisi 1960'ta Marlon Brando ile olmak üzere, birçok inişli çıkışlı ilişkisi vardı.Nuyen had many on-and-off relationships, most notably an affair with Marlon Brando in 1960.
O tek-taraflı bir aşk ilişkisiydi.Es war eine einseitige Liebesbeziehung.
Prens Andrew ile ilişkisi de orada başlamıştır.Dort begann auch ihre Beziehung mit Prinz Andrew.
Yaklaşık iki yıl süren Anne-çocuk ilişkisi dışında hiçbir sosyal bağ yoktur.Dabei gibt es kaum soziale Bindungen mit Ausnahme der Mutter-Kind-Beziehung, die etwa zwei Jahre andauert.
Pali’nin Budizm’le yakından ilişkisi vardır.Pali steht in engem Zusammenhang mit dem Buddhismus.
Bu dağılım ilişkisi her malzeme için karakteristiktir.Diese sogenannte Dispersion ist charakteristisch für jedes Material.
Teamsin duyurusuna tepki olarak Slack, ürünle olan ilişkisini Google hizmetleri ile derinleştirdi.Als Reaktion auf die Ankündigung von Teams vertiefte Slack die Produktintegration mit Google-Diensten.
1993 yılında Dr. Dre'nin The Chronic albümü ile ilk kez hip hop'la ilişkisi olmuştur.1993 kam er über Dr. Dres Album The Chronic zum ersten Mal mit Hip-Hop in Kontakt.
Belirsizlik ilkesi enerji ve zaman ilişkisi için de geçerlidir.Eine ähnliche Unschärferelation gilt zwischen Energie und Zeit.
Green Arrow ile ilişkisi vardır.Ebenfalls war auch Green Arrow zu sehen.
Haziran 2016'dan bu yana Prens Harry ile ilişkisi vardır.Seit Juni 2016 ist sie mit dem britischen Prinzen Harry liiert.
Fakat oğlunu bu ölümden ötürü suçlar ve ona Marquis ile olan arkadaşlık ilişkisini anlatır.Der aber wirft ihm Mord vor und klärt ihn über sein Freundschaftsverhältnis zum Marquis auf.
"Zendig-Dehr İlişkisi: Kureyşli Zındıkların Zaman ve Ahiret Algısı".Dabei wurde die Grenze zwischen dem Diesseits und dem Jenseits während der Festzeit aufgehoben.
Elias Cannetti'yle yakın ilişkisi oldu.Gespräch mit Elias Canetti.
Glenn'in Maggie ile olan ilişkisi yeniden düzelmeye başlar.Nur Glenn, der mit Maggie eine Beziehung begonnen hat, darf bleiben.
Bunda ülkenin Vatikan ile olan yoğun ilişkisi etkili olmuştur.Ihm wurden gute Kontakte zum Vatikan nachgesagt.
Kendisine uzak duran babası ile olan ilişkisi sürekli çelişkiliydi.Die Beziehung zu seinem distanziert wirkenden Vater war stets ambivalent.
Bilgi merkezleri ve toplum kalite ilişkisi: bir uygulama.Gesellschafts- und Steuerrecht für Energiegemeinschaften: Ein Leitfaden für die Praxis.
Marc Allegret ile eşcinsel ilişkisi ailesinde huzursuzluk yarattı.Die Ehe mit Sean Penn geriet in eine Krise.
Elena'yla Antonio'nun ilişkisi de belirsiz bir hal almıştır.Dennoch steht der Liebe zwischen Maria und Otto jetzt kaum noch etwas im Wege.
Da'an ve Liam'ın ilişkisi daha yakınlaştı.Die Beziehung zwischen La und Saltner wird intensiver.
Onlar şimdi dostça bir ilişkisin sürdürmektedir.Dennoch haben sie weiterhin eine freundschaftliche Beziehung.
Bazen orada, bazen burada ilişkisi oluyor.Da war irgendeine Beziehung, wie es das ja manchmal gibt.
Sonunda ilişkisini sürdürmekte zorlanacağı kararına varır ve Binbaşı von Crampas'ı düelloya çağırır.Auch wegen der Vernachlässigung durch den Ehemann beginnt sie eine Affäre mit Major von Crampas.
Levesque'nin daha önce, eski WWF güreşçisi Chyna ile uzun süreli ilişkisi olmuştu.Levesque war zuvor mit der Wrestlerin Chyna liiert.
Suriye'nin ülkelerle ilişkisini geliştirmek için birçok müzakerede bulunmuştur.Gegenüber dem Sudan bemüht sich Äthiopien um eine Verbesserung der Beziehungen.
Fiziksel bedenle sıkı bir ilişkisi vardır.Dennoch besteht starke körperliche Abhängigkeit.
Bu daireler arasındaki görev ilişkisi değil; iş dağılımı ilişkisidirNicht der Platz ist das Thema des Werkes, sondern das Verhältnis der Figuren zueinander.
Kızının Mecnun ile olan ilişkisini onaylamamaktadır.Doch er kann seine Freundschaft zu der Gouvernante nicht vergessen.
Tokugawa Ieyasu'nun bu tozamalarla dostane bir ilişkisi vardı.Tokugawa Ieyasu selbst verlor viele Freunde und Verwandte durch diese Klingen.
Müşterek sebepler olaylar arasındaki bağımlılık ilişkisini açıklar.Die Determinante beschreibt die Abhängigkeit zwischen Attributen einer Relation.
Daha çok o dilin edebiyat ve kültürle olan ilişkisi üzerinedir.Der Roman überschreitet für ihn die Grenze zwischen Literatur und Leben.
Şahname'de Simurg'un Prens Zal ile olan ilişkisi yer alır.Im Inneren steht ein Standbild des Prinzen Shōtoku.
Teorileri Kronig-Penney modeli, Coster-Kronig geçişi ve Kramers-Kronig ilişkisi'dir.Das Kronig-Penney-Modell und die Kramers-Kronig-Relation gehen mit auf ihn zurück.
Bu durum annesiyle olan uzak ilişkisinden kaynaklanıyordu.Seine Mutter gab späterhin an, aus einer außerehelichen Beziehung ihrer Mutter zu stammen.
Çift metal para sisteminde her iki metal arasında sabit bir döviz kuru ilişkisi vardır.Im Falle einer Doppelwährung besteht zwischen den beiden Metallen ein festes Wechselkursverhältnis.

İlgili Sayfalar