ilişkisi ile cümle
ilişkisi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Bu dağılım ilişkisi her malzeme için karakteristiktir.A relação de dispersão é característica para todos os materiais.
16 Mart 1998'de, Albert Mol'un partneri Guerdon Bill ile ilişkisi kayıt altına alındı.Em 19 de março de 1998, Albert Mol registrou o seu relacionamento com Guerdon Bill.
Wacho'nun Franklarla iyi ilişkisi vardı.Vacão teve boas relações com os francos.
Mikhail, yeni karısını ihmal edip, İngerina olan ilişkisini devam ettirdi.Miguel parece ter ignorado completamente sua nova esposa e continuou seu caso com Ingerina.
Hitler ile olan ilişkisi öylesine büyüdü ki 1933 yılında evlenecekleri söylentileri yayıldı.Sua relação se tornou tão intíma que houve rumores de casamento de 1933.
Wallis'in kralla ilişkisi aralık ayının başlarında halk tarafından bilinir hale geldi.A relação de Wallis com Eduardo tornou-se de conhecimento público no Reino Unido no início de dezembro.
Bu sıfatla Paraguay’ın Nueva Germania kenti ile bir kardeş şehir ilişkisi önerdi.Exercendo este cargo, ele propôs uma relação de cidade irmã com Nueva Germania no Paraguai.
Ayrıca Cary Brothers'ın Who You Are adlı klibinde de görülebilir(2007 yılında Brothers'la ilişkisi vardı ).Ela também pode ser vista no videoclipe de Cary Brothers, Who You Are (ela namorava Brothers em 2007 ).
Brook 2004 yılına kadar ünlü aktör Jason Statham ile yedi yıllık bir ilişkisi oldu.Brook teve um relacionamento de sete anos com o ator Jason Statham, que acabou em 2004.
Rose'un Jack'le olan ilişkisi hakkında gittikçe daha mahcup, kıskanç ve acımasız hale gelir.Ele fica cada vez mais invejoso e cruel sobre a relação de Rose com Jack.
Proust'un annesiyle yakın bir ilişkisi vardı.Proust tinha uma estreita relação com sua mãe.
Elena'yla Antonio'nun ilişkisi de belirsiz bir hal almıştır.A amizade entre Emílio e Antonio parece inabalável.
1999’da sevgilisi “Kaori Ito” ile olan dokuz yıllık ilişkisini bitirdi.Em 1999, terminou uma relação de nove anos com a namorada Kaorin.
Bu pompayı kullanarak, Boyle ve Hooke basınç-hacim ilişkisini fark ettiler: B.H=Sabit.Usando esta bomba, Boyle e Hooke perceberam a correlação pressão-volume: PV = constante.
Epps'in önceki ilişkisinden Aiyanna Yasmine adında bir kızı bulunmaktadır.Epps tem uma filha, Aiyanna Yasmine fruto de um relacionamento anterior.
Einstein fotonların dalgalarla olan ilişkisini açıklayamamıştır.Einstein não conseguiu descrever como os fótons eram relacionados à onda.
Bunlardan herhangi birinin zamanla yakından ilişkisi var mıdır ?"Está alguém entre vós doente?
Rosa Castro adlı Venezuelalı bir kadınla ilişkisinden kızı Candela dünyaya geldi.Ele também tem uma filha de um relacionamento anterior com a venezuelana Rosa Castro.
Seri boyunca, Nate Archibald'la karmaşık bir ilişkisi vardır.Ela tem sentimentos em relação a Nate Archibald.
Dini milliyetçilik milliyetçiliğin belli bir dini inanç veya dogma ile olan ilişkisidir.Nacionalismo e religião é a relação do nacionalismo com uma crença religiosa particular, dogma ou afiliação.
Bu arada Frank ile avukatının ilişkiside vardır.Porque com Frank você tem que estar ligado.
Şimdiki ilişkisini instagram hesabından paylaştığı fotoğraflarla beraber duyurdu.Passaram a atualizar ativamente sua conta no Instagram com fotos das gravações.
"Enflasyon ve Döviz Kuru İlişkisi : Bir Eşbütünleşme Analizi".«Lixo, resíduos sólidos e reciclagem: uma análise comparativa de recursos didáticos*».
Şarkıda Eminem Carey ile eşi Nick Cannon’ın ilişkisini kötülemektedir.A canção deprecia o relacionamento entre a cantora pop e seu marido Nick Cannon.
Bu ilişkisi için “Tüm insanlık tarihinin en romantik 4 yılıydı.” demiştir.Ele denominou a parceria de "o único incidente romântico na sua vida".
Kışkırtıcı ve kaba olabileceği basınla zor bir ilişkisi vardı.Ela teve um relacionamento difícil com a imprensa, com a qual era rude e provocativa.
İki ülke arasında geniş bir ticaret ilişkisi mevcuttur.O comércio é considerável entre as duas nações.
Chris O'Dowd rolü Franklin Portman, Jake'in Abraham ile sıkıntılı ilişkisi olan İrlanda'lı babası.Chris O'Dowd como Franklin Portman, marido de Maryann, pai distante de Jake e filho de Abe.
Vakıf ile olan ilişkisi hakkında: "Ben sahip olabileceğiniz en iyi aileye sahibim.Hemsworth falou sobre sua associação com a fundação, "Eu tenho os melhores pais que você pode ter.
İnsanlarda da amigdalanın pek çok ruhsal bozuklukla ilişkisi saptanmıştır.Muitos ainda confundem assexualidade com baixa libido.
FIFA ile ilişkisi olmayan tüm ülkeleri temsil eder.Não tem qualquer vínculo com a FIFA.
Ancak ikilinin bu ilişkisi 2005 yılında kamera karşısında gözükene dek ortaya çıkmamıştır.Entretanto, esta relação entre os dois gêneros não foi demonstrada em 2009.
İkilinin ilişkisi 2007 yılında sona ermiştir.A dupla acabaria em 2007.
One Touch'ın satış rakamları, London Records'un beklentilerini karşılamadı ve şirket, grupla ilişkisini kesti.As vendas do álbum não atenderam às expectativas da London Records e o grupo foi posteriormente descartado.
Erkek kardeşiyle ilişkisi, babasıyla ve babasının kardeşiyle olan ilişkisine göre daha iyidir.Ela conta sobre o trato dela com Ben, sobre sua irmã.
Buna rağmen ikisinin romantik ilişkisi bitmiştir.Os dois logo começaram um relacionamento romântico.
Onlar şimdi dostça bir ilişkisin sürdürmektedir.Atualmente mantém uma relação amigável com a irmã.
Çünkü birçok insan gibi onun da bir ilişkisi vardır.Da mesma forma, se ela tivesse vários parceiros também.
İkisinin ilişkisi ilerlemiş ve evlenmeye karar vermişlerdir.Os dois começaram um relacionamento e se casaram.
Bu dönemde de FKF’nin TİP ile ilişkisi devamlılık arz etmiştir.Desde então as vendas do PPV do UFC não param de crescer.
Karaciğer enzimlerinin, hastalığın ciddiyetiyle olan ilişkisi zayıftır.O nível de enzimas hepáticas pouca relação tem com a intensidade da doença.
Esas merkezi odak kadın ile erkeğin ilişkisidir.O foco principal centra-se em torno do relacionamento entre o marido e a esposa.
Burada bilginin doğruluğunun bir özne-nesne ilişkisi sorunu değil varlığın özüyle ilgili oldugu varsayılır.No entanto, este é um caso de ciência que tem nada a ver com falseabilidade em si.
Raphina ve Conor'un ilişkisi çiçek açarken Robert ve Penny'nin evliliği ayrılığa düşer.Isso faz com que a relação entre Paulina e Adrián fique em risco assim como seu futuro casamento.
Ancak babası onun bu ilişkisini onaylamamaktadır.Seu pai desaprova essa relação.
“Langue” ve “parole” kavramları karşılıklı bağımlılıklarının karmaşık ilişkisi içerisinde de bulunmaktadır.Por exemplo, as palavras "estado" e "espírito" têm seus respectivos sentidos isoladamente.
Bu karakterlerin birbirleriyle olan ilişkisini anlatan bir dizi.Isso determina o quão relacionadas as classes serão entre si.
Rachel ile uzun süreli, çok inişli çıkışlı bir ilişkisi olmuştur ve Emma adında bir kızları olmuştur.Vivia uma relação instável com Ross, na qual tiveram uma filha, Emma.
Statham 2004 yılına kadar model Kelly Brook ile yedi yıllık bir ilişkisi oldu.Hij had zeven jaar lang een relatie met model Kelly Brook, tot 2004.
Buna rağmen son yıllarda Dinamo ile polis teşkilatının ilişkisi yok denecek kadar az düzeye indi.De laatste jaren zijn de connecties tussen Dinamo en de politie veel minder geworden.
Yaklaşık iki yıl süren Anne-çocuk ilişkisi dışında hiçbir sosyal bağ yoktur.Er bestaan nauwelijks sociale relaties, op de moeder-kindrelatie na, die ongeveer twee jaar duurt.
Perikles’in Aspasia ile olan ilişkisine karşı daha sonra yapılan saldırılar Athenaeus tarafından yazılmıştır.Verdere aanvallen op Perikles' relatie met Aspasia worden vermeld door Athenaios.
Erkek kardeşiyle ilişkisi, babasıyla ve babasının kardeşiyle olan ilişkisine göre daha iyidir.Hij is ook beter bij zijn verstand dan zijn vader en broer.
Bu Rodwell'in ilk ciddi ilişkisi idi.Het was Louises eerste serieuze relatie.
Matematikte Bernoulli sayıları, sayı kuramıyla derin bir ilişkisi olan rasyonel sayı dizisidir.In de wiskunde zijn Bernoulli-getallen rationale getallen met diepe verbindingen naar de getaltheorie.
Bu durum annesiyle olan uzak ilişkisinden kaynaklanıyordu.Wieso Glück?, die ging over de moeizame relatie met haar moeder.
Ama biz çalışırken aramızda sevgili ya da karı-koca ilişkisi olmuyor" demiştir."En (vooral) niet gehinderd door een warme vriendschap tussen ons".
London ile değişik bir ilişkisi vardır, çoğunlukla London onu gıcık eder ve kıyafetleriyle alay eder.London maakt haar altijd belachelijk door opmerkingen over haar kleren en haar haar te maken.
MÖ 709'da gerçekleşen bir fırtına sonrasında Herm ile ilişkisini sağlayan alan sular altında kalmıştır.Er wordt verteld dat een storm in 709 de smalle landverbinding met Herm heeft weggeslagen.
Tim Burton'ın 1994 yapımı biyografik filmi Ed Wood'da Lugosi ile Wood'un ilişkisi de anlatıldı.De vriendschap tussen Wood en Lugosi werd in 1994 verfilmd door Tim Burton in zijn film Ed Wood.