ilişkilerin ile cümle
ilişkilerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Ana madde: Friends (5. sezon) Sezon boyunca Monica ve Chandler ilişkilerini arkadaşlarından saklamaya çalışır.In het zevende seizoen probeerden Grissom en Sara hun relatie verborgen te houden voor hun collega’s.
Özel hukuk ise dar anlamıyla kişilerin birbirleriyle olan ilişkilerini düzenler.Het privaatrecht regelt de verhoudingen tussen particulieren onderling.
İlişkilerinin ilk döneminde iki kere intihara kalkıştı.In die jaren deed ze twee maal een zelfmoordpoging.
Brezilya hükümeti göçmen yasalarını yürürlüğe sokmayarak iyi ilişkilerini sürdürmeye devam etti.De Belgische regering scherpt het asielbeleid aan.
Siyasî nedenlerin yanında ekonomik ortaklık da ilişkilerin olumlu yönde gelişmesine fayda sağlamıştır.Omgekeerd kunnen goede politieke relaties ook in het voordeel werken van de bedrijven.
İlişkilerinin ilk döneminde iki kere intihara kalkıştı.Na początku ich znajomości próbowała dwukrotnie popełnić samobójstwo.
1917 - I. Dünya Savaşı: ABD, Almanya ile diplomatik ilişkilerini kesti.1917 – I wojna światowa: USA zerwały stosunki dyplomatyczne z Niemcami.
1961 - Amerika Birleşik Devletleri, Küba ile ilişkilerini kesti.1961: USA zerwały stosunki dyplomatyczne z Kubą.
Özellikle Azerbaycan, Türkiye ile ilişkilerinin önemini vurguladı.Azerbejdżan położył szczególny nacisk na swoje „szczególne stosunki” z Turcją.
Mart 2011'de People dergisi çiftin ilişkilerini sonlandırdığını duyurdu.W październiku 2010 roku magazyn „People” poinformował o zakończeniu ich związku.
Konsey'in dış ilişkilerinden sorumlu üyesidir.Jest członkiem Council on Foreign Relations.
Kıbrıs Cumhuriyeti 'nin diplomatik ilişkilerini yürüten dış temsilciliklerinin yer aldığı maddedir.Podmioty, z którymi Polska utrzymuje stosunki dyplomatyczne.
Osmanlı yönetimi başka ülkelerle ilişkilerinde Fenerli Rumlardan tercüman olarak yararlanıyordu.W oficjalnych stosunkach z innymi ludami Rzymianie używali tłumaczy.
Hasta ayrıca bu etkenlerin birbirleriyle olan ilişkilerinin da farkında olmalıdır.Pacjenci różnią się też między sobą świadomością swojego zachowania.
Bu kişiye başka devletler ve topluluklarla ilişkilerin düzenlenmesi görevi de verilmiştir.Organizacja odpowiada również za kontakt z innymi podmiotami i instytucjami międzynarodowymi.
Mahmud Ahmedinejad iki ülke arasındaki ilişkilerin gelişmesi için çalışmaktadır.Ch'ŏnchaek przystępuje do wyjaśnienia relacji pomiędzy tymi dwoma tradycjami.
1997-1999 yıllarında İstanbul'da kadın-erkek ilişkilerini konu alan tek-kişilik gösteriler yaptı.W latach 1997-2013 miał tu miejsce skandal związany z seksualnym wykorzystywaniem dzieci.
Edward'ın değişik kadınlarla ilişkilerinden birkaç gayrimeşru çocuğu da olmuştur.Miał kilkoro nieślubnych potomków z różnymi kobietami.
Pakistan Hindistan'la bütün diplomatik ilişkilerini kesti.W wyniku represji Unia Europejska zerwała stosunki dyplomatyczne z Kubą.
Kurt sürekli Karen ve Styles'ın ilişkilerini reddetti ve Styles kendi isteğiyle Alliance'tan ayrıldı.Kurt Angle ciągle oskarżał Stylesa i Karen o romans, co spowodowało odejście Stylesa z The Angle Alliance.
Bununla beraber, ikisi rekabetçi ilişkilerine de devam ettiler.Obaj musieli wycofać się z rywalizacji.
Nijer Kasım 1996’da İsrail’le ilişkilerini yeniledi ve Nisan 2002’de tekrar kötüleştirdi.Niger, który nawiązał stosunki w listopadzie 1996, zerwał je w kwietniu 2002.
Kont uzun aşk yerine kısa aşk ilişkilerini tercih etmektedir.W czasie bitwy preferują prawie wyłącznie starcia wręcz.
"ABD – Türkiye ilişkilerinin dönüşümü".Kolejna runda rozmów USA - Kuba.
İlişkilerine eskisi gibi devam ettiler.Sprawcy ci sami, co poprzednio.
3 Şubat - Amerika Birleşik Devletleri, Almanya ile olan diplomatik ilişkilerini kesti.3 februari - USA bryter de diplomatiska förbindelserna med Tyskland.
Konsey'in dış ilişkilerinden sorumlu üyesidir.Han är medlem av Council on Foreign Relations.
Uluslararası İlişkilerin çalışma alanı oldukça geniştir.De internationella kontakterna är omfattande.
İlişkilerinin ilk döneminde iki kere intihara kalkıştı.Under sina fängelsevistelser försökte hon även vid två tillfällen begå självmord.
Ekim 2008'de ilişkilerine yeniden başladılar.Relationerna har dock förbättrats något sedan oktober 2008.
Bu elbette Rus-Türk ilişkilerinin normalleşmesini bozmaya yönelik bir provokasyon.Han betonar också vikten av att normalisera relationerna med Ryssland.
Devletler diğer devletlerle ilişkilerini kendileri düzenler.USA för samtal med enskilda länder.
Mart 2011'de People dergisi çiftin ilişkilerini sonlandırdığını duyurdu.I mars 2011 tillkännagavs det att paret hade gjort slut.
Pakistan Hindistan'la bütün diplomatik ilişkilerini kesti.Efter utvisningen av indierna avbröt Indien alla diplomatiska förbindelser med Uganda.
Edward'ın değişik kadınlarla ilişkilerinden birkaç gayrimeşru çocuğu da olmuştur.Filip misstänks också ha fått ett flertal illegitima barn med olika kvinnor.
Almanya ile diplomatik ilişkilerin açılması için İsrail'e birkaç milyar mark ödendi.Västtyskland och Israel etablerar diplomatiska förbindelser.
Ülkeler, iş ilişkilerini kolaylaştırmak için yasal bir çerçeve oluşturmaya karar verdiler.Країни погодились створити правову базу для полегшення ділових зв'язків.
Mart 2011'de People dergisi çiftin ilişkilerini sonlandırdığını duyurdu.4 жовтня 2007 року журнал «People» повідомив, що пара завершила відносини.
Bu yüzden ilişkilerini bir süre gizli tuttular.Їх відносини деякий час зберігалися в таємниці.
3 Şubat - Amerika Birleşik Devletleri, Almanya ile olan diplomatik ilişkilerini kesti.Внаслідок цього 3 лютого США розірвали дипломатичні відносини з Німеччиною.
Almanya ile diplomatik ilişkilerin açılması için İsrail'e birkaç milyar mark ödendi.28 країн Африки розірвали дипломатичні відносини з Ізраїлем.
1917 - I. Dünya Savaşı: ABD, Almanya ile diplomatik ilişkilerini kesti.3 лютого — Перша світова війна: США розірвали дипломатичні стосунки з Німеччиною.
1961 - Amerika Birleşik Devletleri, Küba ile ilişkilerini kesti.2 січня 1961 року США розірвали дипломатичні відносини з Кубою.
Vivien, Wil'e ilişkilerini açık yaşamak konusunda baskı yapmaya başlar.Каїн підпорядковує Вілла своїй волі і починає контролювати всі його вчинки.
Meksika ve Amerikan ilişkilerini konu alır.Це знову загострило стосунки Мексики і США.
Pakistan Hindistan'la bütün diplomatik ilişkilerini kesti.Венесуела розірвала дипломатичні відносини з Колумбією.
Azerbaycan-Türkiye ilişkilerinin önemini özellikle vurguladı.Відносини з сусідніми країнами Таджикистан та Киргизстан значно покращились.
Uluslararası İlişkilerin çalışma alanı oldukça geniştir.Послуги міжнародного зв'язку лише трохи кращі.
Nijer Kasım 1996’da İsrail’le ilişkilerini yeniledi ve Nisan 2002’de tekrar kötüleştirdi.Нігер, відновив дипломатичні відносини з Ізраїлем у листопаді 1996 року, перервав їх у квітні 2002 року.
Faith, ona ilişkilerinin ne yönde gittiğini sorar.Фред запитує, де вона.
McNeill, küresel çaplı insan ilişkilerini esas alan bir yaklaşım sergilemiştir.Макніл вдався до широкого підходу, зосередженого навколо взаємодії народів всієї Землі.
Anlaşma, iki ülke arasındaki ilişkilerin ilerletilmesi için imzalanan en önemli mevzuat.Є одним з найважливіших пунктів прикордонного сполучення між двома країнами.
Kadınları sık sık dairesine davet eden yazar, bu ilişkilerinden güncesinde bahsetmişti.Він часто запрошував жінок у свою квартиру, і він описує багато своїх справ у щоденнику.
Rusya tarafı ise iddiaları ABD-Rusya ilişkilerine zarar verme amaçlı olduğunu belirterek yalanladı.Росіян звинувачують у змові з метою обдурити Сполучені Штати.
Bilal başlarda kıskanır, daha sonra ilişkilerine izin verir.Голлі ревнує і починає сумніватися в їх дружбі.
Ancak Ocak 2013'te ilişkilerini sonlandırdılar.Їхні стосунки припинилися у березні 2010 року.
Mart 2011'de People dergisi çiftin ilişkilerini sonlandırdığını duyurdu.V březnu 2011 přinesl časopis People informaci o tom, že se pár rozešel.
1940 - II. Dünya Savaşı: Birleşik Krallık ve Vichy Fransası diplomatik ilişkilerini kestiler.1940 – 2. světová válka: Spojené království rozvázalo diplomatické styky s Vichistickou Francií.
Ancak Ocak 2013'te ilişkilerini sonlandırdılar.Jejich vztah ukončili v lednu 2013.
Japonlara göre Batıyla ilişkilerin sembolüdür.Pro Japonce je symbolem kontaktu se Západem.