ilişkilerin ile cümle
ilişkilerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Özel hukuk ise dar anlamıyla kişilerin birbirleriyle olan ilişkilerini düzenler.En algunos casos, la ley le dice a la gente que tienen deberes especiales.
Bu durumda her parçacık arası ilişkilerin ifade edilmesi gerekir.Ahora se deben mezclar todos los pedazos ordenados.
Genel olarak, "sakin ve nazik tavrıyla verimli Müttefik ilişkilerini sürdürmek için çok şey yaptı".Me han acogido con toda cordialidad, verdaderamente conmovedor por su sinceridad evidente”≫.
1964 - Tayvan, Fransa ile diplomatik ilişkilerini kesti.1927: Yugoslavia rompe relaciones diplomáticas con Albania.
Pakistan Hindistan'la bütün diplomatik ilişkilerini kesti.Asimismo, su gobierno rompió relaciones diplomáticas con Cuba.
Bu kişiye başka devletler ve topluluklarla ilişkilerin düzenlenmesi görevi de verilmiştir.También tenían prohibido hacer convenios de ningún tipo con otros Estados o Ciudades.
Yerel veya küresel ölçekte kentler arası ilişkilerin incelenmesi.Declaración de variables locales y globales.
Cinsel zevk ve tatmin genelde bu ilişkilerin ana nedenidir.En ambos casos el placer es la principal motivación del comportamiento.
Şarkıya başlamadan önce "Bu şarkı uzak mesafeli ilişkilerin zorluklarını bilen herkes için.Oh, sí, los conozco desde que la canción ' Todas mis canciones son muy diferentes entre sí.
Bununla beraber, ikisi rekabetçi ilişkilerine de devam ettiler.Desde entonces ambos mantienen una rivalidad.
Tüm bu yaşanan olaylardan sonra 1978 yılında Bolivya, Şili ile diplomatik ilişkilerini kesmiştir.Años después, roces entre Bolivia y Chile llevaron al fin de sus relaciones diplomáticas en 1978.
Fransa-Osmanlı ittifakı ayrıca Fransa-Asya ilişkilerinde önemli bir sayfa açmıştır.L'alleanza franco-ottomana fa anche un importante capitolo delle relazioni franco-asiatiche.
1961 - Amerika Birleşik Devletleri, Küba ile ilişkilerini kesti.1961 Gli Stati Uniti rompono le relazioni diplomatiche con Cuba.
Edward'ın değişik kadınlarla ilişkilerinden birkaç gayrimeşru çocuğu da olmuştur.Grant ha avuto parecchie relazioni con donne diverse.
2 Ağustos - TBMM, Türkiye-Almanya arasındaki ilişkilerin kesilmesine karar verdi.2 agosto - La Turchia sospende le relazioni politiche ed economiche con la Germania.
Hukuk, birey-toplum-devlet ilişkilerinde ortak iyilik ve ortak menfaati gözetir.Una buona ed efficace collaborazione nel quadro della Società delle Nazioni.
Bu kütle ilişkilerinin bazıları yaklaşık olarak doğrudur ama çoğu doğru değildir."Sono state dette molte cose su di me, ma la maggior parte non sono vere.
Doğu Almanya ise Sovyetler Birliği ile ilişkilerini geliştirdi.I terroristi riuscirono a nascondere i loro rapporti con l'URSS.
1995 yılında Vietnam'la ABD arasındaki ilişkilerin normalleştirilmesinde önemli bir rol oynamıştır.In base a ciò, nel 1995 gli Stati Uniti normalizzarono le relazioni diplomatiche con il Vietnam.
Yemek sırasında çikolata hediyeleri ve samimi ilişkilerin eksikliklerinden yakınırlar.Con Fascetti e Regalia sono rimasti rapporti d'amicizia.
Kadınları sık sık dairesine davet eden yazar, bu ilişkilerinden güncesinde bahsetmişti.Compagna che spesso gli telefonerà per dirgli la situazione.
3 Şubat - Amerika Birleşik Devletleri, Almanya ile olan diplomatik ilişkilerini kesti.4 settembre - La Finlandia interrompe le relazioni diplomatiche con la Germania.
Yaşanan çete ilişkilerinden dolayı kendisine şantaj ve tehditle çıkar sağlar.Oppure lo ricatta con la lista dei debiti.
Bazı yazarlar Cin ve tanrıları eşit kılıyorlardı ve onları sadece insanlarla olan ilişkilerinden ayırdılar.I farisei e gli scribi invece ingannano se stessi e si esibiscono come giusti davanti agli uomini.
Müziğin yeri, uyarı-cevap ilişkilerinde çok önplandadır.Il suo rapporto con la musica è relativamente controverso.
Borç ilişkilerinde sorumlulukDebito Rischio di credito
Bangladeş-İran ilişkileri, iki ülkenin ikili dış ilişkilerini kapsamaktadır.Le relazioni bilaterali tra Israele e Russia si riferiscono alle relazioni estere reciproche tra i due paesi.
Aşağıda, bu ilişkilerin birkaçı açıklanmıştır.Di seguito sono illustrate brevemente alcune di queste implementazioni.
Pakistan Hindistan'la bütün diplomatik ilişkilerini kesti.Solo il Pakistan continuava a mantenere contatti diplomatici con il paese.
1989 - İran, Birleşik Krallık ile diplomatik ilişkilerini kesti.La Repubblica di Cina in risposta taglia le relazioni diplomatiche con i britannici.
Almanya ile diplomatik ilişkilerin açılması için İsrail'e birkaç milyar mark ödendi.La Germania Ovest e Israele iniziano le loro relazioni diplomatiche.
Konsey'in dış ilişkilerinden sorumlu üyesidir.È membro del Council on Foreign Relations.
Korkuların ve yaşananların ciddiye alınmaması ise ailevi ilişkilerin zedelenmesine dahi yol açabilmektedir.Il senso di vergogna e colpa può anche impedire alla donna di raccontare ad altri l'accaduto.
Yaşanan çete ilişkilerinden kendisine şantaj ve tehditle çıkar sağlar.La banda, per ricattarlo, gli rapisce la compagna.
Peki bu ilişkilerini gerçekten etkileyecek mi?И это действительно повлияет на их отношения?
1961 - Amerika Birleşik Devletleri, Küba ile ilişkilerini kesti.1961 — США разорвали дипломатические отношения с Кубой.
Bu ilişkilerin; çocuk-anne/baba, hasta-doktor ve öğretmen-öğrenci arasında bulunabileceğini iddia etmiştir.Отношение родители/дети теперь сходно с отношением врач/больной.
Şarkı albümün dans temasından ayrılmakta ve uzak mesafeli ilişkilerin zorluklarını ele almaktadır.Песня отличается от танцевальной тематики альбома и исследует тему трудностей дальних перелётов.
Ancak bu anlaşmalar Küba ile ilişkilerin bozulmasına sebep oldu.Постройка была вызвана ухудшением отношений с Бразилией.
Bu yüzden ilişkilerini bir süre gizli tuttular.Долгое время им удавалось скрывать свою связь.
Nijer Kasım 1996’da İsrail’le ilişkilerini yeniledi ve Nisan 2002’de tekrar kötüleştirdi.Нигер, восстановивший дипломатические отношения с Израилем в ноябре 1996 года, прервал их в апреле 2002 года.
1953 - SSCB, İsrail ile diplomatik ilişkilerini kesti.1953 — СССР восстановил дипломатические отношения с Израилем.
Mart 2011'de People dergisi çiftin ilişkilerini sonlandırdığını duyurdu.В марте 2011 года спортсмены всё же заявили о распаде своей пары.
Âşık olduğu kişiyi korumak ve etrafındakilerle olan ilişkilerini dengelemek zorundadır.Склонен защищать тех, кто находится вокруг него.
Büyükelçi, iki ülke arasındaki ilişkilerin normal hale geldiğini belirtti.В своей первой статье он подтвердил, что отношения между двумя странами будут восстановлены.
ABD'nin Irak'a girmesiyle beraber Suriye'nin Irak Kürtleri ile ilişkilerinde de değişim yaşanmıştır.Намёки на изменение отношения США к Ираку были тепло встречены Багдадом.
Guillame’un ailesinin ilişkilerinden haberi yoktur.О родителях Вильгельма ничего не известно.
Suç işlemiş bireylerin toplumla olan ilişkilerini anlatan bir filmdir.Это кино о чувствах, с которыми люди шли в бой.
Ancak tüm bunlara rağmen karşı cinsle ilişkilerinde en başarılı olan grup üyesidir.Возможно, именно из-за такого рода деятельности, он является самым богатым членом пятёрки.
Ayrıca Türkiye-ABD ilişkilerinde ve Türk dış politikasında bazı önemli değişikliklerin habercisi olmuştur.Он также является важным консультантом по мусульманским вопросам во внешней политике США.
Kuran ayrıca Muhammed'in Yahudilerle barışçıl ilişkilerinden de bahseder.В Коране есть свидетельства дружественных отношений Мухаммеда с евреями.
Değişkenler arasındaki ilişkilerin kurulması kolaydır.Несложное создание модификаций.
Gruptaki kızlar ile dostluk ilişkilerini o düzenler.С девушками дружеских отношений не поддерживала.
Normal kız-erkek ilişkilerinin bulunduğunu, ve herkesin herkese âşık olduğunu yazdı.Кроме того, она была настолько прекрасна, что в неё влюблялись все мужчины.
Myanmar ve Pakistan diplomatik ve ticari ilişkilerini aktif bir şekilde sürdürüyorlar.В наши дни Индонезия и Намибия стремятся усилить экономические и торговые отношения.
Machiavelli, kardinalle ve Medici ailesiyle ilişkilerini güçlendirir ve onların himayesine girer.Триполи знакомится с семьей и друзьями Качорры и втирается к ним в доверие.
Hukuk, birey-toplum-devlet ilişkilerinde ortak iyilik ve ortak menfaati gözetir.10) Сочетание интересов общества и законных интересов граждан.
Zaten, "Dead Things"'te, Buffy, ona ilişkilerinin olduğunu söylemişti.В ответ на зов друзей Тульс говорит, что занят.
Pitt ile ilişkilerine "Brangelina" deniliyor.Свои отношения с Тербланшем называл братскими.
Türkiye Dışişleri Bakanlığı, iki ülke arasındaki ilişkilerin "olağanüstü bir seviyede" olduğunu söylemiştir.يصف وزارة الشؤون الخارجية في تركيا العلاقات الحالية في "مستويات متميزة".