ilişkilerin ile cümle
ilişkilerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Dış politika konusunda, CDU kendisini Avrupa birleşmesine ve ABD ile güçlü ilişkilerine adamıştır.Όσον αφορά την εξωτερική πολιτική, το CDU αποδέχεται την Ευρωπαϊκή ολοκλήρωση και μια ισχυρή σχέση με τις ΗΠΑ.
Mart 2011'de People dergisi çiftin ilişkilerini sonlandırdığını duyurdu.Στις 18 Μαρτίου 2011, το περιοδικό People ανακοίνωσε ότι το ζευγάρι είχε δώσει τέλος στη σχέση του.
Bu, ilişkilerinde güvensizliğe yol açmaktadır.Αυτό δημιουργεί εντάσεις στη σχέση τους.
İlişkilerine eskisi gibi devam ettiler.Στη διαπραγμάτευση συμφώνησαν τα ίδια με πριν.
Arnavutluk'un dış ilişkileri, ülkenin diğer hükûmet ve halklarla olan ilişkilerini ifade eder.Οι εξωτερικές σχέσεις της Αλβανίας αφορούν τις σχέσεις της με άλλες κυβερνήσεις και λαούς.
Sessizlik insan ilişkilerinde en önemli silah.Η σύγκρουση αποτελεί μία από τις πιο βασικές σχέσεις στις ανθρώπινες κοινωνίες.
Pakistan Hindistan'la bütün diplomatik ilişkilerini kesti.Η χώρα έχει ενισχύσει τους διπλωματικούς δεσμούς της με την Κύπρο.
Severa'nın, ilişkilerinin tamamı hakkındaki düşünceleri çok iyi kaydedilmemiştir.Οι απόψεις της Σεβήρας για τα γεγονότα αυτά δεν είναι γνωστές με σαφήνεια.
Oyuncular Simlerin kontrollerini ellerine geçirerek etkileşimlerini, ilişkilerini ve aktivitelerini yönetir.Τα παιδιά αναπαριστούν την πραγματικότητα στον εαυτό τους με τη χρήση συμβόλων, λέξεων και χειρονομιών.
Evlilik dışı ilişkilerinden iki tane de kızı olduğu söylenmektedir.Πιστεύεται ότι είχε δύο ακόμη κόρες από εξωσυζυγικές σχέσεις.
Bu sözleşme Türk-İngiliz ve Türk-Sovyet ilişkilerinde bir dönüm noktası olmuştur.Το γεγονός αυτό παραλίγο να δημιουργήσει εντάσεις στις σχέσεις Ιαπωνίας και Βρετανίας.
İlişkilerinin ilk döneminde iki kere intihara kalkıştı.Hun forsøgte selvmord i begyndelsen af deres forhold.
Türkiye'nin dış ilişkilerinin bir diğer belirleyici unsuru Amerika Birleşik Devletleri ile ilişkiler olmuştur.Det andet definerende aspekt af Tyrkiets udenrigsforhold har været landets bånd med USA.
Arno Breker, Albert Speer ve Hitler ile kişisel ilişkilerini korumaya devam etti.Han vedligeholdt et personligt forhold til Albert Speer og Hitler.
1989 - İran, Birleşik Krallık ile diplomatik ilişkilerini kesti.1990 - England genoptager diplomatiske forbindelser med Iran.
1961 - Amerika Birleşik Devletleri, Küba ile ilişkilerini kesti.1961 - USA bryder de diplomatiske bånd til Cuba.
Pakistan Hindistan'la bütün diplomatik ilişkilerini kesti.Som en følge af dette, brød Spanien sine diplomatiske forbindelser med Guatemala.
Bu ilişkilerinden birçok gayrimeşru çocuğu oldu.Jeg havde så mange kærester på dette punkt.
Konsey'in dış ilişkilerinden sorumlu üyesidir.Derudover er han medlem af Council on Foreign Relations.
Türkiye ile ilişkilerin kurulması için büyük çaba sarf etmiştir.De førte til et forsøg på at opbygge bedre forbindelser til Rusland.
Böylece iki ülke arasındaki ilişkilerin normalleşme süreci başlamıştır.Det lagde grunden til en normalisering af forholdet mellem de to lande.
Kutsal Makam devletlerle olan diplomatik ilişkilerini sürdürmektedir.Den Hellige Stol har diplomatiske forbindelser med næsten alle verdens lande.
3 Şubat - Amerika Birleşik Devletleri, Almanya ile olan diplomatik ilişkilerini kesti.1917 - USA afbryder de diplomatiske forbindelser med Tyskland.
Bu antlaşmayla Ürdün, Mısır'dan sonra İsrail ile ilişkilerini normalleştiren 2. Arap ülkesi olmuştur.Aftalen gjorde Jordan til det andet arabiske land, som normaliserede sine relationer med Israel.
Ağustos 2010'da ilişkilerinin bittiğini duyurdular.I december blev det afsløret, at deres forhold var slut.
Borç ilişkilerinde sorumlulukGæld Obligation Pant Kviklån
1945 - Türkiye, Japonya ile ilişkilerini kesmeye karar verdi.1958 - Grækenland afbryder sine militære forbindelser med Tyrkiet på grund af Cypern.
Eski tarz sıcak ilişkilerini kaybetmemiş bir mahalledir.Hede var i fortiden uopdyrkede områder uden skov.
Yaşanan çete ilişkilerinden dolayı kendisine şantaj ve tehditle çıkar sağlar.Han bliver udsat for afpresning fra en ungdomsbande.
Bebeğin ardından kızlarının da ölümü ilişkilerini iyice sarsar.De boede på af hensyn til børnene endnu sammen på døds-tidspunktet.
Bu sözleşme Türk-İngiliz ve Türk-Sovyet ilişkilerinde bir dönüm noktası olmuştur.Dette problem har fortsat været et irritationsmoment i syrisk-tyrkiske forbindelser.
Üçüncü sezonda (1998–1999), kaçışından sonra, Buffy, arkadaşları ve ailesiyle olan ilişkilerini düzeltmelidir.I tredje sesong (1998–1999) tar Buffy opp igjen kallet sitt og kommer tilbake til familie og venner.
1964 - Tayvan, Fransa ile diplomatik ilişkilerini kesti.1964 – Taiwan bryter alle diplomatiske bånd med Frankrike.
August Schleicher, Hint-Avrupa dil ailesindeki dillerin ilişkilerini araştırmıştır.Schleicher utforsket sammenhengene innenfor den indoeuropeiske språkfamilien.
3 Şubat - Amerika Birleşik Devletleri, Almanya ile olan diplomatik ilişkilerini kesti.10. februar – Storbritannia bryter de diplomatiske forbindelsene med Romania.
1917 - I. Dünya Savaşı: ABD, Almanya ile diplomatik ilişkilerini kesti.1917 – Første verdenskrig: USA bryter alle diplomatiske forbindelser med Tyskland.
Roma Senatosu'nda Yahudiye ile dostluk ilişkilerini yineleyen iki bildiri yayınlandı.To forordninger ble vedtatt i det romerske senatet som etablerte en avtale om vennskap med Judea.
1953 - SSCB, İsrail ile diplomatik ilişkilerini kesti.1953 – Sovjetunionen bryter alle diplomatiske bånd til Israel.
Bu antlaşmayla Ürdün, Mısır'dan sonra İsrail ile ilişkilerini normalleştiren 2. Arap ülkesi olmuştur.Avtalen gjorde Jordan til det andre arabiske landet som normaliserte sine relasjoner med Israel.
Mart 2011'de People dergisi çiftin ilişkilerini sonlandırdığını duyurdu.Den 18. mars 2011, rapporterte kjendis-magasinet People at paret hadde avsluttet deres forhold.
Böylece iki ülke arasındaki ilişkilerin normalleşme süreci başlamıştır.Det la til rette for en normalisering av forholdet mellom de to landene.
Sonrasında o ve yakın arkadaşı Domination, grupla ilişkilerini kestiler.Sju år etter var altså han og frøken Skjære fremdeles bare forlovet.
Brejnev Mart 1982 tarihinde Taşkent'te yaptığı konuşmada ilişkilerin normalleşmesi için çağrıda bulundu.Bresjnev responderte i sin tale i Tasjkent i mars 1982, da han igjen talte for normalisering.
Ancak bu anlaşmalar Küba ile ilişkilerin bozulmasına sebep oldu.Disse hendelsene førte til at kommunikasjonen med India ble avbrutt.
2003 yılında dört yıllık ilişkilerini sonlandırdılar.De brøt sitt seks år lange forhold i 2011.
Xander, Drakula'nın etkisinden kurtulduktan sonra Dawn ona karşı dürüst olur ve ikili ilişkilerini bitirir.Han endrer trolldommen, og når Titania våkner opp, blir de to forent.
Tech 3, KTM makinelerine geçerek Yamaha ile olan yirmi yıllık ilişkilerini sona erdirecek.Tech 3 akan beralih ke mesin KTM, mengakhiri hubungan dua puluh tahun mereka dengan Yamaha.
Uluslararası bilgilendirme de uluslararası ilişkilerin bir aracı olarak düşünülebilir.Pengungkitan aib internasional dapat dianggap sebagai alat hubungan internasional.
Rusya ile AB ilişkilerinin hukuki temeli 1997 yılında yürürlüğe giren Ortaklık ve İşbirliği Anlaşması'dır.Dasar hukum untuk hubungan Uni Eropa dengan Rusia adalah Perjanjian Kooperatif dan Kerjasama tahun 1997.
Çeşitli ilişkilerinden olan oğulları Efendi Hajong ve Efendi Bojong 11. ve 16. Hwarang Komutanları oldular.2 putranya (lewat banyak relasi), Lords Hajong dan Bojong, masing-masing menjadi Pungwolju ke-11 dan ke-16.
1953 - SSCB, İsrail ile diplomatik ilişkilerini kesti.1953 - Uni Soviet memutuskan hubungan diplomatik dengan Israel.
İlişkilerine eskisi gibi devam ettiler.Dan mereka hidup seperti sebelumnya.
1964 - Tayvan, Fransa ile diplomatik ilişkilerini kesti.1964 - Republik Tiongkok (Taiwan) memutuskan hubungan diplomatik dengan Prancis.
Bir bakıma, uluslararası ilişkilerin tüm diğer araçları diplomasinin başarısızlığı sonucu kullanılırlar.Sampai batas tertentu, semua alat hubungan internasional lainnya dapat dianggap sebagai kegagalan diplomasi.
Ancak Ocak 2013'te ilişkilerini sonlandırdılar.Hubungan mereka selesai pada bulan Januari 2007.
Kont uzun aşk yerine kısa aşk ilişkilerini tercih etmektedir.INFJ lebih memilih hubungan satu-satu dalam kelompok besar.
Çıkma, romantik insan ilişkilerindeki evrelerden biri.Ia memutuskan untuk menjauh dari kegiatan pecinta alam.
Birlikte Los Angeles'ta yaşamaya başladılar fakat Eylül 2013'te ilişkilerinin sona erdiğini açıkladılar.Họ sống cùng nhau ở Los Angeles nhưng kết thúc cuộc hôn nhân vào tháng 9 năm 2013.
Görüşme sonrasında Đilas ve Kardelj, Yugoslav-Sovyet ilişkilerinin bir çıkmaza ulaştığını anlamışlardı.Sau sự việc này, chính Đilas và Kardelj đã thừa nhận mối quan hệ Nam Tư - Xô viết đã đi vào ngõ cụt.
1974 yazında ada üzerindeki bu gelişmeler, Türkiye-Yunanistan ilişkilerinde tek hakim konu oldu.Các sự kiện trong mùa hè năm 1974 là trọng tâm chính trị trên hòn đảo, cũng như quan hệ Hy Lạp-Thổ Nhĩ Kỳ.