ilişkiler ile cümle
ilişkiler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
1999'dan ölümüne kadar Avrupa ilişkileri hakkında dersler verdi.Χρημάτισε υπουργός Επικοινωνιών από το 1999 ως το θάνατό της.
Suriye, Filistin, Hindistan ve Çin'le ticari ilişkileri vardı.Εμπορικά συναλλάσσονταν με την Αραβία, την Ινδία, την Περσία και την Κίνα.
Türkiye Uluslararası İlişkiler ve Stratejik Analizler Merkezi Sitesi.Διεθνείς σχέσεις και στρατηγική στον Θουκυδίδη.
Hala birliktedirler, ilişkileri normal gitmektedir.Παρότι μένουν μαζί, η σχέση τους είναι πάντα φιλική.
Ostrogotlar Krallığı ile Vandallar Krallığı arasındaki ilişkiler gittikçe daha düşmanca olmaya başladı.Η σύγκρουση μεταξύ της χήρας και του αυτοκράτορα έγινε πιο σοβαρή.
Bu ilişkiler karşılıklı olarak gelişti.Τα Κοινά αυτά προέκυψαν εξελικτικά.
Yönetici- çalışan arasındaki ilişkiler gelişir.Η σχέση συνεργασίας μεταξύ προπονητή και αρχηγού είναι καθοριστική.
Bu dönemde Prusya ile de diplomatik ilişkiler kurdu.Επίσης ανέλαβε διπλωματικές σχέσεις με την Περσία.
Bunlardan 40’ı ilişkileri geri çekmiş veya dondurmuştur.Το 40 π.Χ. συγκρούστηκαν με τους Δάκες και ηττήθηκαν.
Bu olaydan sonra iki devlet arasındaki ilişkiler hep kötü durumda olmuştur.Έκτοτε, οι σχέσεις μεταξύ των δύο κρατών ήταν πάντοτε τεταμένες.
Bangladeş-Türkiye ilişkileri, Bangladeş ve Türkiye arasındaki ikili ilişkileri ifade eder.Οι σχέσεις Μπανγκλαντές και Κύπρου αναφέρονται στις διμερείς σχέσεις μεταξύ του Μπαγκλαντές και της Κύπρου.
"Tarım-Meteoroloji İlişkileri".«Μονή Ρουσάνου Μετεώρων».
İlişkileri kısa sürer.Η συνεύρεση είναι σύντομη σε διάρκεια.
Dış ilişkiler, başkent Tiran'da bulunan Avrupa ve Dışişleri Bakanlığı aracılığıyla yürütülür.Οι εξωτερικές σχέσεις διεξάγονται μέσω του Υπουργείου Εξωτερικών που έχει έδρα στα Τίρανα.
Yazar, uluslararası ilişkiler konuları üzerinde çalışmıştır.Διεθνείς διπλωμάται, ατενίσατε το έργον σας.
Ancak bir süre sonra ikilinin ilişkileri bozulmaya başlar.Σύντομα όμως άρχισε να επικρατεί ένταση στις σχέσεις των δύο γυναικών.
Severa'nın, ilişkilerinin tamamı hakkındaki düşünceleri çok iyi kaydedilmemiştir.Οι απόψεις της Σεβήρας για τα γεγονότα αυτά δεν είναι γνωστές με σαφήνεια.
İmzalanan barış anlaşması ile iki devlet arasında siyasî ilişkiler yeniden başladı.Ο αγώνας μεταξύ των δύο κομμάτων για το νέο κρατικό σύστημα μόλις άρχισε.
1933 - Amerika Birleşik Devletleri, Sovyetler Birliği ile ticari ve diplomatik ilişkiler kurmaya başladı.1947 - Οι Ηνωμένες Πολιτείες Αμερικής και το Πακιστάν συνάπτουν για πρώτη φορά διπλωματικές σχέσεις.
1960 yılında ise muhalefet ve iktidar arasındaki ilişkiler kopma noktasına geldi.Μέχρι την ανεξαρτησία της χώρας το 1960, οι διαφορές στην πρόσβαση στη σύγχρονη παιδεία ήταν μεγάλες.
İlişkileri 2 yıl boyunca devam etmiştir.Η σχέση τους κράτησε 2 χρόνια.
Bulgaristan-Türkiye ilişkileri, Türkiye ile Bulgaristan'ın sürdürdüğü uluslararası politikaları içerir.Η βουλγαρική συμπεριφορά είχε επίσης μακροπρόθεσμες επιπτώσεις στις σχέσεις Ρωσίας-Βουλγαρίας.
Türler arasındaki ilişkiler henüz çok iyi incelenmemiştir.Παρ' όλα αυτά οι σχέσεις ανάμεσα στους διάφορους υποκλάδους δεν είναι ακόμα καλά εξακριβωμένες.
Nitekim Montrö'den sonra Türk-İngiliz ilişkileri daha hızlı gelişmeye başladı.Κατά τη διάρκεια της προεδρίας του, οι σχέσεις Ουκρανίας-Ρωσίας άρχισαν να βελτιώνονται.
Günümüzde artık ağırlıklı olarak basın ilişkileri kapsamında faaliyetler yürütülmektedir.Σήμερα λαμβάνεται σοβαρά υπόψη σε ανάπτυξη ειδικών μέτρων ασφαλείας.
Çok Kültürlü Ortamlarda Halkla İlişkiler, 2005.Λυρικές σχέσεις, Λευκωσία 2005.
Charlie ve Marcy Runkle'ın evliliği ve ilişkileri sorunludur.Ο γάμος του Robert και της Kitty εξακολουθεί να έχει προβλήματα.
Günümüzde, funktörlerin çeşitli kategorilerle ilişkileri modern matematik yoluyla kullanılıyor.Σήμερα, οι συναρτητές χρησιμοποιούνται σε όλα τα σύγχρονα μαθηματικά για να συσχετίσουν διάφορες κατηγορίες.
Yakın ilişkilere değer verirler, bu tür ilişkileri başlatmakta ve sürdürmekte başarılıdırlar.Κάνοντας κάποια πράγματα να συνεργαστούν, φέρνοντας τα πιο κοντά από ότι ήταν πριν.
Oyuncular Simlerin kontrollerini ellerine geçirerek etkileşimlerini, ilişkilerini ve aktivitelerini yönetir.Τα παιδιά αναπαριστούν την πραγματικότητα στον εαυτό τους με τη χρήση συμβόλων, λέξεων και χειρονομιών.
Evlilik dışı ilişkilerinden iki tane de kızı olduğu söylenmektedir.Πιστεύεται ότι είχε δύο ακόμη κόρες από εξωσυζυγικές σχέσεις.
Yine bu dönemde Amerika Birleşik Devletleri ile olan ilişkilerde kısıtlı bir iyileşme görüldü.Τον ίδιο καιρό εργάσθηκε επίσης έντονα για τη σύσφιξη των σχέσεων με τις ΗΠΑ.
Her iki ülke de 7 Temmuz 2006’da diplomatik ilişkiler kurdu.Και οι δύο χώρες συνήψαν διπλωματικές σχέσεις στις 18 Δεκεμβρίου του 2006.
"Terim ilişkileri" terimler arasındaki bağlantılardır.Καθορισμός των σχέσεων μεταξύ των εννοιών.
ABD ve Avrupa ülkeleri ile yakın ilişkiler kurdu.Οι άλλες χώρες απλά διατήρησαν στενή συνεργασία με τις ΗΠΑ.
Bu sözleşme Türk-İngiliz ve Türk-Sovyet ilişkilerinde bir dönüm noktası olmuştur.Το γεγονός αυτό παραλίγο να δημιουργήσει εντάσεις στις σχέσεις Ιαπωνίας και Βρετανίας.
Rusya diğer BRICS ülkeleri ile güçlü ve olumlu ilişkiler sürdürmektedir.Rusland opretholder stærke og positive forbindelser med andre BRICS-landene.
İki hükümet, Brüksel Anlaşması'nın bir parçası olarak 2013'te ilişkileri normalleştirmeye başladı.De to regeringer begyndte at normalisere deres diplomatiske forhold i 2013 som en del af Bruxellesaftalen.
Sovyetler Birliği'nin dağılmasından bu yana, Rusya ABD ve NATO ile dostça ilişkiler geliştirmiştir.Siden Sovjetunionens opløsning har Rusland udviklet et venligere forhold til USA og NATO.
Antlaşma genel olarak iki ülke arasındaki ilişkileri status quo ante bellum durumuna getirdi.Traktaten genoprettede forholdet mellem de to lande til status quo ante bellum.
İlişkilerinin ilk döneminde iki kere intihara kalkıştı.Hun forsøgte selvmord i begyndelsen af deres forhold.
Ancak ilişkileri çok kısa sürer.Deres forhold er dog kortlivet.
Kore ve Çin arası ilişkiler bu dönem iyi kaldı.Forholdet mellem Korea og Kina forblev relativt fredeligt i denne periode.
Türkiye'nin dış ilişkilerinin bir diğer belirleyici unsuru Amerika Birleşik Devletleri ile ilişkiler olmuştur.Det andet definerende aspekt af Tyrkiets udenrigsforhold har været landets bånd med USA.
Arno Breker, Albert Speer ve Hitler ile kişisel ilişkilerini korumaya devam etti.Han vedligeholdt et personligt forhold til Albert Speer og Hitler.
Azerbaycan-Türkiye ilişkileriKonflikter mellem Indien og Pakistan
1989 - İran, Birleşik Krallık ile diplomatik ilişkilerini kesti.1990 - England genoptager diplomatiske forbindelser med Iran.
1961 - Amerika Birleşik Devletleri, Küba ile ilişkilerini kesti.1961 - USA bryder de diplomatiske bånd til Cuba.
Uluslararası alanda çoklu ilişkileri vardır.Den har internationale forbindelser.
İlişkileri sadece Greg'in tercihleriyle belirlenemiyordur.Man kan bare spekulere over Scotts egentlige motiver.
Venedik ve Roma ile iyi ilişkiler içindeydi.De rettede blikket mod Venedig og Rom.
Pakistan Hindistan'la bütün diplomatik ilişkilerini kesti.Som en følge af dette, brød Spanien sine diplomatiske forbindelser med Guatemala.
Bu ilişkilerinden birçok gayrimeşru çocuğu oldu.Jeg havde så mange kærester på dette punkt.
Her iki ülke de işbirliğini genişletme ve ilişkileri güçlendirme konusunda anlaştılar.Begge søgte at udvide deres indflydelse og territorier.
Konsey'in dış ilişkilerinden sorumlu üyesidir.Derudover er han medlem af Council on Foreign Relations.
Türkiye ile ilişkilerin kurulması için büyük çaba sarf etmiştir.De førte til et forsøg på at opbygge bedre forbindelser til Rusland.
İkili tesadüfen çarpışır ve ilişkileri başlar.De to faldt straks for hinanden og indledte et forhold.
Böylece iki ülke arasındaki ilişkilerin normalleşme süreci başlamıştır.Det lagde grunden til en normalisering af forholdet mellem de to lande.
Aralarında mantıksal ilişkiler vardır: Bazı görevler arka arkaya yerine getirilir.Gensidigt bebyrdende skyldforhold er særlige på flere måder: Fordringerne hænger sammen.
Litvanya, altı kıtada 149 ülke ile diplomatik ilişkiler kurmuş ve konsolosluklar açmıştır.Litauen har diplomatiske forbindelser med 149 lande.