ilişkiler ile cümle
ilişkiler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Her iki ülke de 1973'te diplomatik ilişkiler kurdu.1977 decemberében a két ország megszakította a diplomáciai kapcsolatokat.
Yerli Rumlarla iyi komşuluk ilişkileri içinde bulundular.Igyekezett jószomszédi viszonyt ápolni a környező államokkal.
İlişkiler ortada.A viszony.
Uluslararası bilgilendirme de uluslararası ilişkilerin bir aracı olarak düşünülebilir.Ezen kívül az államnak késznek kell lennie a nemzetközi kapcsolatokról való döntésre.
1988 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü'nden mezun olmuştur.1988-ban az Ankarai Egyetem Politikatudományi Tanszék Nemzetközi Kapcsolatok szakán szerzett diplomát.
Suriye-Türkiye ilişkileriTrinidad és Tobago szigetei
Buna göre komşu yerli halklarla iyi ilişkiler sürdürmek hem ticaret hem de siyasi açıdan avantajlıydı.Az újság működtetése közben sikeres kapcsolatokat teremtett, mind a politika, mind a kereskedelem területén.
Aşağıda, bu ilişkilerin birkaçı açıklanmıştır.Számos ezen jellemzők közül lent is meg van tárgyalva.
Bu dönemde yönetim ile toplum arasındaki ilişkiler oldukça gergin geçiyordu.A király és az országgyűlés között gyakran feszült volt a viszony.
Dizi, Caillou adlı 4 yaşındaki bir erkek çocuğun insanlarla ilişkilerini ve günlük yaşamını konu alır.A főhős neve, Caillou, aki 4 éves kisfiú, és sok kalandos élménnyel tölti életét.
Bu bölümlendirmenin, onların filogenetik ilişkilerini yansıttığı görülmektedir.Ez a felosztás a gyakorlati alkalmazást segíti, nem tükrözi a filogenetikus kapcsolatokat.
Le droit des gens(Uluslararası Hukuk), büyük oranda politik felsefe ve ulusararası ilişkiler ile ilgilidir.II. füzet/ A kisebbségek jogi helyzete a békeszerződések és más nemzetközi egyezmények értelmében.
İsviçre de benzer iki-taraflı antlaşmalar aracılığıyla Avrupa Birliği ile ilişkiler kurdu.A szovjet–lengyel viszonyt kétoldalú megállapodással rendezte a Szovjetunióval.
Sosyal ilişkileri daha da pekiştirdi.Szociális értelemben messzebbre nyúltak.
Uluslararası ilişkilerin kısılması veya kopması.Nemzetközi kapcsolatok kiépítése, ápolása.
Uluslararası İlişkiler Araştırma ve Tartışma Platformu (uiportal.net).Családi, életrajzi adatai (Geneall.net).
Halkla İlişkiler ve Yayın olmak üzere iki departmana sahiptir.Két bizottságot említett világosan a külügyit és az oktatásit.
1972 yılında Moskova Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Enstitüsü'nden mezun oldu.1972-ben a moszkvai Nemzetközi Kapcsolatok Intézetében tanult.
Ama o günden sonra ikisi de birbirleriyle ilişkileri hakkında konuşmamıştır.És attól a naptól kezdve igyekeztem nem beszélni senkivel.
3 Şubat - Amerika Birleşik Devletleri, Almanya ile olan diplomatik ilişkilerini kesti.3. helmikuuta – Yhdysvallat katkaisi diplomaattisuhteet Saksaan.
Arnavutluk'un başlangıçta Sovyetler Birliği ve diğer Doğu Bloku ülkeleri ile yakın ilişkileri bulunmaktaydı.Albanialla oli alun perin läheiset suhteet Neuvostoliittoon ja muihin itäblokin maihin.
1940 - II. Dünya Savaşı: Birleşik Krallık ve Vichy Fransası diplomatik ilişkilerini kestiler.1940 – Toinen maailmansota: Yhdistynyt kuningaskunta ja Vichyn Ranska katkaisivat diplomaattisuhteet.
1980 - İsrail ve Mısır arasında diplomatik ilişkiler başladı.1980 – Israel ja Egypti solmivat diplomaattisuhteet.
"Bu dizi seks, aşk, ilişkiler, kariyer yani hayatınızda her şeyin mümkün olduğu zaman hakkında."Se on seksistä, rakkaudesta, suhteista, urista, ajasta jolloin elämässä kaikki on mahdollista.
2008 yılının sonlarında, Tshisekedi UDPS Dış İlişkiler Ulusal Sekreteri olarak seçildi.Tshisekedi valittii vuonna 2008 UDPS:n ulkosuhteiden kansalliseksi johtajaksi.
1961 - Amerika Birleşik Devletleri, Küba ile ilişkilerini kesti.1961 – Yhdysvallat katkaisi diplomaattisuhteensa Kuubaan.
1933 - Amerika Birleşik Devletleri, Sovyetler Birliği ile ticari ve diplomatik ilişkiler kurmaya başladı.1933 – Yhdysvallat ja Neuvostoliitto solmivat diplomaattisuhteet.
Bu ilişkiler daha sonra çok işine yarayacaktı.Näistä tavoista hänelle oli myöhemmin hyvin paljon hyötyä.
Ek olarak tüm ticari ilişkiler de askıya alınmıştır.Jopa kaikki taloudellinen tuki lopetettiin.
Ana madde: Friends (5. sezon) Sezon boyunca Monica ve Chandler ilişkilerini arkadaşlarından saklamaya çalışır.Viidennellä tuotantokaudella Monica ja Chandler yrittävät pitää seurustelusuhdettaan salassa ystäviltään.
İlişkileri hep gergin olarak devam etti.Heidän väliset suhteensa pysyivät kireinä.
Chandler sarkastik şakaları ve ilişkilerdeki şanssızlıklarıyla bilinmektedir.Chandler tunnetaan sarkastisesta huumoristaan ja huono-onnisista seurustelusuhteistaan.
ABD ve Avrupa ülkeleri ile yakın ilişkiler kurdu.Komissio tekee tiivistä yhteistyötä jäsenvaltioiden ja Euroopan parlamentin kanssa.
Fakat sonra iki ülke arasındaki ilişkiler yumuşamaya başladı.Käytännössä kolmen valtion ulkopolitiikka alkoi kuitenkin etääntyä toisistaan.
İlişkilerinin ilk döneminde iki kere intihara kalkıştı.Syvinten henkisten kriisiensä aikana hän yritti kahdesti itsemurhaa.
2 ay sonra ilişkileri bitmiştir.Suhde loppui parin kuukauden päästä.
Pakistan Hindistan'la bütün diplomatik ilişkilerini kesti.Jordania katkaisi välittömästi diplomaattisuhteensa Tunisiaan.
Aralık 2016'da Paolo Gentiloni Hükümeti'nde Parlamento ile İlişkiler Bakanı olmuştur.Boschi jatkoi 12 joulukuuta 2016 Paolo Gentilonin hallituksessa valtiosihteerinä.
SSCB'yle yakın ilişkiler geliştirdi.Suhteet EEC:n kanssa lähenivät.
Buna karşın Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile ilişkilerde yakınlaşma oldu.Kaikki ei ole hyvin Yhdysvaltain suhteissamme.
1979 - Çin ile Amerika Birleşik Devletleri arasında diplomatik ilişkiler başladı.1979 – Yhdysvallat ja Kiina solmivat diplomaattiset suhteet.
Tüm bunlar olurken Anya ve Xander, ilişkilerinin tamamen bittiğine karar vermişlerdir.Vaikka kaikki tietävät jo, Jenny ja Shane yrittävät pitää suhteensa salaisena.
İlişkiler ortada.Asioiden suhteet.
Şarkı sözleri ise insan ilişkilerini ve insan aşkını işler.Sanoitukset käsittelevät lähinnä ihmissuhteita ja rakkautta.
İlişkiler düzelme seviyesine gelmiştir.Asioitten on aika alkaa parantua.
Bu olay ikilinin ölümlerine dek uzanacak ilişkilerinin temellerini atmış oldu.Tätä huvia kesti sitten molempien kuolemaan asti.
Anlaşma, iki ülke arasındaki ilişkilerin ilerletilmesi için imzalanan en önemli mevzuat.Sopimusta pidettiin merkittävänä askeleena maiden välisten suhteiden lähentämiseksi.
İnsan ilişkilerinde yansıtmalı özdeşim.Tämä vaikuttaa hahmon ihmissuhteisiin.
Burma, İsrail'i tanıyan ilk Asya ülkesi olup diplomatik ilişkileri devam etmektedir.Egypti oli ensimmäinen arabimaa, joka solmi Israelin valtioon diplomaattisuhteet.
Her iki ülke de 1973'te diplomatik ilişkiler kurdu.Maat uusivat diplomaattisuhteensa vuonna 1992.
Empati sayesinde insan ilişkileri gelişir.Ihmissuhteiden onnistumiseen tarvitaan empatiaa.
Sovyetler Birliği'nde, kilise ve devlet arasındaki ilişkiler özel bir kurum tarafından düzenlenirdi.Komitea katsoi, että kirkkojen ja valtion välinen suhde tulisi säilyttää pääpiirteissään ennallaan.
Bulgaristan ve Türk-Bulgar ilişkileri.Serbian ja Bulgarian alueille.
Ancak bir süre sonra ikilinin ilişkileri bozulmaya başlar.Ennen pitkää tämä alkaa tuoda säröjä parin suhteeseen.
Bu kararı takiben, her iki ülke arasında yeniden diplomatik ilişkiler kurulmuştur.Maat solmivat diplomaattiset suhteet uudelleen.
Chandler ve Monica ilişkileri arkadaşlarına anlatırlar.Monica ja Chandler julkistavat suhteensa ystäviensä yllätykseksi ja iloksi.
Uluslararası ilişkiler alanında insanların açlık veya kıtlık durumunda bulunmamasını belirtir.Palautuminen vaatii sen, ettei hahmo ole nälkäinen tai janoinen.
Program dış ilişkileri de kapsıyordu.Rantala on myös juontanut televisio-ohjelmia.
Çocuklar aileleriyle ilişkilerini sadece evleninceye kadar sürdürecekler.Lapset oli tarkoitus kasvattaa kotona aina siihen asti, kun he avioituivat.
Toplantıda savunma ve dış ilişkiler konusunda daha etkili ve yoğun bir işbirliğine gidilmesi kararlaştırıldı.Lisäksi sopimuksessa päätettiin tehostaa yhteistyötä oikeus- ja sisäasioissa.