ilişkiler ile cümle
ilişkiler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
BSU birçok yabancı ülkelerin yüksek okulları ile çok yönlü ilişkiler kurmuştur.FAU menține o gamă largă de contacte internaționale cu alte universități din străinătate.
Filipinler'in Amerika Birleşik Devletleri ile güçlü ilişkileri vardır.Statele Unite ale Americii acordă mai multă autonomie în Filipine .
Bu simbiyotik ilişkiler parazitizm, mutualizm ve komensalizm olarak üçe ayrılırlar.Aceste relații simbiotice pot fi plasate în sfera parazitismului, mutualismului sau comensalismului.
Albümlerin piyasa çıktığı dönemde ise Rose'un diğer grup üyeleri ile ilişkileri giderek gerginleşmeye başlar.Totuși, în momentul lansării, relațiile lui Rose cu colegii de trupă au devenit tensionate.
Ancak bu ayrışmaya rağmen aralarındaki ilişkiler dostça kalmıştır.Deși cei doi au firi diferite, între ei se înfiripă o relație de prietenie.
Her iki ülke de 1973'te diplomatik ilişkiler kurdu.Ambele țări au stabilit relații diplomatice în 1992.
Vimentin ve mikrotübüller arasında sıkı ilişkiler vardır.Nucela ocupă spațiul dintre funicul și micropil.
In Between the Sheets İlişkiler.La hotarul dintre sec.
Ayrıca ABD ve İngiltere'yle iyi ilişkiler sürdürdü.De asemenea a îmbunătațit relațiile țării sale cu SUA și cu Japonia.
ABD ve Avrupa ülkeleri ile yakın ilişkiler kurdu.SUA începeau să aibă un contact mai strâns cu lumea din afară.
1989 - İran, Birleşik Krallık ile diplomatik ilişkilerini kesti.8 septembrie: Canada a întrerupt relațiile diplomatice cu Iranul.
Moskova Devlet Uluslararası İlişkiler Enstitüsü'nde Uluslararası İlişkiler eğitimi almıştır.А absolvit Institutul de relații internaționale la Moscova.
Azerbaycan, bugüne kadar 158 ülke ile diplomatik ilişkiler kurmuştur ve 38 uluslararası örgüte üyedir.Letonia a stabilit relații diplomatice cu 158 de țări.
İki Dünya savaşı arası dönemde, Finlandiya ve Sovyetler Birliği arasındaki ilişkiler gergindi.Relațiile dintre Finlanda și Uniunea Sovietică au fost însă tensionate.
Mu‘âviye'in bazı şairlerle oldukça sıkı ilişkiler kurduğu görülmektedir.Ferească Dumnezeu, se spune că el are niște poezii fine".
La Rochelle Business School'inde uluslararası ilişkiler ve jeopolitik öğretir.El predă în prezent geopolitica și relațiile internaționale la Școala de Comerț - La Rochelle.
Cemaatle Cumhuriyet yönetiminin ileri gelenleri arasındaki ilişkileri geliştirmeye çalışıtı.Ca primar, a știut să aducă îmbunătățiri comunei.
Imrédy ilk olarak İngiltere ile diplomatik ilişkileri geliştirme politikasını izledi.În principal Luisa a fost inițiatoarea succesului diplomatic al unei noi alianțe cu Anglia.
Türkiye ile ilişkilerin kurulması için büyük çaba sarf etmiştir.Uniunea trebuia să netezească relațiile cu Spania.
İnsan ilişkilerini ahlaki bir bakış açısından işlemektedir.Oamenii învață comportamentul criminal prin asociere.
Azerbaycan, bugüne kadar 158 ülke ile diplomatik ilişkiler kurmuştur ve 38 uluslararası örgüte üyedir.Azerbajdzsán 158 állammal tart fenn diplomáciai kapcsolatot, és 38 nemzetközi szervezetnek a tagja.
İlişkileri Hollywood'da başladı.Karrierje Hollywoodban kezdődött.
1961 - Amerika Birleşik Devletleri, Küba ile ilişkilerini kesti.1961 – Az USA megszakítja a diplomáciai kapcsolatokat Kubával.
Uluslararası alanda çoklu ilişkileri vardır.Széles nemzetközi kapcsolatokkal rendelkezik.
Aşağıdaki kladogram ve filogenetik tanımları, evrimsel ilişkilerin mevcut kavramlarını yansıtmaktadır.Az alábbi kladogram és a filogenetikai definíciók az evolúciós kapcsolatok jelenlegi értelmezését tükrözik.
Sunulan adaylar, CID ve Halkla İlişkiler Ofisine bağlı özel ajanlar tarafından incelenir.A jelölteket a CID és a sajtóosztály különleges ügynökei nézik át.
İlişkileri daha da ilerledi ve hayatlarının sonuna kadar birlikte oldular.Kapcsolatuk valamelyest megjavult, de életük végéig külön éltek.
Bu ilişkiler daha sonra çok işine yarayacaktı.Ennek később még igen nagy hasznát vehette.
Ağustos 2010'da ilişkilerinin bittiğini duyurdular.2010. augusztusában kapcsolatuk véget ért.
Üretici güçlerin gelişmesinin biçimleri olan bu ilişkiler, onların engelleri haline gelirler.Ezek a viszonyok a termelőerők fejlődési formáiból azok béklyóivá csapnak át.
Ertuğrul ile iyi ilişkiler kurmuştur.Jó kapcsolatokat ápolt Jamhaddal.
Moskova Devlet Uluslararası İlişkiler Enstitüsü'nü 1964'te bitirmiştir.Tanulmányait a Moszkvai Nemzetközi Kapcsolatok Intézetében végezte 1963-ban.
Şarkı, gizli ilişkiler hakkında bir konsepte sahiptir.A dal egy titokban tartott kapcsolatról szól.
İlişkiler arkadaşlık, romantik ya da ailevi olabilir.Nagyon valószínűsíthető, hogy családi, rokoni vagy baráti viszony is állhat.
1984 yılına kadar Rabin, Knesset’in bir üyesi olarak Dış ilişkiler ve Savunma Komitesi'nde görev aldı.1984-ig Rabin a Knesszet tagja volt és részt vett a Külügyi és Védelmi Bizottság munkájában.
1933 - Amerika Birleşik Devletleri, Sovyetler Birliği ile ticari ve diplomatik ilişkiler kurmaya başladı.1933 – Az USA és a Szovjetunió először veszi fel egymással a diplomáciai kapcsolatot.
Sivil İlişkiler Bakanı Bo Holmberg'le evli olan Lindh, 2 çocuk annesiydi.Lindh férje Bo Holmberg volt, akitől két fia született.
Yaşanan çete ilişkilerinden kendisine şantaj ve tehditle çıkar sağlar.Kollégáit zsarolja és félelemben tartja.
Birlikte geçirdikleri beş yıldan sonra 1999 yılında ilişkileri sona erdi.Kapcsolatuk öt év után, 2013 októberében ért véget.
Bulgaristan-Türkiye ilişkileriBolgárkerék Halásztelken Halásztelek története
Bir konu ve bileşenleri arasındaki ilişkileri gösterir.Hangsúlyozd a feladatok és a kapcsolatok közötti egyensúlyt.
Ayrıca Dış İlişkiler Konseyi üyesiydi.Ezenkívül a Nemzetközi Kapcsolatok Bizottsága tagja is volt.
Bu ilişkiler karşılıklı olarak gelişti.Kapcsolatuk kölcsönös tiszteletté alakult.
Pakistan Hindistan'la bütün diplomatik ilişkilerini kesti.Litvánia megszakította diplomáciai kapcsolatait Lengyelországgal.
Böylece, Fransa ile Almanya arasındaki ilişkilerde, bir yumuşama başladı.Időközben megromlott a kapcsolat Franciaország és Oroszország között.
Bu ilişkilerinden birçok gayrimeşru çocuğu oldu.Ezen kapcsolatokból több törvénytelen gyermeke is származott.
Bu istasyonlar NSA ile ilişkiler açısından önem arz etmekteydi.A jelentésben előkelő helyen szerepel az NSA ilyen jellegű tevékenysége.
Mezun olduktan sonra bir yıl İngiltere’de Reklamcılık ve Halkla ilişkiler eğitimi aldı.Egyetemi képzése után egy évig tanulmányúton volt Angliában és Franciaországban.
1953 - SSCB, İsrail ile diplomatik ilişkilerini kesti.1965 – NSZK diplomáciai kapcsolatot létesít Izraellel.
Malcolm X ile yakın ilişkileri oldu.Nagy hatással voltak rájuk Malcolm X nézetei.
Oyun yazarı ile sapıkça ilişkiler yaşadığını öğrenir.A fiatal író számára bolondság lenne akármilyen elméletet követni.
Ülkenin dış ticaret ilişkileri büyük ölçüde bu limandan karşılanır.Az ország külkereskedelmének nagy része Cotonou kikötőjén keresztül bonyolódik.
Familyadaki birçok balığın ilişkileri pek iyi bilinmez.A parkban élő halfajok nem ismertek eléggé.
Bu simbiyotik ilişkiler parazitizm, mutualizm ve komensalizm olarak üçe ayrılırlar.Ezeket a szimbionta kapcsolatokat feloszthatjuk parazita, mutualista és kommenzalista típusúakra.
Tamgacı: İlteber ile birlikte diğer devletlerle olan ilişkileri düzenler.Tevékenységei: Kiépítette kapcsolatait más szövetkezetekkel.
Bununla beraber, ikisi rekabetçi ilişkilerine de devam ettiler.Végül úgy döntöttek, megtartják a maradék két versenyt is.
University of British Columbia'da Uluslararası İlişkiler okumuştur.A kolumbiai egyetemen nemzetközi kapcsolatokat tanult.
Kadınlara karşı nazik ve kibardır, Kadınlarla ilişkileri çok iyidir.A nőkkel szemben udvarias, tisztelettudó.
Elbette bu komplolara verilen karşılıklar senato ile imparatorun arasındaki ilişkileri zayıflatmıştı.A rendezetlen trónöröklés miatt a viszony ekkor a császár és Soa királya között megromlott.
Papa I. Hadrianus'la dostça ilişkiler kurdu.Hamarosan társas viszonyt alakított Harold E.