ilişkiler ile cümle

ilişkiler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Kont uzun aşk yerine kısa aşk ilişkilerini tercih etmektedir.W czasie bitwy preferują prawie wyłącznie starcia wręcz.
ABD-İran ilişkileri ^ Brzezinski, Zbigniew.Podbielkowski, Zbigniew.
Teori ve Pratikte Halkla İlişkiler.Teoria i praktyka stosunków międzynarodowych.
Bu nedenle, 1960'lı yıllara değin mahallede sosyal ilişkiler fazla gelişmemiştir.Sprawy gospodarki komunalnej aż do połowy lat trzydziestych nie przedstawiały się najlepiej.
Cefa mı çekiliyor?” sorusu komik ve insani ilişkiler içinde irdeleniyor.Życie samo pociągnie Hlynura w pogmatwane seksualno-rodzinne sytuacje.
Pehleviler döneminde Türkiye-İran ilişkileri olumlu bir düzeyde gelişti.Mimo tego stosunki turecko-egipskie były pozytywne.
"ABD – Türkiye ilişkilerinin dönüşümü".Kolejna runda rozmów USA - Kuba.
Şirket Avrupa dışında da ilişkiler sürdürmektedir.Jej zainteresowania sięgały także poza Europę.
İlişkilerine eskisi gibi devam ettiler.Sprawcy ci sami, co poprzednio.
Yüksek lisansını Uluslararası İlişkiler üzerine yaptı.Tytuł magistra uzyskał w dziedzinie stosunki międzynarodowe.
Yaşamları boyunca yakın ilişkileri vardı.Byli oni przez całe życie bliskimi przyjaciółmi.
Farklı dini grupların arasındaki ilişkiler genellikle hoşgörülüdür.Konflikty między pojedynczymi osobnikami rozstrzygane są na ogół w sposób pokojowy.
Evlilikleri ve ilişkileriMałżeństwa i życie osobiste
Toplam dört kez evlenen Süreya'nın, bu evlilikler dışında çeşitli ilişkileri olmuştur.Cemal Süreya był czterokrotnie żonaty.
Chandler sarkastik şakaları ve ilişkilerdeki şanssızlıklarıyla bilinmektedir.Chandler är känd för sina sarkastiska skämt.
Bu, köyler arasındaki ilişkileri geliştirmek ve aralarındaki savaşı önlemek için yapılır.Detta gjordes för att förstärka och förbättra relationerna mellan byarna och för att förhindra krig.
3 Şubat - Amerika Birleşik Devletleri, Almanya ile olan diplomatik ilişkilerini kesti.3 februari - USA bryter de diplomatiska förbindelserna med Tyskland.
Diğer tek heceli şakımalar sosyal ilişkilerde kullanılır ve uçuş çağrısı sert bir tik sesidir.Andra enstaviga pipanden används i sociala kontakter, och flyktlätet är ett strävt teck.
İki ülke arasındaki ilişkiler gelişerek devam etmektedir.Relationerna mellan de två länderna förbättrades stadigt.
2008 yılının sonlarında, Tshisekedi UDPS Dış İlişkiler Ulusal Sekreteri olarak seçildi.I slutet av 2008 utsågs han till UDPS:s nationella sekreterare för externa förbindelser.
Konsey'in dış ilişkilerinden sorumlu üyesidir.Han är medlem av Council on Foreign Relations.
Uluslararası İlişkilerin çalışma alanı oldukça geniştir.De internationella kontakterna är omfattande.
Sıcak İlişkiler.Värmländska släkter.
Estonya-İsveç ilişkileri Estonya ve İsveç arasındaki ikili dış ilişkileri kapsamaktadır.Relationer mellan Estland och Sverige refererar till de bilaterala relationerna mellan Estland och Sverige.
Yukarıdakiler sadece Maxwell ilişkileri değildir.Deltagarna som är med är inte bara från Gotland.
Ancak, Margaret Thatcher iktidarı döneminde biraz gergin ilişkileri bulunmaktaydı.Margaret Thatcher, däremot, vann en storseger på grund av sitt resoluta ingripande.
Çin hanedanı ile evlilik ilişkileri kurarak iyice yakınlaşmışlardır.Och de vill ha ett stort kinesiskt bröllop.
İki ülke arasındaki ticari ilişkiler asgari düzeydedir.Sysselsättningen inom de två områdena är låg.
Diplomatik ilişkiler 1963'te kuruldu.De diplomatiska förbindelserna upprättades 1938.
Türler arasındaki ilişkiler henüz çok iyi incelenmemiştir.Även släktskapsförhållandena mellan de kända arterna är inte helt utredd.
Günümüzde, funktörlerin çeşitli kategorilerle ilişkileri modern matematik yoluyla kullanılıyor.Grupper är närliggande till den moderna matematikens kategoriteori.
Chandler ve Monica ilişkileri arkadaşlarına anlatırlar.Chandler och Monica fortsätter med sitt hemliga förhållande.
Yasal ilişkiler daha çok günün başlangıcı olan 00:00'dan başlar gün sonun 24:00'da biter.Juridiska avtal löper ofta från startdatumet klockan 00:00 till slutdatumet klockan 24:00.
Her iki ülke de 1973'te diplomatik ilişkiler kurdu.Båda staterna upprättade diplomatiska förbindelser 1992.
Deniz ticareti hukuku, deniz üzerinde yürütülen ticari ilişkileri düzenleyen hukuk dalıdır.Sjörätt är ett samlingsnamn på de rättsregler som reglerar sjöfarten.
1980'lerin başında parti-ordu ilişkileri silahlı kuvvetlere kaynak ayrımı konusu nedeniyle gerginleşmiştir.I slutet av 1980-talet växte motståndet mot honom från flera olika väpnade grupper.
İsviçre de benzer iki-taraflı antlaşmalar aracılığıyla Avrupa Birliği ile ilişkiler kurmuştur.Även Schweiz har ett nära samarbete med unionen genom bilaterala avtal.
İlişkilerinin ilk döneminde iki kere intihara kalkıştı.Under sina fängelsevistelser försökte hon även vid två tillfällen begå självmord.
Türkiye'de de, eski başbakan Erdoğan ile olan yakın ilişkileriyle tanınır.Han ansågs även ha för nära band med den förra presidenten Viktor Janukovitj.
Ekim 2008'de ilişkilerine yeniden başladılar.Relationerna har dock förbättrats något sedan oktober 2008.
Bir süre de halkla ilişkiler alanında çalıştı.Hon var under en tid även engagerad i Folkevirke.
Tehlikeli İlişkiler (Les Liaisons Dangereuses), Choderlos de Laclos'un romanıdır.Filmen är baserad på romanen Farliga förbindelser av den franske författaren Choderlos de Laclos.
Vytautas'nın ölümünden sonra Lehistan ile olan ilişkiler oldukça kötü bir hâl aldı.Den reseskildring som utkom först efter Linnés död var mycket omfattande.
İsrail ile Nepal arasındaki diplomatik ilişkiler 1960'ta başladı.Relationer mellan Israel och Nepal inleddes på diplomatisk nivå 1 juni 1960.
Eski Mısırlılar ender olarak komşularıyla ticari ilişkilere girdiler, yabancı mallar Mısır'da pek bulunmazdı.De forntida egyptierna bedrev handel med grannfolken för att få tillgång till sällsynta, exotiska varor.
Aydınoğuları, başlangıçta Osmanlılarla dostane ilişkiler kurulmuştu.Dessa maskiner drevs i början av mänsklig muskelkraft.
Celso Amorim, Brezilya Federal Cumhuriyeti dış ilişkiler bakanı.Celso Amorim, brailiansk diplomat och politiker, Brasiliens utrikesminister.
Cinsel ilişkilerde yaş farkı Gey pornografisi Cinsel yönelim Genel Hart, Jack.Åldersskillnader i sexuella relationer Sexköpslagen ^ Motyl, Jacqueline.
Angola'da LGBT hakları, toplum kesimlerince tabulaştırılır ve eşcinsel ilişkiler yasadışıdır.Prostitution i Hongkong är i sig självt lagligt, men organiserad prostitution är olaglig.
Eraslan-Yayınoğlu İngiliz Halkla İlişkiler Enstitüsü (CIPR) üyesidir.Ungdomsanstalten tillhör Statens institutionsstyrelse (SIS).
Bu elbette Rus-Türk ilişkilerinin normalleşmesini bozmaya yönelik bir provokasyon.Han betonar också vikten av att normalisera relationerna med Ryssland.
Bu nedenle, 1960'lı yıllara değin mahallede sosyal ilişkiler fazla gelişmemiştir.Den snabba ekonomiska utvecklingen sedan mitten av 1950-talet hade inte gynnat hela samhället.
Devletler diğer devletlerle ilişkilerini kendileri düzenler.USA för samtal med enskilda länder.
Aynı zamanda Dış İlişkiler Bakanı olarak hizmet vermektedir.Han tjänstgjorde samtidigt som utrikesminister.
"Tarım-Meteoroloji İlişkileri".Meteorologiska förhållanden.
Kadınlarla sosyal ilişkiler bile kurmadan sanki bir keşiş veya papaz gibi bir hayat yaşadı.Tack vare detta fungerade kvinnligt klosterliv, med en abbedissa som mor, lika väl som ett manligt.
1 Ocak - Çin ile Amerika Birleşik Devletleri arasında diplomatik ilişkiler başladı.1 januari – USA och Kina upprättar diplomatiska relationer.
Bu ilişkiler daha sonra çok işine yarayacaktı.Denna vänskap blev senare av stor betydelse för honom.
İlişkileri daha da ilerledi ve hayatlarının sonuna kadar birlikte oldular.De har precis flyttat ihop och har hela livet framför sig.
Mart 2011'de People dergisi çiftin ilişkilerini sonlandırdığını duyurdu.I mars 2011 tillkännagavs det att paret hade gjort slut.

İlgili Sayfalar