ilişkiler ile cümle

ilişkiler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
1 Ocak - Çin ile Amerika Birleşik Devletleri arasında diplomatik ilişkiler başladı.1er janvier : établissement de relations diplomatiques entre la Chine et les États-Unis.
Cefa mı çekiliyor?” sorusu komik ve insani ilişkiler içinde irdeleniyor.Cruauté . — Profondément inscrite dans la Nature et dans la nature humaine.
Uluslararası ilişkilerde bir bütün olarak ülke ve hükümeti temsil eder.Le président représente le pays et le gouvernement dans son ensemble au niveau international.
Buffy ve Angel ise artık eksiksiz bir ilişkileri olduğuna karar verirler.Buffy et Angel s'expliquent sur leur relation qui semble donc bel et bien terminée.
Meksika ve Amerikan ilişkilerini konu alır.La guerre entre le Mexique et les États-Unis.
Her iki ülke de 1973'te diplomatik ilişkiler kurdu.Les deux pays ont établi des relations diplomatiques en 1960.
Antarktika Antlaşması Antarktika ile ilgili uluslararası ilişkileri düzenleyen bir antlaşmadır.L'Antarctique, régi internationalement par le traité de l'Antarctique.
Bu simbiyotik ilişkiler parazitizm, mutualizm ve komensalizm olarak üçe ayrılırlar.Ces associations peuvent être répertoriées en parasitisme, mutualisme et commensalisme.
Bu arada ama toplumsal ilişkilere karşı bireysel karar alma özgürlüğünden yana olduğunu da vurguluyordu.Néanmoins, il continue d'insister sur le libre arbitre de l'individu face aux déterminismes sociaux.
Kardeşi Guido ile ilişkileri oldukça iyiydi.Sa relation avec Corrado a été vaine.
Kutsal Makam devletlerle olan diplomatik ilişkilerini sürdürmektedir.Le Saint-Siège entretient des relations diplomatiques avec tous les pays de l'Union européenne.
Nero, Seneca'nın da desteği ile annesinin kişisel ilişkilerine karışmasına engel oldu.Néron résista à l'intervention de sa mère dans ses affaires personnelles.
Daha çok dış ilişkilerle ilgilendi.Il s'occupe des relations extérieures.
29 Haziran: Libya ile diplomatik ilişkiler yeniden başladı.1er juillet : rétablissement des relations diplomatiques avec Cuba.
Ancak bir süre sonra ikilinin ilişkileri bozulmaya başlar.Très rapidement, cependant, les relations entre les deux se détériorent.
Bu sırada Gadea, Guatemala’dan gelmişti ve Guevara ile ilişkileri devam ediyordu.Entretemps, Hilda Gadea est arrivée à Mexico et renoue sa liaison avec Guevara.
Buna karşın Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile ilişkilerde yakınlaşma oldu.Sur le plan international, on assiste à un rapprochement avec les États-Unis.
Bulunan bütün sebep-sonuç ilişkileri için işlem tekrarlanır.Ce qu'elle lui reprochera ensuite toute sa vie.
İsviçre de benzer iki-taraflı antlaşmalar aracılığıyla Avrupa Birliği ile ilişkiler kurdu.La Suisse a alors cherché à régler ses rapports avec l'UE par des traités bilatéraux.
Kasım 2001'de Gregory ve başkan Ellis arasındaki ilişkilerde gerginlikler yaşandı.Décembre, les désaccords s'aggravent entre Rivarola et les autres chefs.
Ama sonunda onu sevdiğini söyler ve ilişkileri başlar.Elle lui dit que c'est lui qu'elle aime, et ils débutent une relation.
2008 yılının sonlarında, Tshisekedi UDPS Dış İlişkiler Ulusal Sekreteri olarak seçildi.Fin 2008, il est nommé secrétaire national de l'UDPS chargé de l'extérieur.
1981-1984 yılları arasında Dış İlişkiler Bakanı olmuştur.Il est de 1980 à 1981 ministre des Affaires étrangères.
"Osmanlı-Romen İlişkileri".Égypte gréco-romaine ».
Yusuf, Uluslararası İlişkiler’de Nijerya Cumhurbaşkanı danışmanıydı.Yusuf a été conseillère du Président aux Affaires Internationales.
Valezka ve Eko Fresh 2005 senesinin sonunda uzun süren ilişkilerini sonlandırdılar.Le Niger et Areva avaient toutefois renouvelé jusqu'à fin 2007 les accords qui les lient.
Yerli Rumlarla iyi komşuluk ilişkileri içinde bulundular.Entretenir de bonnes relations avec les pays limitrophes.
İsrail ile Nepal arasındaki diplomatik ilişkiler 1960'ta başladı.Le Népal a établi des relations diplomatiques avec Israël en 1960.
Tehlikeli İlişkiler (Les Liaisons Dangereuses), Choderlos de Laclos'un romanıdır.Le film est inspiré du roman épistolaire Les liaisons dangereuses de l'écrivain français Choderlos de Laclos.
Bu ilişkiler daha sonra çok işine yarayacaktı.Il lui sera fort utile par la suite.
Bireysel ilişkilerde çok derin düşünüp tartma konusunda pek iyi değildir.Incapacité de répondre adéquatement dans les relations interpersonnelles.
Nisan 2005'te, düğünlerine üç ay kala ilişkilerini bitirdiklerini açıkladılar.En décembre 2015, on apprend qu'ils se sont fiancés durant les fêtes de fin d'année.
İki ülke arasındaki ilişkiler gelişerek devam etmektedir.La relation chaleureuse entre les deux pays continue à s'intensifier.
Yaşanan çete ilişkilerinden kendisine şantaj ve tehditle çıkar sağlar.Mais cette dernière lui fait du chantage.
Uluslararası ilişkilerin kısılması veya kopması.Extension des liens internationaux.
Oğlancılık yasaları veya Sodomi yasaları, cinsel suçlar olarak cinsel ilişkileri sınıflayan bir yasadır.Une loi anti-sodomie (en anglais : sodomy law) est une loi pénalisant certains comportements sexuels.
Aynı üniversitenin Uluslararası İlişkiler Bölümü’ndeki Doktora çalışması halen devam etmektedir.Il poursuivie un Doctorat en Relations Internationales dans la même Université.
Konu olarak ise aile ilişkileri gibi şeyleri seçmiştir.Il est l'objet de tractations entre les familles.
Avrupa ülkeleri ile sıkı ticari ilişkiler geliştirdi.L'Asie entreprend de très bonnes relations commerciales avec l'Europe.
Pakistan Hindistan'la bütün diplomatik ilişkilerini kesti.Le Venezuela rompit ses relations diplomatiques.
Daha çok İngiliz-Amerikan ilişkilerine katkı sağlamaya çalışır.Elle pèsera beaucoup sur les relations franco-britanniques.
Ama gençlik yıllarındaki ilişkilerden bazıları dizide belirtilmiştir.Les jeunes de différents âges sont aussi présents dans le groupe.
Sırbistan ve Karadağ hükümetleri ile yakın ilişkiler kurdu.Il entretient des relations structurelles étroites et personnelles avec le TAK.
Bir nesnenin özellikleri veya ilişkileri nedir ve bunlar nesneyle nasıl ilişkilidir?Voyons-nous les choses ou bien le sens qu'elles ont pour nous ?
Üniversitedeki yıllarında uluslararası ilişkilere çalıştı.Au fil du temps, l’université construit ses relations internationales.
1947'de Pakistan'ın bağımsızlığından sonra ikili ilişkiler resmî olarak başladı.Depuis l’Indépendance du Brunei en 1984, les deux pays ont commencé a établir des relations diplomatiques.
Lily ile eğlenceli bir ilişkileri vardır.Il a une relation mouvementée avec Lisa.
Bundan sonra Sovyetler Birliği ile Küba arasındaki ilişkiler ticari alışverişten öteye gidemedi.Dès avant la Seconde Guerre mondiale, les relations entretenues avec Berlin ne sont pas que commerciales.
Öyküyü okurken insan ilişkilerinin nasıl donuklaştığını görünmektedir.Cette approche essaye de comprendre comment les relations humaines se nouent.
Binanın Halkla İlişkiler sorumlusudur.Les bâtiments sont du ressort de la commune.
( İş ve özel ilişkilerde adil ve dengeli kalmak için çaba gösterilmelidir. )(Il suffit alors de déplacer le personnel dans une zone sûre ou sécurisée).
Başkalarına duydukları gereksinimi ve yakın ilişkilerin önemini reddederler.Ils maitrisent le sens des mots et une relation innée avec autrui.
Tara'yla ilişkileri her bakımdan mükemmeldir.Nos relations sont excellentes à tous points de vue.
İnsan ilişkilerini ahlaki bir bakış açısından işlemektedir.Elle régit l’exercice de la profession dans le cadre d’une personne morale.
JVC, 2. Dünya Savaşı sırasında yabancı ortakları ile ilişkilerini kopardı.JVC coupa ses liens avec RCA au début de la Seconde Guerre mondiale.
Çavuş, erlerle subay arasındaki ilişkileri düzenler.Une conjuration éclate parmi ses officiers.
Bu görevde öteki Arap ülkeleriyle ilişkileri geliştirmeye çalıştı.Il s'efforce d'améliorer les relations avec les autres pays du Pacifique.
Aynı zamanda Fudan Üniversitesi'nde uluslararası ilişkiler okudu.Il suit des études d'économie à l'université Fudan.
"Türk-Fransız Siyasi İlişkileri (1930-1938)".Histoire d'une politique franco-allemande (1930-1950).
Kolombiya ve Türkiye arasında diplomatik ilişkiler 1959 yılında kuruldu.Les relations entre l'Union européenne et le Japon sont établies en 1959.

İlgili Sayfalar