ilişkiler ile cümle

ilişkiler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Fransa ve Türkiye'nin ilişkilerinin tarihi 16. yüzyıl başlarına kadar uzanmaktadır.Der Kontakt zwischen Deutschland und Indonesien besteht seit dem 16. Jahrhundert.
1952 sonrasında Amerika'daki cinsel bilimcilerle ilişkiler kuruldu.Vom Jahre 1952 an sind die Kontakte zu Fachwissenschaftlern des Auslandes wieder aufgenommen worden.
Mısır'ın komşuları ile bilinen kayıtlı ilk ilişkileri bu hanedan zamanında başlamıştır.Entsprechende Anzeigen durch missgesinnte Nachbarn verliefen zunächst im Sande.
Sonrasında Adalet ve Kalkınma Partisi ile yakın ilişkileri sürmüştür.Ihr fügte er in der Folgezeit für Gerechtigkeit und Toleranz werbende Inschriftsteine bei.
İki kardeş, 16 yıl boyunca ilişkilerini barış içinde sürdürdüler.Beide Eltern brüten etwa 16 Tage.
Rus-Ermeni ilişkileri, 1700–1828.Zur Geschichte deutsch-russischer Architekturbeziehungen 1800–1840.
Aile hukuku, medeni hukukun kişilerin aile çevresindeki ilişkilerini düzenleyen kısmıdır.Darüber hinaus betrifft das Familienrecht die Beziehung der Familien zum Staat.
İtalya-Yugoslavya ilişkileri I. Dünya Savaşı'nın sonlarına doğru bozulmaya başlamıştı.Die italienisch-ägyptischen Beziehungen waren bis zum Zweiten Weltkrieg ungetrübt.
II. Vatikan Konsili'nden (1962 - 1965) sonra Katolikler'le de dostça ilişkiler kuruldu.Erst das Zweite Vatikanische Konzil (1962–1965) erlaubte weibliche Ministranten.
Evlilikteki ilişkilere genelde izin verilir fakat bazı istisnalar da mevcuttur.Üblicherweise werden じ für ji und ず für zu verwendet, es gibt jedoch Ausnahmen.
KKTC-Türkiye ilişkileriVerhandlungen der k.k.
XI. ve XII. Yüzyıllarda Türk-Ermeni İlişkileri.In: Böhmisch-österreichische Beziehungen im 13.Jahrhundert.
Yurt dışı ilişkiler, topluluğun geçmişinde önemli rol oynadı.Fotografien sind für sie eine wichtige Verbindung zur Vergangenheit.
Böylece iki ülke arasındaki ilişkilerin normalleşme süreci başlamıştır.Sein Amtsantritt leitete den Prozess der Normalisierung der Beziehungen zwischen den beiden Ländern ein.
Kız-erkek ilişkileri işte.Die Mensch-Hund-Beziehung.
Aynı zamanda Şili, Bolivya ve Brezilya ile yakın ticari ilişkileri mevcuttur.Wichtig ist auch der Handel mit den Nachbarländern Chile und Bolivien.
Olumlu, olumsuz, genel ve özel önermeler arasındaki ilişkileri açıklar.So unterscheidet man zwischen aktiven, integrierten und negativen Auszeichnungen.
"Birbirine razı olan ilişkilere doğru: Anarşizm ve Cinsellik".Reflexionen zum Verhältnis von Anarchismus und Christentum".
Böylece insan kendine, kendi emeğine, ilişkilerine, dünyaya ve yaşama yabancılaşır.Alles ist im Einklang mit sich selbst, seiner Umgebung, der Natur.
Moskova Devlet Uluslararası İlişkiler Enstitüsü'nü 1982 yılında bitirmiştir.Im Jahr 1982 absolvierte er das Staatliche Moskauer Institut für Internationale Beziehungen.
Sessizlik insan ilişkilerinde en önemli silah.Siehe Inter arma enim silent leges.
Bunlardan 40’ı ilişkileri geri çekmiş veya dondurmuştur.An die 70 Straßenstücke wurden unterspült oder weggerissen.
Yerli Rumlarla iyi komşuluk ilişkileri içinde bulundular.Mit den neuen ägyptischen Mietern kommt es bald zu gut nachbarlichen Beziehungen.
Geç kalmaları yüzünden öğretmenleriyle her zaman kötü ilişkileri vardı.Il a toujours eu de mauvaises relations avec son professeur à cause de ses retards.
1930'ların son yarısına kadar Türk-Rus ilişkileri sıcak ve biraz kardeşçe idi.Jusqu'à seconde moitié des années 1930, les relations russo-turques étaient chaudes et plutôt fraternelles.
Her iki ülke de işbirliğini genişletme ve ilişkileri güçlendirme konusunda anlaştılar.Les deux pays sont d'accord sur l'élargissement des coopérations et le renforcement des relations.
Baba ile oğul arasındaki kötü ilişkiler bu evliliğin başarısızlıkla sonuçlanmasında rol oynamıştır.La relation compliquée entre le père et fils auraient joué un joué dans l'échec de ce mariage.
Çocuklar aileleriyle ilişkilerini sadece evleninceye kadar sürdürecekler.Les parents vivent avec leurs enfants jusqu’à ce qu’ils se marient eux-mêmes.
Savaş ya da güç kullanımı, uluslararası ilişkilerde son çare olarak kabul edilir.La guerre, l’usage de la force est souvent vue comme l'ultime recours dans les Relations internationales.
Ana madde: Friends (5. sezon) Sezon boyunca Monica ve Chandler ilişkilerini arkadaşlarından saklamaya çalışır.Dans la saison 5, Monica et Chandler essaient de garder en secret leur relation auprès de leur amis.
Fakat sonra Normandiya Dükü ile İngiltere Kralı arasında ilişkiler yine bozuldu.Puis les relations entre le duc de Normandie et le roi d'Angleterre se dégradèrent à nouveau.
1946 yılında ekonomi, tarım ve sosyal ilişkiler bakanı olur.En 1946, il devient ministre de l'Économie, de l'Agriculture et des Affaires sociales.
IPSF, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve UNESCO ile resmi ilişkiler içindedir.RSF entretient des relations officielles avec l'UNESCO.
17 yaşından beri birlikte ilişkileri bulunmaktadır.Ces derniers se connaissent en effet depuis leurs 17 ans.
Serbest atmosferde,, jeostrofik rüzgâr ilişkileri kullanılabilir.Dans l'atmosphère libre, le vent géostrophique devrait être considéré.
Fransa-Osmanlı ittifakı ayrıca Fransa-Asya ilişkilerinde önemli bir sayfa açmıştır.L'alliance franco-ottomane a été un chapitre important des relations franco-asiatiques.
İlişkileri Hollywood'da başladı.Ce sont ses débuts à Hollywood .
Dünyada uluslararası ilişkiler alanında doktora programı başlatan ilk okullardan biridir.Elle a également créé un des premiers programmes de doctorat en relations internationales.
Yüksek lisansını Uluslararası İlişkiler üzerine yaptı.Elle obtient sa licence en Relations internationales.
Bu dönemde İngiliz istihbaratıyla ilişkileri devam ediyordu.Les contacts avec les services de renseignements anglais perdurèrent tout le long de l'histoire.
Farklı dini grupların arasındaki ilişkiler genellikle hoşgörülüdür.Les relations avec les autres communautés étaient en général pacifiques.
Tom savaşa gitmiş, ilişkileri de böylece sona ermiştir.Kevin se rétracte alors et met fin à leur relation.
Kuzeydeki Sudan imparatorluğu ile de ticari ilişkileri bulunuyordu.Il y avait des liens commerciaux privilégiés avec le sud de l'Allemagne.
Bu kararı takiben, her iki ülke arasında yeniden diplomatik ilişkiler kurulmuştur.La Belgique décide de rétablir des relations diplomatiques entre les deux pays.
1989 - İran, Birleşik Krallık ile diplomatik ilişkilerini kesti.Iran : le parlement vote la rupture de toutes relations diplomatiques avec la Grande-Bretagne.
Cumhurbaşkanı olduktan sonra İlham Aliyev ABD ile ilişkileri genişletmeye çalışmıştır.Ilham Aliyev a cherché à élargir ses relations avec les États-Unis.
1990'da Türk-Japon ilişkilerinin 100. yıldönümü etkinlikleri yapıldı.Le cent cinquantième anniversaire des relations franco-japonaises a été célébré en 2008.
Bu öz aslında toplumsal ilişkiler bütünüdür demiştir.Dans sa réalité, elle est l’ensemble des rapports sociaux.
Azerbaycan-Türkiye ilişkilerinin önemini özellikle vurguladı.Les relations turco-azerbaïdjanaise ont toujours été très importantes.
Kamu-medya ilişkileri ve siyasal iletişim alanlarında çalıştı.Souto agira dans le champ des relations publiques et de la communication.
Bazı durumlarda, agorafobi İlişkilerden kaçınma.Ne pas confondre avec l'entreprise de parfumerie Fabergé.
Bu diller arasında derin akrabalık ilişkileri olmayıp bazılarının arasında genetik ilişkiler görülür.On manque d'éléments qui établissent une relation génétique entre ces langues.
Uluslararası İlişkiler'in geliştirilmesini hedeflemektedir.Il a promis d’améliorer les relations internationales.
Bazı uluslararası ilişkiler ise İsviçre Federal Yönetimi tarafından yürütülür.Une présidence tournante annuelle est exercée, comme au sein du Conseil fédéral suisse.
Polat Alemdar'ın istihbaratla olan ilişkilerini sağlamıştır.Mandy Brown aurait-elle contacté des services secrets étrangers ?
Kocasını sevmesine rağmen, gergin bir ilişkileri vardır.Bien qu'il aime sa femme, il a eu une liaison.
Sayın Bakan'ın sülalesinin, ailesinin geçmişinde ne tür ilişkiler var diye bakıyor muyuz?Parler de comptabilité à son patron quand il est nu ?
Neredeyse tüm şarkılarım son 2 yıl boyunca yaşadığım ilişkiler hakkında.C'est une collection de ses chansons des deux dernières années.
Katı hal fiziğine beklenmedik çapraz ilişkiler vardır.La préparation physique prend des proportions inattendues.
Genel sınırları 1834 yılındaki Yerlilerle İlişkiler Kanunu ile belirlenmiştir.Ses limites sont définies par l'Indian Intercourse Act (en) de 1834.

İlgili Sayfalar