ilham ile cümle
ilham kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Nathaniel'den öğrendiklerimden ilham alarakובהשראת מה שלמדתי מנתניאל,
Nathaniel'den öğrendiklerimden ilham alarakومستوحى من ما تعلمته من ناثانيل،
Nathaniel'den öğrendiklerimden ilham alarakスキッド・ロウで 「ストリート・シンフォニー」という
Ne heyacan ve ilham veren bir olay.Aké to vzrušujúce a inšpirujúce podujatie!
Ne heyacan ve ilham veren bir olay.Ce eveniment captivant și înălțător.
Ne heyacan ve ilham veren bir olay.C'est un évènement très excitant et exaltant.
Ne heyacan ve ilham veren bir olay.Cóż za ekscytujące i inspirujące wydarzenie.
Ne heyacan ve ilham veren bir olay.E' un evento emozionante e pieno di ispirazione.
Ne heyacan ve ilham veren bir olay.Je to tak vzrušující a inspirující akce.
Ne heyacan ve ilham veren bir olay.정말 흥미진진하고 고무적인 행사입니다.
Ne heyacan ve ilham veren bir olay.Milyen izgalmas és inspiráló esemény.
Ne heyacan ve ilham veren bir olay.¡Qué evento más emocionante e inspirador!
Ne heyacan ve ilham veren bir olay.Sikke et spændende og inspirerende arrangement.
Ne heyacan ve ilham veren bir olay.Sungguh acara yang menyenangkan dan memberi inspirasi.
Ne heyacan ve ilham veren bir olay.Thật là một sự kiện lớn và đầy cảm hứng.
Ne heyacan ve ilham veren bir olay.Um evento muito estimulante e inspirador.
Ne heyacan ve ilham veren bir olay.War für eine aufregende und inspirierende Veranstaltung.
Ne heyacan ve ilham veren bir olay.Wat een spannend en inspirerend gebeuren.
Ne heyacan ve ilham veren bir olay.Πόσο συναρπαστικό και εμπνευσμένο γεγονός.
Ne heyacan ve ilham veren bir olay.Колко вълнуващо и вдъхновяващо събитие.
Ne heyacan ve ilham veren bir olay.Це настільки захоплююча та надихаюча подія.
Ne heyacan ve ilham veren bir olay.Это такое волнующие и вдохновляющее событие.
Ne heyacan ve ilham veren bir olay.איזה אירוע מרגש ומעורר השראה.
Ne heyacan ve ilham veren bir olay.و يا لها من مناسبة ملهمة و مثيرة
Ne heyacan ve ilham veren bir olay.今お聞きいただいたのはデヴィッド・バラクリシュナンの「スカイライフ」でした
Nelson Mandela'nın yemin törenini gördüm, ve şimdiye kadar yaşadığım en ilham verici olay buydu.Był to jeden z najpiękniejszych momentów w moim życiu.
Nelson Mandela'nın yemin törenini gördüm, ve şimdiye kadar yaşadığım en ilham verici olay buydu.Foi a coisa mais incrível a que já assisti.
Nelson Mandela'nın yemin törenini gördüm, ve şimdiye kadar yaşadığım en ilham verici olay buydu.저는 넬슨 만델라의 취임식을 보았습니다. 그것은 제가 본 것 중 가장 희망적인 장면이었습니다.
Nelson Mandela'nın yemin törenini gördüm, ve şimdiye kadar yaşadığım en ilham verici olay buydu.הייתי עד להשבעתו של נלסון מנדלה, וזה היה הדבר הכי מרומם-רוח שראיתי מעודי.
Nelson Mandela'nın yemin törenini gördüm, ve şimdiye kadar yaşadığım en ilham verici olay buydu.لقد شهدت حفل تنصيب نيلسون مانديلا، وقد كان أكثر شئ رفعةً رأيته على الإطلاق.
Nelson Mandela'nın yemin törenini gördüm, ve şimdiye kadar yaşadığım en ilham verici olay buydu.それが今までで一番心躍ることでした それは人間性の最良の側面の実証でした
Neyse, bu bizim ilham perimiz Tucker.A oto jest nasza muza Tucker.
Neyse, bu bizim ilham perimiz Tucker.Das ist unsere Muse Tucker.
Neyse, bu bizim ilham perimiz Tucker.E questa è la nostra musa Tucker.
Neyse, bu bizim ilham perimiz Tucker.Et ceci est notre muse Tucker.
Neyse, bu bizim ilham perimiz Tucker.그는 한 페이지에 다 표현해 냈습니다. 이게 바로 우리의 영감이 된 터커 입니다
Neyse, bu bizim ilham perimiz Tucker.Şi aceasta este muza noastră, Tucker.
Neyse, bu bizim ilham perimiz Tucker.Y ésta es nuestra musa Tucker.
Neyse, bu bizim ilham perimiz Tucker.И вот это наша муза, Такер.
Neyse, bu bizim ilham perimiz Tucker.Ось наша муза -- Такер.
Neyse, bu bizim ilham perimiz Tucker.Та това е нашата муза, Тъкър.
Neyse, bu bizim ilham perimiz Tucker.ולו נדרש עמוד אחד. זהו טאקר, המוזה שלנו.
Neyse, bu bizim ilham perimiz Tucker.واستغرقه الأمر صفحة واحدة. وإذن هذا موسى تاكر.
O, aslında tırmanabilen ayağı doğadan ilham alarak yaptı.A construit, de fapt, un picior-bot inspirat de natură.
O, aslında tırmanabilen ayağı doğadan ilham alarak yaptı.Construyó, de hecho, un pie-bot escalador inspirado por la Naturaleza.
O, aslında tırmanabilen ayağı doğadan ilham alarak yaptı.Er hat quasi einen von der Natur inspirierten Fuß-boter gebaut.
O, aslında tırmanabilen ayağı doğadan ilham alarak yaptı.Ha costruito un piede robotico, ispirato alla Natura e in grado di arrampicarsi.
O, aslında tırmanabilen ayağı doğadan ilham alarak yaptı.Han har bygget and klatrende "fod-bot" inspireret af naturen.
O, aslında tırmanabilen ayağı doğadan ilham alarak yaptı.Hij heeft in feite een klimmende "voet-bot" gebouwd, geïnspireerd op de natuur.
O, aslında tırmanabilen ayağı doğadan ilham alarak yaptı.Il a construit en fait, un robot-pied grimpeur inspiré par la nature.
O, aslında tırmanabilen ayağı doğadan ilham alarak yaptı.그는 자연에서 영감을 받아 등반하는 발달린 로봇을 만들었습니다.
O, aslında tırmanabilen ayağı doğadan ilham alarak yaptı.Zdołał zbudować wspinającego się robota zainspirowanego naturą.
O, aslında tırmanabilen ayağı doğadan ilham alarak yaptı.Всъщност, изгради катерещ се стъпален бот, вдъхновен от природата.
O, aslında tırmanabilen ayağı doğadan ilham alarak yaptı.Он сконструировал скалолазного ного-робота, взял идею у природы.
O, aslında tırmanabilen ayağı doğadan ilham alarak yaptı.הוא בנה, למעשה, רגל רובוטית מטפסת בהשראת הטבע.
O, aslında tırmanabilen ayağı doğadan ilham alarak yaptı.في الواقع، هو بنى قدماً متسلقة مستلهمة فكرتها من الطبيعة.
O, aslında tırmanabilen ayağı doğadan ilham alarak yaptı.これがカトコスキーと彼の学生らが作成したデザインです
O bölgenin kendisinden gelen harika bir ilham vardı.Alue itsessään oli mahtava inspiraation lähde.
O bölgenin kendisinden gelen harika bir ilham vardı.Có một nguồn cảm hứng tuyệt vời từ chính vùng đất này.
O bölgenin kendisinden gelen harika bir ilham vardı.Dalla regione stessa si può trarre grandissima ispirazione.