ilham ile cümle

ilham kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
İnsanların ruhuna ilham veren bir tek klasik eser yok.No hay clásicos que puedan enriquecer el espíritu de la gente.
İnsanların ruhuna ilham veren bir tek klasik eser yok.Non c'è nessun classico che possa arricchire lo spirito delle persone.
İnternet kültürüne ilham kaynağı olan yaratıcılık.Internetkultur der Techies und Geeks herrscht.
İnternet kültürüne ilham kaynağı olan yaratıcılık.영감을 주는 창의성 입니다.
İnternet kültürüne ilham kaynağı olan yaratıcılık.là tính sáng tạo mà nó truyền cảm hứng trong nền văn hóa internet lạ lùng này.
İnternet kültürüne ilham kaynağı olan yaratıcılık.בקרב התרבות הגיקית, טקית והאינטרנטית.
İnternet kültürüne ilham kaynağı olan yaratıcılık.ضمن ثقافة مهووسي الانترنت و تقنياتها.
İnternet kültürüne ilham kaynağı olan yaratıcılık.リミックスがたくさんあります
İranlı kadının bana neden bu kadar güçlü bir ilham kaynağı olduğunu bundan sonra anladım.Akkor fedeztem fel, hogy miért merítek olyan sok inspirációt az iráni nőkből.
İranlı kadının bana neden bu kadar güçlü bir ilham kaynağı olduğunu bundan sonra anladım.Apoi am descoperit de ce mă inspiră atât de mult femeile iraniene.
İranlı kadının bana neden bu kadar güçlü bir ilham kaynağı olduğunu bundan sonra anladım.Dann entdeckte ich, warum ich so viel Inspiration aus iranischen Frauen schöpfe.
İranlı kadının bana neden bu kadar güçlü bir ilham kaynağı olduğunu bundan sonra anladım.Descobri então porque é que recebo tanta inspiração das mulheres iranianas.
İranlı kadının bana neden bu kadar güçlü bir ilham kaynağı olduğunu bundan sonra anladım.Descubrí entonces por qué me iluminan tanto las mujeres iraníes.
İranlı kadının bana neden bu kadar güçlü bir ilham kaynağı olduğunu bundan sonra anladım.Et puis j'ai découvert pourquoi je puisais tant d'inspiration de ces femmes Iraniennes.
İranlı kadının bana neden bu kadar güçlü bir ilham kaynağı olduğunu bundan sonra anladım.Ho anche capito perché trovo così tanta ispirazione dalle donne iraniane.
İranlı kadının bana neden bu kadar güçlü bir ilham kaynağı olduğunu bundan sonra anladım.I wtedy odkryłam, dlaczego tak dużo inspiracji czerpię od Iranek.
İranlı kadının bana neden bu kadar güçlü bir ilham kaynağı olduğunu bundan sonra anladım.그리고 저는 이슬람 여성들로부터 많은 영감을 얻은 이유를 깨달았습니다.
İranlı kadının bana neden bu kadar güçlü bir ilham kaynağı olduğunu bundan sonra anladım.Pak jsem objevila, proč čerpám tolik inspirace z íránských žen.
İranlı kadının bana neden bu kadar güçlü bir ilham kaynağı olduğunu bundan sonra anladım.Saya menemukan mengapa saya begitu terilhami oleh para wanita Iran.
İranlı kadının bana neden bu kadar güçlü bir ilham kaynağı olduğunu bundan sonra anladım.Toen ontdekte ik waarom ik zo geïnspireerd word door Iraanse vrouwen.
İranlı kadının bana neden bu kadar güçlü bir ilham kaynağı olduğunu bundan sonra anladım.Tôi sau đó khám phá ra tại sao tôi được truyền cảm hứng nhiều đến vậy từ những người phụ nữ Iran.
İranlı kadının bana neden bu kadar güçlü bir ilham kaynağı olduğunu bundan sonra anladım.Ανακάλυψα τότε γιατί αντλώ τόση έμπνευση από τις Ιρανές.
İranlı kadının bana neden bu kadar güçlü bir ilham kaynağı olduğunu bundan sonra anladım.Потім я виявила чому я так надихаюся від іранських жінок.
İranlı kadının bana neden bu kadar güçlü bir ilham kaynağı olduğunu bundan sonra anladım.Потом я поняла, почему меня так вдохновляют женщины Ирана.
İranlı kadının bana neden bu kadar güçlü bir ilham kaynağı olduğunu bundan sonra anladım.Тогава открих, защо получавах толкова много вдъхновение от иранските жени.
İranlı kadının bana neden bu kadar güçlü bir ilham kaynağı olduğunu bundan sonra anladım.אז גיליתי למה אני מקבלת כל כך הרבה השראה מנשים איראניות.
İranlı kadının bana neden bu kadar güçlü bir ilham kaynağı olduğunu bundan sonra anladım.ثم اكتشفت لماذا لدي الكثير من الإلهام من النساء الإيرانيات.
İranlı kadının bana neden bu kadar güçlü bir ilham kaynağı olduğunu bundan sonra anladım.膨大なインスピレーションを 感じる理由が見つかりました あらゆる境遇の下で
İşimiz ilham vermek, kışkırtmak, harekete geçirmek ve bu sayede insanlarımıza umut vermek.Chúng tôi truyền cảm hứng, khơi gợi, động viên và mang đến hy vọng cho đồng bào Iran.
İşimiz ilham vermek, kışkırtmak, harekete geçirmek ve bu sayede insanlarımıza umut vermek.Estamos ahí para inspirar, provocar, movilizar y para llevar esperanza a nuestra gente.
İşimiz ilham vermek, kışkırtmak, harekete geçirmek ve bu sayede insanlarımıza umut vermek.Estamos lá para inspirar, para provocar, para mobilizar, para trazer a esperança ao nosso povo.
İşimiz ilham vermek, kışkırtmak, harekete geçirmek ve bu sayede insanlarımıza umut vermek.Inspirálnunk, provokálnunk, mozgósítanunk kell az embereinket, reményt kelteni bennük.
İşimiz ilham vermek, kışkırtmak, harekete geçirmek ve bu sayede insanlarımıza umut vermek.Inspirujemy, prowokujemy, mobilizujemy i przynosimy nadzieję Irańczykom.
İşimiz ilham vermek, kışkırtmak, harekete geçirmek ve bu sayede insanlarımıza umut vermek.Jsme zde, abychom inspirovali, provokovali mobilizovali, abychom svému lidu přinesli naději.
İşimiz ilham vermek, kışkırtmak, harekete geçirmek ve bu sayede insanlarımıza umut vermek.Kami ada untuk menginspirasi, mendorong, menggerakkan, membawa harapan bagi bangsa kami.
İşimiz ilham vermek, kışkırtmak, harekete geçirmek ve bu sayede insanlarımıza umut vermek.저희는 영감을 주고, 도발하고, 동원시키고, 국민들이 희망을 가질 수 있도록 노력합니다.
İşimiz ilham vermek, kışkırtmak, harekete geçirmek ve bu sayede insanlarımıza umut vermek.Nous sommes là pour inspirer, pour provoquer, pour mobiliser, pour donner de l'espoir à notre peuple.
İşimiz ilham vermek, kışkırtmak, harekete geçirmek ve bu sayede insanlarımıza umut vermek.Siamo lì per ispirare, provocare, mobilitare, dare speranza al nostro popolo.
İşimiz ilham vermek, kışkırtmak, harekete geçirmek ve bu sayede insanlarımıza umut vermek.Suntem acolo să inspirăm, să provocăm, să mobilizăm să aducem speranță poporului nostru.
İşimiz ilham vermek, kışkırtmak, harekete geçirmek ve bu sayede insanlarımıza umut vermek.We zijn er om te inspireren, te provoceren, te mobiliseren, om onze mensen hoop te bieden.
İşimiz ilham vermek, kışkırtmak, harekete geçirmek ve bu sayede insanlarımıza umut vermek.Wir sind hier, um zu inspirieren, zu provozieren, zu mobilisieren, den Menschen Hoffnung zu bringen.
İşimiz ilham vermek, kışkırtmak, harekete geçirmek ve bu sayede insanlarımıza umut vermek.Είμαστε εκεί για να εμπνέουμε, να προκαλούμε, να κινητοποιούμε, να φέρνουμε ελπίδα στο λαό μας.
İşimiz ilham vermek, kışkırtmak, harekete geçirmek ve bu sayede insanlarımıza umut vermek.Ми маємо надихати, провокувати, мобілізувати, дати надію нашому народу.
İşimiz ilham vermek, kışkırtmak, harekete geçirmek ve bu sayede insanlarımıza umut vermek.Мы пришли, чтобы вдохновлять, провоцировать, мобилизовать, нести людям надежду.
İşimiz ilham vermek, kışkırtmak, harekete geçirmek ve bu sayede insanlarımıza umut vermek.אנחנו שם בשביל לנסוך השראה, לגרות, לנייד, להביא תקווה לעמנו.
İşimiz ilham vermek, kışkırtmak, harekete geçirmek ve bu sayede insanlarımıza umut vermek.نحن موجودون هناك لإلهام وإثارة، لتعبئة، لجلب الأمل لشعبنا.
İşimiz ilham vermek, kışkırtmak, harekete geçirmek ve bu sayede insanlarımıza umut vermek.喚起・刺激・結集して 幸福をもたらしています 私たちは国外に対する
İşte bize bu şekilde ilham verdiniz.Así es cómo nos han inspirado.
İşte bize bu şekilde ilham verdiniz. Bize, neyin önemli olduğunu hatırlattınız.هكذا الهمتمونا وذكرتمونا بالشيء الاهم في هذه الحياة.
İşte bize bu şekilde ilham verdiniz. Bize, neyin önemli olduğunu hatırlattınız.也是啟發我們瞭解到,什麼才是真正重要的事
İşte bize bu şekilde ilham verdiniz. Bize, neyin önemli olduğunu hatırlattınız.神が地上にいることを許す限りにおいて
İşte bize bu şekilde ilham verdiniz.Các bạn đã truyền cảm hứng cho chúng tôi đến thế nào.
İşte bize bu şekilde ilham verdiniz.C'est de cette façon dont vous nous avez inspiré.
İşte bize bu şekilde ilham verdiniz.Così ci avete ispirato.
İşte bize bu şekilde ilham verdiniz.To, jak już nas inspiracją.
İşte bize bu şekilde ilham verdiniz.Вы вдохновили нас.
Iyi bir adamin sesini duydum ve iste ilham !Una voz de un hombre amable... ...yo escuché, y vino la inspiración
Iyi bir adamin sesini duydum ve iste ilham !Une voix d'un homme affable... ...j'ai entendu, et voici l'inspiration
'Kadınlara bu konular hakkında konuşmaları için ilham periliği yapıyor''A mulher-cervo atua como uma musa para que as mulheres possam discutir essas questões.'
'Kadınlara bu konular hakkında konuşmaları için ilham periliği yapıyor''La Donna Cervo lavora come musa per permettere alle donne di parlare di questi problemi.'

İlgili Sayfalar