İddia ediyorum Chris her zaman ilham verici bir insan oldu.Sabem uma coisa? Penso que o Chris foi sempre uma pessoa inspiradora.
İddia ediyorum Chris her zaman ilham verici bir insan oldu.Saya yakin Chris memang pria yang selalu menginspirasi.
İddia ediyorum Chris her zaman ilham verici bir insan oldu.Scommetto che Chris è sempre stato un ispiratore.
İddia ediyorum Chris her zaman ilham verici bir insan oldu.Stavím sa, že Chris bol vždy inšpiratívny chlapík.
İddia ediyorum Chris her zaman ilham verici bir insan oldu.Tôi dám cá rằng Chris đã luôn là một anh chàng đầy cảm hứng dành cho người khác.
İddia ediyorum Chris her zaman ilham verici bir insan oldu.Vsadím se, že Chris byl vždycky inspirativní člověk.
İddia ediyorum Chris her zaman ilham verici bir insan oldu.Założę się, że Chris zawsze był inspirującym człowiekiem.
İddia ediyorum Chris her zaman ilham verici bir insan oldu.Βάζω στοίχημα ότι ο Κρίστοφερ ήταν από πάντα ένας τύπος από τον οποίο εμπνέεσαι.
İddia ediyorum Chris her zaman ilham verici bir insan oldu.Держу пари, что Крис всегда был вдохновителем.
İddia ediyorum Chris her zaman ilham verici bir insan oldu.Обзалагам се, че Крис винаги е бил изумителен младеж.
İddia ediyorum Chris her zaman ilham verici bir insan oldu.אני מוכן להתערב שכריס תמיד היה בעל השראה.
İddia ediyorum Chris her zaman ilham verici bir insan oldu.ان كريس دوما كان شخصاً مُلهماً
İddia ediyorum Chris her zaman ilham verici bir insan oldu.初めて試みたチャレンジでしたが
İki güzel kızım var ve amacım onları ilhamla çevrelemek.그리고 예쁜 두 딸이 있습니다, 저의 목표는 제 딸들이 창의적인 영감과,
İki güzel kızım var ve amacım onları ilhamla çevrelemek.Mam dwie piękne córeczki.
İki güzel kızım var ve amacım onları ilhamla çevrelemek.Tenho duas filhas lindas.
İki güzel kızım var ve amacım onları ilhamla çevrelemek.ויש לי שתי בנות מקסימות, והמטרה שלי היא להקיף אותן בהשראה,
İki güzel kızım var ve amacım onları ilhamla çevrelemek.ولدي طفلتين جميلتين و هدفي هو إحاطتهم بالإلهام
İki güzel kızım var ve amacım onları ilhamla çevrelemek.創造性を引き出す環境で 子供達を育てることなんです 家中どこの部屋にも本が置いてあります
İkinci olarak, size Vishna'nın hikayesini anlatmak isterim, bana ilham vermiştiAber zweitens, möchte ich Sie mit der Geschichte von Vishna verabschieden, die meine Inspiration für die
İkinci olarak, size Vishna'nın hikayesini anlatmak isterim, bana ilham vermiştiElőször is, tudják már, hogy mit tehetnek. Másodszor,
İkinci olarak, size Vishna'nın hikayesini anlatmak isterim, bana ilham vermişti여러분은 여러분이 무엇을 할 수 있는지 압니다. 하지만 두번째로, 저는 여러분을 정의로의 국제적인 다리를 시작하는데 실제로 저의 영감이었던
İkinci olarak, size Vishna'nın hikayesini anlatmak isterim, bana ilham vermiştiТа по-друге, я завершу історією про Вішну, який фактично був моїм натхненням, щоб започаткувати
İkinci olarak, size Vishna'nın hikayesini anlatmak isterim, bana ilham vermiştiאתם יודעים מה אתם יכולים לעשות. אבל שנית הייתי רוצה להשאיר אתכם עם הסיפור של וישנה שלמעשה נתן לי את ההשראה
İkinci olarak, size Vishna'nın hikayesini anlatmak isterim, bana ilham vermiştiتعرفون مالذي ستفعلون. ثانياً، سأترككم مع قصة فيشنا، الذي كان ملهماً لي
İkinci olarak, size Vishna'nın hikayesini anlatmak isterim, bana ilham vermiştiそして次にヴィシュナという子の話をします 実のところ "International Bridges to Justice"という 組織を設立するきっかけになった男の子です
Ilham veren olay buydu.Acesta a fost momentul de inspirație.
Ilham veren olay buydu.C'était le moment d'inspiration.
Ilham veren olay buydu.Das war der inspirierende Moment
Ilham veren olay buydu.Dat was mijn motivatie.
Ilham veren olay buydu.Đó là một khoảnh khắc truyền cho tôi cảm hứng.
Ilham veren olay buydu. LP:Ese fue el momento de inspiración.
Ilham veren olay buydu.Quello era il momento di ispirazione.
Ilham veren olay buydu.To był moment inspiracji.
Ilham veren olay buydu.To byl ten inspirativní moment.
Ilham veren olay buydu.Това бе вдъхновяващият момент.
Ilham veren olay buydu.Это вдохновило меня.
İlki, biz bu ilhamı nereden buluyoruz, bu hayalgücü kıvılcımını nereden alıyoruz?Az első, hogy honnan származik az inspiráció, honnan jönnek az isteni szikrák?
İlki, biz bu ilhamı nereden buluyoruz, bu hayalgücü kıvılcımını nereden alıyoruz?El primero: ¿de dónde obtenemos esta inspiración, esta chispa de imaginación?
İlki, biz bu ilhamı nereden buluyoruz, bu hayalgücü kıvılcımını nereden alıyoruz?Erstens, woher haben wir unsere Inspiration woher bekommen wir diesen Funken der Vorstellungskriaft
İlki, biz bu ilhamı nereden buluyoruz, bu hayalgücü kıvılcımını nereden alıyoruz?Het eerste is: waar halen we inspiratie vandaan? Vanwaar deze vonk van verbeelding?
İlki, biz bu ilhamı nereden buluyoruz, bu hayalgücü kıvılcımını nereden alıyoruz?Il primo è dove prendiamo l'ispirazione, dove prendiamo la scintilla dell'immaginazione?
İlki, biz bu ilhamı nereden buluyoruz, bu hayalgücü kıvılcımını nereden alıyoruz?먼저 어디에서 영감을 얻고 어떻게 번뜩이는 상상력을 얻고 있는 걸까요?
İlki, biz bu ilhamı nereden buluyoruz, bu hayalgücü kıvılcımını nereden alıyoruz?Premièrement, comment trouver cette inspiration, où aller pour avoir cet éclair de génie?
İlki, biz bu ilhamı nereden buluyoruz, bu hayalgücü kıvılcımını nereden alıyoruz?Primul este de unde ne vine inspiraţia, de unde ne vine aceasta scânteie de imaginaţie?
İlki, biz bu ilhamı nereden buluyoruz, bu hayalgücü kıvılcımını nereden alıyoruz?První je: Kde získáváme inspiraci? Kde získáváme tyto záblesky představ?
İlki, biz bu ilhamı nereden buluyoruz, bu hayalgücü kıvılcımını nereden alıyoruz?Prvým je inšpirácia -- kde získame tú iskru inšpirácie?
İlki, biz bu ilhamı nereden buluyoruz, bu hayalgücü kıvılcımını nereden alıyoruz?Skąd czerpiemy inspiracje, skąd ta iskierka wyobraźni?
İlki, biz bu ilhamı nereden buluyoruz, bu hayalgücü kıvılcımını nereden alıyoruz?Trước hết là nơi chúng tôi lấy cảm hứng. chúng tôi đã lấy được ngọn lửa trí tưởng tượng từ đâu?
İlki, biz bu ilhamı nereden buluyoruz, bu hayalgücü kıvılcımını nereden alıyoruz?Το πρώτο είναι από πού παίρνουμε την έμπνευση, από πού παίρνουμε αυτή την σπίθα φαντασίας;
İlki, biz bu ilhamı nereden buluyoruz, bu hayalgücü kıvılcımını nereden alıyoruz?Первый - это откуда мы берем вдохновение, где мы получаем эту искру воображения?
İlki, biz bu ilhamı nereden buluyoruz, bu hayalgücü kıvılcımını nereden alıyoruz?Първата е - откъде се вдъхновяваме, откъде получаваме тази искра на въображението?
İlki, biz bu ilhamı nereden buluyoruz, bu hayalgücü kıvılcımını nereden alıyoruz?הראשון הוא מהיכן אנו שואבים השראה, מאיפה מגיע ניצוץ הדמיון הזה?
İlki, biz bu ilhamı nereden buluyoruz, bu hayalgücü kıvılcımını nereden alıyoruz?أولاً .. من أين نأتي بالإلهام من أين نأتي بوميض الأفكار الخيالية ؟
İlki, biz bu ilhamı nereden buluyoruz, bu hayalgücü kıvılcımını nereden alıyoruz?イマジネーションの閃きをどうやって得ているかです これは本当のことで 私自身の話です
İnşallah, video size ilham vermiştir ve videoyu beğenmişsinizdir.Je to prostě... Tohle video má asi nejmenší hustotu nějakých informací, ale snad největší hustotu inspirace.
İnşallah, video size ilham vermiştir ve videoyu beğenmişsinizdir.Αυτό το βίντεο ειναι το πιθανώς λιγότερο σε πληροφορίες, αλλά πιθανά το περισσότερο σε έμπνευση.
İnsanlara ilham ve umut vermek.Aby ostatní lidi inspirovali, aby jim dali naději.
İnsanlara ilham ve umut vermek.Để truyền cảm hứng cho mọi người, để đem đến hy vọng cho một số người khác.
İnsanlara ilham ve umut vermek.För att inspirera folk, för att skänka hopp åt några.