ilham ile cümle

ilham kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ben, ilk özel öğretmenimden, annemden ilham alırken; bu da ben私の最初の先生は 母でした 私の最初の先生は 母でした これは私の人工知能の授業で
Benim çocuklara dair hayalim, bunu alıp keşfe çıkmaları, oradaki harika şeyleri görüp ilham almaları.Dan mimpi pribadi saya adalah agar anak-anak mengambil hal ini
Benim çocuklara dair hayalim, bunu alıp keşfe çıkmaları, oradaki harika şeyleri görüp ilham almaları.제 개인적인 꿈은 어린이들이 이 프로그램을 이용하여 우주를 탐사하면서 우주의 신비들을 발견해서
Benim çocuklara dair hayalim, bunu alıp keşfe çıkmaları, oradaki harika şeyleri görüp ilham almaları.lo que hemos hecho y lo que estamos por hacer.
Benim çocuklara dair hayalim, bunu alıp keşfe çıkmaları, oradaki harika şeyleri görüp ilham almaları.Я мрію, щоб діти взяли її, досліджували і бачили там чудеса.
Benim çocuklara dair hayalim, bunu alıp keşfe çıkmaları, oradaki harika şeyleri görüp ilham almaları.החלום האישי שלי הוא שילדים יקחו את זה ויחקרו את הנפלאות שיש שם בחוץ
Benim çocuklara dair hayalim, bunu alıp keşfe çıkmaları, oradaki harika şeyleri görüp ilham almaları.وحلمي الشخصي هو أن يأخذ الأطفال هذا ويستكشفوا وينظروا إلى العجائب هناك
Benim çocuklara dair hayalim, bunu alıp keşfe çıkmaları, oradaki harika şeyleri görüp ilham almaları.宇宙を探検してもらい 神秘を感じてもらって 私が子供の時のように
Benim için mutlak ilham kaynağı, onlar.Abszolút inspiráló erővel hatottak rám.
Benim için mutlak ilham kaynağı, onlar.Elas são uma absoluta inspiração para mim.
Benim için mutlak ilham kaynağı, onlar.Ele sunt absolut motivaționale pentru mine.
Benim için mutlak ilham kaynağı, onlar.Ellas me inspiran enormemente.
Benim için mutlak ilham kaynağı, onlar.Elles constituent une véritable source d'inspiration pour moi.
Benim için mutlak ilham kaynağı, onlar.Họ hoàn toàn truyền cảm hứng cho tôi.
Benim için mutlak ilham kaynağı, onlar.Jsou pro mě nesmírně inspirativní.
Benim için mutlak ilham kaynağı, onlar.그들은 저에게 전적으로 영감을 주죠.
Benim için mutlak ilham kaynağı, onlar.Sie sind absolut eine Inspiration für mich.
Benim için mutlak ilham kaynağı, onlar.Sono un'ispirazione assoluta per me.
Benim için mutlak ilham kaynağı, onlar.Stanowią dla mnie niewątpliwą inspirację.
Benim için mutlak ilham kaynağı, onlar.Ze zijn absoluut een inspiratie voor mij.
Benim için mutlak ilham kaynağı, onlar.Είναι μία απόλυτη πηγή έμπνευσης για μένα.
Benim için mutlak ilham kaynağı, onlar.Вони - абсолютне натхнення для мене.
Benim için mutlak ilham kaynağı, onlar.Для меня они определенно являются источником вдохновения.
Benim için mutlak ilham kaynağı, onlar.Те са абсолютно вдъхновяващи за мен.
Benim için mutlak ilham kaynağı, onlar.הן מעוררות השראה לחלוטין עבורי.
Benim için mutlak ilham kaynağı, onlar.انهم ملهمة للغاية بالنسبة لي.
Benim için mutlak ilham kaynağı, onlar.イスラム革命時の
Benim ilham kaynağımdı. gerçekten de hissettiğim, filmi gördüğümdeA opravdu, připadám si, když vidím ten film --
Benim ilham kaynağımdı. gerçekten de hissettiğim, filmi gördüğümdeE de facto, sinto que, quando vejo este filme
Benim ilham kaynağımdı. gerçekten de hissettiğim, filmi gördüğümde제게 영감을 주신 분입니다. 정말로, 제 느낌은 마치, 그 영화를 보면 --
Benim ilham kaynağımdı. gerçekten de hissettiğim, filmi gördüğümdeOg virkelig, jeg føler det som om, når jeg ser filmen --
Benim ilham kaynağımdı. gerçekten de hissettiğim, filmi gördüğümdeUnd ehrlich, es ist als hätte ich, wenn ich den Film sehe
Benim ilham kaynağımdı. gerçekten de hissettiğim, filmi gördüğümdeהיא הייתה ההשראה שלי. ובאמת, אני מרגיש שכאילו, כשאני רואה את הסרט
Benim ilham kaynağımdı. gerçekten de hissettiğim, filmi gördüğümdeإنها كانت قدوة لي. و حقا، أحس و كأنه، عندما أشاهد الفيلم --
Benim ilham kaynağımdı. gerçekten de hissettiğim, filmi gördüğümde私は気づきました 映画の中で私は 彼女がするジェスチャーをとっていました
Benim ilk kitabıma ilham veren, bizim ilk projemiz:Dự án đầu tiên, cái đã truyền cảm hứng cho cuốn sách đầu tiên của tôi,
Benim ilk kitabıma ilham veren, bizim ilk projemiz:Ensimmäinen hankkeemme, joka innosti minua kirjoittamaan ensimmäisen kirjani
Benim ilk kitabıma ilham veren, bizim ilk projemiz:Il nostro primo progetto, quello che ha ispirato il mio libro,
Benim ilk kitabıma ilham veren, bizim ilk projemiz:제 첫번째 책에 영감을 주었던 우리의 첫번째 프로젝트
Benim ilk kitabıma ilham veren, bizim ilk projemiz:Nuestro primer proyecto, el que inspiró mi primer libro,
Benim ilk kitabıma ilham veren, bizim ilk projemiz:O nosso primeiro projecto, que inspirou o meu primeiro livro,
Benim ilk kitabıma ilham veren, bizim ilk projemiz:Pierwszy projekt, który stał się inspiracją dla mojej książki
Benim ilk kitabıma ilham veren, bizim ilk projemiz:Primul proiect, cel care m-a inspirat în prima mea carte,
Benim ilk kitabıma ilham veren, bizim ilk projemiz:Proyek pertama, hal yang mengilhami buku pertama saya
Benim ilk kitabıma ilham veren, bizim ilk projemiz:Unser erstes Projekt, was mein erstes Buch
Benim ilk kitabıma ilham veren, bizim ilk projemiz:Vårt första projekt, det som har inspirerat min första bok,
Benim ilk kitabıma ilham veren, bizim ilk projemiz:V našom prvom projekte, v tom ktorý bol inšpiráciou k mojej prvej knihe,
Benim ilk kitabıma ilham veren, bizim ilk projemiz:Vores første projekt, det der inspirerede min første bog,
Benim ilk kitabıma ilham veren, bizim ilk projemiz:Το πρώτο μας πρόγραμμα, αυτό που ενέπνευσε το πρώτο μου βιβλίο,
Benim ilk kitabıma ilham veren, bizim ilk projemiz:Наш первый проект, тот, который вдохновил меня на написание своей первой книги,
Benim ilk kitabıma ilham veren, bizim ilk projemiz:Наш перший проект, той, котрий надихнув мене на написання першої книги,
Benim ilk kitabıma ilham veren, bizim ilk projemiz:Първият ни проект, този, който вдъхнови първата ми книга
Benim ilk kitabıma ilham veren, bizim ilk projemiz:המיזם הראשון שלנו, זה שנתן השראה לספר הראשון שלי,
Benim ilk kitabıma ilham veren, bizim ilk projemiz:مشروعنا الأول، الذي ألهمني لكتابة كتابي الأول،
Benim ilk kitabıma ilham veren, bizim ilk projemiz:『ザンベジ川のさざ波』で 書いたように
Beyaz Saray'a daha kararlı ve ilham almış şekilde dönüyorum.die Zukunft, die vor uns liegt.
Beyaz Saray'a daha kararlı ve ilham almış şekilde dönüyorum.el futuro que nos espera.
Beyaz Saray'a daha kararlı ve ilham almış şekilde dönüyorum.o futuro que se põe a frente.
Beyaz Saray'a daha kararlı ve ilham almış şekilde dönüyorum.qui se trouve devant nous. (Acclamations, applaudissements.)
Beyaz Saray'a daha kararlı ve ilham almış şekilde dönüyorum. (Tezahurat, alkış)και το μέλλον που μας περιμένει.

İlgili Sayfalar