ilham ile cümle
ilham kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Amacımız da, bu uçuşu vergileri ile destekleyen Amerikan halkına ilham vermek.Dan tujuan kami adalah menginspirasi publik Amerika yang membayar misi ini melalui uang pajak mereka.
Amacımız da, bu uçuşu vergileri ile destekleyen Amerikan halkına ilham vermek.Il nostro obiettivo è di convincere il popolo Americano che paga per questa missione tramite le tasse.
Amacımız da, bu uçuşu vergileri ile destekleyen Amerikan halkına ilham vermek.Notre but est d'inspirer le public américain qui paie par ses impôts pour cette mission.
Amacımız da, bu uçuşu vergileri ile destekleyen Amerikan halkına ilham vermek.И наша задача - вдохновить Американскую общественность, налоговые деньги которой тратятся на эту миссию.
Ama en büyük ilham kaynağım gerçekten teknolojinin kendisinden gelmektedir.Ale największe źródło inspiracji pochodzi tak naprawdę od Technologii.
Ama en büyük ilham kaynağım gerçekten teknolojinin kendisinden gelmektedir.Die Technologie ist, nach wie vor, meine größte Inspirationsquelle.
Ama en büyük ilham kaynağım gerçekten teknolojinin kendisinden gelmektedir.하지만, 제가 가장 많은 영감을 받는 곳은, 테크놀러지 자체입니다.
Ama en büyük ilham kaynağım gerçekten teknolojinin kendisinden gelmektedir.Ma la mia più grande fonte di ispirazione deriva dalla Tecnologia stessa.
Ama en büyük ilham kaynağım gerçekten teknolojinin kendisinden gelmektedir.Mas a minha maior fonte de inspiração vem da própria tecnologia.
Ama en büyük ilham kaynağım gerçekten teknolojinin kendisinden gelmektedir.Pero mi mayor fuente de inspiración viene de la propia tecnología.
Ama en büyük ilham kaynağım gerçekten teknolojinin kendisinden gelmektedir.Однако основным источником вдохновения для меня являются сами Технологии.
Ama en büyük ilham kaynağım gerçekten teknolojinin kendisinden gelmektedir.いつもLumixを片手に どこにでも行きます
Amerika kıtasında bulunan kalıntılardan, bu kalıntıların soyut özelliklerinden ilham alıyor. .Je to inspirováno abstrakcí.
Amerikalılar her zaman başarılı olan kişileri kutlamışlardır ve onlardan ilham almışlardır.Los estadounidenses siempre han celebrado y han sido inspirados por esos que han tenido éxito.
Amerikan halkına ilham vermek.미국국민들을 감동시키는 것입니다.
Amerikan halkına ilham vermek.Zij betalen tenslotte voor deze missie door hun belastingen.
Amerikan halkına ilham vermek.שמשלם על המשימות האלה במיסים
Amerikan halkına ilham vermek.والذي يدفع أموال هذه المهمة بواسطة ضرائبه التي يُسددها
Amerikan halkına ilham vermek.さらに重要なことは
Amir'in de dediği gibi Tunus'ta olanlar hepimize ilham oldu ve bir çıkış yolu olduğunu gösterdi.A tunéziai kísérlet, ahogyan Amir mondta, mindannyiunkra ösztönzőleg hatott, megmutatta, hogy van kiút.
Amir'in de dediği gibi Tunus'ta olanlar hepimize ilham oldu ve bir çıkış yolu olduğunu gösterdi.Det tunisiska experimentet, som Amir sa, inspirerade oss alla, visade oss att det är möjligt.
Amir'in de dediği gibi Tunus'ta olanlar hepimize ilham oldu ve bir çıkış yolu olduğunu gösterdi.El experimento tunecino, como decía Amir, nos inspiró a todos, nos mostró que hay un camino.
Amir'in de dediği gibi Tunus'ta olanlar hepimize ilham oldu ve bir çıkış yolu olduğunu gösterdi.Experimentul tunisian, după cum spunea Amir, ne-a inspirat pe toți, ne-a arătat că există o cale.
Amir'in de dediği gibi Tunus'ta olanlar hepimize ilham oldu ve bir çıkış yolu olduğunu gösterdi.Het Tunesische experiment, zoals Amir zei, inspireerde ons allemaal, toonde dat er een weg was.
Amir'in de dediği gibi Tunus'ta olanlar hepimize ilham oldu ve bir çıkış yolu olduğunu gösterdi.Jak mówił Amir, eksperyment w Tunezji zainspirował nas, pokazał nam drogę.
Amir'in de dediği gibi Tunus'ta olanlar hepimize ilham oldu ve bir çıkış yolu olduğunu gösterdi.아미르가 말했던 것처럼, 튀니지의 시도는 우리 모두에게 영향을 끼쳤고, 방법이 있다는 것을 보여줬습니다.
Amir'in de dediği gibi Tunus'ta olanlar hepimize ilham oldu ve bir çıkış yolu olduğunu gösterdi.L'esperimento tunisino, come diceva Amir, ha ispirato tutti noi, dimostrandoci che c'è una possibilità.
Amir'in de dediği gibi Tunus'ta olanlar hepimize ilham oldu ve bir çıkış yolu olduğunu gösterdi.L'expérience tunisienne, comme le disait Amir, nous a tous inspirés, nous a montré la voie.
Amir'in de dediği gibi Tunus'ta olanlar hepimize ilham oldu ve bir çıkış yolu olduğunu gösterdi.Tuniský experiment, ako Amir vravel, nás všetkých inšpiroval, ukázal nám, že je tu cesta.
Amir'in de dediği gibi Tunus'ta olanlar hepimize ilham oldu ve bir çıkış yolu olduğunu gösterdi.Το πείραμα της Τυνησίας, όπως έλεγε ο Αμίρ, μας ενέπνευσε, μας έδειξε πως υπάρχει τρόπος.
Amir'in de dediği gibi Tunus'ta olanlar hepimize ilham oldu ve bir çıkış yolu olduğunu gösterdi.Тунизийския експеримент, както Амир каза, вдъхнови всички нас, показа ни, че има изход.
Amir'in de dediği gibi Tunus'ta olanlar hepimize ilham oldu ve bir çıkış yolu olduğunu gösterdi.Тунисский эксперимент, как сказал Амир, вдохновил нас всех, показал нам, что путь есть.
Amir'in de dediği gibi Tunus'ta olanlar hepimize ilham oldu ve bir çıkış yolu olduğunu gösterdi.הניסיון מתוניסיה, כפי שאמיר אמר,
Amir'in de dediği gibi Tunus'ta olanlar hepimize ilham oldu ve bir çıkış yolu olduğunu gösterdi.الثورة التونسية ألهمتنا وجعلتنا نشعر أن هناك أمل وأنه يمكننا تحقيق حلمنا
Amir'in de dediği gibi Tunus'ta olanlar hepimize ilham oldu ve bir çıkış yolu olduğunu gösterdi.何か方法があることを証明してくれました そうだ 私たちにもできると
Ancak benim favorim bir kabuklu olan Phronima olurdu. Uzaylı filmlerine ilham veren canavarlar gibi görünüyor.Aztán itt vannak a hólyagos medúzák, amik mérgező csalival fogják meg prédájukat.
Ancak benim favorim bir kabuklu olan Phronima olurdu. Uzaylı filmlerine ilham veren canavarlar gibi görünüyor.Ma il mio preferito è il crostaceo Fronima; il suo aspetto mostruoso ha ispirato il film "Alien".
Ancak benim favorim bir kabuklu olan Phronima olurdu. Uzaylı filmlerine ilham veren canavarlar gibi görünüyor.Mais mon préféré est le crustacé Phronima ; son aspect monstrueux a inspiré le film " Alien ".
Ancak benim favorim bir kabuklu olan Phronima olurdu. Uzaylı filmlerine ilham veren canavarlar gibi görünüyor.Mas o meu favorito tem de ser o crustáceo Phronima; o seu aspeto monstruoso inspirou o filme "Aliens".
Ancak benim favorim bir kabuklu olan Phronima olurdu. Uzaylı filmlerine ilham veren canavarlar gibi görünüyor.Pero mi favorito es el crustáceo fronema; su aspecto monstruoso inspiró la película "Alien".
Aniden yeni bir ilham kaynağı oldu çünkü Mary, kütüphane olduğu sormadı fikir.그녀가 갑자기 새로운 영감 때문에 메리는 도서관이 어디에 묻지 않았어
Aniden yeni bir ilham kaynağı oldu çünkü Mary, kütüphane olduğu sormadı fikir.Maria ei kysynyt missä kirjastossa oli, koska hän oli yhtäkkiä innoittamana uusi idea.
Aniden yeni bir ilham kaynağı oldu çünkü Mary, kütüphane olduğu sormadı fikir.Maria frågade inte där biblioteket var, eftersom hon var plötsligt inspirerad av en ny idé.
Aniden yeni bir ilham kaynağı oldu çünkü Mary, kütüphane olduğu sormadı fikir.Maria não perguntar onde a biblioteca foi, porque ela foi subitamente inspirado por uma nova idéia.
Aniden yeni bir ilham kaynağı oldu çünkü Mary, kütüphane olduğu sormadı fikir.Maria non ha chiesto dove era la biblioteca, perché era improvvisamente ispirato da una nuova idea.
Aniden yeni bir ilham kaynağı oldu çünkü Mary, kütüphane olduğu sormadı fikir.María no pregunta dónde estaba la biblioteca, ya que se inspiró de repente por un nuevo idea.
Aniden yeni bir ilham kaynağı oldu çünkü Mary, kütüphane olduğu sormadı fikir.Maria nu a cerut în cazul în care biblioteca a fost, pentru că ea a fost brusc inspirat de un nou idee.
Aniden yeni bir ilham kaynağı oldu çünkü Mary, kütüphane olduğu sormadı fikir.Maria tidak bertanya di mana perpustakaan itu, karena dia tiba-tiba terinspirasi oleh baru ide.
Aniden yeni bir ilham kaynağı oldu çünkü Mary, kütüphane olduğu sormadı fikir.Mary đã không yêu cầu thư viện, bởi vì cô ấy đột nhiên lấy cảm hứng từ một mới ý tưởng.
Aniden yeni bir ilham kaynağı oldu çünkü Mary, kütüphane olduğu sormadı fikir.Maryja nie zapytać, gdzie biblioteka była, bo nagle inspirowane nową pomysł.
Aniden yeni bir ilham kaynağı oldu çünkü Mary, kütüphane olduğu sormadı fikir.Mary nem kérte, ahol a könyvtár volt, mert hirtelen ihlette új ötlet.
Aniden yeni bir ilham kaynağı oldu çünkü Mary, kütüphane olduğu sormadı fikir.Mary nicht fragen, wo die Bibliothek war, weil sie plötzlich durch eine neue Inspiration Idee.
Aniden yeni bir ilham kaynağı oldu çünkü Mary, kütüphane olduğu sormadı fikir.Mary ni vprašati, kje v knjižnici je bilo, ker je bila nenadoma navdihnila nova ideja.
Aniden yeni bir ilham kaynağı oldu çünkü Mary, kütüphane olduğu sormadı fikir.Mary sa nepýtal, kde bola knižnica, pretože ona bola zrazu inšpirovaná novou nápad.
Aniden yeni bir ilham kaynağı oldu çünkü Mary, kütüphane olduğu sormadı fikir.Mary se neptal, kde byla knihovna, protože ona byla najednou inspirována novou nápad.
Aniden yeni bir ilham kaynağı oldu çünkü Mary, kütüphane olduğu sormadı fikir.Mary spurgte ikke, hvor biblioteket var, fordi hun pludselig var inspireret af en ny idé.
Aniden yeni bir ilham kaynağı oldu çünkü Mary, kütüphane olduğu sormadı fikir.Mary vroeg niet waar de bibliotheek was, want ze was plotseling geïnspireerd door een nieuw idee.
Aniden yeni bir ilham kaynağı oldu çünkü Mary, kütüphane olduğu sormadı fikir.Mary δεν ζήτησε όπου η βιβλιοθήκη ήταν, επειδή ήταν ξαφνικά εμπνευσμένο από ένα νέο ιδέα.
Aniden yeni bir ilham kaynağı oldu çünkü Mary, kütüphane olduğu sormadı fikir.Мария не питат къде е библиотеката, защото тя беше внезапно, вдъхновени от нов идея.
Aniden yeni bir ilham kaynağı oldu çünkü Mary, kütüphane olduğu sormadı fikir.Мария не спросить, где библиотека, потому что она вдруг вдохновленные новыми идея.