Ana içeriğe geç
Sözlük

ilgisizlik ile cümle

ilgisizlik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Aşkın trajedisi ilgisizliktir.The tragedy of love is indifference.
En iyi intikam ilgisizlik, küçümsemedir.The best revenge is indifference, contempt.
Onun kültürel mirasına ilgisizlik, bir suçtur.Indifference to his cultural heritage is a crime.
Ancak ilgisizlik, mezarlığın kaybolma derecesine gelmesine neden olmuştur.There was concern, however, because of the cemetery's age.
Goffman'ın bir diğer kavramı da, *uygar ilgisizlik* kavramıdır. Nedir bu uygar ilgisizlik?Another Goffmanian concept is the concept of civil inattention.
Uygar ilgisizlik ölüm kalım meselesine dönebilir.Civil Inattention can be a matter of life and death.
İlk seviye, şiddete karşı sivil hareketin en zayıf seviyesi, inkar ve ilgisizlik.The first level, the weakest level of civil response against violence, is denial and apathy.
Ancak, korku ilgisizlikten iyidir çünkü korku bizi harekete geçirir.But, fear is better than apathy because fear makes us do something.
Ama buna ilgisizlik diyemeyiz; işte bu kasıtlı dışlamadır.But that's not apathy; that's intentional exclusion. Public space.
İlgisizlik ile sona eren bir trajediA tragedy that ended with indifference?
Kızgınık ve ilgisizlik bu rakamı düşürebilir de yükseltebilir de.Exasperation and apathy could drive that figure lower or raise it.
Curak, "Gençler arasında ilgisizlik en yüksek yoğunluğa ulaştı."Apathy among the citizens has reached maximum concentration.
Depresyon, azalmış motivasyon veya ilgisizlik eşlik edebilir.It can be accompanied by depression, decreased motivation, or apathy.
Sadece ilgisizlikten ileri geliyordu.Nichts als Neugier.
1987 yılında yayınlanan “Paramparça” adlı albüm de aynı ilgisizlikten payını aldı.Le téléfilm Les Rescapés de Sobibor, diffusé en 1987, traite du même sujet.
Bu ilk temsiller sonunda seyirciler gayet soğuk olarak ilgisizliklerini gösterdiler.Fu in ogni caso la prima volta che il grande pubblico vide a colori i suddetti personaggi.
Onun kültürel mirasına ilgisizlik, bir suçtur.Onverschilligheid ten aanzien van zijn cultureel erfgoed is een misdaad.
Onun kültürel mirasına ilgisizlik, bir suçtur.Att förbise hans kulturella arv är ett brott.
1898'de ikinci kitabı Senilità (Yaşlılık) çıktı ve o da aynı ilgisizlikle karşılaştı.1898 року Звево надрукував другий роман, «Senilità» («Старість»), але і він залишився непомічений.
1987 yılında yayınlanan “Paramparça” adlı albüm de aynı ilgisizlikten payını aldı.Альбом "Paramparça", який вийшов у 1987 році, отримав свою частку такої ж байдужості.
Onun kültürel mirasına ilgisizlik, bir suçtur.Η αδιαφορία για την καλλιτεχνική του κληρονομιά είναι έγκλημα.
Filmde, çocuğu bir anlık ilgisizlikten dolayı hayatını kaybetmiş olan bir annenin hikâyesi anlatılıyor.Filmen fortæller om en familie, der pludselig mister et barn.
Bu ilk temsiller sonunda seyirciler gayet soğuk olarak ilgisizliklerini gösterdiler.כבר מהדקות הראשונות, קהל הצופים משתעמם לגמרי.
Ama buna ilgisizlik diyemeyiz; işte bu kasıtlı dışlamadır.Aber das ist nicht Apahtie; das ist vorsätzliches Ausschließen.
Ama buna ilgisizlik diyemeyiz; işte bu kasıtlı dışlamadır.Ale to není lhostejnost, to je záměrné vyloučení.
Ama buna ilgisizlik diyemeyiz; işte bu kasıtlı dışlamadır.Ale to nie je apatia; to je úmyselné vylúčenie.
Ama buna ilgisizlik diyemeyiz; işte bu kasıtlı dışlamadır.Ale to nie jest obojętność, to celowe wykluczenie.
Ama buna ilgisizlik diyemeyiz; işte bu kasıtlı dışlamadır.A to ni apatija; to je namerno izključevanje.
Ama buna ilgisizlik diyemeyiz; işte bu kasıtlı dışlamadır.Csakhogy ez nem közöny; ez a szándékos kirekesztés.
Ama buna ilgisizlik diyemeyiz; işte bu kasıtlı dışlamadır.Dar asta nu e apatie. E excludere intenționată.
Ama buna ilgisizlik diyemeyiz; işte bu kasıtlı dışlamadır.하지만 그건 무관심이 아니라 의도적인 배재일 뿐입니다.
Ama buna ilgisizlik diyemeyiz; işte bu kasıtlı dışlamadır.Maar dat is geen apathie, dat is expres buitensluiten.
Ama buna ilgisizlik diyemeyiz; işte bu kasıtlı dışlamadır.Mais ce n'est pas l'apathie; c'est une exclusion volontaire.
Ama buna ilgisizlik diyemeyiz; işte bu kasıtlı dışlamadır.Ma questa non è apatia; è esclusione intenzionale.
Ama buna ilgisizlik diyemeyiz; işte bu kasıtlı dışlamadır.Mas isso não é apatia, é exclusão intencional.
Ama buna ilgisizlik diyemeyiz; işte bu kasıtlı dışlamadır.Men det rör sig inte om apati det är ett medvetet uteslutande.
Ama buna ilgisizlik diyemeyiz; işte bu kasıtlı dışlamadır.Namun hal itu bukan ketidakpedulian; namun pengecualian yang disengaja.
Ama buna ilgisizlik diyemeyiz; işte bu kasıtlı dışlamadır.Nhưng đó không phải là sự lãnh đạm; đó là sự ngăn chặn có chủ tâm.
Ama buna ilgisizlik diyemeyiz; işte bu kasıtlı dışlamadır.Pero eso no es apatía; eso es exclusión intencional.
Ama buna ilgisizlik diyemeyiz; işte bu kasıtlı dışlamadır.Αλλά αυτό δεν είναι απάθεια, αυτό είναι ηθελημένος αποκλεισμός.
Ama buna ilgisizlik diyemeyiz; işte bu kasıtlı dışlamadır.Але це не апатія, це продумане виключення.
Ama buna ilgisizlik diyemeyiz; işte bu kasıtlı dışlamadır.Но това не е апатия; това е умишлено изключване.
Ama buna ilgisizlik diyemeyiz; işte bu kasıtlı dışlamadır.Но это не апатия, это - преднамеренное исключение.
Ama buna ilgisizlik diyemeyiz; işte bu kasıtlı dışlamadır.אבל זו לא אדישות; זו מניעה מכוונת.
Ama buna ilgisizlik diyemeyiz; işte bu kasıtlı dışlamadır.وهذا لا يندرج ضمن اللامبالاة لان ما يقوم به المجلس هو اقصاء متعمد
Ama buna ilgisizlik diyemeyiz; işte bu kasıtlı dışlamadır.意図的な排斥です 公共の空間
Ancak, korku ilgisizlikten iyidir çünkü korku bizi harekete geçirir.Ale strach je lepší než apatie, protože strach nás nutí něco udělat.
Ancak, korku ilgisizlikten iyidir çünkü korku bizi harekete geçirir.Ale strach jest lepszy niż apatia, ponieważ strach mobilizuje nas do działania.
Ancak, korku ilgisizlikten iyidir çünkü korku bizi harekete geçirir.De a félelem jobb, mint a fásultság, mert a félelem arra bír minket, hogy tegyünk valamit.
Ancak, korku ilgisizlikten iyidir çünkü korku bizi harekete geçirir.Însă este mai bine să-ți fie teamă decât să fi apatic. Pentru că teama, cel puțin, ne împinge să facem ceva.
Ancak, korku ilgisizlikten iyidir çünkü korku bizi harekete geçirir.하지만 두려움은 무관심보다는 낫습니다. 두려움은 우리로 하여금 뭔가를 하게 만들죠.
Ancak, korku ilgisizlikten iyidir çünkü korku bizi harekete geçirir.Maar angst is beter dan apathie... want door angst gaan we iets doen.
Ancak, korku ilgisizlikten iyidir çünkü korku bizi harekete geçirir.Mais, la peur c'est mieux que l'apathie. Parce que la peur, au moins, nous fait faire quelque chose.
Ancak, korku ilgisizlikten iyidir çünkü korku bizi harekete geçirir.Men frygt er bedre end apati. fordi frygt får os til at gøre noget.
Ancak, korku ilgisizlikten iyidir çünkü korku bizi harekete geçirir.Mutta pelko on parempi kuin välinpitämättömyys, koska pelko ajaa meitä toimimaan.
Ancak, korku ilgisizlikten iyidir çünkü korku bizi harekete geçirir.Namun, takut lebih baik daripada tidak peduli karena takut membuat kita melakukan sesuatu.
Ancak, korku ilgisizlikten iyidir çünkü korku bizi harekete geçirir.Nhưng, sợ hãi còn tốt hơn là thờ ơ vì sợ hãi sẽ thôi thúc chúng ta hành động.
Ancak, korku ilgisizlikten iyidir çünkü korku bizi harekete geçirir.Ovšem, strach je lepší než apatia. Pretože strach, keď nič iné, tak nás aspoň prinúti spraviť niečo.
Ancak, korku ilgisizlikten iyidir çünkü korku bizi harekete geçirir.Sin embargo, el miedo es mejor que la apatía. Porque el miedo, por lo menos, nos mueve a hacer algo.
Ancak, korku ilgisizlikten iyidir çünkü korku bizi harekete geçirir.Trotzdem ist Angst besser als Apathie. Denn die Angst bringt uns zumindest dazu, etwas zu tun.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod