Arnavutluk son yıllarda bazı uluslararası havayolu şirketlerinin ilgisini çekti.In recent years, Albania has drawn the attention of a number of international carriers.
Medyanın ilgisini çekmeyen daha pek çok kadın cinayeti var."There are also many other women murders which have not attracted media attention."
Dava Litvan basınının ilgisini çekti.The case caused a media frenzy in Lithuania.
Ayrıca Mažeikiai şehrine olan ilgisini de savundu.It also defended its interest in the city of Mažeikiai.
Almanya ise ABD'nin Meksika'daki ilgisini baltalamaya çalışıyordu.Germany worked to undermine American interests in Mexico.
Afrika'da Mangbetular, uzun kafaları nedeniyle Avrupalı kaşiflerin ilgisini çekiyordu.In Africa, the Mangbetu stood out to European explorers because of their elongated heads.
Dokuz çocuktan biriydi ve ailesi sanata olan ilgisini teşvik etti.[1][2]She was one of nine children and her family encouraged her interest in the arts.[1][2]
Açık saçık görülen fotoğrafları medyanın büyük ilgisini çekti. [1]Her revealing photos have received much media attention.[6]
Birçok yabani Caspium, bitki yetiştiricilerinin ilgisini çeken hastalık direnci sergiler.Many wild Capsicums exhibit disease resistance of interest to plant breeders.
Abhaz ayrılıkçı tartışması hükûmetin ilgisinin çekiyor.The Abkhaz separatist dispute absorbs much of the government's attention.
28 Eylül 2008'de, boş olan Newcastle menajeri pozisyonuna olan ilgisini belirtti.On 28 September 2008, he stated his interest for the vacant Newcastle manager position.
Curtius'un balmumu işlerinin ilk sergisi 1770'de gösterildi ve büyük bir kalabalığın ilgisini çekti.The first exhibition of Curtius' waxworks was shown in 1770 and attracted a large crowd.
Kafkas arısı, ABD'li arıcıların arıcılığa olan ilgisini kalıcı hale getirdi.The bees were first introduced in the United States in the 19th century.
Her ikisi de annelerinin resme olan ilgisini ve yeteneğini aldı.Both share their mother's interest in, and talent for, painting.
Suriyeli yetkililer, terörle ilgisini yalanlamıştır. [1]Syrian officials denied terrorism was involved.[15]
Vokalist Stace McLaren gruba olan ilgisini kaybetmeye başladı ve bu da ayrılmasına yol açtı.Vocalist Stace McLaren began losing interest in the band, which led to his departure.
Festival hayatın her kesiminden büyük bir kesimin ilgisini çekiyor.The festival draws large crowds from all walks of life.
Persoon'un bitki bilim ilgisinin kökeni bilinmemektedir.The origin of Persoon's botanical interest is unknown.
Evlendiğinde müziğe olan ilgisini ertelemek zorunda kaldı.She had to put her interest in music on hold when she married.
Seb anahtarla bir ilgisinin olmadığını söyler ve tartışma sonrası Ricky Seb'e vurur.The next morning Ricky can't find the keys to his van and blames Seb.
Klasik müziğe olan ilgisini keşfederken neredeyse hayatının sonuna kadar performans sergiledi.He performed nearly to the end of his life while exploring an interest in classical music.
Mektup Elizabeth’in ilgisini çekti ve kız kardeşleri de destek oldu.Elizabeth was immediately interested, and her surviving sisters were supportive.
Utena, kendisini Akio'nun ilgisinin hedefi olarak bulur ve Anthy ile arası açılır.Utena finds herself the target of Akio's seduction, creating a rift between her and Anthy.
One Day Remains'den birkaç şarkı güreş müsabakalarının ilgisini çekti.Several songs from One Day Remains established an affiliation with WWE.
Şansölyeliği sırasında JTS, Amerikan halkının ilgisini çekmek için önemli çabalar sarf etti.During his chancellorship, JTS made significant efforts to engage the American public.
Ölümünden sonra halkın ilgisinin artması nedeniyle birkaç televizyon belgeseli hazırlandı.Several television documentaries were created because of increased public interest after his death.
Bu alanda bir miktar başarı elde etmiş olsa da, kısa süre sonra ilgisini kaybetti.He achieved some success in this field, but soon lost interest in studying as a whole.
Bu çalışmaların yüksek kalitesi, zamanının doğa bilimcilerinin ilgisini çekmiştir.The high quality of these studies attracted the interest of the naturalists of his time.
Wynn'in sayısal yeterlilik konusundaki araştırması, medyanın büyük ilgisini çekti.Wynn's research in numerical competency has generated much media attention.
Alexander Panagoulis'in hayatı ve çalışmaları birçok sanatçının ilgisini çekti.Das Leben und Werk von Alexandros Panagoulis zog das Interesse von Künstlern an.
Ziyarete açık olan kubbe pek çok turistin ilgisini çekmektedir.Der deutlich sichtbare Mittelleiter störte viele Kunden.
Orada Hristiyanlık, bahçıvanlık ve tinsellik ilgisini çekti.Dort interessierte sie sich verstärkt für das Christentum, Gärtnern und Spiritualität.
Ayew'in bu kulüpteki güzel oyunu İtalyan ebibi US Lecce'nin ilgisini çekti.Dort spielte er so erfolgreich, dass er das Interesse des italienischen Clubs US Lecce weckte.
Turizm bakanlığının ilgisini bekliyor.Zuständig ist das Ministerium für Tourismus.
Gemi çalıştı ama Fransız Hükümeti'nin ilgisini çekmedi.Das Französische Heer zeigte kein Interesse, anders jedoch die Französische Marine.
Seyircisinin de ilgisini çekmedi.Ihr Publikum hatte kein Interesse an mir.
Saltanat Kapısı, yabancı ziyaretçilerin de ilgisini çekmektedir.Die Cité Portugaise lockt ausländische Besucher an.
Hayvanların belli zamanlarda yemlenmesi ziyaretçilerin en çok ilgisini çeken anlardır.Umso erstaunlicher ist es, dass Bienen die Hauptbesucher sind.
Bu haliyle bile turistlerin ilgisini çekmektedir.Auch für Touristen ist er von großem Interesse.
Hastanedeyken yaşlı bir vampirin ilgisini çekmiştir.Durch die Aufregung landet der alte Mann allerdings im Krankenhaus.
Amerikan Sinemacılık şirketi, projeyi fark ederek ilgisini çeker ve telif haklarını satın alır.Mr. Dott, ein amerikanischer Produzent, interessiert sich für das Stück und will die Filmrechte erwerben.
Bu konu kamuoyunun ilgisini çekmiştir.Es bewegt mich, dass die Gemeinde diesen Wunsch hat.
Gösterdiği bu başarılı performans Arjantin millî takımı Teknik Heyeti’nin de ilgisini çekmiştir.In dieser Disziplin gab es lediglich eine Teamwertung, die er mit der argentinischen Mannschaft gewann.
Bunlar hemen seyircilerin çok ilgisini çekti.Diese kamen beim Publikum sehr gut an.
Quentin Tarantino üçlemeyi filme çekmek konusunda ilgisini dile getidi.Eine Zeit lang hieß es, Quentin Tarantino habe Interesse an der Regieführung angemeldet.
Grup 1980'lerin ortasında müzik basının ilgisini çekmeye başladı.Mitte der 1980er Jahre nahm das Interesse des Publikums an Jazz-Musik ab.
Fatin Gökmen, II. Meşrutiyet'in ilanından sonra ilgisini tamamen bilime yöneltti.Shogun II erhielt von der Fachpresse seit seiner Ankündigung viel Lob.
Toplam 24 bölüme sahipti. Bu anime serisi batının ilgisini çekti.Der Ort hatte eine Größe von 64 Hufen, 4 davon hatte der Pfarrer.
Markham, donanmaya özellikle de subayların eğitimine olan ilgisini sürdürdü.Markham conserve son intérêt dans la marine, en particulier dans la formation de ses officiers.
Bu haliyle bile turistlerin ilgisini çekmektedir.Il attire ainsi bien des touristes.
LHC'ye bağlı güvenlik endişeleri medyanın ilgisini çekti.La question de la sécurité au LHC a retenu l'attention de nombreux médias,.
Kısa sürede, burada bulunan fosil balıklar ilgisini çekti.Les poissons fossiles attirent bientôt son attention.
Ziyarete açık olan kubbe pek çok turistin ilgisini çekmektedir.Son authenticité attire de nombreux touristes.
Alexander Panagoulis'in hayatı ve çalışmaları birçok sanatçının ilgisini çekti.Les idées et travaux de Quesnay seront repris par de nombreux économistes.
Saplantıları, düşünmeye ve çalışmaya olan ilgisini vurgular.Il retrouvait la faculté de penser et de travailler.
Show 2004 yılının Eylül ayında yayına girdi ve yavaş yavaş izleyicilerin ilgisini çekti.L'émission est remplacée en septembre 2004 par J'aime beaucoup ce que vous faites toujours animée par elle.
Başlarda ilgisini matematik çekiyordu.C'est à cette époque qu'elle commença à s'intéresser aux mathématiques.
Gemi çalıştı ama Fransız Hükümeti'nin ilgisini çekmedi.Cet hélicoptère volait parfaitement bien mais n’intéressa pas le marché français.
Koy sayesinde plajlarıyla turistlerin ilgisini çekmiştir.La ville est prisée des touristes pour ses plages.
Bu vadiler çeşitli türdeki bitki örtüsü ve kuşları ile turistlerin ilgisini çekmektedir.Ceci est lié à la symbiose évolutive entre certaines plantes et ces oiseaux.