Ana içeriğe geç
Sözlük

ilgisi ile cümle

ilgisi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bloch daha sonra, filmlerden herhangi biriyle ilgisiz iki kısa film yazdı.Bloch later wrote two sequels, which are unrelated to any of the film sequels.
Apple 30-pin konnektör ile ilgisizdir.It is unrelated to the Apple 30-pin connector.
Zapp'in kaçırılması onun yapısökümüne olan ilgisini azaltmıştır.Zapp's kidnapping experience has cured him of his interest in deconstructionism.
Ayrıca hayvanbilimci olmaya ilgisi vardı.She also intended to become a zoologist.
Khouri'nin tiyatro sanatlarına olan ilgisi lisede oyunlarda yer almasıyla başladı.Khouri's interest in theatre arts began when she took part in high school plays.
Siyasete ilgisi devam ediyordu ve sol görüşlü Protestan Sosyal Kongresi’ne katıldı.He also involved himself in politics, joining the left-leaning Evangelical Social Congress.
Kötü olan şeylerle ilgisi yoktur.It is not associated with seizures.
Sonraları Zulliger Freud'un ilgisini çekti ve Freud tarafından iki kez İsviçre'de ziyaret edildi.Later on, Freud became interested in Zulliger's work, and visited him twice in Switzerland.
Caillebotte fotoğrafçılığa olan ilgisi ile de tanınmaktadır.Caillebotte's interest in photography is evident.
Daha sonraları ilgisi heykele kaymıştır, heykel alanında ilk çalışması Jenny Lind'in büstü olmuştur.This is also Tommy Bond's last episode for his first tenure with Our Gang.
Ancak, sözcüğün utanç duygusuyla da çok yakın ilgisi vardır.We will also reflect our deep sense of shame.
LHC'ye bağlı güvenlik endişeleri medyanın ilgisini çekti.The safety concerns regarding the LHC collisions have attracted widespread media attention.
Jimmy Jabobs, Aries'e karşı olan ilgisini onu The Age of Fall'a ekleyerek gösterdi.Jimmy Jacobs displayed interest in adding Aries to The Age of the Fall (AotF).
Rachel ondan hoşlanmaktadır fakat bir türlü istediği şekilde ilgisini çekememektedir.He liked Rachel straight away, but the same could not be said for her initially.
Darwinizm'e ve diğer bilim dallarına olan ilgisi sayesinde Charles için iyi bir arkadaştır.His education and interest in Darwin and other education make him a good companion for Charles.
Uçmaya olan ilgisini, savaş sırasında uçan uçakları izledikten sonra başladı.His interest in flying would soon follow after he watched the planes during wartime.
Akvaryuma olan ilgisi nedeniyle Aqua Design Amano isimli Japon şirketini açmıştır.His interest in aquaria led him to create the Japanese company Aqua Design Amano.
Bu bayramla bir ilgisi olması muhtemeldir.It is rumoured that the coup might have something to do with that meeting.
Halbuki köyün Almanya ile hiçbir ilgisi yoktur.It is not related to the German family.
Örneğin, " bir zamanlar" dan "sekiz yıl sonra"ya konu ilgisiz olarak değişir.1C "Eight Years Later, Still Something to Prove".
Alba beş yaşında iken oyunculuğa ilgisini göstermeye başladı.Alba expressed an interest in acting from the age of five.
Sanata ve biyolojiye ilgisi olduğunu ifade etmektedir.Her interests include art and biology.
Bahçıvanlığa olan ilgisi sonucu 15 yaşında yarı zamanlı olarak bir çiçekçi dükkânında çalıştı.Due to this horticultural interest, at 15 he took a part-time job at a local florist's shop.
Daha sonra tüm ilgisini Osmanlı tarihine yöneltti.Soon afterwards his interest turned to natural history.
Amerika’da kadınların diğer kadınlara olan ilgisinde bir artış yaşanmıştır.In the US, there has been an increasing number of women developing an attraction for other women.
Bu ilgisi onu Asya'ya seyahate teşvik etmiştir.His works reflects his journey to Asia.
Bunun nasyonal sosyalizm ile hiçbir ilgisi yoktur.But this has no connection with Nazism.
Ayrıca kriket ve hokeye bir ilgisi vardı.He played hockey and cricket too.
Ancak yine Watson'ın bir sözü, Holmes'un kadınlara olan ilgisizliğini ortaya koyar.Watson believes this to be Holmes's attempt at humour.
Lise yıllarında matematiğe özel bir ilgisi vardı.In high school she had a special interest in mathematics.
Köpeklere karşı olan ilgisi, 1873'te Kennel Club'ın kurulmasına da önayak oldu.Her involvement with dogs in general helped to establish the Kennel Club, which was formed in 1873.
Ayaklanma, dünya medyasının ilgisini çekti.The uprising had attracted worldwide media attention.
Mavi renge ilgisinden dolayı, genellikle mavi tuzaklar kullanılır.Where a green light was required, a blue lens would usually be used.
Bu, feminist konumunu güçlendirdi ve desen tasarımı ilgisini çekti.This fueled her position as a feminist and inspired her interest in pattern design.
Bu rolünden sonra oyunculuğa olan ilgisi arttı.After this role, her interest in acting increased.
Bu durum, halkın ticarete olan ilgisine bağlanabilir.This may be attributed to their relative ease of trade with the capital.
Bu pozisyondaki oyunculara kısa denmesinin fiziksel özelliklerle ilgisi yoktur.A tent telling young women what to do with their body has no place here.
Bu olay bir kaza mıdır yoksa terörle ilgisi olabilir mi?Was it an accident or suicide?
Kondo'nun çocukluğundan beri düzenlemeye ilgisi vardı.Kondo says that she has been interested in organizing since childhood.
Simmons'a göre bunun sperm yarışıyla ilgisi var.The length is thought to be related to sperm competition.
İki anlamı olan bir kelimeyi, konuyla ilgisi olmayan anlamına uygun olarak tercüme etmek.To translate a word that has two meanings in the meaning that is totally against the context.
Bu o ana kadar görülmemiş bir şeydir ve herkesin ilgisini çeker."It's never been done before and that's kind of the spirit everybody's taking it in.
İlişkiler bir varlığın diğeri ile olan ilgisini temsil eder.One day the relative comes with another offer.
Yarış tüm dünyadan bisikletçilerin ilgisini çekmektedir.The race attracts riders from all over the world.
Partinin 1954 yılında kurulmuş Japonya Demokratik Partisi ile bir ilgisi bulunmamaktadır.Not to be confused with the National Democratic Party founded in 1950.
Yeğenlerinin kaybolmasının bu testere cinayetleri ile ilgisi olduğunu düşünmektedir.Disclosure of their discoveries could have implicated their client in the women's murders.
Ayrıca kaçırmaların "program" denen bir projeyle ilgisi vardır.However, 'A' has plans also for the liars.
Bu iki savaşın da I. Dünya Savaşı'nın statik siper harbiyle yakından uzaktan ilgisi yoktu.Both of these conflicts had little in common with the static trench warfare of the First World War.
Lisede okuyan anne ve babası ile tanışan genç, yanlışlıkla annesinin romantik ilgisini çeker.He meets his future parents in high school and accidentally attracts his mother's romantic interest.
Tom da buna ilgisiz kalmaz.Kelly is not interested.
Küçük gerilla takımının Pungsan civarındaki faaliyetleri Japon basınının ilgisini çekti.His small group's actions near Pungsan at that time got noticed by the Japanese press.
Bu, 1859’da ivme dağılımını türeten ve kendisinden isimlendiren Maxwell’in ilgisini çekti.This interested Maxwell, who in 1859 derived the momentum distribution later named after him.
Bach’ın Köthen’den ayrılışının yalnızca dükün müziğe olan ilgisizliği değildi.The choice of Bach for the funeral music was not surprising.
Futbola olan ilgisiyle tanındı.They were asked about soccer.
Gemi çalıştı ama Fransız Hükümeti'nin ilgisini çekmedi.The dog survived, alas Mr French did not.
Çalışmaları ile Velázquez'in ilgisini çekti.Are they the subject of Velázquez's work?
İlgisiz ya da nankör kılan aynı sakatlık o zaman büyük ruhlu hale getiriyordu beni."Whether that was right or wrong, it was bothering me."
Çocukluğundan beri müziğe karşı ilgisi vardı.He was connected with the music since his childhood.
Edebiyata ilgisi lise yaşamında şiirlerle başladı, kısa bir süre sonra oyun yazarlığına yöneldi.Entering a law practice, he wrote poetry in his spare time but it was his true vocation.
Çünkü bayrağın mazisinin de Avrupa Birliği ile bir ilgisi yoktur.The Miss Universe Malta organisation has nothing to do with the Miss Malta organisation.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod