Ama gerçekte, kadın sünnetine baktığınızda bunun İslam'la hiç ilgisinin olmadığını görürsünüz.למעשה כשמסתכלים על מילת נשים, רואים שאין לזה קשר עם האיסלאם,
Ama gerçekte, kadın sünnetine baktığınızda bunun İslam'la hiç ilgisinin olmadığını görürsünüz.ولكن عندما تنظر جيداً الى ختان المرأة تجد انه لا يتعلق على الاطلاق بالديانة الاسلامية
Ama gerçekte, kadın sünnetine baktığınızda bunun İslam'la hiç ilgisinin olmadığını görürsünüz.イスラム教によるものではなく 北アフリカの風習なのです。
Ama insanlarda, biz beynimizi büyütmeye devam ederiz. Bu yüzden ebeveynlerimizin ilgisine ihtiyaç duyarız.Nasz mózg rozwija się dłużej, dlatego wymagamy opieki rodzicielskiej.
Ama Michale Crichton'un da ilgisini çeken onların bo sosyla yönüydü.Ale právě ona společenskost zřejmě přitahovala Michaela Crichtona.
Ama Michale Crichton'un da ilgisini çeken onların bo sosyla yönüydü.Ale práve táto spoločenskosť zrejme priťahovala Michaela Crichtona.
Ama Michale Crichton'un da ilgisini çeken onların bo sosyla yönüydü.Doch dieser soziale Aspekt hat wohl Michael Crichton gereizt.
Ama Michale Crichton'un da ilgisini çeken onların bo sosyla yönüydü.És ez a szociális dolog, úgy hiszem, ez vonzotta Michael Crichtont.
Ama Michale Crichton'un da ilgisini çeken onların bo sosyla yönüydü.Este tocmai acest aspect social cel care, cred, l-a atras pe Michael Crichton.
Ama Michale Crichton'un da ilgisini çeken onların bo sosyla yönüydü.그러나 제 생각엔 이 사회적 동물이 마이클 크라이튼 씨를 매료했던 것 같습니다.
Ama Michale Crichton'un da ilgisini çeken onların bo sosyla yönüydü.Maar het is dat sociale aspect dat Michael Crichton aantrok, denk ik.
Ama Michale Crichton'un da ilgisini çeken onların bo sosyla yönüydü.Ma credo sia l'aspetto sociale che ha attratto Michael Crichton.
Ama Michale Crichton'un da ilgisini çeken onların bo sosyla yönüydü.Mais je pense que c'est cet aspect social qui attira Michael Crichton.
Ama Michale Crichton'un da ilgisini çeken onların bo sosyla yönüydü.Mas penso que foi aquele lado social que atraíu Michael Crichton.
Ama Michale Crichton'un da ilgisini çeken onların bo sosyla yönüydü.Men det är den där sociala biten som jag antar lockade Michael Crichton.
Ama Michale Crichton'un da ilgisini çeken onların bo sosyla yönüydü.Men det der sociale tror jeg, tiltrak Michael Crichton
Ama Michale Crichton'un da ilgisini çeken onların bo sosyla yönüydü.Nhưng tôi đoán chính đặc điểm sống theo bầy đàn đã hấp dẫn Michael Crichton.
Ama Michale Crichton'un da ilgisini çeken onların bo sosyla yönüydü.Pero este aspecto social es lo que, supongo, atrajo a Michael Crichton.
Ama Michale Crichton'un da ilgisini çeken onların bo sosyla yönüydü.Tapi perihal sosial itulah yang menurut saya menarik Michael Crichton.
Ama Michale Crichton'un da ilgisini çeken onların bo sosyla yönüydü.To cechy towarzyskie zainspirowały Michaela Crichtona.
Ama Michale Crichton'un da ilgisini çeken onların bo sosyla yönüydü.Αλλά είναι αυτό το θέμα περί κοινωνικότητας που υποθέτω προσέλκυσε τον Μάικλ Κράιτον.
Ama Michale Crichton'un da ilgisini çeken onların bo sosyla yönüydü.Но, кажется, это именно та социальная черта, которая так понравилась Майклу Крайтону.
Ama Michale Crichton'un da ilgisini çeken onların bo sosyla yönüydü.Но точно този социален въпрос, предполагам, е привлякъл Майкъл Крайтън.
Ama Michale Crichton'un da ilgisini çeken onların bo sosyla yönüydü.אבל זה העניין החברתי שלדעתי משך את מייקל קרייטון.
Ama Michale Crichton'un da ilgisini çeken onların bo sosyla yönüydü.واعتقد ان كونها كائنات اجتماعية هو ما جذب "مايكل كراتشون"
Ama Michale Crichton'un da ilgisini çeken onların bo sosyla yönüydü.マイケル・クライトンを魅了したのではないでしょうか 彼の著書(ジュラシックパーク)で 恐竜は社会的な動物として描かれ
Ama soruyla ilgisi olmadığı için, burada bu konuyu bırakıyorum. -하지만 이는 문제와 상관없기 때문에 여기서 멈출게요.
Ama soruyla ilgisi olmadığı için, burada bu konuyu bırakıyorum. -Mas isso não tinha nada a ver com esta questão, então eu o deixo por aqui.
Ama soruyla ilgisi olmadığı için, burada bu konuyu bırakıyorum. -Но това няма нищо общо с действителния въпрос, така че аз ще ви оставя там.
Ancak, korku ilgisizlikten iyidir çünkü korku bizi harekete geçirir.Ale strach je lepší než apatie, protože strach nás nutí něco udělat.
Ancak, korku ilgisizlikten iyidir çünkü korku bizi harekete geçirir.Ale strach jest lepszy niż apatia, ponieważ strach mobilizuje nas do działania.
Ancak, korku ilgisizlikten iyidir çünkü korku bizi harekete geçirir.De a félelem jobb, mint a fásultság, mert a félelem arra bír minket, hogy tegyünk valamit.
Ancak, korku ilgisizlikten iyidir çünkü korku bizi harekete geçirir.Însă este mai bine să-ți fie teamă decât să fi apatic. Pentru că teama, cel puțin, ne împinge să facem ceva.
Ancak, korku ilgisizlikten iyidir çünkü korku bizi harekete geçirir.하지만 두려움은 무관심보다는 낫습니다. 두려움은 우리로 하여금 뭔가를 하게 만들죠.
Ancak, korku ilgisizlikten iyidir çünkü korku bizi harekete geçirir.Maar angst is beter dan apathie... want door angst gaan we iets doen.
Ancak, korku ilgisizlikten iyidir çünkü korku bizi harekete geçirir.Mais, la peur c'est mieux que l'apathie. Parce que la peur, au moins, nous fait faire quelque chose.
Ancak, korku ilgisizlikten iyidir çünkü korku bizi harekete geçirir.Men frygt er bedre end apati. fordi frygt får os til at gøre noget.
Ancak, korku ilgisizlikten iyidir çünkü korku bizi harekete geçirir.Mutta pelko on parempi kuin välinpitämättömyys, koska pelko ajaa meitä toimimaan.
Ancak, korku ilgisizlikten iyidir çünkü korku bizi harekete geçirir.Namun, takut lebih baik daripada tidak peduli karena takut membuat kita melakukan sesuatu.
Ancak, korku ilgisizlikten iyidir çünkü korku bizi harekete geçirir.Nhưng, sợ hãi còn tốt hơn là thờ ơ vì sợ hãi sẽ thôi thúc chúng ta hành động.
Ancak, korku ilgisizlikten iyidir çünkü korku bizi harekete geçirir.Ovšem, strach je lepší než apatia. Pretože strach, keď nič iné, tak nás aspoň prinúti spraviť niečo.
Ancak, korku ilgisizlikten iyidir çünkü korku bizi harekete geçirir.Sin embargo, el miedo es mejor que la apatía. Porque el miedo, por lo menos, nos mueve a hacer algo.
Ancak, korku ilgisizlikten iyidir çünkü korku bizi harekete geçirir.Trotzdem ist Angst besser als Apathie. Denn die Angst bringt uns zumindest dazu, etwas zu tun.
Ancak, korku ilgisizlikten iyidir çünkü korku bizi harekete geçirir.Tuttavia la paura è meglio dell'apatia. Perché la paura, perlomeno, ci spinge a fare qualcosa.
Ancak, korku ilgisizlikten iyidir çünkü korku bizi harekete geçirir.Χωρίς αμφιβολία,ο φόβος είναι καλύτερος από την απάθεια. Γιατί ο φόβος, τουλάχιστον, μας κάνει να αντιδρούμε.
Ancak, korku ilgisizlikten iyidir çünkü korku bizi harekete geçirir.Але страх все ж кращий за апатію, бо страх спонукає нас до дії.
Ancak, korku ilgisizlikten iyidir çünkü korku bizi harekete geçirir.Но стахът е по-добър от безразличието, защото страхът ни кара да направим нещо.
Ancak, korku ilgisizlikten iyidir çünkü korku bizi harekete geçirir.Но страх всё же лучше апатии, ибо страх побуждает нас к действию.
Ancak, korku ilgisizlikten iyidir çünkü korku bizi harekete geçirir.אבל פחד עדיף על אדישות כי הפחד מוביל אותנו לפעולה.
Ancak, korku ilgisizlikten iyidir çünkü korku bizi harekete geçirir.ولكن الخوف افضل من اللامبالة لان الخوف يدفعنا للقيام بشيء
Ancak, korku ilgisizlikten iyidir çünkü korku bizi harekete geçirir.恐怖は人を行動に駆り立たせるからです。 今、多くのメキシコ人は
Anlatacağım -- ki baya bi' ilgisi var.Bien, les diré: -- Mucho.
Anlatacağım -- ki baya bi' ilgisi var.Cóż, ma wiele wspólnego.
Anlatacağım -- ki baya bi' ilgisi var.Ei bine, vă voi răspunde- are!
Anlatacağım -- ki baya bi' ilgisi var.음, 당신에게 해줄 말이 많습니다.
Anlatacağım -- ki baya bi' ilgisi var.Nou, ik zeg je -- een hoop.
Anlatacağım -- ki baya bi' ilgisi var.Più di quanto sembri.
Anlatacağım -- ki baya bi' ilgisi var.Und ich sage Ihnen: eine Menge.
Anlatacağım -- ki baya bi' ilgisi var.Un grand rapport.
Anlatacağım -- ki baya bi' ilgisi var.А я вам отвечу - самое непосредственное.