Tarih öncesi çağlardan bu yana gökyüzü dünyanın her yerindeki kültürlerden insanların ilgisini çekmiştir.Оттогава до наши дни той привлича имигранти от цял свят.
Matematiğe olan ilgisi çok küçük yaşından göstermiş kendini.От малък показва интерес към математиката.
Tasavvufa olan ilgisi büyümüş, özellikle Vahdet-i Vücud (وحدة الوجود) düşüncesine inanmaya başlamıştır.През това време се засилва интересът му към суфизма и особено към Vahdet-i Vücud.
Bu ilgisi onu Asya'ya seyahate teşvik etmiştir.Той участва в похода на Александър в Азия.
Halkın ilgisi çok büyük olur.Общественият интерес е голям.
Şahin'in bilgisayarlara ilgisi 13 yaşındayken başladı.Увлечението му към компютрите започва, когато е на шестгодишна възраст.
At yarışına ilgisi vardır.Той организирал конни надбягвания.
Cinayetle ilgisi olmayan bu bilgi yine de adamın karakterine bir utanç gölgesi düşürmekte kullanılır.Искаме това, въпреки че смятаме, че екзекуцията е прекалено голяма чест за този човек.
Eserlerinde benzer temaları işlemiş olsa da, Beckett'ın varoluşçuluğa karşı bir ilgisi yoktu.Въпреки че коментираните теми са сходни, Бекет няма голям афинитет към екзистенциализма като цяло.
Çocukluğunda ve mekanik aletlere ilgisi vardı.Като дете много се интересува от механични части и детайли.
Başarısı Avrupa'nın büyük kulüplerinin ilgisini çekti.Това му представяне буди интерес във водещите клубове в страната.
Bu haliyle tüm Avrupalı güçlerin ilgisini çekiyordu.Изхода от нея ще определят европейските сили.
Bu konuda Çin'deki misyonerlik faaliyetleri ise ayrıca ilgisini çekmiştir.Интерес към тях проявяват и китайските медии.
Fakat yirmi yaşından sonra kadınlara ilgisi artmaya başlamıştır.А на двадесет години вече се страхувал да не полудее.
Tasavvufa olan ilgisi büyümüş, özellikle Vahdet-i Vücud (وحدة الوجود) düşüncesine inanmaya başlamıştır.През това време се засилва интереса му към суфизъм и особено към Vahdet-i Vücud.
Amy Adams, Lois Lane: Daily Planet'te haberci ve Clark Kent'in ilgisine aşık.Amy Adams kao Lois Lane: Novinarka magazina Daily Planet i ljubavni interes Clarka Kenta.
Quentin Tarantino üçlemeyi filme çekmek konusunda ilgisini dile getidi.Redatelj Quentin Tarantino angažirao ga je tri puta.
1912'de ise bu ilgisine tamamen son verdi.U toku 1912. godine je prestao slikati ovim stilom.
Batı'nın Birûni ilgisi ise 1870'lerde başladı.Njegova zaokupljenost jezerom počela je 1870. godine.
Liderleri Tanya'nın , reddedilmiş olmasına rağmen Edward Cullen'a ilgisi vardır.No unatoč svima njima najviše joj je pažnje privukao Edward Cullen.
Çocukluğunda ve mekanik aletlere ilgisi vardı.Od mladosti je bio vezan uz automobile i posao mehaničara.
Bunlar hemen seyircilerin çok ilgisini çekti.Sigurno je tadašnjoj publici bilo neobično gledati ih odjednom.
Hikâyenin bölümleri birbirine eklenmiş ilgisiz parçalar gibi görünür.Dijelovi su prikazivani kao odvojeni dijelovi.
Turgut Uyar'ın şiire olan ilgisi kendi ifadesine göre çocukluk yıllarında başlamıştır.Bazira se na ruskoj bajci koju je čuo u djetinjstvu.
Gillian Foster'a karşı derin bir ilgisi vardır.Hlboko sa zaujíma o Gillian Fosterovú.
Solow’un ilgisi giderek makroekonomi’ye kayıyordu.Solowov záujem sa postupne zmenil na makroekonómiu.
At yarışına ilgisi vardır.Konajú sa konské dostihy.
Daha sonra ilgisi, olasılık ve istatistik alanına kaydı.Potom sa začal zaujímať o model štatistiky a pravdepodobnosti.
Kraliçenin de bununla ilgisi olduğuna dair dedikodular çıktı.Boli obvinení, že mali pomer s kráľovnou.
Gerçekle bir ilgisi yoktur.V skutočnosti však s nimi nemal nič spoločné.
Amy Adams, Lois Lane: Daily Planet'te haberci ve Clark Kent'in ilgisine aşık.Margot Kidder ako Lois Laneová, reportérka novín Daily Planet, do ktorej sa Clark zamiluje.
Ama kusura bakmazsanız görüntü dışında sanatla pek ilgisi yok.Mimo nazerania nie je priestor celkom ničím.
Sanata ilgisi, babasının yaptığı suluboya resimleri izleyerek başladı.O bojové umenie sa začal zaujímať potom, čo videl, ako bol zbitý jeho otec.
Eski Zağra, aynı zamanda turistlerin ilgisini çeken bir destinasyondur.Starý prístav je objektom záujmu turistov.
Örneğin, " bir zamanlar" dan "sekiz yıl sonra"ya konu ilgisiz olarak değişir.Zobrazí sa nový nadpis: „O osem rokov neskôr“.
Show 2004 yılının Eylül ayında yayına girdi ve yavaş yavaş izleyicilerin ilgisini çekti.Televízia začala vysielať 30. apríla 2004 a čoskoro sa stala populárnou medzi chorvátskymi obyvateľmi.
Zira konu, o dönemde kamuoyunun ilgisini kaybetmişti.V období Sengoku stratila provincia na svojej dôležitosti.
Genllikle köpek olarak dolaşır ve Sookie'ye ilgisi vardır.Sirius sa transformuje ako animágus na psa a bojuje s Lupinom.
Eyalet günümüzde festival kenti olarak anılmakta ve kaliteli şarabıyla birçok turistin ilgisini çekmektedir.Štát je známy festivalmi a výborným vínom.
Ayrıca tarihe de ilgisi vardı.Zaoberal sa aj vynálezmi.
Resme olan ilgisi ve düşkünlüğü fotoğraflarına da yansıdı.Jeho život, sprevádzaný výtržnosťami a svármi našiel odraz i v jeho obrazoch.
Onun bu ilgisiz tavırları, genç kadını çileden çıkartır ve hıncını ondan çıkarır.Nespravodlivé správanie vyvoláva v ľuďoch frustráciu a znižuje ich motiváciu.
Tiyatroya ilgisi çocukluğunda başladı.O divadlo sa zaujímala už od detstva.
Paradoksun kişilik sorunuyla da ilgisi vardır.Alebo k problému identity človeka.
Saltanat Kapısı, yabancı ziyaretçilerin de ilgisini çekmektedir.Krajina bola otvorená aj voči návštevám cudzincov.
Roma her zaman doğuda neler olup bittiğiyle ilgilenmek konusunda biraz ilgisiz davranmıştır.Rim se je vedno zelo nerad vmešaval v dogajanja na vzhodu.
Bilim ve teknolojiye olan ilgisini erken yaşlarda belli etmeye başladı.Že zelo zgodaj je kazal zanimanje za tehnologijo in znanost.
Bu ilgisi onu Asya'ya seyahate teşvik etmiştir.Za njim so se še nadaljevala potovanja v Azijo.
Modern İtalyan edebiyatı da ilgisini çekti.Zaradi tega mu je prav prišla tudi stara moskovska književnost.
Bu kitap okuyucunun bilime ilgisini arttırır Karmaşık bir anlatımı yoktur.Tako branje bralčevega znanja ne razširi.
Matematiğe olan ilgisi çok küçük yaşından göstermiş kendini.Njegovo naklonjenost do matematike je bilo zaznati že v otroški dobi.
Müziğe ilgisi ilkokul çağında başladı.Čas v zaporu je posvetil glasbi.
Aynı zamanda dönem olaylarına ilgisiz durumdadırlar.Prav tako pa niha tudi z letnimi časi.
Yabâni filler turistlerin ne kadar ilgisini çekse de bazen köylere girip tarlaları yağmaladıkları olmaktadır .Divji sloni privlačijo turiste, vendar pa uničujejo poljščine in pogosto vdrejo tudi v vasi.
Marka adı "Alp altını" olarak çevrilir, ancak markanın Alpler dağları ile ilgisi yoktur.Na navedene gore ne pelje označena planinska pot, zato spadajo pod alpinistične cilje.
Anne ve babasının ölümüne soğukkanlı ve ilgisiz kaldı.Po smrti staršev žalostna in brezvoljna.
Tsunderedir ve genç kızlara ilgisi vardır.Obred je značilen za dečke in deklice.
Müziğe ilgisi çocukluk yıllarında başladı.Glasbi se je posvetil že v otroških letih.
Başlarda ilgisini matematik çekiyordu.Zelo zgodaj se je začel zanimati za matematiko.
Modern İtalyan edebiyatı da ilgisini çekti.Nemažai dėmesio susilaukė ir šiuolaikinė islandų literatūra.