Ana içeriğe geç
Sözlük

ilgisi ile cümle

ilgisi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
İşlevselci ve ekonomik inşaya olan ilgisi binaların ruhsuz ve kişiliksiz akılcı bir görünüşe yol açmıştır.啤酒能夠讓人產生意識模糊,出神的感受。
Hatta oyuncular başka oyuncuların üzerine ödül koyup ödül avcılarının ilgisini düşman oyuncuya çekebilirler.玩家也可在海盜身上增加懸賞金,促使某些玩家專門獵殺具有懸賞金的海盜。
Tüm toplumlarda gökyüzü insanların ilgisini çekmiştir.到處皆吸引了百姓的愛戴。
Diğer manastırlar kadar tanınmış olmamakla birlikte gelen yabancı turistlerin büyük ilgisini çekmektedir.外人關中舊僧道恒等以為顯異惑眾。
Herschel'ın müziğe olan ilgisi, onu matematik ve lensler üzerinde çalışmaya yönlendirmiştir.허셜의 음악활동은 그를 수학과 렌즈에 대한 흥미를 가지게 만들었다.
Roma Panteonunun tanrılarına olan ilgisini gösterebilmek için 82 farklı tapınağı tamir ettirdi.또한 로마의 여러 신을 모시는 신전 82곳을 복구하였다.
Başarısı Avrupa'nın büyük kulüplerinin ilgisini çekti.그의 성과는 다수의 유럽 클럽들의 관심을 받았다.
Eşiğin baht ve talihle de ilgisi vardır.주파수는 파장과 역수의 관계가 있다.
Bunların konuyla ilgisi olması gerekmez.그것은 그 일과는 전혀 관련이 없다.
Siyasete ilgisi devam ediyordu ve sol görüşlü Protestan Sosyal Kongresi’ne katıldı.그는 정계에도 발을 들여 좌파 성향의 복음주의 사회 의회에 가입하였다.
Gibson oyuncu kadrosuna geri dönmesine rağmen ilgisini kaybetti ve sonraki üretim iptal edildi.이후 깁슨이 맥스 역으로 다시 캐스팅되지만 그는 제작이 취소되자 이내 흥미를 잃어버린다.
Dansa olan ilgisi.취미는 댄스.
Bu program halkın ilgisini çekti.이러한 비디오들은 사람들의 관심을 받았다.
Kraliçenin de bununla ilgisi olduğuna dair dedikodular çıktı.또한 왕비가 주장하는 망명 자체도 어려움이 있었다.
Ama devlet yetkilileri ilgisiz kalır.정부는 아직까지 무관심으로 일관중.
Roketler yüzyıllardır bilimadamlarının ve amatörlerin ilgisini çekmiştir.로켓은 오랜 세월동안 과학자들을 매료했다.
Roma her zaman doğuda neler olup bittiğiyle ilgilenmek konusunda biraz ilgisiz davranmıştır.당시까지 로마는 지중해 동부 문제에 관심을 거의 기울이지 않았다.
Kendisi burada öyle bir hesap yapıyor ki gerçekle hiç ilgisi yoktur.솔직히 얘기하면, 일부러 관련이 없을 것 같은 걸로 만들었습니다.
Ayrıca tarihe de ilgisi vardı.이것 역시 보편화와 관련된다.
Sovyetler Birliği'nde, Sputnik'in fırlatılışı ve sonrasındaki uzay programları halkın büyük ilgisini çekti.소비에트 연방에서 스푸트니크 발사와 연속적인 우주 개발 계획은 대중의 비상한 관심을 불러일으켰다.
Edebiyatla ilgisini ömür boyu kesmedi.그는 어려서부터 문학에 관심이 많았다.
İlişkiler bir varlığın diğeri ile olan ilgisini temsil eder.친화성은 다른 사람과 더불어 잘 지내는 성격을 말한다.
Bu bağlamda Böke (kahraman, şampiyon) kavramıyla da ilgisi vardır.그리고 이 모든 것은 헤로인에 대한 그의 의존과 관련이 있었다.
Felsefe ve edebiyata yoğun bir ilgisi vardır.심리학은 철학과 밀접한 관련이 있다.
Hiçbir fiziksel nicelik veya yasayla ilgisi yoktur.하지만 이것은 어떠한 헌법적, 법률적 근거도 없다.
Müziğe olan ilgisi, Jeff Buckley'nin Grace adlı albümünün bir kopyasını aldığında başladı.העניין של אלנה במוזיקה החל כאשר קיבלה עותק של האלבום גרייס של ג'ף באקלי.
Resim yapmayı sever ancak diğer derslerle hiç ilgisi yoktur.אוהבת לצייר, אך ציוריה לא דומים לשום דבר שיש בעולם.
Alba beş yaşında iken oyunculuğa ilgisini göstermeye başladı.אלבה החלה להתעניין במשחק מגיל חמש.
Bunlar hemen seyircilerin çok ilgisini çekti.זה כבר לא ממש מעניין את הקהל.
Amy Adams, Lois Lane: Daily Planet'te haberci ve Clark Kent'in ilgisine aşık.איימי אדמס - לויס ליין, כתבת במערכת העיתון "הדיילי פלאנט" ומושא אהבתו של קלארק קנט/סופרמן.
Resme ilgisi ilkokul yıllarında başladı.בעקבות הסרט, השנים החלו לצאת.
Quentin Tarantino üçlemeyi filme çekmek konusunda ilgisini dile getidi.קוונטין טרנטינו הביע עניין לצלם את הטרילוגיה.
Halbuki köyün Almanya ile hiçbir ilgisi yoktur.אך לממשלת יוון לא היה כל קשר לכך.
Leibniz’in Çin felsefesine olan ilgisinin kaynağı Çin felsefesinin kendisinkine benzer olduğu algısıydı.משיכתו של לייבניץ לפילוסופיה סינית נבעה מהתפיסה שלו שהפילוסופיה הסינית דמתה לשלו.
Sanata ve biyolojiye ilgisi olduğunu ifade etmektedir.היא סיימה בהצטיינות במגמות ביולוגיה ואמנות.
Halife olan babası ve kardeşinin aksine, Mütevekil güzel sanatlar ve bilimler üzerine ilgisini çekmemişti.בניגוד לאביו ולאחיו, לאל מתוכל לא הייתה חיבה יתרה לאומנויות ולמדעים.
Ateşli silahlara çok ilgisi bulunmakla beraber Memluklu ordusu bu silahları kullanmamakta direnmiştir.כחלק מתפיסה צבאית שמרנית, הממלוכים סירבו להשתמש בנשק חם.
Bu iki savaşın da I. Dünya Savaşı'nın statik siper harbiyle yakından uzaktan ilgisi yoktu.לשני עימותים אלו היה מעט מאוד במשותף עם מלחמת החפירות הסטטית של מלחמת העולם הראשונה.
Bu ilk temsiller sonunda seyirciler gayet soğuk olarak ilgisizliklerini gösterdiler.כבר מהדקות הראשונות, קהל הצופים משתעמם לגמרי.
On yaşından beri müziğe ilgisi olan Simons, aynı zamanda yan flüt çalabilmektedir.סימונס התעניינה במוזיקה עוד מגיל 10 ואף ניגנה בחליל במשך שנה.
Genetik olarak ilgisiz olabilirler veya yalnızca uzaktan alakalı olabilirler.שפות השפראכבונד עשויות להיות מנותקות לחלוטין זו מזו מבחינה גנטית, או בעלות קרבה רחוקה.
Ülkenin ilgisi iyice İç savaşa çekilmekteydi, ve Donanma kaynak ve eğitim desteklenemiyordu.מאחר שעיקר דאגתה של המדינה הופנתה לענייני פנים, לא זכה הצי למימון או לאימונים.
Tekli Avustralya ve Yeni Zelanda'da büyük bir reklam ilgisi gördü.אוליבר הופיע אף בסדרת פרסומות בניו זילנד ובאוסטרליה.
Olaylarla hiç ilgisi olamayan kişiler hapishaneye sokulmuştu.האירועים שלא זכו להתייחסות היו אלה שעניינו אותה.
Ziyarete açık olan kubbe pek çok turistin ilgisini çekmektedir.טקס חילופי המשמרות מושך תיירים רבים.
Rachel ondan hoşlanmaktadır fakat bir türlü istediği şekilde ilgisini çekememektedir.רייצ'ל שונאת את העובדה הזו, ומנסה להתנהג באופן הכי טבעי שהיא יכולה.
Bunların konuyla ilgisi olması gerekmez.הדבר אינו נוגע לכם.
Cinayetle ilgisi olmayan bu bilgi yine de adamın karakterine bir utanç gölgesi düşürmekte kullanılır.כך, גם בעוולה שנזק אינו יסוד בה, ייחשב נזק שנגרם ליסוד בעילת התובענה.
Küçükken sporlarla çoğunlukla ilgiliydi ama gitara ilgisi yoğunlaştı.בילדותו עסק רבות בציור והתמקד בעיקר במפלצות.
Roma Panteonunun tanrılarına olan ilgisini gösterebilmek için 82 farklı tapınağı tamir ettirdi.הוא בנה 82 מקדשים, כמו מקדש הפנתיאון.
Bunun sonucunda ilgisi fizikten coğrafya ve antropolojiye doğru kaymaya başlamıştır.מכאן שכל חשיבה על קשר שכזה מובילה לאנטינומיה ולפאראלוגיזם.
Hatta bu ilgisi onu birkaç sefer ölümle burun buruna getirmiştir.בדרך להוצאה להורג היא בכתה את חפותה כמה פעמים.
Kitap, uçan böceklerle ilgisi olan bir “su zehrinden” bahsediyordu.В книгата се споменава за „водна отрова“, която се свързва с летящи насекоми.
Grip ile ilgisi olmamasına rağmen mide gribi ve gastrik grip olarak da adlandırılmıştır.Въпреки че не е свързан с грипа, често го наричат стомашен грип и гастро грип.
Spora olan ilgisi ise çok azdı.Интересът към този спорт обаче също е твърде малък.
Dansa olan ilgisi.Тази статия е за танца.
Sonraları Zulliger Freud'un ilgisini çekti ve Freud tarafından iki kez İsviçre'de ziyaret edildi.По-късно Фройд се заинтересува от работата на Цулигер и го посещава два пъти в Швейцария.
Jimmy Jabobs, Aries'e karşı olan ilgisini onu The Age of Fall'a ekleyerek gösterdi.Джими Джейкъбс показа интерес за добавянето на Ейрис към Ерата на падението.
Yazılanlar okuyucunun ilgisini çekmelidir.Тя трябва да достави удоволствие на читателя.
Friedman'ın kriptografi ile ilgisinin temelinde çocukken okuduğu "Altın Böcek" öyküsü yatar.Първоначалният интерес на Фрийдман към криптографията идва още от дете, когато той прочита „Златният бръмбар“.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
ilgisi ile cümle - Sayfa 24 - ilgisi kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App