Ana içeriğe geç
Sözlük

ilgisi ile cümle

ilgisi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ve bu da onları uzun süredir izleyen Dükkân'ın ilgisini çeker.Она ещё больше возбуждает жаброчеловека, который долгое время следует за ней.
Tanrı doğasının İsa'nın bedeniyle ilgisi yoktur.Все пророчества об Иисусе не имеют к нему никакого отношения.
Eğitim çocuğun ilgisine uygun olmalıdır.Стиль соответствовает мировоззрению ребёнка.
Rus İç Savaşı, Rusya'daki pek çok bilim insanının bilimle ilgisi olan ailelerine zorluklar getirmişti.Ещё долго французский учёный поддерживал научные контакты с коллегами из России.
Bu konu kamuoyunun ilgisini çekmiştir.Этот факт очень заинтересовал полицию.
Kraliçenin de bununla ilgisi olduğuna dair dedikodular çıktı.В результате сложился заговор против королевы.
Futbola olan ilgisiyle tanındı.Был известен своим отбором мяча.
Küçük yaşlardan itibaren komik çocuk kitaplarına ve animasyonlara ilgisi büyüktü.С детства увлекался богословскими и философскими книгами.
Ama devlet yetkilileri ilgisiz kalır.Но притеснения со стороны властей очевидны.
Saltanat Kapısı, yabancı ziyaretçilerin de ilgisini çekmektedir.وتجذب بوابة السلطنة اهتمام الزوار الأجانب.
Buna karşın Krusty Bart'ın yardımlarından büyük ölçüde habersiz kalmış ve Bart'a ilgisiz davranmıştır.ومع ذلك ظل كروسيتى يتجاهل كثيراً من مساعدات بارت وتعامل كأنه لا علاقة له ببارت .
Batı edebiyatını öğrenmeye başladı, ilgisi nesre yöneldi.وبدأ بتعلم الأدب الغرب، واتجه اهتمامه للنثر.
Gerçekle bir ilgisi yoktur.غير ذي صلة بالواقع..
Roma Panteonunun tanrılarına olan ilgisini gösterebilmek için 82 farklı tapınağı tamir ettirdi.كما أعاد ترميم 82 معبد مختلف ليُظهر رعايته للآلهة الرومانية.
Köyün Türkçe adı olan Taşpınar 'ın, eski adı olan Angolem ile herhangi bir ilgisi yoktur.اسم القرية باللغة تركية؛ طاشبينار ليس له علاقة بالاسم القديم "أنغوليم".
Hayatının büyük bölümünde alkole olan ilgisiyle bilinen Pierce, 1869 yılında karaciğer sirozu sebebi ile öldü.كان بيرس مدمنا على الكحول لفترة طويلة من حياته، وتوفي بسبب تليف حاد في الكبد في عام 1869.
Grip ile ilgisi olmamasına rağmen mide gribi ve gastrik grip olarak da adlandırılmıştır.على الرغم من عدم وجود أي علاقة له بالإنفلونزا، إلا أنه يسمى أيضاً "إنفلونزا المعدة" و"الإنفلونزا المعدية".
Müziğe, edebiyata ve fotoğrafçılığa olan ilgisi küçük yaşlarda başladı.بدأ الاهتمام بالموسيقى والأدب والتصوير في سن مبكر.
Babası, “Hedef” adlı mahallî bir gazetenin sahibiydi ve edebiyatın yanı sıra Osmanlı tarihine ilgisi vardı.فكان والدها صاحب صحيفة محلية بعنوان " الهدف " وكان لديه شغف و إهتمام بالتاريخ العثماني بالإضافة إلى الأدب.
At yarışına ilgisi vardır.سباقات الخيل.
Caillebotte fotoğrafçılığa olan ilgisi ile de tanınmaktadır.عُرف عن كاييبوت اهتمامه بالتصوير الفوتوغرافي أيضا.
Eğitim çocuğun ilgisine uygun olmalıdır.أن تكون المادة التعليمية مناسبة للمستوى العقلي للطلبة.
Dansa olan ilgisi.الشعر هو الرقص.
Bu haliyle bile turistlerin ilgisini çekmektedir.يجذب السياح اليه.
Her yazı, seçilmiş bir ders ile kişisel ve popüler ilgisi üzerine çeşitli konulardan oluştu.وتكونت كل مقالة من الدرس المختار بالإضافة إلى بعض الموضوعات الشخصية والمجتمعية المختلفة.
Saplantıları, düşünmeye ve çalışmaya olan ilgisini vurgular.لذا اعتمدت طريقته التأمل والتفكر.
Ayrıca Espiye pidesi turistlerin yoğun ilgisini çekmektedir.وهو احد المعالم الأثرية التي يقصدها السياح بإستمرار.
Tul, 12 yaşında yerel bir çocuk müzik grubuna katılmış, müziğe ilgisi buradan başlamıştır.في سن ال12، شاركت تول في الفرقة المحلية للأطفال والتي أدت في النهاية إلى اهتمامها بالموسيقى.
Daha sonra ilgisi Shakespeare’e yöneldi ve Hamlet adlı yapıtının çevirisini yaptı.وكان لها مساعِدة تُدعى (سحر) ، وقد عملت كمترجمة لبروكس.
Burada çalışırken divan başkâtibi Rami Mehmed Paşa’nın ilgisini çekti.11 - "غبي منه فيه" للمخرج "رامى إمام".
Quentin Tarantino üçlemeyi filme çekmek konusunda ilgisini dile getidi.اختاره المخرج كوينتن تارانتينو في قائمته لأهم 12 فيلما.
Ayrıca kriket ve hokeye bir ilgisi vardı.Ela também desenvolveu um interesse em cricket e hóquei.
Buna rağmen, Ada’nın babasına ilgisi devam etti ve isteği üzerine öldüğünde babasının yanına gömüldü.Mas Ada permaneceu interessada em seu pai e, a seu pedido, foi enterrada ao lado dele quando morreu.
Gerçekle bir ilgisi yoktur.Ele não tem contato com a realidade.
Roma Panteonunun tanrılarına olan ilgisini gösterebilmek için 82 farklı tapınağı tamir ettirdi.Ele também restaurou 82 templos diferentes para demonstrar seu cuidado com o panteão de deidades romanas.
Koy sayesinde plajlarıyla turistlerin ilgisini çekmiştir.Atrai turistas de todas as partes devido às suas belas praias.
Sanata ve biyolojiye ilgisi olduğunu ifade etmektedir.Seus interesses incluem arte e biologia.
Başlarda ilgisini matematik çekiyordu.Interessou-se pela matemática logo cedo.
Ancak, sözcüğün utanç duygusuyla da çok yakın ilgisi vardır.Tem muito em comum com a emoção da vergonha.
Dansa olan ilgisi.História da Dança.
Ama devlet yetkilileri ilgisiz kalır.Mas as autoridades estão a ser cautelosas.
At yarışına ilgisi vardır.O trabalho representa um cavalo de corrida.
Ayrıca tarihe de ilgisi vardı.Também praticavam adivinhação.
2001 yılında Spielberg, Tenten'i bilgisayar animasyonuyla yansıtmak konusunda ilgisini gösterdi.Em 2001, Spielberg revelou seu interesse em fazer Tintim como uma animação computadorizada.
Fakat yirmi yaşından sonra kadınlara ilgisi artmaya başlamıştır.Vinte anos depois, começou a ordenar mulheres.
Akvaryuma olan ilgisi nedeniyle Aqua Design Amano isimli Japon şirketini açmıştır.O seu interesse pela aquariofilia levou-o à fundação da empresa japonesa Aqua Design Amano (ADA).
Futbola olan ilgisiyle tanındı.Você Pensa Que Entende de futebol?
Bu olay bir kaza mıdır yoksa terörle ilgisi olabilir mi?A existência é um acaso ou tem um propósito?
Amy Adams, Lois Lane: Daily Planet'te haberci ve Clark Kent'in ilgisine aşık.Amy Adams como Lois Lane: Uma premiada jornalista do Planeta Diário e interesse amoroso de Kent.
Tarlalar ilk defa Mayıs ayında daha buğday taze ve yeşerirken ilgisini çekmiştir.Ele tinha inicialmente ficado fascinado pelas colinas em maio, quando o trigo estava jovem e verde.
Bunların konuyla ilgisi olması gerekmez.Não tem nada a ver com isso.
Malezya'nın da uçağa ilgisi vardır.Patrick também deveria estar no vôo.
Seyircinin de büyük ilgisini gördük.Tenho um respeito imenso pelo meu público.
Avarız hanesi'nin gerçek hane ile ilgisi yoktur.O alce gigante não tem relação com os alces atuais.
Tom da buna ilgisiz kalmaz.Carlos não ficou interessado.
Yarış tüm dünyadan bisikletçilerin ilgisini çekmektedir.A corrida atrai corredores de todo o mundo.
Şarkıdaki sözler ayrıca kameraların ilgisini çekmek ve ün kazanmak gibi konulara da değinir.As letras também retratam o desejo de capturar a atenção da câmera, bem como alcançar a fama.
Bir dönem ünlü İspanyol ses sanatçısı Julio Iglesias'la benzerliğinden dolayı medyanın ilgisini çekti.No vídeo apareceu como artista convidado o espanhol Julio Iglesias.
Buna rağmen ilgisini devam ettirdi ve bu durum ailesinin kendisine karşı tutumlarını olumsuz etkiledi.De qualquer modo, esta citação parece contrariar a sua atitude para com as suas filhas.
İlgisiz ya da nankör kılan aynı sakatlık o zaman büyük ruhlu hale getiriyordu beni."O abatimento físico, que nos prostrava, também era grande."
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod