Yerleşme planı oldukça ilginçtir.Osiedle to ma ciekawe rozplanowanie.
Fakat çok ilginç karşılandı.Był entuzjastycznie witany.
Hakkındaki ilginç bir diğer ayrıntı ise Weasley ailesi'nde nesillerdir doğan ilk kız çocuk olmasıdır.Jest pierwszą od wielu pokoleń dziewczyną, która urodziła się w rodzie Weasleyów.
Fakat Dede Efendi'nin başına ilginç hadiseler geliyor.Z osobą księdza Misiałowicza wiąże się niezwykłe wydarzenie.
Bir kölenin özgürlüğünü kazanabileceği ilginç bir yöntem daha bulunmaktaydı.Największą nadzieję, jaką mogła mieć prostytutka, będąca niewolnicą było wyzwolenie.
Çok sayıda alt tipler ve değişik dolmen biçimleri Kore dolmenciliğini oldukça ilginç kılar.Pozostałe formy barwne oraz liczne podgatunki również są kwestionowane z taksonomicznego punktu widzenia.
Programda her hafta dünyanın farklı yerlerinden ilginç görüntüler sunulmuştur.Interesujące są stare zdjęcia z różnych stron świata.
İlginç bilgilere ulaşacaksın.Interesuje się informatyką.
Bu vadi içerisinde ilginç kaya oluşumları vardır.Znajdują się tu ciekawe formy skalne.
Seferin nedeni ilginçtir.Historia jest zawsze ciekawa.
İmam Cezûlî başından geçen ilginç olaylar esnasında bir takım kerametler görmüştür.Gdy tam przebywaliśmy, poznaliśmy wielu ciekawych bohaterów.
O kadar ilginç biri değilsin.Nie sądź, że jesteś kimś wyjątkowym.
Gerçekten ama gerçekten sizleri ilginç bir yolculuğa çıkaracak.Najważniejsze dla niego było to, że prowadził ciekawy tryb życia.
Yok sayılabilir olduğu kadar ilginç de olmalıdır. ^ Prendergast, M. The Ambient Century.Plan bitwy zobacz też: K.W. Fonstad: Atlas Śródziemia.
Sakakuşunun adının kökeni ilginçtir.Pochodzenie tej nazwy jest dość ciekawe.
Araba çaldıkları bir gece başına çok ilginç şeyler gelir.W ulewną noc psuje im się auto.
Gösterdiği ışık değişimi Algol'den daha karmaşık ve ilginçti.Zmiany wówczas zachodzące w komórce są bardziej gwałtowne i spektakularne niż w przypadku opisanym wyżej.
Bu çok ilginç bir kitaptır.To jest bardzo ciekawa książka.
Gerçekten çok ilginçti.To było naprawdę bardzo interesujące.
Avlanma şekli çok ilginçtir.Deras jaktmetod är väldigt fascinerande.
Ziyaret etmek ilginç yerler bulunur.Området är mycket intressant att besöka.
Ancak maçta ilginç şeyler yaşandı.Det var mycket fult spel i matchen.
Erkek palpi ilginç görünüştedir.Pälsen är övervägande vitaktig.
İlginç bir karakter de Rose'dur.Jag vet en dejlig rosa.
7 yıl boyunca haber alınamayan Prairie Johnson günün birinde ilginç bir şekilde ortaya çıkar.Prairie Johnson har varit försvunnen i sju år för att sedan plötsligt hittas på en bro.
İşin ilginç yanı kendisi de konuştuğu kişinin kim olduğunu bilmemektedir.Han är också den enda personen utanför staten som vet vilka de egentligen är.
Ejderha küresi denen ilginç şeyler bulunur.Det finns gott om intressanta objekt i Draken.
"Son 15 yılın ilginç tablosu!Det är bandets första album på 15 år.
İlginçtir ki, bazen bunların doğaçlamadan daha güzel bir hava yarattığını gözleriz.Högre värden är bättre då de anger en längre felfri tid.
Bu çok ilginçti.Det var spännande.
İlginçtir ki Avustralya zehirli yılanlardan daha fazla zehirsiz yılan türlerini barındırır.Australien är hem till flera av jordens giftigaste ormar.
Domatesin ilginç bir tarihi vardır.Näsduksträdet har en mycket intressant historia.
Kitap çok sayıda ilginç resim içerir.Området har fått fram flera intressanta fynd.
Mitokondrileri birtakım ilginç özellikler göstermektedir.Ett mått har några intressanta egenskaper.
Gerçekten ama gerçekten sizleri ilginç bir yolculuğa çıkaracak.Det blir en mycket farofylld resa.
Gerçekten ama gerçekten sizleri ilginç bir yolculuğa çıkaracak.Це бере Вас і відносить в цікавий тур».
Bu çalışmanın ilginç bir öyküsü de vardır.Ця робота мала цікаву історію.
Sakakuşunun adının kökeni ilginçtir.Походження назви хутора досить цікаве.
Kariyer hikâyesi ise bir hayli ilginçtir.Історія появи його на автомобілі досить цікава.
Bu akımı sürdürmek için mekanik işin gerekli olduğunun nasıl ortaya çıktığını anlamak ilginçtir.Цікаво зрозуміти, як виходить, що щоб управляти цим струмом, необхідна механічна робота.
Bu kuşun ilginç yanı, küçük kanatları sebebiyle uçamamasıdır.Птах не міг літати, оскільки його грудина і маленькі крила не були пристосовані для польоту .
Sosruko'nun doğuşu ile ilgili öykü çok ilginçtir.Історія появи сосулівського Каменяра є доволі цікавою.
Bu olay gerçekten çok ilginçtir.«Це дійсно дуже цікаво.
İlginç olaylar yaşandı.З'ясувалися цікаві факти.
Dolayda görülecekler çok sayıda ilginç yerler vardır.У цій обкладинці багато цікавих моментів.
İşte bu ilginç yolculuk böyle başlar.Так починається їхня подорож.
İlginç yanı Gutiérrez'in golü doğum gününde atmış olmasıdır.Немає сумнівів в тому, що вона хотіла її відкрити в день народження Бруно.
Hayat standardı NBA'ya girene kadar açlık sınırında kalmış,her şeyiyle ilginç bir NBA yıldızıdır.NBA Street є першою грою в серії NBA Street і має продовження NBA Street Vol.
Yerleşme planı oldukça ilginçtir.Місце для проживання дуже зручне.
Gerçekten ilginç bir oyundur.Була б дуже цікава книга!
Fakat asıl ilginç önerisi çocuk üretimi konusundadır.Однією з основних галузей діяльності є дитяче харчування.
Galvani’nin deneyleri bilim tarihinin en ilginç olaylarından birisidir.Історія механіки — одна з найважливіших гілок історії науки.
Ziyaret etmek ilginç yerler bulunur.Є багато місць, які можна відвідати.
Duke burada ilginç bir gerçeği öğrenir.Схема танку містить цікавий факт.
Konu ilginç olmalıdır.Розмови бувають цікаві.
"Kumar masasındaki ilginç fotoğraf".«Дружня вечірка за картами.
Filmin çekiminde ilginç bir tesadüf de yaşanmıştı.У сюжеті фільму була одна досить цікава помилка.
Bu konuda çok çeşitli, ilginç örneklerle karşılaşılmaktadır.Дорогою Їм трапляються чудернацькі та дивовижні речі.
Bunlardan en ilginci upiçğheba'dır.Це одна з найцікавіших експозицій.
Albümün başında ilginç bir giriş paragrafı vardı: "İyi akşamlar.На задній сторінці обкладинки було написано: «Большой успех!