Bütün öyküler ilgimi çeker ve bazıları onları yazmaya başlayana kadar hiç aklımdan çıkmaz.Todas as histórias me interessam e algumas perseguem-me até que acabo por escrevê-las.
Bütün öyküler ilgimi çeker ve bazıları onları yazmaya başlayana kadar hiç aklımdan çıkmaz.Todas las historias me interesan, y algunas me obsesionan hasta que termino escribiéndolas.
Bütün öyküler ilgimi çeker ve bazıları onları yazmaya başlayana kadar hiç aklımdan çıkmaz.Toutes les histoires m'intéressent, certaines me hantent à tel point que je finis par les écrire.
Bütün öyküler ilgimi çeker ve bazıları onları yazmaya başlayana kadar hiç aklımdan çıkmaz.Tutte le storie mi interessano, alcune mi ossessionano tanto che finisco per scriverle.
Bütün öyküler ilgimi çeker ve bazıları onları yazmaya başlayana kadar hiç aklımdan çıkmaz.Wszystkie historie interesują mnie, niektóre wręcz prześladują, dopóki ich nie opiszę.
Bütün öyküler ilgimi çeker ve bazıları onları yazmaya başlayana kadar hiç aklımdan çıkmaz.Zajímají mě všechny příběhy a některé mě straší, dokud je nakonec nenapíšu.
Bütün öyküler ilgimi çeker ve bazıları onları yazmaya başlayana kadar hiç aklımdan çıkmaz.Zaujímajú ma všetky príbehy a niektoré ma prenasledujú, kým ich nenapíšem.
Bütün öyküler ilgimi çeker ve bazıları onları yazmaya başlayana kadar hiç aklımdan çıkmaz.Όλες οι ιστορίες με ενδιαφέρουν και μερικές με στοιχειώνουν μέχρι που καταλήγω να τις γράφω.
Bütün öyküler ilgimi çeker ve bazıları onları yazmaya başlayana kadar hiç aklımdan çıkmaz.Все истории интересны мне, а некоторые даже преследуют, пока я, наконец, не напишу их.
Bütün öyküler ilgimi çeker ve bazıları onları yazmaya başlayana kadar hiç aklımdan çıkmaz.Всички истории ме интересуват, а някои ме преследват, докато не започна да ги пиша.
Bütün öyküler ilgimi çeker ve bazıları onları yazmaya başlayana kadar hiç aklımdan çıkmaz.Всі історії мене цікавлять, а деякі навіть переслідують мене, доки я їх не запишу.
Bütün öyküler ilgimi çeker ve bazıları onları yazmaya başlayana kadar hiç aklımdan çıkmaz.כל הסיפורים מעניינים אותי, וחלקם רודפים אותי עד שלבסוף אני כותבת אותם.
Bütün öyküler ilgimi çeker ve bazıları onları yazmaya başlayana kadar hiç aklımdan çıkmaz.جميع القصص تعجبني، وبعضها تطاردني حتى أنتهي بكتابتها
Bütün öyküler ilgimi çeker ve bazıları onları yazmaya başlayana kadar hiç aklımdan çıkmaz.脳裏から離れない事もあります よく浮かぶテーマは
Bu yüzden müzik videoları her zaman ilgimi çekmiştir. fakat her zaman oldukça duyarlı görünüyorlar.A tak som sa vždy zaujímal o videoklipy, no vždy sa zdajú byť také reaktívne.
Bu yüzden müzik videoları her zaman ilgimi çekmiştir. fakat her zaman oldukça duyarlı görünüyorlar.Ik heb videoclips dus altijd interessant gevonden, maar ze lijken me altijd zo volgzaam.
Bu yüzden müzik videoları her zaman ilgimi çekmiştir. fakat her zaman oldukça duyarlı görünüyorlar.Întotdeauna mi s-au părut interesante videoclipurile, dar ele par mereu reactive.
Bu yüzden müzik videoları her zaman ilgimi çekmiştir. fakat her zaman oldukça duyarlı görünüyorlar.Jadi video musik adalah sesuatu yang selalu saya anggap menarik, tetapi video musik selalu terlihat reaktif.
Bu yüzden müzik videoları her zaman ilgimi çekmiştir. fakat her zaman oldukça duyarlı görünüyorlar.그래서 뮤직비디오에서 저는 항상 흥미로운 것들을 발견합니다. 그러나 그것들은 항상 너무 뻔한 반응을 보이죠.
Bu yüzden müzik videoları her zaman ilgimi çekmiştir. fakat her zaman oldukça duyarlı görünüyorlar.Musikvideoer er noget der altid har interesseret mig men de virker altid så reaktive.
Bu yüzden müzik videoları her zaman ilgimi çekmiştir. fakat her zaman oldukça duyarlı görünüyorlar.Quindi i video musicali sono una cosa che mi ha sempre interessato, ma sembrano sempre essere molto reattivi.
Bu yüzden müzik videoları her zaman ilgimi çekmiştir. fakat her zaman oldukça duyarlı görünüyorlar.Så musikvideor är något jag alltid varit intresserad av, men de verkade alltid vara så reaktiva.
Bu yüzden müzik videoları her zaman ilgimi çekmiştir. fakat her zaman oldukça duyarlı görünüyorlar.Sempre achei que os telediscos eram uma coisa interessante mas sempre me pareceram ser muito reativos.
Bu yüzden müzik videoları her zaman ilgimi çekmiştir. fakat her zaman oldukça duyarlı görünüyorlar.Teledyski więc z natury zawsze były dla mnie ciekawe, ale wydawały się być cokolwiek schematyczne.
Bu yüzden müzik videoları her zaman ilgimi çekmiştir. fakat her zaman oldukça duyarlı görünüyorlar.Và phim ca nhạc luôn khiến tôi cảm thấy thú vị, nhưng nó luôn luôn sống động.
Bu yüzden müzik videoları her zaman ilgimi çekmiştir. fakat her zaman oldukça duyarlı görünüyorlar.Έτσι, τα μουσικά βίντεο ήταν για μένα πάντα κάτι ενδιαφέρον, αλλά πάντα φαίνονται πολύ αντιδραστικά.
Bu yüzden müzik videoları her zaman ilgimi çekmiştir. fakat her zaman oldukça duyarlı görünüyorlar.Затова винаги съм се интересувал от музикални видеоклипове, но те винаги изглеждат толкова реакционни.
Bu yüzden müzik videoları her zaman ilgimi çekmiştir. fakat her zaman oldukça duyarlı görünüyorlar.Я всегда интересовался музыкальным видео, но оно всегда казалось мне слишком ведомым.
Bu yüzden müzik videoları her zaman ilgimi çekmiştir. fakat her zaman oldukça duyarlı görünüyorlar.Я завжди цікавився музичним відео, але воно завжди здавалось мені надто спланованим.
Bu yüzden müzik videoları her zaman ilgimi çekmiştir. fakat her zaman oldukça duyarlı görünüyorlar.לכן קליפים מוזיקליים הם דברים שתמיד עניינו אותי אבל הם תמיד נראו לי כל כך תגובתיים
Bu yüzden müzik videoları her zaman ilgimi çekmiştir. fakat her zaman oldukça duyarlı görünüyorlar.اذاً فموسيقى الفيديو هي شئ أجده دائماً مثير، لكنه دائماً يبدو كرد فعل.
Bu yüzden müzik videoları her zaman ilgimi çekmiştir. fakat her zaman oldukça duyarlı görünüyorlar.反応的なビデオが多い そこで試みました クリエータとしての観念 エゴを捨て
Çünkü bizim ilgimizi çeken işlevsellikten de öte bir şey olan biçimi bulabilmek.Denn was uns interessiert, ist das Finden von Form, die mehr ist als nur eine Funktion.
Çünkü bizim ilgimizi çeken işlevsellikten de öte bir şey olan biçimi bulabilmek.왜냐면 우리가 추구하는 것은 기능 보다는 형태를 찾는 것이기 때문입니다
Çünkü bizim ilgimizi çeken işlevsellikten de öte bir şey olan biçimi bulabilmek.Mert minket az érdekel, hogy formát találjunk, ez több, mint a funkció.
Çünkü bizim ilgimizi çeken işlevsellikten de öte bir şey olan biçimi bulabilmek.Parce que ce qui nous intéresse est de trouver la forme qui est plus qu'une simple fonction.
Çünkü bizim ilgimizi çeken işlevsellikten de öte bir şey olan biçimi bulabilmek.Pentru că ceea ce ne interesează e să găsim forma care e mai mult decât o funcție.
Çünkü bizim ilgimizi çeken işlevsellikten de öte bir şey olan biçimi bulabilmek.Perché ciò che noi siamo interessati a trovare è la forma che è qualcosa di più di una semplice funzione.
Çünkü bizim ilgimizi çeken işlevsellikten de öte bir şey olan biçimi bulabilmek.Ponieważ to, czym my jesteśmy zainteresowani, jest znajdowaniem formy, co jest czymś więcej niż samą funkcją
Çünkü bizim ilgimizi çeken işlevsellikten de öte bir şey olan biçimi bulabilmek.Porque estamos interessados em encontrar uma forma que seja mais do que uma função.
Çünkü bizim ilgimizi çeken işlevsellikten de öte bir şey olan biçimi bulabilmek.Porque lo que nos interesa es encontrar forma que sea más que una simple función.
Çünkü bizim ilgimizi çeken işlevsellikten de öte bir şey olan biçimi bulabilmek.Pretože čo zaujíma nás, je nájsť formu, ktorá je viac než len funkciou.
Çünkü bizim ilgimizi çeken işlevsellikten de öte bir şey olan biçimi bulabilmek.Want wij zijn op zoek naar vorm die meer is dan functie.
Çünkü bizim ilgimizi çeken işlevsellikten de öte bir şey olan biçimi bulabilmek.Защото се интересуваме от откриване на форма, която е повече, отколкото просто функция.
Çünkü bizim ilgimizi çeken işlevsellikten de öte bir şey olan biçimi bulabilmek.Потому что мы заинтересованы в том, чтобы найти форму, которая будет чем-то больше, чем просто функцией.
Çünkü bizim ilgimizi çeken işlevsellikten de öte bir şey olan biçimi bulabilmek.מפני שהדברים בהם אנחנו מתעניינים זה למצוא צורה שהיא יותר מפונקציונליות.
Çünkü bizim ilgimizi çeken işlevsellikten de öte bir şey olan biçimi bulabilmek.لأن الذي يهمنا هو أن نجد شكلاً يكون أكثر من مجرد وظيفة.
Çünkü bizim ilgimizi çeken işlevsellikten de öte bir şey olan biçimi bulabilmek.外見上だけでなく 「美」そのものを見いだしたいのです
Derken, Maria Montessori ve metodları fazlasıyla ilgimi çekmeye başlamıştı.전 마리아 몬테소리와 그녀의 교육 기법
Derken, Maria Montessori ve metodları fazlasıyla ilgimi çekmeye başlamıştı. Onun olaylara yaklaşımı...Comecei a interessar-me pelos métodos de Maria Montessori, pela sua forma de abordar as coisas.
Derken, Maria Montessori ve metodları fazlasıyla ilgimi çekmeye başlamıştı.אבל אני התחלתי להתעניין מאוד במאריה מונטסורי ושיטותיה,
Derken, Maria Montessori ve metodları fazlasıyla ilgimi çekmeye başlamıştı.ولكن بدأت اهتم جداً بماريا مونتيسوري وأساليبها
Duydum ve hiç ilgimi çekmediAku tahu dan...Aku tidak tertarik.
Duydum ve hiç ilgimi çekmediAm auzit... Nu ma intereseaza.
Duydum ve hiç ilgimi çekmedi Hala... Şimdiden eski arkadaşlarımla buluşacağım için heyecanlandım.Той поне би послушал баща си.
Duydum ve hiç ilgimi çekmediHo sentito...ma non ho alcun interesse ad andarci.
Duydum ve hiç ilgimi çekmediIch habs gehört.... und auch kein Interesse.
Duydum ve hiç ilgimi çekmediIk heb het gehoord en...ik heb er geen interesse in.
Duydum ve hiç ilgimi çekmediJag hörde det och....Jag intresserar mig inte i det.
Duydum ve hiç ilgimi çekmediJ'en ai entendu parler, mais je n'y trouve aucun intérêt.