Ve bu, şu anda çoğu insanın ilgilenmediği ama bizim çok ilgimizi çeken bir bağlantı.Je to prepojenie, ktoré teraz väčšina ľudí nesleduje, ale ktorým sme však fascinovaní.
Ve bu, şu anda çoğu insanın ilgilenmediği ama bizim çok ilgimizi çeken bir bağlantı.지금은 이 연관성에 대해서 연구가 활발히 진행되고 있진 않지만, 흥미로운 주제이긴 하죠.
Ve bu, şu anda çoğu insanın ilgilenmediği ama bizim çok ilgimizi çeken bir bağlantı.Och detta är en koppling som de flesta inte följer upp just nu, men som vi är fascinerade av.
Ve bu, şu anda çoğu insanın ilgilenmediği ama bizim çok ilgimizi çeken bir bağlantı.Og dette er en forbindelse som de fleste mennesker ikke forfølger lige nu, men som vi er fascineret af.
Ve bu, şu anda çoğu insanın ilgilenmediği ama bizim çok ilgimizi çeken bir bağlantı.Tätä yhteyttä monet tutkijat eivät tutki juuri nyt, mutta me olemme siitä kiinnostuneita.
Ve bu, şu anda çoğu insanın ilgilenmediği ama bizim çok ilgimizi çeken bir bağlantı.Und das ist ein Zusammenhang, den die Meisten noch nicht weiter verfolgen, aber von dem wir fasziniert sind.
Ve bu, şu anda çoğu insanın ilgilenmediği ama bizim çok ilgimizi çeken bir bağlantı.Và hiện giờ chưa nhiều người nghiên cứu mối liên hệ này nhưng chúng tôi thấy rất đáng quan tâm.
Ve bu, şu anda çoğu insanın ilgilenmediği ama bizim çok ilgimizi çeken bir bağlantı.А това е връзка, която повечето хора все още не изследват, но от която ние сме много запленени.
Ve bu, şu anda çoğu insanın ilgilenmediği ama bizim çok ilgimizi çeken bir bağlantı.И этой связью сейчас почти никто не занимается, но нам она кажется чрезвычайно интересной.
Ve bu, şu anda çoğu insanın ilgilenmediği ama bizim çok ilgimizi çeken bir bağlantı.І цим зв'язком на даний момент майже ніхто не займається, проте нам він видається надзвичайно цікавим.
Ve bu, şu anda çoğu insanın ilgilenmediği ama bizim çok ilgimizi çeken bir bağlantı.וזהו קשר שרוב האנשים אינם עוסקים בו כיום אולם אנו מרותקים ממנו.
Ve bu, şu anda çoğu insanın ilgilenmediği ama bizim çok ilgimizi çeken bir bağlantı.وهذا ارتباط لا يدرسه معظم الناس الان ولكنا منبهرين به
Ve bu, şu anda çoğu insanın ilgilenmediği ama bizim çok ilgimizi çeken bir bağlantı.非常に期待できる研究分野です この分野においての重要な創造的な研究の多くが
Ve görünmezlik anlayışıyla oynamak çok ilgimizi çekti.Am fost destul de intrigați de ideea de a ne juca cu invizibilitatea.
Ve görünmezlik anlayışıyla oynamak çok ilgimizi çekti.Di sini kami tertarik untuk bermain dengan konsep kasat mata.
Ve görünmezlik anlayışıyla oynamak çok ilgimizi çekti.Dosť nás zaujalo hranie sa s myšlienkou neviditeľnosti.
Ve görünmezlik anlayışıyla oynamak çok ilgimizi çekti.Dost nás zaujalo hraní si s možností neviditelnosti.
Ve görünmezlik anlayışıyla oynamak çok ilgimizi çekti.Et nous étions pour le moins intrigués en jouant avec la notion d'invisibilité.
Ve görünmezlik anlayışıyla oynamak çok ilgimizi çekti.우리는 '보이지 않는다'는 개념에 상당히 흥미를 갖고 있엇습니다.
Ve görünmezlik anlayışıyla oynamak çok ilgimizi çekti.Nagyon érdekelt minket a játék a láthatatlansággal.
Ve görünmezlik anlayışıyla oynamak çok ilgimizi çekti.Siamo rimasti piuttosto incuriositi giocando con l'idea di invisibilità.
Ve görünmezlik anlayışıyla oynamak çok ilgimizi çekti.Teníamos mucha curiosidad por jugar con la noción de invisibilidad.
Ve görünmezlik anlayışıyla oynamak çok ilgimizi çekti.Tivemos curiosidade em relação à ideia de brincar com a noção de invisibilidade.
Ve görünmezlik anlayışıyla oynamak çok ilgimizi çekti.Và chúng tôi khá là thích thú khi "chơi đùa" với khái niệm tàng hình.
Ve görünmezlik anlayışıyla oynamak çok ilgimizi çekti.Vi var riktigt fascinerade av att leka med tanken på osynlighet.
Ve görünmezlik anlayışıyla oynamak çok ilgimizi çekti.We waren geïntrigeerd door een spel met de notie van onzichtbaarheid.
Ve görünmezlik anlayışıyla oynamak çok ilgimizi çekti.Wir waren sehr angetan davon, mit der Idee der Unsichtbarkeit zu spielen.
Ve görünmezlik anlayışıyla oynamak çok ilgimizi çekti.Zaintrygowała nas zabawa z niewidzialnością.
Ve görünmezlik anlayışıyla oynamak çok ilgimizi çekti.Μας κίνησε την περιέργεια το παιχνίδι με την αίσθηση της εξαφάνισης.
Ve görünmezlik anlayışıyla oynamak çok ilgimizi çekti.И бяхме доста заинтригувани да играем с идеята за невидимост.
Ve görünmezlik anlayışıyla oynamak çok ilgimizi çekti.І для нас було інтригою, придумати це поняття невидимості.
Ve görünmezlik anlayışıyla oynamak çok ilgimizi çekti.Мы были весьма заинтригованы работой с понятием невидимости.
Ve görünmezlik anlayışıyla oynamak çok ilgimizi çekti.ודי התעניינו במשחק עם הרעיון של בלתי נראות.
Ve görünmezlik anlayışıyla oynamak çok ilgimizi çekti.وقد كنا مفتونين للغاية باللعب على مبدئ التخفي.
Ve görünmezlik anlayışıyla oynamak çok ilgimizi çekti.私たちは興味がありました どうすれば透明人間の感覚を経験できるのか?
Ve, sonunda, duygular ilgimizi çekti.A napokon sme sa zaoberali aj citmi.
Ve, sonunda, duygular ilgimizi çekti.Cuối cùng, chúng tôi quan tâm đến cảm xúc.
Ve, sonunda, duygular ilgimizi çekti.Dan, akhirnya, kita tertarik pada emosi.
Ve, sonunda, duygular ilgimizi çekti.E, eventualmente, interessámo-nos pelas emoções.
Ve, sonunda, duygular ilgimizi çekti.E infine ci interessammo alle emozioni.
Ve, sonunda, duygular ilgimizi çekti.Et, finalement, on s'est intéressé aux émotions.
Ve, sonunda, duygular ilgimizi çekti.I w końcu zainteresowaliśmy się emocjami.
Ve, sonunda, duygular ilgimizi çekti.그리고 결국은 '감정'에 흥미를 가지게 되었습니다.
Ve, sonunda, duygular ilgimizi çekti.Og, med tiden, blev vi interesserede i følelser.
Ve, sonunda, duygular ilgimizi çekti.Şi, în final, am devenit interesaţi de sentimente.
Ve, sonunda, duygular ilgimizi çekti.Tenslotte raakten we geïnteresseerd in gevoelens.
Ve, sonunda, duygular ilgimizi çekti.Und letztendlich interessierten wir uns für Emotionen.
Ve, sonunda, duygular ilgimizi çekti.Végül érdeklődni kezdtünk az emóciók iránt.
Ve, sonunda, duygular ilgimizi çekti.Y, finalmente, nos interesaron las emociones.
Ve, sonunda, duygular ilgimizi çekti.Φτασαμε τελικα να ενδιαφερθουμε και για τα συναισθηματα.
Ve, sonunda, duygular ilgimizi çekti.И, в конце концов, мы заинтересовались эмоциями.
Ve, sonunda, duygular ilgimizi çekti.И в крайна сметка се заинтересувахме от емоции.
Ve, sonunda, duygular ilgimizi çekti.וכך הסתכלנו על התנהגות של שתייה ועישון
Ve, sonunda, duygular ilgimizi çekti.وفي نهاية المُطاف، أصبحنا مهتمين بالمشاعر.
Ve, sonunda, duygular ilgimizi çekti.さて 私たちは感情を抱くと
Ve son zamanlarda gerçek hayattan öyküler, yani gerçek öyküler biriktirmek çok daha fazla ilgimi çekiyor.De curând, sunt mult mai interesat să colecţionez poveşti desprinse din realitate - aşadar, poveşti adevărate.
Ve son zamanlarda gerçek hayattan öyküler, yani gerçek öyküler biriktirmek çok daha fazla ilgimi çekiyor.Gần đây thì tôi khá quan tâm đến việc sưu tầm những câu chuyện từ thực tế -- những câu chuyên thật.
Ve son zamanlarda gerçek hayattan öyküler, yani gerçek öyküler biriktirmek çok daha fazla ilgimi çekiyor.그리고 최근에는 현실에서 이야기를 모으는데 더 관심이 많은데요 아주 현실적인 이야기입니다.
Ve son zamanlarda gerçek hayattan öyküler, yani gerçek öyküler biriktirmek çok daha fazla ilgimi çekiyor.Nemrég kezdtek érdekelni a valós történetek, az igaz történetek.
Ve son zamanlarda gerçek hayattan öyküler, yani gerçek öyküler biriktirmek çok daha fazla ilgimi çekiyor.Obecnie jestem dużo bardziej zainteresowany kolekcjonowaniem historii rzeczywistych - prawdziwych historii.