Küçük yaşlarda döner kanat takımlarıyla ilgilenmeye başlamıştır.Dok su nam jos vita od mladosti krila.
Çocukluk yıllarından itibaren havacılıkla ilgilenmeye başladı.Už od detstva sa zaujímal o letectvo.
Bu dönemde tiyatro ile ilgilenmeye başladı.Práve vtedy sa začala zaujímať o herectvo.
1820'li yıllarda astronomiyle ilgilenmeye başladı.V roku 1816 sa začal zaoberať astronómiou.
Öğrenciliği döneminde siyasetle ilgilenmeye başladı.Už počas štúdií sa začal zaujímať o politiku.
Küçük yaştan itibaren rap müzikle ilgilenmeye başladı.Inšpirovaný ich hudbou sa začal zaujímať o rap.
Aynı zamanda gazetecilik yaptığı dönemde Hıristiyan Sosyalizm'i ile ilgilenmeye başladı.V tomto období bol aj šéfredaktorom časopisu KROK kresťanov v spoločnosti.
Genç yaşlarda astronomi ile ilgilenmeye başlamıştır.Už od svojej mladosti prejavoval veľký záujem o astronómiu.
Gençlik yıllarında politika ile ilgilenmeye başladı.Že v mladosti se je začela zanimati za politiko.
Spor kariyerinden sonra politikayla ilgilenmeye başladı.Po koncu športne kariere se je lotila politike.
Genç yaşlarda astronomi ile ilgilenmeye başlamıştır.V Angliji se je začel resno zanimati za astronomijo.
1820'li yıllarda astronomiyle ilgilenmeye başladı.Leta 1816 se je začel ukvarjati z astronomijo.
Depp, Nathanson'un yazım süreciyle ilgilenmeye başladı.Burtov sin Nathaniel se je prav tako ukvarjal s pisateljevanjem.
Okul yıllarında tiyatro ile ilgilenmeye başladı.Mokyklos metais pradėjo vaidinti teatre.
Çocukluk yıllarından itibaren havacılıkla ilgilenmeye başladı.Seetõttu hakkas ta juba lapsena huvituma sõjaasjandusest.
Spor kariyerinden sonra politikayla ilgilenmeye başladı.Pärast sportlaskarjääri lõppu on ta tegelenud poliitikaga.
Aynı zamanda gazetecilik yaptığı dönemde Hıristiyan Sosyalizm'i ile ilgilenmeye başladı.Samuti tärkas sel perioodil Polanyi huvi kristliku sotsialismi vastu.
Mason fotoğrafçılıkla ilgilenmeye başlar.Sprouse on väga huvitunud fotograafiast.
Daha sonra yoga ve oyunculukla ilgilenmeye başladı.Nii tärkas temas huvi judo ja hiljem sumo vastu.
Proust çok erken yaşlarda yazma ve yayınlanma işiyle ilgilenmeye başladı.Raymond hakkas väga varakult joonistama ja kirjutama.
Ama yine de, onunla ilgilenmeye hiç vakit ayırmıyoruz.A jednak go zaniedbujemy.
Ama yine de, onunla ilgilenmeye hiç vakit ayırmıyoruz.A napriek tomu si nedoprajeme čas, aby sme sa o ňu starali.
Ama yine de, onunla ilgilenmeye hiç vakit ayırmıyoruz.A přesto na ni nemáme vyhrazený žádný čas.
Ama yine de, onunla ilgilenmeye hiç vakit ayırmıyoruz.Dar nu ne ocupăm deloc de ea.
Ama yine de, onunla ilgilenmeye hiç vakit ayırmıyoruz.E, mesmo assim, não tiramos tempo para tomar conta dela.
Ama yine de, onunla ilgilenmeye hiç vakit ayırmıyoruz.En toch nemen we niet voldoende tijd om ervoor te zorgen.
Ama yine de, onunla ilgilenmeye hiç vakit ayırmıyoruz.Eppure, non ci concediamo mai il tempo per prendercene cura.
Ama yine de, onunla ilgilenmeye hiç vakit ayırmıyoruz.És mindezek ellenére semmit sem törődünk vele.
Ama yine de, onunla ilgilenmeye hiç vakit ayırmıyoruz.Et pourtant, nous ne prenons pas le temps d'en prendre soin.
Ama yine de, onunla ilgilenmeye hiç vakit ayırmıyoruz.In vendar si ne vzamemo nič časa, da bi poskrbeli zanj.
Ama yine de, onunla ilgilenmeye hiç vakit ayırmıyoruz.하지만 우리는 이런 마음을 돌보기 위한 시간을 전혀 내지 않습니다.
Ama yine de, onunla ilgilenmeye hiç vakit ayırmıyoruz.Namun, kita tidak punya waktu untuk memeliharanya.
Ama yine de, onunla ilgilenmeye hiç vakit ayırmıyoruz.Och ändå tar vi oss inte tiden att ta hand om den.
Ama yine de, onunla ilgilenmeye hiç vakit ayırmıyoruz.Og alligevel, tager vi ikke tid til at se efter det.
Ama yine de, onunla ilgilenmeye hiç vakit ayırmıyoruz.Silti emme käytä yhtään aikaa mielemme huoltamiseen.
Ama yine de, onunla ilgilenmeye hiç vakit ayırmıyoruz.Und doch nehmen wir uns keine Auszeit, uns um ihn zu kümmern.
Ama yine de, onunla ilgilenmeye hiç vakit ayırmıyoruz.Vậy nhưng, chúng ta không dành chút thời gian nào để chăm sóc nó cả.
Ama yine de, onunla ilgilenmeye hiç vakit ayırmıyoruz.Y, sin embargo, no tomamos ningún tiempo para cuidarla.
Ama yine de, onunla ilgilenmeye hiç vakit ayırmıyoruz.Παρολ' αυτά, δε βρίσκουμε χρόνο να τον φροντίσουμε.
Ama yine de, onunla ilgilenmeye hiç vakit ayırmıyoruz.И все така, не отделяме време да се погрижим за него.
Ama yine de, onunla ilgilenmeye hiç vakit ayırmıyoruz.І незважаючи на це, ми зовсім не піклуємося про нього.
Ama yine de, onunla ilgilenmeye hiç vakit ayırmıyoruz.Однако мы совершенно о нём не заботимся.
Ama yine de, onunla ilgilenmeye hiç vakit ayırmıyoruz.אבל אנו כלל לא מקדישים זמן כדי לדאוג לו.
Ama yine de, onunla ilgilenmeye hiç vakit ayırmıyoruz.وحتى الآن، لم يفكر أحدنا بالإهتمام به و براحته
Ama yine de, onunla ilgilenmeye hiç vakit ayırmıyoruz.その代わり 車やファッションには
Aslında, bu hareket ivmeli bir hızla oluyor. Neyse, biz bununla ilgilenmeyelim.Na verdade, é o que está provavelmente causando seu deslizamento para a esquerda.
Aynı zamanda, göçmen güvercin konusuyla da ilgilenmeye devam edeceğiz.A vándorgalambbal is előre fogunk haladni.
Aynı zamanda, göçmen güvercin konusuyla da ilgilenmeye devam edeceğiz.Chúng tôi cũng sẽ tiếp tục đẩy mạnh với loài bồ câu viễn khách.
Aynı zamanda, göçmen güvercin konusuyla da ilgilenmeye devam edeceğiz.E andremo anche avanti col piccione migratore.
Aynı zamanda, göçmen güvercin konusuyla da ilgilenmeye devam edeceğiz.Kami juga akan mengupayakan lebih jauh bagi burung dara pelintas.
Aynı zamanda, göçmen güvercin konusuyla da ilgilenmeye devam edeceğiz.우리는 또한 나그네 비둘기를 복원하려고 합니다.
Aynı zamanda, göçmen güvercin konusuyla da ilgilenmeye devam edeceğiz.Nous allons aussi continuer sur la tourte voyageuse.
Aynı zamanda, göçmen güvercin konusuyla da ilgilenmeye devam edeceğiz.Vamos a seguir adelante con la paloma migratoria.
Aynı zamanda, göçmen güvercin konusuyla da ilgilenmeye devam edeceğiz.Vamos também avançar com o pombo-passageiro.
Aynı zamanda, göçmen güvercin konusuyla da ilgilenmeye devam edeceğiz.Vom continua să finalizăm și porumbelul pasager.
Aynı zamanda, göçmen güvercin konusuyla da ilgilenmeye devam edeceğiz.We gaan ook verder met de trekduif.
Aynı zamanda, göçmen güvercin konusuyla da ilgilenmeye devam edeceğiz.Wir werden also weiter an der Wandertaube arbeiten.
Aynı zamanda, göçmen güvercin konusuyla da ilgilenmeye devam edeceğiz.Zamierzamy pchnąć sprawę gołębia wędrownego.
Aynı zamanda, göçmen güvercin konusuyla da ilgilenmeye devam edeceğiz.Επίσης, θα προωθήσουμε το θέμα του αποδημητικού περιστεριού.
Aynı zamanda, göçmen güvercin konusuyla da ilgilenmeye devam edeceğiz.Мы намерены осуществить наш план возрождения странствующего голубя.