Ana içeriğe geç
Sözlük

ilgilenmeye ile cümle

ilgilenmeye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
1889'da siyasetle ilgilenmeye başladı.Han trak sig fra det politiske arbejde i 1881.
Harpten sonra siyasetle ilgilenmeye başladı.Guiteau begyndte herefter at interessere sig for politik.
Ayrıca kadın haklarıyla ilgilenmeye başladı ve cüzzama yakalanmış kişilere yardım eden bir aktivist oldu.Her kom hun i kontakt med en organisation, der hjalp politiske fanger.
Proust çok erken yaşlarda yazma ve yayınlanma işiyle ilgilenmeye başladı.Proust ble involvert i skriving og utgivelser i tidlig alder.
Kruger oyunculuk ile ilgilenmeye başladı ve Cours Florent'da oyunculuk dersi aldı.Kruger ble snart interessert i skuespill og tok timer på Cours Florent.
Mimariyle ve Houston Stewart Chamberlain’ın yazılarıyla daha da ilgilenmeye başladı.Han ble også kjent med den rasistiske forfatteren Houston Stewart Chamberlains verker.
Grup, polisle ilgilenmeye başlar.Men dessverre blir de overrasket av politiet.
Çocukluk yıllarından itibaren havacılıkla ilgilenmeye başladı.Allerede i barndommen begynte han å interessere seg for fugler.
Bu sıralarda İngiltere kulüpleri kendisiyle ilgilenmeye başladı.Engelske klubber ble da interessert i Hysén.
Üniversite yıllarında fotoğraf ile ilgilenmeye başladı.Hun begynte å ta timer i fotografi.
Grup, polisle ilgilenmeye başlar.Kami masih berbicara dengan polisi.
Aynı zamanda resimle de ilgilenmeye başladı.Ia juga mennggemari fotografi.
Bunun yerine daha çok matematikle ilgilenmeye karar verdi.Kemudian dia pindah ke universitas lain karena ketertarikannya yang lebih pada matematika.
Daha sonra yoga ve oyunculukla ilgilenmeye başladı.Pada saat itu, ia sudah mulai tertarik dengan ilmu-ilmu gaib dan yoga.
Mason fotoğrafçılıkla ilgilenmeye başlar.Sprouse sangat tertarik dengan fotografi.
Aynı günlerde amatör olarak ticaretle ilgilenmeye de başlamıştı.Pada saat bersamaan mereka juga mulai serius berbisnis buku.
Sezon devam ederken Madrid, Asensio ile ilgilenmeye başladı.Perlahan namun pasti, Mario mulai mengagumi Karissa.
Mason fotoğrafçılıkla ilgilenmeye başlar.Colin bắt đầu say mê điện ảnh.
Burada başka sporlarla ilgilenmeye devam etmiştir.Ngoài ra, đất nước này còn sản sinh ra nhiều môn thể thao khác nữa.
1812 yılında, Biot optikle ilgilenmeye, özellikle ışığın kutuplaşmasına ilgi duymaya başladı.1812年、ビオは光学に興味を持つようになり、特に偏光を研究するようになった。
Mart 2005'te New Line'ın Deadpool'u rafa kaldırmasından sonra 20th Century Fox yapımla ilgilenmeye başladı.2005年3月、ニュー・ライン・シネマがプロジェクトを保留した後、20世紀フォックスは『Deadpool』の製作を前進させる事に興味を持った。
1979 yılının Kasım ayında yapımcılar Jon Peters ve Peter Guber proje ile ilgilenmeye başladılar.1979年11月、プロデューサーのジョン・ピーターズとピーター・グーバーがプロジェクトに参加した。
St. Edward's School, Oxford'da doğa tarihi ile ilgilenmeye başladı.オックスフォードのセント・エドワーズ・スクール(en:St Edward's School, Oxford)に入って彼は自然史に興味を示し始めた。
Bu dönemde edebiyatla ilgilenmeye başladı ve çoğunlukla şiir yazdı.この頃から文学に関心を持ち始め詩を書き始める。
Burada başka sporlarla ilgilenmeye devam etmiştir.他のスポーツでも使われることがある。
Gençlik yıllarında politika ile ilgilenmeye başladı.幼少期より政治に興味を持ち始める。
İlk başlarda onlarla ilgilenmeye başlar.先内の世話をしている。
Dünyada üç çeşit arkadaşınız olur: Sizi sevenler, sizinle ilgilenmeyenler ve sizden nefret edenler.”“既以三桓据三州,彼此无恐,各得所任。
1930'ların başında Compton kozmik ışınlar ile ilgilenmeye başladı.三十年代初,康普顿转向研究宇宙射线。
Burada başka sporlarla ilgilenmeye devam etmiştir.其他运动员纷纷效仿。
Mason fotoğrafçılıkla ilgilenmeye başlar.伊士曼開始對攝影著迷。
St. Edward's School, Oxford'da doğa tarihi ile ilgilenmeye başladı.在牛津的聖愛德華學校讀書時就展現出對自然史的興趣。
Bunun sonucunda Charlie, bebekle ilgilenmeye başlar.與此同時,Tim開始懷疑嬰兒的由來。
Grup, polisle ilgilenmeye başlar.我們還在跟警方溝通。
Prens, bu hırslı ve güzel Yabancı Prenses'le ilgilenmeye başlar.왕자는 이미 결혼식 하객 중 한명인 아름답고 야심찬 외국 공주에게 관심을 기울였다.
Yazar olarak artık kendisi ile kimsenin ilgilenmeyeceğinden korkuyordu.그녀는 왕자가 더이상 자신을 사랑하지 않는다고 말한다.
Kolejdeyken internet ve internet yayıncılığı ile ilgilenmeye başladı.현재는 강의실과 인터넷을 통해 강의를 진행하고 있다.
Genç yaşlarda astronomi ile ilgilenmeye başlamıştır.청년 시절에 흠천감에서 천문학과 역법을 공부하였다.
Bunun yerine daha çok matematikle ilgilenmeye karar verdi.물론 이 경우에는 수학적인 구조에 더 초점을 맞추게 된다.
1820 yılında Afrika'yı keşfetmekle ilgilenmeye başladı.1820년 가난 속에 쓸쓸히 세상을 떠났다.
Jane’in kurduğu şirket askeri uzmanlığın diğer alanlarıyla ilgilenmeye başladı.החברה שג'יין ייסד הסתעפה בהדרגה לתחומי התמחות צבאיים אחרים.
Kendisi Biyolojik moleküller ile ilgilenmeye başlamıştır.עם הזמן, הוא החל לפתח עניין בביולוגיה מולקולרית.
Bu dönemd dans ve koreografi ile ilgilenmeye başladı.בתקופה זו החליטה לוותר על קריירת הריקוד ולהתמקד בהוראת בלט ובכוריאוגרפיה.
Müziğe ara verdiği yıllarda Stradlin bol bol seyahat etti, motor sporları ve yarışlarla ilgilenmeye başladı.במהלך אותן שנים, סטראדלין טייל הרבה והקדיש את זמנו לשני תחומי עניין: מכוניות ומירוצים.
Bu yıllarda özellikle dayısının etkisiyle siyasetle ilgilenmeye başladı.במקביל היא כבר מתחילה להתעניין בפוליטיקה בהשפעת דוד שלה שעסק בפוליטיקה.
İlk başlarda onlarla ilgilenmeye başlar.עם הזמן החל לסייע להם.
Harpten sonra siyasetle ilgilenmeye başladı.לאחר מכן החל טרומן לפנות אל הפוליטיקה.
Öğrenciliği döneminde siyasetle ilgilenmeye başladı.בתקופת לימודיו החל להתעניין בפוליטיקה.
Genç yaşlarda astronomi ile ilgilenmeye başlamıştır.הוא החל לגלות עניין באסטרונומיה עוד בצעירותו.
Picasso, eserle ilk kez 1932 yılından ilgilenmeye başladı.פרדריקסטאד העפילה לראשונה לגמר הגביע ב-1932.
Ölümünden birkaç yıl önce Hayat sigortası ile ilgilenmeye başladı.Няколко години преди смъртта си започва да се интересува от застрахователното дело.
Türkiye'ye döndükten sonra ticaretle ilgilenmeye başladı.След завръщането си в Турция започва да се занимава с търговия.
Mimariyle ve Houston Stewart Chamberlain’ın yazılarıyla daha da ilgilenmeye başladı.Впоследствие идеите му са развити от Хюстън Стюарт Чембърлейн.
Daha sonra müzikle ve özellikle gitar ile ilgilenmeye başladı.Бил привлечен от различни музикални инструменти и най-вече от китарата.
Çocukluk yıllarından itibaren havacılıkla ilgilenmeye başladı.Още от ранно детство се увлича по авиомоделирането.
İlkokul sıralarında tiyatro ile ilgilenmeye başladı.Vremenom se počeo zanimati za kazalište.
Bu nedenle yüzmeden uzaklaşıp yoga ve oyunculukla ilgilenmeye başladı.Nakon toga počeo se je aktivno baviti jogom i zdravo se hraniti.
Lucas da Yıldız Savaşları'nın yeni filmleri ile ilgilenmeye başladı.Lucas se zatim odlučio usredotočiti na prednastavke Zvjezdanih ratova.
Burada başka sporlarla ilgilenmeye devam etmiştir.Većina članova kluba se bavila i drugim športovima.
Bu yıllarda özellikle dayısının etkisiyle siyasetle ilgilenmeye başladı.Zadnjih godina života bavio se politikom, netipično za njega.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod