Çukurova'nın pamuk işçilerini konu alan resimler yaptı ve heykel ile ilgilenmeye başladı.عمل الرسومات التي تناولت موضوع عاملي القطن في تشوكورأوفا وبدأ في الإهتمام بالتماثيل.
Mustafa Kemal de bu konuyla 1905-1907 tarihleri arasında Suriye'deyken ilgilenmeye başladı.بدأ اهتمام مصطفى كمال بهذا الموضوع منذ أن كان متواجداً في سوريا في الفترة من 1905م-1907م.
İstanbul'da doğmuş ve küçük yaşta edebiyat ile ilgilenmeye başlamıştır.ولد في اسطنبول وبدأ الإهتمام بالأدب في سن صغير.
Kruger oyunculuk ile ilgilenmeye başladı ve Cours Florent'da oyunculuk dersi aldı.سرعان ما أصبحت كروغر مهتمة بالتمثيل وقامت بأخذ دروس في التمثيل في Cours Florent.
Paris'e geri döndü ve sinema ile ilgilenmeye başladı.بعد ذلك عادت إلى بيروت وبدأت في إخراج الأفلام.
Erken yaşlarda fizikle ilgilenmeye başladı.ظهر اهتمامه بالفيزياء مبكرا .
Genç yaşında müzikle ilgilenmeye başladı.بدأ اهتمامه بالموسيقى في سن مبكرة.
1979 yılının Kasım ayında yapımcılar Jon Peters ve Peter Guber proje ile ilgilenmeye başladılar.Em novembro de 1979, os produtores Jon Peters e Peter Guber se juntaram ao projeto.
St. Edward's School, Oxford'da doğa tarihi ile ilgilenmeye başladı.Começou a manifestar interesse em História Natural na St. Edward's School, Oxford.
Bu sıralarda omurgasız hayvanlar ile ilgilenmeye başlamıştı.No início possuía animais grandes.
Bu nedenle yüzmeden uzaklaşıp yoga ve oyunculukla ilgilenmeye başladı.Ela parou os dois e começou a fazer yoga e atuação.
Bu dönemde Wundt’un yeni psikolojisi ile ilgilenmeye başladı.A partir de então, passa a infernizar a vida do trio.
Gençken müzikle ilgilenmeye başladı ve rap yapmaya ve beat üretmeye başladı.Inspirado por sua música, desenvolveu interesse em fazer rap e começou a ter aulas.
Zamanla yaşam biçimini değiştirerek siyasetle ilgilenmeye başladı.Período no qual se começou a interessar pela vida política.
Genç yaşta müzikle ilgilenmeye başlamış ve çocukluğunda okulunda konserler vermeye başlamıştır.Interessa-se por música na adolescência, começando a tocar instrumentos na escola.
Borussia Dortmund Helmer ile ilgilenmeye başladı.Atualmente defende o Borussia Dortmund.
Spor kariyerinden sonra politikayla ilgilenmeye başladı.Na zijn sportieve carrière ging hij de politiek in.
Bunun sonucunda Charlie, bebekle ilgilenmeye başlar.Hierdoor zorgt ze graag voor baby Tommy.
Kruger oyunculuk ile ilgilenmeye başladı ve Cours Florent'da oyunculuk dersi aldı.Kruger werd geïnteresseerd in acteren en nam lessen bij het Cours Florent.
Burada başka sporlarla ilgilenmeye devam etmiştir.Hiernaast beoefent hij ook andere sporten.
Genç yaşlarda astronomi ile ilgilenmeye başlamıştır.Dmitri raakte al op jonge leeftijd geïnteresseerd in astronomie.
Michael Douglas rolle ilgilenmeye başlamıştı ve rolü ona verdiler.Pierre Dutour begreep het precies en ging aan het werk.
St. Edward's School, Oxford'da doğa tarihi ile ilgilenmeye başladı.Zijn eerste interesses in natuurhistorie begon hij te vertonen aan de St. Edward's School in Oxford.
Viyana'da geçirdiği yıllarda ise ömür boyu en büyük tutkusu olacak edebiyatla ilgilenmeye başlar.Tijdens zijn jaren in Wenen werden filosofie en letterkunde zijn grootste interesses.
Emekliliğinden sonra Kıbrıs'a döner ve kültür çalışmaları ile ilgilenmeye başlar.Sinds hij op pensioen gegaan is, leeft hij teruggetrokken en houdt hij zich bezig met zijn bijen.
Mason fotoğrafçılıkla ilgilenmeye başlar.Harrison had zijn leven lang interesse voor fotografie.
Erken yaşlarda fizikle ilgilenmeye başladı.Al op vroege leeftijd raakte hij geïnteresseerd in natuurkunde.
Harpten sonra siyasetle ilgilenmeye başladı.Hierna is Hubèrt de politiek in gegaan.
Giderek daha çok Devrim'in ekonomik tarihiyle ilgilenmeye başladı.Ze stonden steeds meer onder de invloed van de revolutionaire ideeën.
Macaristan’da popülerliği artan küp ile Batılı bilimadamları da ilgilenmeye başladı.Tijdens de studie in St. Niklaas begon hij zich ook voor de menselijke figuur te interesseren.
Bu sıralarda omurgasız hayvanlar ile ilgilenmeye başlamıştı.Hij begon zich toen al te interesseren aan pacifistische organisaties.
Çok küçük yaştan itibaren müzikle ilgilenmeye ve enstrüman çalmaya başladı.Al op jonge leeftijd begon hij muziek te spelen en te zingen.
Proust çok erken yaşlarda yazma ve yayınlanma işiyle ilgilenmeye başladı.Proust wcześnie zaczął pisać i publikować.
Yirmi iki yaşına geldiğinde Toulouse'a döndü ve yeniden müzik ile ilgilenmeye başladı.W wieku dwudziestu dwóch lat powróciła jednak do Tournefeuille, gdzie postanowiła zająć się muzyką.
Bu dönemd dans ve koreografi ile ilgilenmeye başladı.Obudziło to w nim zainteresowanie tańcem i choreografią.
St. Edward's School, Oxford'da doğa tarihi ile ilgilenmeye başladı.Historią naturalną zaczął interesować się w St Edward's School w Oksfordzie.
On iki yaşındayken sahne ile ilgilenmeye başladı.W wieku 12 lat zaczął grać na scenie.
Ancak, 7 Nisan 1789'da vefat edene kadar devlet işleriyle ilgilenmeye devam etti.Pomimo to faktycznie zachował duży wpływ na sprawy państwowe aż do swojej śmierci 7 lutego 1799.
Artık bütün dünyanın başkentleri Çin'de olanlarla yakından ilgilenmeye başlamıştı.W mieście wywiązały się walki, w których zaczęli przeważać Chińczycy.
Bu dönemde tiyatro ile ilgilenmeye başladı.W tym czasie zainteresował się teatrem.
"On A Friday" duyulmaya başlayınca prodüktörler ve müzik şirketleri grupla ilgilenmeye başladı.Gdy wzrosła liczba występów na żywo, zespołem On A Friday zainteresowały się wytwórnie i producenci muzyczni.
Spor kariyerinden sonra politikayla ilgilenmeye başladı.Po zakończeniu kariery sportowej zajął się polityką.
Prens, bu hırslı ve güzel Yabancı Prenses'le ilgilenmeye başlar.Wciąż czeka na całusa od pięknej księżniczki.
Grup, polisle ilgilenmeye başlar.Zaczyna się nim interesować policja.
Genç yaşta müzikle ilgilenmeye başlamış ve çocukluğunda okulunda konserler vermeye başlamıştır.Od dziecka marzyli o tworzeniu muzyki i śpiewali już w przedszkolu.
Burada sanatın başka alanlarıyla da ilgilenmeye başladı.Działał też z innymi artystami tego nurtu.
Komünizmle ilgilenmeye başladı ve 1943'te yeraltı Bulgar Komünist Partisine katıldı.Han blev intresserad av kommunismen, och anslöt sig till det underjordiska bulgariska kommunistpartiet 1943.
1979 yılının Kasım ayında yapımcılar Jon Peters ve Peter Guber proje ile ilgilenmeye başladılar.I november 1979, gick producenterna Jon Peters och Peter Guber med i projektet.
Albüm sonrası müzik teorisi, yazımı, notalar ile ilgilenmeye başladı.Musikvideon börjar med den handskrivna texten I wish I knew him better.
Mason fotoğrafçılıkla ilgilenmeye başlar.Emanuel är också intresserad av fotografering.
Daha sonra müzikle ve özellikle gitar ile ilgilenmeye başladı.Han började samtidigt att intressera sig för musik och då främst rockmusik.
Bunun yerine daha çok matematikle ilgilenmeye karar verdi.Därtill var han mycket intresserad av matematik.
İlkokul sıralarında tiyatro ile ilgilenmeye başladı.I tidiga tonåren kom han i kontakt med teater.
On iki yaşındayken sahne ile ilgilenmeye başladı.Hon började intressera sig för teater vid tolv års ålder.
Kirkland, küçük yaştayken resimle ilgilenmeye başladı.Kirkland utvecklade ett intresse för att teckna vid unga år.
Eugène Delacroix'nın bazı eserlerini gördükten sonra resimle ilgilenmeye başladı.Personer som Eugène Delacroix förebådade impressionismen.
Mason fotoğrafçılıkla ilgilenmeye başlar.Спроус має інтерес до фотографії.
Orada seyir ve haritacılıkla ilgilenmeye başlamıştır.Там він зацікавився навігацією й картографією.
Bu okulda edebiyat ile de ilgilenmeye başlar.В школі Джим почав серйозно цікавитись літературою.
Genç yaşlarda astronomi ile ilgilenmeye başlamıştır.З юних років захоплювався астрономією.