Ana içeriğe geç
Sözlük

ilgilenmeye ile cümle

ilgilenmeye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Bu dönemde tiyatro ile ilgilenmeye başladı.Während dieser Zeit begann er, sich für das Theater zu interessieren.
Mason fotoğrafçılıkla ilgilenmeye başlar.Hassan begann sich auf das Schreiben zu konzentrieren.
Genç yaşlarda astronomi ile ilgilenmeye başlamıştır.Bereits in jungen Jahren wandte sich sein Interesse der Astronomie zu.
Lucas da Yıldız Savaşları'nın yeni filmleri ile ilgilenmeye başladı.Lucas erkannte, dass weitere Star-Wars-Filme Aussicht auf Erfolg hätten.
Burada başka sporlarla ilgilenmeye devam etmiştir.Er betrieb zu diesem Zeitpunkt aber auch noch andere Sportarten.
Martin 10'lu yaşlarında boksla ilgilenmeye başladı.Martin begann erst im Alter von 22 Jahren mit dem Boxen.
Bu gazetede, Marksizm ile ilgilenmeye başlar.In dieser Zeit begann Aidits Interesse am Marxismus.
Bu gazetede, Marksizm ile ilgilenmeye başlar.Dans ce journal, il s'intéresse également au marxisme.
Yirmi iki yaşına geldiğinde Toulouse'a döndü ve yeniden müzik ile ilgilenmeye başladı.À vingt-deux ans, elle retourne à Toulouse où elle reprend le chemin de la musique.
Burada başka sporlarla ilgilenmeye devam etmiştir.Elle se tourne vers d'autres sports.
Bu sıralarda İngiltere kulüpleri kendisiyle ilgilenmeye başladı.De prestigieux clubs européens commencent alors sérieusement à s'intéresser à lui.
Genç yaşta müzikle ilgilenmeye başlamış ve çocukluğunda okulunda konserler vermeye başlamıştır.Il prend goût à la musique à un très jeune âge, et faisait des concerts dans son école pendant son enfance.
Bunun sonucunda Charlie, bebekle ilgilenmeye başlar.Daniel se met donc en quête de ce bébé.
1999 yılında tiyatro ile ilgilenmeye başladı ve 9 Eylül Üniversitesi'nde eğitim aldı.Il a pris goût au théâtre au lycée et il a étudié à l'université de Dokuz Eylül.
Daha sonraları Maxwell'in çalışmaları ile ilgilenmeye başladı.Tout se déroule très bien jusqu'à ce que Maxwell prenne finalement les choses en main.
Spor kariyerinden sonra politikayla ilgilenmeye başladı.Après sa carrière sportive, il s'engage en politique.
Colby O'Donis, dokuz yaşından itibaren müzikle ilgilenmeye başladı.Sanzy Viany commence la musique à l'âge de neuf ans.
Mimariyle ve Houston Stewart Chamberlain’ın yazılarıyla daha da ilgilenmeye başladı.C'est ici qu'il fait la connaissance de Houston Stewart Chamberlain.
1820'li yıllarda astronomiyle ilgilenmeye başladı.Il s’intéressa à l’astrologie à partir de 1890.
Prens, bu hırslı ve güzel Yabancı Prenses'le ilgilenmeye başlar.Elle cherche désespérément son prince charmant.
I. Baudouin'in evlenmesine kadar kraliyet işleriyle ilgilenmeye devam etti.Léopold III influença le règne de son fils Baudouin jusqu’au mariage de ce dernier.
Bunun yerine daha çok matematikle ilgilenmeye karar verdi.Là, il se spécialise plutôt dans les mathématiques.
1969 yılından itibaren ekoloji meseleleriyle ilgilenmeye başlamıştır.Depuis 1969, sensible aux problèmes écologiques, il développe des projets d’éducation à l’environnement.
Peter Jackson ve Fran Walsh, The Hobbit filmini çekmekle 1995 yılında ilgilenmeye başladı.Dès 1995, Peter Jackson et son épouse Frances Walsh voulaient adapter Le Hobbit au cinéma avec la New Line.
1911 ve 1915 yılları arasında Hohmann gezegenlerarası uzay sorunu ilgilenmeye başladı.Entre 1911 y 1915, Hohmann se interesó por el problema del vuelo espacial interplanetario.
1812 yılında, Biot optikle ilgilenmeye, özellikle ışığın kutuplaşmasına ilgi duymaya başladı.En 1812, Biot centró su atención en el estudio de la óptica, en particular de la polarización de la luz.
Kolejdeyken internet ve internet yayıncılığı ile ilgilenmeye başladı.En la universidad se interesó en Internet y sus habilidades de publicación.
1927 yılında Rubén Martínez Villena ile birlikte ülkesindeki sosyal sorunlarla ilgilenmeye başladı.En 1927 conoce a Rubén Martínez Villena, quien logra sensibilizarlo aún más con los problemas sociales.
Burada başka sporlarla ilgilenmeye devam etmiştir.También incluye otras actividades deportivas.
Bu sıralarda omurgasız hayvanlar ile ilgilenmeye başlamıştı.Realmente en esa época, yo quería cuidar a los animales.
Mason fotoğrafçılıkla ilgilenmeye başlar.Comienza a interesarse por la fotografía.
St. Edward's School, Oxford'da doğa tarihi ile ilgilenmeye başladı.Comenzó a sentir interés en la historia natural en St. Edward's School, Oxford.
Millet, Barbizon ekolünde salt manzara resmiyle ilgilenmeyen tek önemli ressamdır."De todos modos Barker no es el único que experimenta con este tipo de pinturas.
Genç yaşlarda astronomi ile ilgilenmeye başlamıştır.En sus años con el ejército comenzó a interesarse por la astronomía.
1911 ve 1915 yılları arasında Hohmann gezegenlerarası uzay sorunu ilgilenmeye başladı.Tra il 1911 e il 1915 Hohmann si interessò molto ai problemi dei voli spaziali interplanetari.
Erken yaşlarda fizikle ilgilenmeye başladı.Si interessò precocemente alla fisica.
Bunun yerine daha çok matematikle ilgilenmeye karar verdi.In seguito si interessò di più alla matematica.
Fomenko, Nikolay Morozov’un ortaya koyduğu şüphe uyandıran iddialarla 1973 yılında ilgilenmeye başlamıştır.Fomenko si interessò nelle Teorie problematiche di Nikolaj Morozov durante il 1973.
Jane’in kurduğu şirket askeri uzmanlığın diğer alanlarıyla ilgilenmeye başladı.L'azienda fondata da Jane si è gradualmente ramificata in altre sedi di competenza militare.
1979 yılının Kasım ayında yapımcılar Jon Peters ve Peter Guber proje ile ilgilenmeye başladılar.Nel novembre del 1979, Jon Peters e Peter Guber si associarono al progetto.
Daha sonraları Maxwell'in çalışmaları ile ilgilenmeye başladı.Poco dopo la coppia viene sorpresa anche da Maxwell.
St. Edward's School, Oxford'da doğa tarihi ile ilgilenmeye başladı.Cominciò a mostrare interesse verso la storia naturale alla St. Edward's School, a Oxford.
Çocukluk yıllarından itibaren havacılıkla ilgilenmeye başladı.Fin da giovane Frati si appassionò all'aviazione.
Aynı zamanda resimle de ilgilenmeye başladı.S'interessò anche di fotografia.
Bunun sonucunda Charlie, bebekle ilgilenmeye başlar.Ora George dovrà prendersi cura tutto da solo della piccola orfana.
Bu noktadan sonra Ali Bey, cariye olan Dilaşup'la ilgilenmeye başlar.Intanto Sam inizia a interessarsi al contratto che lo lega al Diavolo.
Proust çok erken yaşlarda yazma ve yayınlanma işiyle ilgilenmeye başladı.Пруст рано начал писать и публиковаться.
Spor kariyerinden sonra politikayla ilgilenmeye başladı.По окончании спортивной карьеры занялся политикой.
Mimariyle ve Houston Stewart Chamberlain’ın yazılarıyla daha da ilgilenmeye başladı.Впоследствии его идеи были развиты Хьюстоном Стюартом Чемберленом.
Grup, polisle ilgilenmeye başlar.У неё начинаются проблемы с полицией.
New York`a taşındı ve orada halk müziği ile ilgilenmeye başladı.Он переехал в США, чтобы всерьез заняться музыкой.
Genç yaşlarda astronomi ile ilgilenmeye başlamıştır.В раннем возрасте заинтересовался астрономией.
Mason fotoğrafçılıkla ilgilenmeye başlar.Фрэйзер увлекается фотографией.
Orada seyir ve haritacılıkla ilgilenmeye başlamıştır.Там начинает интересоваться навигацией и картографией.
On iki yaşından itibaren ahşap işlemeyi öğrenerek heykel sanatıyla ilgilenmeye başladı.В возрасте двенадцати лет начал изучать искусство гравирования.
The Times gazetesinden Priya Elan, şarkıyla ilgilenmeyerek sadece "planlanmış" yorumunu yaptı.Прийа Элан из The Times не была впечатлена песней и назвала её обдуманной.
Daha sonraları Maxwell'in çalışmaları ile ilgilenmeye başladı.Поэтому мы начинаем усиленно заниматься Клаусом.
Bunun yanında bilim, hipnoz ve okültizmle de ilgilenmeye başladı.Также её интересовали наука, месмеризм и оккультизм.
Okul yıllarında tiyatro ile ilgilenmeye başladı.Уже в студенческие годы начал интересоваться театром.
Kendisi Biyolojik moleküller ile ilgilenmeye başlamıştır.Это было началом его работы над органическими молекулами.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod