Ana içeriğe geç
Sözlük

ilgilenmeye ile cümle

ilgilenmeye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Kuklalarla ilgilenmeye başladım ve size son bir şey göstermek istiyorum.Меня заинтересовали куклы, и вот последнее, что хочу вам показать.
Kuklalarla ilgilenmeye başladım ve size son bir şey göstermek istiyorum.Харесват ми куклите, И искам да ви покажа последното нещо.
Kuklalarla ilgilenmeye başladım ve size son bir şey göstermek istiyorum.התחלתי להתעניין בבובות, ואני רוצה להראות לכם דבר אחד אחרון.
Kuklalarla ilgilenmeye başladım ve size son bir şey göstermek istiyorum.أصبحتُ مهتما بالدمى، و أريد فقط أن أريكم شيء واحد أخير.
Neyse, biz bununla ilgilenmeyelim.Affronteremo solo il classico problema della scala.
Neyse, biz bununla ilgilenmeyelim.Et nous n'allons pas s'inquiéter tous à ce sujet.
Neyse, biz bununla ilgilenmeyelim.Pero no nos vamos a preocupar sobre ello.
Neyse, biz bununla ilgilenmeyelim.אבל אנחנו לא מתעניינים בחלק הזה.
Neyse, biz bununla ilgilenmeyelim.ولن نقلق بهذا كله
- Niye birden ilgilenmeye başladın?- Cảm ơn. - Ngon không? - Uh.
- Niye birden ilgilenmeye başladın?- Co ten náhlý zájem!
- Niye birden ilgilenmeye başladın?- Danke. - Good? - Yeah.
- Niye birden ilgilenmeye başladın?- Díky. - Dobrý? - Jo.
- Niye birden ilgilenmeye başladın?- Dzięki. - Dobry? - Tak.
- Niye birden ilgilenmeye başladın? - Kapa çeneni.- Cállate.
- Niye birden ilgilenmeye başladın? - Kapa çeneni.لماذا الإهتمام المفاجئ إخرسي
- Niye birden ilgilenmeye başladın?- Kiitos. - Hyvä? - Joo.
- Niye birden ilgilenmeye başladın?- Köszönöm. - Jó? - Igen.
- Niye birden ilgilenmeye başladın?- Mengapa bunga tiba-tiba!
- Niye birden ilgilenmeye başladın?- Mulțumesc. - Bine? - Da.
- Niye birden ilgilenmeye başladın?- Obrigado. - Bom? - É.
- Niye birden ilgilenmeye başladın?- Pourquoi ce soudain intérêt !
- Niye birden ilgilenmeye başladın?- Tak. - Godt? - Ja.
- Niye birden ilgilenmeye başladın?- Utihni. Hej, park Sangmin! Kje si?
- Niye birden ilgilenmeye başladın?- Varför detta plötsliga intresse!
- Niye birden ilgilenmeye başladın?- Vďaka. - Dobrý? - Jo.
- Niye birden ilgilenmeye başladın?- Waarom de plotselinge interesse!
- Niye birden ilgilenmeye başladın?- Ευχαριστώ. - Καλή; - Ναι. - Φάε.
- Niye birden ilgilenmeye başladın?- А чего так интересуешься?
- Niye birden ilgilenmeye başladın?Какъв е тоя интерес!
- Niye birden ilgilenmeye başladın?- Спасибі. - Добре? - Так.
- Niye birden ilgilenmeye başladın?- טוב? - כן. - תאכל. אנחנו נהיה ציור עד עלות שחר. - מה?
- Niye birden ilgilenmeye başladın?- جيّد؟ - نعم - كلوا . نحن سنصبغ حتى الفجر - ماذا؟
Pandora'nın Kutusu açılana kadar, bu sorunların etrafını saran konularla ilgilenmeyecek mi?무비클립이라는 것을 잊지 않아야 합니다. 우리는 전쟁 동영상은 ESPN 채널의 농구선수
Pandora'nın Kutusu açılana kadar, bu sorunların etrafını saran konularla ilgilenmeyecek mi?E versiunea ESPN SportsCentre a jocului.
Pandora'nın Kutusu açılana kadar, bu sorunların etrafını saran konularla ilgilenmeyecek mi?Il a dit, "Il n'y a pas de vraies questions sociales, éthiques, morales quand il s'agit de robots."
Pandora'nın Kutusu açılana kadar, bu sorunların etrafını saran konularla ilgilenmeyecek mi?Це лише гарна картинка, як у телепрограмі.
Pandora'nın Kutusu açılana kadar, bu sorunların etrafını saran konularla ilgilenmeyecek mi?אלה רק סרטונים אלה רק פרסומות של המשחק
Pandora'nın Kutusu açılana kadar, bu sorunların etrafını saran konularla ilgilenmeyecek mi?هذه مجرد مقاطع. هذه فقط نسخة وكالة شبكة الأخبار الرياضية
Pandora'nın Kutusu açılana kadar, bu sorunların etrafını saran konularla ilgilenmeyecek mi?試合のダイジェスト版で それは文脈を失い
Piyano çalmayı öğrenmeye zorlanmamıştı; araştırmacılardan birini çalarken gördü ve ilgilenmeye başladı.Daar werd ze niet toe gedwongen, ze zag het een onderzoeker doen en begon interesse te vertonen.
Piyano çalmayı öğrenmeye zorlanmamıştı; araştırmacılardan birini çalarken gördü ve ilgilenmeye başladı.Dia tidak dipaksa memainkan piano itu; dia melihat seorang peneliti memainkan instrumen itu dan tertarik.
Piyano çalmayı öğrenmeye zorlanmamıştı; araştırmacılardan birini çalarken gördü ve ilgilenmeye başladı.Häntä ei pakotettu opettelemaan; hän näki tutkijan soittavan pianoa ja innostui.
Piyano çalmayı öğrenmeye zorlanmamıştı; araştırmacılardan birini çalarken gördü ve ilgilenmeye başladı.Hun blev ikke tvunget til at lære klaveret. hun så en forsker spille på instrumentet og fik interessen.
Piyano çalmayı öğrenmeye zorlanmamıştı; araştırmacılardan birini çalarken gördü ve ilgilenmeye başladı.연구원들이 강제적으로 판바니샤에게 피아노를 치게 한것이 아니라 한 연구원의 피아노 치는 모습을 보고, 판바니샤가 스스로 관심을 가진 것입니다.
Piyano çalmayı öğrenmeye zorlanmamıştı; araştırmacılardan birini çalarken gördü ve ilgilenmeye başladı.Não foi forçada a tocar piano. Viu um investigador a tocar o instrumento e interessou-se por ele.
Piyano çalmayı öğrenmeye zorlanmamıştı; araştırmacılardan birini çalarken gördü ve ilgilenmeye başladı.Nie zmuszano jej do gry. Zobaczyła, jak gra jedna z badaczek, co ją zainteresowało.
Piyano çalmayı öğrenmeye zorlanmamıştı; araştırmacılardan birini çalarken gördü ve ilgilenmeye başladı.Non è stata obbligata a imparare il piano, ha visto un ricercatore suonarlo e ha sviluppato un interesse.
Piyano çalmayı öğrenmeye zorlanmamıştı; araştırmacılardan birini çalarken gördü ve ilgilenmeye başladı.No se le obligó a aprender el piano; vio tocar a un investigador y se interesó.
Piyano çalmayı öğrenmeye zorlanmamıştı; araştırmacılardan birini çalarken gördü ve ilgilenmeye başladı.Nu a fost obligată să înveţe pianul. A văzut un cercetător cântând la instrument şi a fost curioasă.
Piyano çalmayı öğrenmeye zorlanmamıştı; araştırmacılardan birini çalarken gördü ve ilgilenmeye başladı.On ne l'a pas forcée à apprendre le piano, elle a vu un chercheur en jouer et s'y est intéressée.
Piyano çalmayı öğrenmeye zorlanmamıştı; araştırmacılardan birini çalarken gördü ve ilgilenmeye başladı.Её никто не заставлял учиться играть. Она видела, как играл один из исследователей, и заинтересовалась.
Piyano çalmayı öğrenmeye zorlanmamıştı; araştırmacılardan birini çalarken gördü ve ilgilenmeye başladı.Тя не беше насилена да се учи на пиано, видя един от учените да свири на инструмента и се заинтересува.
Piyano çalmayı öğrenmeye zorlanmamıştı; araştırmacılardan birini çalarken gördü ve ilgilenmeye başladı.היא לא הוכרחה ללמוד לנגן בפסנתר, היא ראתה חוקר שמנגן על הכלי והתעניינה בעצמה.
Piyano çalmayı öğrenmeye zorlanmamıştı; araştırmacılardan birini çalarken gördü ve ilgilenmeye başladı.لم تجبر على لعبه أو تعلمه، ولكنها شاهدت الباحثين يعزفون عليها فأخذها الفضول.
Piyano çalmayı öğrenmeye zorlanmamıştı; araştırmacılardan birini çalarken gördü ve ilgilenmeye başladı.研究者が弾くのを見て興味を示したのです
SETI programıyla ilgilenmeye başladım.저는 흥미에서부터 일을 시작해요.
SETI programıyla ilgilenmeye başladım.Od kilku lat interesuję się programem SETI.
SETI programıyla ilgilenmeye başladım.SETI-ohjelmasta.
SETI programıyla ilgilenmeye başladım.בתוכנית SETI (חקר חיים בעולמות אחרים). וככה זו בערך שיטת העבודה שלי,
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod