SETI programıyla ilgilenmeye başladım.ببرنامج SETI. وهذه هي الطريقة التي أعمل بها
Sonrasında özel bir bilimsel konuyla ilgilenmeye başladık.Aber es hat uns damals eine ganz bestimmte wissenschaftliche Frage beschäftigt.
Sonrasında özel bir bilimsel konuyla ilgilenmeye başladık.All'epoca stavamo cercando di spiegare un particolare problema scientifico.
Sonrasında özel bir bilimsel konuyla ilgilenmeye başladık.Dar ne confruntam cu o problema ştiinţifică specifică pe atunci.
Sonrasında özel bir bilimsel konuyla ilgilenmeye başladık.Kami berhadapan dengan isu ilmiah tertentu saat itu.
Sonrasında özel bir bilimsel konuyla ilgilenmeye başladık.하지만 우리는 그때 특별한 과학적 이슈를 다루고 있었어요.
Sonrasında özel bir bilimsel konuyla ilgilenmeye başladık.Maar we worstelden met een bepaald wetenschappelijk probleem.
Sonrasında özel bir bilimsel konuyla ilgilenmeye başladık.Mais à cette époque on travaillait sur une question scientifique particulière.
Sonrasında özel bir bilimsel konuyla ilgilenmeye başladık.Men vi arbetade med en speciell vetenskaplig fråga på den tiden.
Sonrasında özel bir bilimsel konuyla ilgilenmeye başladık.No de mi akkor egy konkrét tudományos kérdéssel foglalkoztunk épp.
Sonrasında özel bir bilimsel konuyla ilgilenmeye başladık.Pero estábamos enfrentándonos a un asunto científico concreto.
Sonrasında özel bir bilimsel konuyla ilgilenmeye başladık.Vtedy sme sa však zaoberali konkrétnym vedeckým problémom.
Sonrasında özel bir bilimsel konuyla ilgilenmeye başladık.W tamtym czasie mieliśmy szczególny kłopot.
Sonrasında özel bir bilimsel konuyla ilgilenmeye başladık.Εκείνη την εποχή όμως μας απασχολούσε ένα συγκεκριμένο επιστημονικό ζήτημα.
Sonrasında özel bir bilimsel konuyla ilgilenmeye başladık.Но мы пришли тогда с определённым научным интересом.
Sonrasında özel bir bilimsel konuyla ilgilenmeye başladık.Но ние се занимавахме с определен научен въпрос тогава.
Sonrasında özel bir bilimsel konuyla ilgilenmeye başladık.אבל עסקנו אז בנושא מדעי מאוד מסויים בזמנו.
Sonrasında özel bir bilimsel konuyla ilgilenmeye başladık.ولكننا نتكلم بالأخص على الجانب العلمي.
Sonrasında özel bir bilimsel konuyla ilgilenmeye başladık.なぜ、ある山が「伸展状態」にあるのかが理解できませんでした
Ve birdenbire, insan gücüyle uçuşlarla ilgilenmeye başladım.A więc niespodziewanie zainteresowałem się lotami napędzanymi siłą ludzkich mięśni... (Śmiech)
Ve birdenbire, insan gücüyle uçuşlarla ilgilenmeye başladım.그리하여 갑작스럽게 저는 인력 비행기에 관심을 갖게 되었습니다.
Ve birdenbire, insan gücüyle uçuşlarla ilgilenmeye başladım.Plots had ik interesse in door mankracht aangedreven vluchten.
Ve birdenbire, insan gücüyle uçuşlarla ilgilenmeye başladım.Portanto, de repente, interessei-me pelo voo a propulsão humana.
Ve birdenbire, insan gücüyle uçuşlarla ilgilenmeye başladım.Так что внезапно я заинтересовался мускулолётами.
Ve birdenbire, insan gücüyle uçuşlarla ilgilenmeye başladım.אז פתאום התעניינתי בטיסות מונעות אדם,
Ve birdenbire, insan gücüyle uçuşlarla ilgilenmeye başladım.لذلك وفجأة أصبحت مهتما جدا بالطيران بواسطة القوى البشرية ،
Ve birdenbire, insan gücüyle uçuşlarla ilgilenmeye başladım.(笑)
Ve bir uçaktan bomba bırakma sorusuyla takıntılı biçimde ilgilenmeye başlar.Dan dia terobsesi dengan pertanyaan cara menjatuhkan bom dari sebuah pesawat.
Ve bir uçaktan bomba bırakma sorusuyla takıntılı biçimde ilgilenmeye başlar.Devine obsedat de problema lansării bombelor din avion.
Ve bir uçaktan bomba bırakma sorusuyla takıntılı biçimde ilgilenmeye başlar.Dostaje obsesji na punkcie zrzucania bomb z samolotu.
Ve bir uçaktan bomba bırakma sorusuyla takıntılı biçimde ilgilenmeye başlar.Er wird besessen von der Frage, wie man Bomben von einem Flugzeug abwirft.
Ve bir uçaktan bomba bırakma sorusuyla takıntılı biçimde ilgilenmeye başlar.És megszállottá teszi a kérdés: hogyan dobjunk bombát egy repülőgépről?
Ve bir uçaktan bomba bırakma sorusuyla takıntılı biçimde ilgilenmeye başlar.Et il est obsédé par la question de comment lancer des bombes d'un avion.
Ve bir uçaktan bomba bırakma sorusuyla takıntılı biçimde ilgilenmeye başlar.Fica obcecado com a questão de saber como largar bombas de um avião.
Ve bir uçaktan bomba bırakma sorusuyla takıntılı biçimde ilgilenmeye başlar.Hij raakt geobsedeerd door de vraag hoe je bommen uit een vliegtuig dropt.
Ve bir uçaktan bomba bırakma sorusuyla takıntılı biçimde ilgilenmeye başlar.그리고는 비행기에서 폭탄을 떨어뜨리는 방법에 대한 질문에 집착했었습니다
Ve bir uçaktan bomba bırakma sorusuyla takıntılı biçimde ilgilenmeye başlar.La questione di come lanciare una bomba da un aeroplano diventa la sua ossessione.
Ve bir uçaktan bomba bırakma sorusuyla takıntılı biçimde ilgilenmeye başlar.Och han blir besatt av frågan hur man släpper bomber från flygplan.
Ve bir uçaktan bomba bırakma sorusuyla takıntılı biçimde ilgilenmeye başlar.Stal se posedlým otázkou, jak shazovat bomby z letadel.
Ve bir uçaktan bomba bırakma sorusuyla takıntılı biçimde ilgilenmeye başlar.Và anh ta bị ám ảnh bởi câu hỏi là làm sao có thể thả bom từ máy bay.
Ve bir uçaktan bomba bırakma sorusuyla takıntılı biçimde ilgilenmeye başlar.Y se obsesiona con el tema de arrojar bombas desde un avión.
Ve bir uçaktan bomba bırakma sorusuyla takıntılı biçimde ilgilenmeye başlar.Και παθιάζεται με το ερώτημα του πως μπορεί να ρίχνει κανείς βόμβες από ένα αεροπλάνο.
Ve bir uçaktan bomba bırakma sorusuyla takıntılı biçimde ilgilenmeye başlar.И той е обладан от натрапчивия въпрос, как да пуска бомби от самолет?
Ve bir uçaktan bomba bırakma sorusuyla takıntılı biçimde ilgilenmeye başlar.И тут им овладевает вопрос о способах бомбометания с самолетов.
Ve bir uçaktan bomba bırakma sorusuyla takıntılı biçimde ilgilenmeye başlar.І тоді він стає одержимий ідеєю скидання бомб із літаків.
Ve bir uçaktan bomba bırakma sorusuyla takıntılı biçimde ilgilenmeye başlar.והוא נהפך לאובססיבי בקשר לשאלה של איך להפיל פצצות ממטוס.
Ve bir uçaktan bomba bırakma sorusuyla takıntılı biçimde ilgilenmeye başlar.وقد بات مهوساً بالسؤال عن كيفية إلقاء القنابل من الطائرات
Ve bir uçaktan bomba bırakma sorusuyla takıntılı biçimde ilgilenmeye başlar.どう落とすかという問題に取り付かれるようになりました 考えてください
Ve eğer meseleyle ilgilenmeye başlarlarsa ne kadar nüfuz kullanabilirler.A kolik si toho na sebe můžou naložit, pokud se rozhodnou zasáhnout do problému.
Ve eğer meseleyle ilgilenmeye başlarlarsa ne kadar nüfuz kullanabilirler.E che peso hanno sulle decisioni quando dovessero farsi coinvolgere.
Ve eğer meseleyle ilgilenmeye başlarlarsa ne kadar nüfuz kullanabilirler.En hoeveel invloed zouden ze kunnen uitoefenen als ze zich over de kwestie wilden buigen.
Ve eğer meseleyle ilgilenmeye başlarlarsa ne kadar nüfuz kullanabilirler.Et quelle influence peuvent-ils amener sur ce problème s'ils choisissent de s'y consacrer.
Ve eğer meseleyle ilgilenmeye başlarlarsa ne kadar nüfuz kullanabilirler.Jak bardzo są w stanie się poświęcić, jeśli zechcą się zaangażować w problem.
Ve eğer meseleyle ilgilenmeye başlarlarsa ne kadar nüfuz kullanabilirler.또한 그들이 그 사안에 관여하기로 선택했다면, 영향력을 얼마나 집중할 수 있는가 하는 겁니다.
Ve eğer meseleyle ilgilenmeye başlarlarsa ne kadar nüfuz kullanabilirler.Şi câtă influenţă ar putea să aducă la masă dacă ar decide să se implice în această problemă.
Ve eğer meseleyle ilgilenmeye başlarlarsa ne kadar nüfuz kullanabilirler.Und wie viel Einfluss können sie einbringen, wenn sie sich entscheiden, sich der Sache anzunehmen.
Ve eğer meseleyle ilgilenmeye başlarlarsa ne kadar nüfuz kullanabilirler.Và họ có thể sử dụng quyền hành đến mức độ nào để giải quyết nếu họ chọn tham gia vào việc đó
Ve eğer meseleyle ilgilenmeye başlarlarsa ne kadar nüfuz kullanabilirler.Y qué tanta influenza tendrían cuando entrarán en acción si escogen participar en el problema.
Ve eğer meseleyle ilgilenmeye başlarlarsa ne kadar nüfuz kullanabilirler.И насколько сильный удар они могут сдержать, если они выбрали участие в этом споре.
Ve eğer meseleyle ilgilenmeye başlarlarsa ne kadar nüfuz kullanabilirler.И с колко влияние могат те да допринесат, ако решат да се ангажират с въпроса.