Ve eğer meseleyle ilgilenmeye başlarlarsa ne kadar nüfuz kullanabilirler.En hoeveel invloed zouden ze kunnen uitoefenen als ze zich over de kwestie wilden buigen.
Ve eğer meseleyle ilgilenmeye başlarlarsa ne kadar nüfuz kullanabilirler.Et quelle influence peuvent-ils amener sur ce problème s'ils choisissent de s'y consacrer.
Ve eğer meseleyle ilgilenmeye başlarlarsa ne kadar nüfuz kullanabilirler.Jak bardzo są w stanie się poświęcić, jeśli zechcą się zaangażować w problem.
Ve eğer meseleyle ilgilenmeye başlarlarsa ne kadar nüfuz kullanabilirler.또한 그들이 그 사안에 관여하기로 선택했다면, 영향력을 얼마나 집중할 수 있는가 하는 겁니다.
Ve eğer meseleyle ilgilenmeye başlarlarsa ne kadar nüfuz kullanabilirler.Şi câtă influenţă ar putea să aducă la masă dacă ar decide să se implice în această problemă.
Ve eğer meseleyle ilgilenmeye başlarlarsa ne kadar nüfuz kullanabilirler.Und wie viel Einfluss können sie einbringen, wenn sie sich entscheiden, sich der Sache anzunehmen.
Ve eğer meseleyle ilgilenmeye başlarlarsa ne kadar nüfuz kullanabilirler.Và họ có thể sử dụng quyền hành đến mức độ nào để giải quyết nếu họ chọn tham gia vào việc đó
Ve eğer meseleyle ilgilenmeye başlarlarsa ne kadar nüfuz kullanabilirler.Y qué tanta influenza tendrían cuando entrarán en acción si escogen participar en el problema.
Ve eğer meseleyle ilgilenmeye başlarlarsa ne kadar nüfuz kullanabilirler.И насколько сильный удар они могут сдержать, если они выбрали участие в этом споре.
Ve eğer meseleyle ilgilenmeye başlarlarsa ne kadar nüfuz kullanabilirler.И с колко влияние могат те да допринесат, ако решат да се ангажират с въпроса.
Ve eğer meseleyle ilgilenmeye başlarlarsa ne kadar nüfuz kullanabilirler.וכמה כוח הם יוכלו להפעיל אם הם יבחרו להיכנס לעובי הקורה.
Ve eğer meseleyle ilgilenmeye başlarlarsa ne kadar nüfuz kullanabilirler.どれだけの影響力を持っているかです これらのことを知っておけば
Ve etrafında olup bitenle biraz daha fazla ilgilenmeye karar veriyor.A rozhodla se všímat si trochu více toho, co se kolem ní děje.
Ve etrafında olup bitenle biraz daha fazla ilgilenmeye karar veriyor.A rozhodne sa začať viac vnímať svoje okolie.
Ve etrafında olup bitenle biraz daha fazla ilgilenmeye karar veriyor.Dan dia memutuskan untuk lebih waspada pada keadaan sekitarnya.
Ve etrafında olup bitenle biraz daha fazla ilgilenmeye karar veriyor.Decide să fie mai atentă la ce se petrece în jur.
Ve etrafında olup bitenle biraz daha fazla ilgilenmeye karar veriyor.E decide di prestare un po' più di attenzione a ciò che la circonda.
Ve etrafında olup bitenle biraz daha fazla ilgilenmeye karar veriyor.E decide estar um bocadinho mais atenta ao que se passa em volta.
Ve etrafında olup bitenle biraz daha fazla ilgilenmeye karar veriyor.És úgy dönt, hogy jobban odafigyel a környezetére.
Ve etrafında olup bitenle biraz daha fazla ilgilenmeye karar veriyor.Et elle décide d"être un peu plus attentive à ce qui l'entoure.
Ve etrafında olup bitenle biraz daha fazla ilgilenmeye karar veriyor.그리고는 주변을 좀 더 알아봐야겠다고 생각합니다.
Ve etrafında olup bitenle biraz daha fazla ilgilenmeye karar veriyor.Och bestämmer sig för att ha lite mer koll på sin omgivning.
Ve etrafında olup bitenle biraz daha fazla ilgilenmeye karar veriyor.Sie entscheidet sich, ihre Umgebung etwas bewusster wahrzunehmen.
Ve etrafında olup bitenle biraz daha fazla ilgilenmeye karar veriyor.Và cô ta quyết định để ý hơn về những gì xung quanh.
Ve etrafında olup bitenle biraz daha fazla ilgilenmeye karar veriyor.Y decide prestar un poquito más de atención al entorno.
Ve etrafında olup bitenle biraz daha fazla ilgilenmeye karar veriyor.Ze besluit om zich een beetje meer bewust te zijn van haar omgeving.
Ve etrafında olup bitenle biraz daha fazla ilgilenmeye karar veriyor.Zwraca większą uwagę na otoczenie.
Ve etrafında olup bitenle biraz daha fazla ilgilenmeye karar veriyor.Και να έχει το νου της.
Ve etrafında olup bitenle biraz daha fazla ilgilenmeye karar veriyor.И она решила обратить внимание на свое окружение.
Ve etrafında olup bitenle biraz daha fazla ilgilenmeye karar veriyor.И решава да се поинтересува малко повече от заобикалящата я среда.
Ve etrafında olup bitenle biraz daha fazla ilgilenmeye karar veriyor.І пильно озирнутися довкола.
Ve etrafında olup bitenle biraz daha fazla ilgilenmeye karar veriyor.והיא החליטה להיות קצת יותר מודעת לסביבתה.
Ve etrafında olup bitenle biraz daha fazla ilgilenmeye karar veriyor.وتقرر أن تكون واعية أكثر بما يحيط بها.
Ve etrafında olup bitenle biraz daha fazla ilgilenmeye karar veriyor.カメラの左側のデンマーク人2人は
Ve etrafında olup bitenle biraz daha fazla ilgilenmeye karar veriyor.然後放多啲精力喺發生喺佢周圍唧事
Vergi işleri ve emeklilik ödemeleri konuları ile serbest çalışanın kendisinin ilgilenmesi gerekir.El trabajador autónomo debe ocuparse de sus asuntos fiscales y su cotización para la jubilación.
Vergi işleri ve emeklilik ödemeleri konuları ile serbest çalışanın kendisinin ilgilenmesi gerekir.En freelancer måste själv sköta beskattningen och pensionsbetalningar.
Vergi işleri ve emeklilik ödemeleri konuları ile serbest çalışanın kendisinin ilgilenmesi gerekir.Freelancerin täytyy itse huolehtia veroasioista ja eläkemaksuista.
Vergi işleri ve emeklilik ödemeleri konuları ile serbest çalışanın kendisinin ilgilenmesi gerekir.Un travailleur en freelance doit lui-même se charger de payer les impôts et les cotisations de retraite.
Vergi işleri ve emeklilik ödemeleri konuları ile serbest çalışanın kendisinin ilgilenmesi gerekir.Фрилансер должен самостоятельно выплачивать свои налоги и пенсионные платежи.
Vergi işleri ve emeklilik ödemeleri konuları ile serbest çalışanın kendisinin ilgilenmesi gerekir.يتوجب على ممارس العمل المستقل أن يعتني بنفسه بأمور الضرائب ومدفوعات التقاعد.
Verilerle çok ilgilenmeye başlamanız gerekir, bu her ne kadar çekici gelmese de.Bạn phải trở nên thực sự yêu thích dữ liệu, dù nó không hấp dẫn.
Verilerle çok ilgilenmeye başlamanız gerekir, bu her ne kadar çekici gelmese de.Du skal blive virkeligt interesseret i data, lige så usexet som det lyder.
Verilerle çok ilgilenmeye başlamanız gerekir, bu her ne kadar çekici gelmese de.Je moet veel interesse krijgen voor data, hoe onsexy dat ook klinkt.
Verilerle çok ilgilenmeye başlamanız gerekir, bu her ne kadar çekici gelmese de.듣기에는 안좋지만 데이타에 관심을 가져야만 합니다.
Verilerle çok ilgilenmeye başlamanız gerekir, bu her ne kadar çekici gelmese de.Man muss sich wirklich für Daten interessieren, auch wenn das unsexy klingt.
Verilerle çok ilgilenmeye başlamanız gerekir, bu her ne kadar çekici gelmese de.Per farlo dovete davvero interessarvi ai dati, per quanto la cosa suoni poco attraente.
Verilerle çok ilgilenmeye başlamanız gerekir, bu her ne kadar çekici gelmese de.Temos que nos interessar pelos dados, por muito pouco "sexy" que isso pareça.
Verilerle çok ilgilenmeye başlamanız gerekir, bu her ne kadar çekici gelmese de.Trebuie să te intereseze mult datele, oricât de neatrăgător ar suna.
Verilerle çok ilgilenmeye başlamanız gerekir, bu her ne kadar çekici gelmese de.Trzeba zainteresować się danymi, choć to brzmi nudno.
Verilerle çok ilgilenmeye başlamanız gerekir, bu her ne kadar çekici gelmese de.Uno tiene que estar muy interesado en los datos, aunque no suene muy atractivo.
Verilerle çok ilgilenmeye başlamanız gerekir, bu her ne kadar çekici gelmese de.Vous devez commencer à vous intéresser vraiment aux données, aussi peu sexy que ça en ait l'air.
Verilerle çok ilgilenmeye başlamanız gerekir, bu her ne kadar çekici gelmese de.Вам нужно серьёзно заняться данными, как бы непривлекательно это ни звучало.
Verilerle çok ilgilenmeye başlamanız gerekir, bu her ne kadar çekici gelmese de.Наистина трябва да се интересувате от данни, което не звучи добре.
Verilerle çok ilgilenmeye başlamanız gerekir, bu her ne kadar çekici gelmese de.עליך להתעמק מאד בנתונים,
Verilerle çok ilgilenmeye başlamanız gerekir, bu her ne kadar çekici gelmese de.عليك أن تصبح مهتمة حقا في البيانات، أونسيكسي كتلك الأصوات.
Verilerle çok ilgilenmeye başlamanız gerekir, bu her ne kadar çekici gelmese de.地味な仕事ですね アイオワ州の シーダーラピッズ市で
Ve sonrasida fabrikalara daha fazla ilgilenmeye basladim.A já jsem se začal dostávat dále a dále do těch továren.
Ve sonrasida fabrikalara daha fazla ilgilenmeye basladim.Aussi je me suis allé de plus en plus profond dans ces usines.
Ve sonrasida fabrikalara daha fazla ilgilenmeye basladim.Comecei a meter-me cada vez mais dentro das fábricas.