Ana içeriğe geç
Sözlük

ilgilenme ile cümle

ilgilenme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Bununla ilgilenmemiz gerekiyor.We moeten er goed op letten.
Bununla ilgilenmemiz gerekiyor.Нам нужно обращать на них внимание.
Bununla ilgilenmemiz gerekiyor.Трябва да им обърнем внимание.
Bununla ilgilenmemiz gerekiyor.עלינו לשים לכך לב. אני רוצה
Bununla ilgilenmemiz gerekiyor.علينا أن نولي اهتماما بذلك. أريد فقط
Bununla ilgilenmemiz gerekiyor.私が取り組んでいることを手短かに
Bunun sebebi ailelerin çocukları ile ilgilenmemesi de değil.Ce n'est pas parce que les parents ne s'occupent pas de leurs enfants.
Bunun sebebi ailelerin çocukları ile ilgilenmemesi de değil.Dan ini bukannya karena para orang tua tidak peduli dengan anak-anaknya.
Bunun sebebi ailelerin çocukları ile ilgilenmemesi de değil.En het is ook niet omdat de ouders niets om hun kinderen geven.
Bunun sebebi ailelerin çocukları ile ilgilenmemesi de değil.E non dipende dal fatto che i genitori non si curano dei loro figli.
Bunun sebebi ailelerin çocukları ile ilgilenmemesi de değil.És nem azért, mert a szülők nem törődnek a gyermekeikkel.
Bunun sebebi ailelerin çocukları ile ilgilenmemesi de değil.I nie dlatego, że rodzice nie dbają o dzieci.
Bunun sebebi ailelerin çocukları ile ilgilenmemesi de değil.또 부모님들이 아이들에게 신경을 쓰지 않아서 그런것도 아닙니다.
Bunun sebebi ailelerin çocukları ile ilgilenmemesi de değil.Och det beror inte på att föräldrar inte bryr sig om sina barn.
Bunun sebebi ailelerin çocukları ile ilgilenmemesi de değil.Și nu se întâmplă fiindcă părinților nu le pasă de copiii lor.
Bunun sebebi ailelerin çocukları ile ilgilenmemesi de değil.Und es ist nicht so, dass die Eltern sich nicht um die Kinder sorgen würden.
Bunun sebebi ailelerin çocukları ile ilgilenmemesi de değil.Vấn đề cũng không phải do cha mẹ không quan tâm đến con họ.
Bunun sebebi ailelerin çocukları ile ilgilenmemesi de değil.Y esto no se debe a que los padres no se preocupen por sus hijos.
Bunun sebebi ailelerin çocukları ile ilgilenmemesi de değil.И не е защото родителите не ги е грижа за децата им.
Bunun sebebi ailelerin çocukları ile ilgilenmemesi de değil.И это не потому, что родители не заботятся о детях.
Bunun sebebi ailelerin çocukları ile ilgilenmemesi de değil.וזה לא בגלל שלהורים לא אכפת מילדיהם,
Bunun sebebi ailelerin çocukları ile ilgilenmemesi de değil.ولا لأن الأباء لا يكترثون لأطفالهم.
Bunun sebebi ailelerin çocukları ile ilgilenmemesi de değil.予防接種を受けていない子どもが
Bu olasılığı araştırmak için bu gizem ile ilgilenmeye başladığımda,Entonces, para investigar ésta posibilidad cuando me interesé en éste misterio,
Bu olasılığı araştırmak için bu gizem ile ilgilenmeye başladığımda,אז בכדי לחקור את האפשרות הזו משהתחלתי להתעניין בסוגייה מסתורית זו
Burada öncelik, para tasarrufu ya da en düşük... ..teklifi verenle ilgilenmekten ziyade, güvenliktir.De prioriteit is veiligheid in plaats van geld besparen of werken met de laagste bieder.
Burada öncelik, para tasarrufu ya da en düşük... ..teklifi verenle ilgilenmekten ziyade, güvenliktir.Die Priorität liegt auf der Sicherheit, nicht darauf Geld zu sparen, oder dem billigsten Anbieter.
Burada öncelik, para tasarrufu ya da en düşük... ..teklifi verenle ilgilenmekten ziyade, güvenliktir.La priorità è la sicurezza anziché il risparmio di denaro o dover competere col minor offerente.
Burada öncelik, para tasarrufu ya da en düşük... ..teklifi verenle ilgilenmekten ziyade, güvenliktir.La priorité est la sécurité et non l'économie d'argent ou l'attribution de contrats au moins-disant.
Burada öncelik, para tasarrufu ya da en düşük... ..teklifi verenle ilgilenmekten ziyade, güvenliktir.Man prioriterar säkerheten före pengabesparingar eller att förhandla med den som budar lägst.
Burada öncelik, para tasarrufu ya da en düşük... ..teklifi verenle ilgilenmekten ziyade, güvenliktir.Najpomembnejša je varnost, bolj kot varčevanje z denarjem ali poslovanje z najcenejšim ponudnikom.
Burada öncelik, para tasarrufu ya da en düşük... ..teklifi verenle ilgilenmekten ziyade, güvenliktir.Prioritu má bezpečnost spíše než ušetření peněz nebo zabývání se, kdo dal nejnižší nabídku.
Burada öncelik, para tasarrufu ya da en düşük... ..teklifi verenle ilgilenmekten ziyade, güvenliktir.Priorytetem będzie bezpieczeństwo a nie oszczędzanie pieniędzy czy szukanie najtańszego dostawcy.
Burada öncelik, para tasarrufu ya da en düşük... ..teklifi verenle ilgilenmekten ziyade, güvenliktir.Turvallisuus on tärkeämpää kuin rahan säästäminen tai halvimman tarjouksen etsiminen.
Burada öncelik, para tasarrufu ya da en düşük... ..teklifi verenle ilgilenmekten ziyade, güvenliktir.Πρώτη προτεραιότητα είναι η ασφάλεια και όχι η εξοικονόμηση χρημάτων ή η εξεύρεση της χαμηλότερης προσφοράς.
Burada öncelik, para tasarrufu ya da en düşük... ..teklifi verenle ilgilenmekten ziyade, güvenliktir.Безопасността е приоритет, а не спестяването на пари или търсенето на най-ниски разходи.
Burada öncelik, para tasarrufu ya da en düşük... ..teklifi verenle ilgilenmekten ziyade, güvenliktir.Приоритет отдается безопасности, а не экономии средств или поиску дешевых решений.
Burada öncelik, para tasarrufu ya da en düşük... ..teklifi verenle ilgilenmekten ziyade, güvenliktir.الأولوية هي للسلامة بدلا من توفير المال أو الوصول إلى أرخص صفقة.
Bu tarz şeylerin sınırları ile ilgilenmezsiniz.Anda tidak tertarik akan batasan-batasan benda benda ini.
Bu tarz şeylerin sınırları ile ilgilenmezsiniz.Các bạn không thích những giới hạn của những thứ đó.
Bu tarz şeylerin sınırları ile ilgilenmezsiniz.Ça ne vous intéresse pas de pousser aussi loin les limites.
Bu tarz şeylerin sınırları ile ilgilenmezsiniz.Je bent niet geïnteresseerd in de beperkingen van zo'n ding.
Bu tarz şeylerin sınırları ile ilgilenmezsiniz.여러분은 이런 한계안에서도 관심이 있진 않으니까요.
Bu tarz şeylerin sınırları ile ilgilenmezsiniz.Nie interesują nas ograniczenia.
Bu tarz şeylerin sınırları ile ilgilenmezsiniz.No nos interesan las limitaciones de estas cosas.
Bu tarz şeylerin sınırları ile ilgilenmezsiniz.Non siete interessati a scoprire i limiti di certe cose.
Bu tarz şeylerin sınırları ile ilgilenmezsiniz.Nu vă interesează limitele acestor lucruri.
Bu tarz şeylerin sınırları ile ilgilenmezsiniz.Sie sind nicht interessiert an den Beschränkungen dieser Dinge.
Bu tarz şeylerin sınırları ile ilgilenmezsiniz.Δεν σας ενδιαφέρουν τα όρια αυτών των πραγμάτων.
Bu tarz şeylerin sınırları ile ilgilenmezsiniz.Не се интересуваш от границите на тези неща.
Bu tarz şeylerin sınırları ile ilgilenmezsiniz.Остальное вас мало интересует.
Bu tarz şeylerin sınırları ile ilgilenmezsiniz.אנו לא מעוניינים להגיע לגבולות המכסימום של הדברים הללו.
Bu tarz şeylerin sınırları ile ilgilenmezsiniz.أنتم لا تهتمون بحدود هذه الأشياء.
Bu tarz şeylerin sınırları ile ilgilenmezsiniz.人が興味を持つものは
Bu videoda kararsız çekirdeklerin mekaniği ile ilgilenmeyeceğiz. -Kita tidak akan penjang lebar menjelaskan tentang apa yang disebut dengan ketidakstabilan nukleus.
- Bu videoda kararsız çekirdeklerin mekaniği ile ilgilenmeyeceğiz. -Nebudeme se zabývat přesným mechanismem, který definuje nestabilní jádra a podobné věci.
Bu videoda kararsız çekirdeklerin mekaniği ile ilgilenmeyeceğiz. -Nie będziemy się teraz zagłębiać w to, co oznacza niestabilność jądra atomowego.
Büyük bir şirketin sizinle ilgilenmesini olası şirket satışıyla karıştırmayın.유명 기업이 여러분에게 관심을 보이는 것과 잠재적인 유동성 사태를 혼동하지 마세요
Büyük bir şirketin sizinle ilgilenmesini olası şirket satışıyla karıştırmayın.Nie dajcie się zwieść dużym firmom, które potrzebują was tylko po to by zapewnić sobie płynność środków.
Büyük bir şirketin sizinle ilgilenmesini olası şirket satışıyla karıştırmayın.No confundan que una empresa de gran nombre se interese por ustedes con un posible evento de liquidez.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod