Bahçelere yöneldik, organik gıdayla ilgilenmeye başladık, ya vejetaryen olduk ya da onları tanımaya başladık.Chúng ta nhắm vào vườn tược, bắt đầu hứng thú với thực phẩm hữu cơ, chúng ta biết hay trở thành người ăn chay.
Bahçelere yöneldik, organik gıdayla ilgilenmeye başladık, ya vejetaryen olduk ya da onları tanımaya başladık.Cuidábamos jardines, nos interesábamos por la comida orgánica, conocíamos a vegetarianos o lo éramos.
Bahçelere yöneldik, organik gıdayla ilgilenmeye başladık, ya vejetaryen olduk ya da onları tanımaya başladık.Hoidimme puutarhoja, kiinnostuimme luomuruoasta, tunsimme tai olimme kasvissyöjiä.
Bahçelere yöneldik, organik gıdayla ilgilenmeye başladık, ya vejetaryen olduk ya da onları tanımaya başladık.우리는 정원을 돌보고, 유기농 음식에 관심을 가지기 시작했습니다. 채식주의자를 알거나 채식주의자가 되었습니다.
Bahçelere yöneldik, organik gıdayla ilgilenmeye başladık, ya vejetaryen olduk ya da onları tanımaya başladık.Pielęgnowaliśmy ogródki, interesowaliśmy się organicznym jedzeniem, byliśmy wegetarianami albo ich znaliśmy.
Bahçelere yöneldik, organik gıdayla ilgilenmeye başladık, ya vejetaryen olduk ya da onları tanımaya başladık.Starali sme sa o záhrady, začali sme sa zaujímať o organické jedlo, poznali sme alebo sme boli vegetariáni.
Bahçelere yöneldik, organik gıdayla ilgilenmeye başladık, ya vejetaryen olduk ya da onları tanımaya başladık.We hadden tuinen, raakten geïnteresseerd in biologische levensmiddelen, we kenden of we waren vegetariërs.
Bahçelere yöneldik, organik gıdayla ilgilenmeye başladık, ya vejetaryen olduk ya da onları tanımaya başladık.Φροντίζαμε κήπους, αποκτήσαμε ενδιαφέρον για τα βιολογικά τρόφιμα, γνωρίζαμε χορτοφάγους ή ήμασταν οι ίδιοι.
Bahçelere yöneldik, organik gıdayla ilgilenmeye başladık, ya vejetaryen olduk ya da onları tanımaya başladık.Мы заводили огороды, стали интересоваться биопродуктами, были знакомы с вегетарианцами, или сами ими были.
Bahçelere yöneldik, organik gıdayla ilgilenmeye başladık, ya vejetaryen olduk ya da onları tanımaya başladık.Ние се грижихме за градини, интересувахме се от органична храна, знаехме или бяхме вегетарианци.
Bahçelere yöneldik, organik gıdayla ilgilenmeye başladık, ya vejetaryen olduk ya da onları tanımaya başladık.עיבדנו גנים, התחלנו להתעניין במזון אורגני, הכרנו צמחוניים או היינו כאלה.
Bahçelere yöneldik, organik gıdayla ilgilenmeye başladık, ya vejetaryen olduk ya da onları tanımaya başladık.لقد مِلنا للحدائق، وأصبحنا مهتمين بالغذاء العضوي، لقد عرفنا أننا كنا نباتيون.
Bahçelere yöneldik, organik gıdayla ilgilenmeye başladık, ya vejetaryen olduk ya da onları tanımaya başladık.ベジタリアンを知っていたかあるいは自分がベジタリアンになった そして皆はヒッピーだったとは限らない
Bahçelere yöneldik, organik gıdayla ilgilenmeye başladık, ya vejetaryen olduk ya da onları tanımaya başladık.於是自己整個花園,對有機食品有興趣 我哋認識或者成為素食人士
Bakımevi yetersizdi, ve Cyndie günde 24 saatini oğluyla ilgilenmeye çalışarak geçiriyordu.Azilul era pustiu, iar Cyndie petrecea 24 de ore zilnic îngrijindu-și fiul.
Bakımevi yetersizdi, ve Cyndie günde 24 saatini oğluyla ilgilenmeye çalışarak geçiriyordu.Era escaso el tiempo en el hospital y Cyndie pasaba 24 horas al día tratando de cuidar a su hijo.
Bakımevi yetersizdi, ve Cyndie günde 24 saatini oğluyla ilgilenmeye çalışarak geçiriyordu.Ухода в госпитале не хватало, и Синди проводила 24 часа в сутки, ухаживая за своим сыном.
Bakımevi yetersizdi, ve Cyndie günde 24 saatini oğluyla ilgilenmeye çalışarak geçiriyordu.このシリーズ全体で訴えたい事が この場面に集約されていると思います
Bence aynı zamanda ilginçte olabilir iki problemli konuyla ilgilenmesi, suların ve dinin yükselmesiyle.2点の問題を扱っているところです それは 海面上昇と宗教です
Bence aynı zamanda ilginçte olabilir iki problemli konuyla ilgilenmesi, suların ve dinin yükselmesiyle.A myslím, že je tiež zaujímavé, že sa zaoberá dvoma problémami, stúpaním hladiny vôd a náboženstvom.
Bence aynı zamanda ilginçte olabilir iki problemli konuyla ilgilenmesi, suların ve dinin yükselmesiyle.Cred că e interesant faptul că se confruntă cu două aspecte problematice: potopul și religia.
Bence aynı zamanda ilginçte olabilir iki problemli konuyla ilgilenmesi, suların ve dinin yükselmesiyle.아마 흥미로울 것이라고 생각이 듭니다. 두가지 해결하기 어려운 문제들을 다루었는데요, 대홍수와 종교입니다.
Bence aynı zamanda ilginçte olabilir iki problemli konuyla ilgilenmesi, suların ve dinin yükselmesiyle.Và tôi nghĩ nó cũng hấp dẫn với 2 vấn đề liên quan đến nước và tín ngưỡng.
Bence aynı zamanda ilginçte olabilir iki problemli konuyla ilgilenmesi, suların ve dinin yükselmesiyle.ואני חושב שאולי זה גם מעניין שזה מטפל עם שתי נקודות בעייתיות, שהן מים עולים ודת.
Bence aynı zamanda ilginçte olabilir iki problemli konuyla ilgilenmesi, suların ve dinin yükselmesiyle.وأعتقد أن هذا ربما مثير أيضاً لأنها تتعامل مع قضيتين إشكاليتين، وهي إرتفاع المياه والدين.
Ben de senden Yoon Joo'yla ilgilenmeni istiyorum.اطلب انا هذه المرة معروفا ليون جو
Ben hiçbir zaman unutulabilir şeylerle, aynı şeyleri tekrar tekrar yapmak ile ilgilenmedim.Así que nunca he estado interesado en la reutilización olvidable, el reciclaje de lo mismo una y otra vez.
Ben hiçbir zaman unutulabilir şeylerle, aynı şeyleri tekrar tekrar yapmak ile ilgilenmedim.Én sosem érdeklődtem a felejthető újrahasznosítás iránt, újrafelhasználni ugyanazokat a dolgokat.
Ben hiçbir zaman unutulabilir şeylerle, aynı şeyleri tekrar tekrar yapmak ile ilgilenmedim.Então nunca me interessei na reutilização esquecível, repetindo sempre as mesmas coisas.
Ben hiçbir zaman unutulabilir şeylerle, aynı şeyleri tekrar tekrar yapmak ile ilgilenmedim.그래서 저는 잊혀지는, 똑같이 만들어지는 그런 반복적인 것들에 관심이 없습니다.
Ben hiçbir zaman unutulabilir şeylerle, aynı şeyleri tekrar tekrar yapmak ile ilgilenmedim.Non mi ha mai interessato il riciclaggio trascurabile, il rimaneggiamento ripetuto delle stesse cose.
Ben hiçbir zaman unutulabilir şeylerle, aynı şeyleri tekrar tekrar yapmak ile ilgilenmedim.Vì thế tôi chưa từng hứng thú với những thứ đồ dùng lại đáng quên đi, xào xáo lại liên tục một ý tưởng.
Ben hiçbir zaman unutulabilir şeylerle, aynı şeyleri tekrar tekrar yapmak ile ilgilenmedim.Никога не съм се интересувал от забравимата повторна употреба, преработка на същите неща отново и отново.
Ben hiçbir zaman unutulabilir şeylerle, aynı şeyleri tekrar tekrar yapmak ile ilgilenmedim.אז מעולם לא התעניינתי בשימוש חוזר וזניח, עיבוד מחדש שוב ושוב של אותם דברים,
Ben hiçbir zaman unutulabilir şeylerle, aynı şeyleri tekrar tekrar yapmak ile ilgilenmedim.لذا لم أهتم أبدا باعادة الاستخدام القابلة للنسيان، اعادة لنفس الأشياء مرارا وتكرارا.
Ben hiçbir zaman unutulabilir şeylerle, aynı şeyleri tekrar tekrar yapmak ile ilgilenmedim.忘却可能な再利用には興味がないのです それらは批評家の称賛を受けます
Beni güldürün. Benim ilgilenmemi sağlayın.Faceți-mă să râd, să fiu interesat.
Beni güldürün. Benim ilgilenmemi sağlayın.웃게해 주세요. 관심을 가지게 만들어 주세요.
Beni güldürün. Benim ilgilenmemi sağlayın.Κάντε με να γελάσω.Κάντε με να νοιαστώ
Beni güldürün. Benim ilgilenmemi sağlayın.Накарайте ме да се смея, да ме е грижа.
Beni güldürün. Benim ilgilenmemi sağlayın.Сделайте так, чтобы я засмеялся, чтобы мне было интересно.
Beni güldürün. Benim ilgilenmemi sağlayın.הצחיקו אותי. עשו שיהיה לי איכפת.
Beni güldürün. Benim ilgilenmemi sağlayın.اجعلني اضحك. اجعلني اهتم.
Beni güldürün. Benim ilgilenmemi sağlayın.誰も気にしないような 煩わしい詳細は抜きにして
Benim ilgilenmemi sağlayın.Buat saya peduli.
Benim ilgilenmemi sağlayın.Façam com que eu me importe.
Benim ilgilenmemi sağlayın.Få mig att bry mig.
Benim ilgilenmemi sağlayın.Fatemi appassionare.
Benim ilgilenmemi sağlayın.Hagan que me importe.
Benim ilgilenmemi sağlayın.Intéressez-moi.
Benim ilgilenmemi sağlayın.Maak dat ik erom geef.
Benim ilgilenmemi sağlayın.Naredite tako, da mi bo mar.
Benim ilgilenmemi sağlayın.Tegyen kíváncsivá.
Benim ilgilenmemi sağlayın.Weckt mein Interesse.
Benim ilgilenmemi sağlayın.Zaujměte mě.
Benim ilgilenmemi sağlayın.Zaujmite ma!
Benim ilgilenmemi sağlayın.Зацікавлюймо.
Benimle hiç ilgilenmedin, hep kendi işlerinle meşguldün.Dir bin ich egal, du kümmerst dich nur um dich!
Benimle hiç ilgilenmedin, hep kendi işlerinle meşguldün.Du har bara pluggat och hållit på med ditt.
Benimle hiç ilgilenmedin, hep kendi işlerinle meşguldün.Nigdy się mną nie opiekowałeś; Dbałeś tylko o swoje sprawy