Ana içeriğe geç
Sözlük

ilgilenme ile cümle

ilgilenme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Vespasian'ın oğlu Titus, Yahudi isyanıyla ilgilenmek için Judaea'da (Yahudiye) kaldı.Tema poeg Titus (hilisem keiser) jäi Juudamaale juutide ülestõusuga tegelema.
Çocukluk yıllarından itibaren havacılıkla ilgilenmeye başladı.Seetõttu hakkas ta juba lapsena huvituma sõjaasjandusest.
Önermeler mantığı bağlaçlarla ayrılabilenin ötesinde önermelerin yapısıyla ilgilenmez.Soovitusindeks ei lisa midagi muud teistele lojaalsusega seotud küsimustele.
Örneğin 8-bit bir MİB, 28 veya 256 ayrı sayı aralığıyla ilgilenmektedir.Näiteks 8-bitisel dsignaalil on 28 ehk 256 nivooväärtust.
Spor kariyerinden sonra politikayla ilgilenmeye başladı.Pärast sportlaskarjääri lõppu on ta tegelenud poliitikaga.
Aynı zamanda gazetecilik yaptığı dönemde Hıristiyan Sosyalizm'i ile ilgilenmeye başladı.Samuti tärkas sel perioodil Polanyi huvi kristliku sotsialismi vastu.
Mason fotoğrafçılıkla ilgilenmeye başlar.Sprouse on väga huvitunud fotograafiast.
Çıktıktan sonra fiili siyasetle artık ilgilenmedi.Pärast tapmist polevat Lalli enam rahu saanud.
Daha sonra yoga ve oyunculukla ilgilenmeye başladı.Nii tärkas temas huvi judo ja hiljem sumo vastu.
1996 yılından beri oyunculukla ilgilenmektedir.Ta on esinenud näitustel alates 1996. aastast.
Bununla birlikte modern müzikle de ilgilenmektedir.Lisaks sellele tegutses ta aktiivselt ka klassikalise muusikaga.
Proust çok erken yaşlarda yazma ve yayınlanma işiyle ilgilenmeye başladı.Raymond hakkas väga varakult joonistama ja kirjutama.
Elektronik müzikle ilgilenmektedir.Tegemist on elektroonilise muusikaga.
Aidatlar konut kooperatifi ile ilgilenmek için kullanılır, örneğin binalara ve bahçeye bakım yapılır.Vastikerahoilla hoidetaan taloyhtiötä, esimerkiksi pidetään kunnossa rakennuksia ja pihaa.
Aidatlar konut kooperatifi ile ilgilenmek için kullanılır, örneğin binalara ve bahçeye bakım yapılır.Vederlagen används till att sköta bostadsaktiebolaget, till exempel underhålla byggnaderna och gårdsområdet.
Aidatlar konut kooperatifi ile ilgilenmek için kullanılır, örneğin binalara ve bahçeye bakım yapılır.بأموال الخدمات والصيانة تقوم شركة الإسكان على سبيل المثال بالاعتناء بالمبنى وبالفناء.
Aidatlar konut kooperatifi ile ilgilenmek için kullanılır, örneğin binalara ve bahçeye bakım yapılır.若想改变房屋结构,可能对整个建筑承重结构、水管、防潮、电路或换气系统产生影响,应事先书面通知物业管理员或住房管理会。装修浴室时,一定要事先通知。
Aigoo, başkalarının işleriyle ilgilenmeyin ve kendi işinize odaklanın.Aigoo, đừng quan tâm tới chuyện của người khác, hãy chú tâm vào công việc của các cậu ý.
Aigoo, başkalarının işleriyle ilgilenmeyin ve kendi işinize odaklanın.Aigoo, jangan khawatir soal urusan orang lain dan fokus saja pada pekerjaan kalian.
Aigoo, başkalarının işleriyle ilgilenmeyin ve kendi işinize odaklanın.Aigoo, maak je geen zorgen over de zaken van andere mensen en concentreer je gewoon op jouw werk.
Aigoo, başkalarının işleriyle ilgilenmeyin ve kendi işinize odaklanın.Aigoo, ne vous intéressez pas aux affaires des autres et concentrez-vous sur votre travail.
Aigoo, başkalarının işleriyle ilgilenmeyin ve kendi işinize odaklanın.Aigoo, non impicciatevi del lavoro delle altre persone, concentratevi sul vostro.
Aigoo, başkalarının işleriyle ilgilenmeyin ve kendi işinize odaklanın.Aigoo, nu va ingrijorati de treburile altora si concentrati-va pe treaba voastra.
Aigoo, başkalarının işleriyle ilgilenmeyin ve kendi işinize odaklanın.Aigoo, oroa er inte om andra personers affärer och fokusera er på ert arbete.
Aigoo, başkalarının işleriyle ilgilenmeyin ve kendi işinize odaklanın.Macht euch nicht über anderer Leute Angelegenheiten Sorgen und konzentriert euch auf eure Arbeit.
Aigoo, başkalarının işleriyle ilgilenmeyin ve kendi işinize odaklanın.Αϊγκού, μην ανησυχείτε για τις δουλειές των άλλων και συγκεντρωθείτε στις δουλειές σας.
Aigoo, başkalarının işleriyle ilgilenmeyin ve kendi işinize odaklanın.Айгу, не суйте нос не в свои дела, просто сконцентрируйтесь на своей работе!
Aigoo, başkalarının işleriyle ilgilenmeyin ve kendi işinize odaklanın..איגו, אל תדאגו לעסקים של אנשים אחרים ורק תתמקדו בעבודה שלכם
Aigoo, başkalarının işleriyle ilgilenmeyin ve kendi işinize odaklanın.ايقــو,لا تقلق حول اشغال الناس الاخرين فقط ركز على عملك
Aigoo, başkalarının işleriyle ilgilenmeyin ve kendi işinize odaklanın.-でも心配なんですよ -仕事に戻れ!
Ama onunla hiç ilgilenmedi.. böylece Charlotta'nın oldu.Aber sie kümmerte sich nicht um sie, daher übernahm sie Charlotta.
Ama onunla hiç ilgilenmedi.. böylece Charlotta'nın oldu.Aber sie kümmerte sich nicht um sie, daher übernahm sie Charlotta.
Ama onunla hiç ilgilenmedi.. böylece Charlotta'nın oldu.Dar nu i-a plãcut niciodatã, aºa cã i-am dat-o Charlottei.
Ama onunla hiç ilgilenmedi.. böylece Charlotta'nın oldu.Pero ella nunca le hizo caso... ...así que se la pasé a Charlotta.
Ama onunla hiç ilgilenmedi.. böylece Charlotta'nın oldu.-så Charlotta övertog den.
Ama size anlatmak istiyorum, bence bu ilgilenmemiz gereken önemli bir konu.Aber ich meine, ist es ein wichtiges Thema, um das wir uns kümmern müssen.
Ama size anlatmak istiyorum, bence bu ilgilenmemiz gereken önemli bir konu.Ale chcem vám povedať, že podľa mňa sa jedná o dôležitú tému, ktorá si zaslúži našu pozornosť.
Ama size anlatmak istiyorum, bence bu ilgilenmemiz gereken önemli bir konu.Ale chcę was przekonać, że mimo to, jest bardzo ważny i warto się nim zająć.
Ama size anlatmak istiyorum, bence bu ilgilenmemiz gereken önemli bir konu.Ale chci vám ukázat, že je to důležité téma, o které bychom se měli zajímat.
Ama size anlatmak istiyorum, bence bu ilgilenmemiz gereken önemli bir konu.Dar vreau să vă spun că este un subiect important de care trebuie să ne pese.
Ama size anlatmak istiyorum, bence bu ilgilenmemiz gereken önemli bir konu.De én úgy hiszem ez egy fontos téma, amivel foglalkoznunk kell.
Ama size anlatmak istiyorum, bence bu ilgilenmemiz gereken önemli bir konu.우리가 신경쓸 필요가 있는 중요한 문제라 생각하기에 여러분께 말씀드리고자 합니다.
Ama size anlatmak istiyorum, bence bu ilgilenmemiz gereken önemli bir konu.Maar ik wil het er toch over hebben omdat het zo'n belangrijk onderwerp is.
Ama size anlatmak istiyorum, bence bu ilgilenmemiz gereken önemli bir konu.Mais je veux vous dire, j'estime que c'est un sujet important dont nous avons besoin de nous préoccuper.
Ama size anlatmak istiyorum, bence bu ilgilenmemiz gereken önemli bir konu.Mas eu quero dizer-vos, que penso ser um tema importante que nos precisamos de preocupar.
Ama size anlatmak istiyorum, bence bu ilgilenmemiz gereken önemli bir konu.Ma voglio dire, credo che sia un argomento importante di cui dovremmo preoccuparci.
Ama size anlatmak istiyorum, bence bu ilgilenmemiz gereken önemli bir konu.Men jag vill säga er, att jag tycker det är ett mycket viktigt ämne som vi måste bry oss om.
Ama size anlatmak istiyorum, bence bu ilgilenmemiz gereken önemli bir konu.Men jeg vil gerne fortælle jer, at jeg mener det er et vigtigt emne som vi skal bekymre os om.
Ama size anlatmak istiyorum, bence bu ilgilenmemiz gereken önemli bir konu.Namun saya ingin mengatakan, saya pikir ini adalah topik yang penting yang perlu kita pedulikan.
Ama size anlatmak istiyorum, bence bu ilgilenmemiz gereken önemli bir konu.Nhưng tôi muốn nói với bạn rằng, tôi nghĩ đây là chủ đề quan trọng mà chúng ta cần phải quan tâm đến
Ama size anlatmak istiyorum, bence bu ilgilenmemiz gereken önemli bir konu.Pero quiero decirles que creo que es un tema importante del que tenemos que ocuparnos.
Ama size anlatmak istiyorum, bence bu ilgilenmemiz gereken önemli bir konu.Αλλά θέλω να σας πω ότι πιστεύω ότι είναι ένα σημαντικό θέμα που χρειάζεται το ενδιαφέρον μας.
Ama size anlatmak istiyorum, bence bu ilgilenmemiz gereken önemli bir konu.Але хочу сказати вам, що я вважаю її важливою темою, яка мусить хвилювати нас усіх.
Ama size anlatmak istiyorum, bence bu ilgilenmemiz gereken önemli bir konu.Но искам да ви кажа, че мисля, че това е важна тема, от която трябва да се интересуваме.
Ama size anlatmak istiyorum, bence bu ilgilenmemiz gereken önemli bir konu.Но я считаю, что это важная тема, которая должна нас волновать.
Ama size anlatmak istiyorum, bence bu ilgilenmemiz gereken önemli bir konu.אבל אני רוצה לספר לכם, אני חושב שזה נושא חשוב שאנחנו צריכים לדאוג לגביו.
Ama size anlatmak istiyorum, bence bu ilgilenmemiz gereken önemli bir konu.لكن أريد أن أقول لكن، أعتقد أنه موضوع مهم ويحتاج منا لعناية به
Ama size anlatmak istiyorum, bence bu ilgilenmemiz gereken önemli bir konu.私たちが関心を持つべき課題だということです 州予算は
Ama siz yolsuzlukların ortaya çıkardığı problemlerle ilgilenmezseniz, bunu kim yapacak.Bây giờ để đạt được mục tiêu này --và đây cũng là thứ mang các bạn đến với buổi thảo luận này.
Ama siz yolsuzlukların ortaya çıkardığı problemlerle ilgilenmezseniz, bunu kim yapacak.지금, 이렇게 하기 위해서는 , 그리고 이것이 이 그룹을 모았지요--
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod