Öyle ki diğer takım üyeleri artık onunla ilgilenmek istememiştir.הממתקים כבר לא מדברים איתי עליו.
13 yaşından beri tiyatro ile ilgilenmektedir.הוא התחיל לעבוד בגיל 13 ובמקביל התעניין בתיאטרון.
Genç yaşlarda astronomi ile ilgilenmeye başlamıştır.הוא החל לגלות עניין באסטרונומיה עוד בצעירותו.
Picasso, eserle ilk kez 1932 yılından ilgilenmeye başladı.פרדריקסטאד העפילה לראשונה לגמר הגביע ב-1932.
Ölümünden birkaç yıl önce Hayat sigortası ile ilgilenmeye başladı.Няколко години преди смъртта си започва да се интересува от застрахователното дело.
Türkiye'ye döndükten sonra ticaretle ilgilenmeye başladı.След завръщането си в Турция започва да се занимава с търговия.
Ancak Amélie diğer insanlarla ilgilenirken, kimse kendisiyle ilgilenmemektedir.И все пак, докато Амели се грижи за щастието на околните, никой не се грижи за нейното.
Mimariyle ve Houston Stewart Chamberlain’ın yazılarıyla daha da ilgilenmeye başladı.Впоследствие идеите му са развити от Хюстън Стюарт Чембърлейн.
Artık kimse kendisiyle ilgilenmez.Тук той вече на никого не е нужен.
Ayrıca aktif olarak siyaset ile de ilgilenmektedir.Той е също така политически активен.
FDA, konuyla ilgilenmek üzere bir müfettiş atadı.ААП назначава комитет, който да разгледа въпроса.
Daha sonra müzikle ve özellikle gitar ile ilgilenmeye başladı.Бил привлечен от различни музикални инструменти и най-вече от китарата.
1950'lerin sonundan beri profesyonel olarak müzikle ilgilenmektedir.От средата на 70-те се занимава професионално с музика.
10 yaşından beri dansla ilgilenmektedir.Занимава се с народни танци от 6-годишна.
Roma'nın iç sorunları ile ilgilenmektedir.Това засегнало интересите на Рим.
Çocukluk yıllarından itibaren havacılıkla ilgilenmeye başladı.Още от ранно детство се увлича по авиомоделирането.
Ressam bir süre sonra tabloya saplantılı biçimde bağlanır ve gerçek karısıyla ilgilenmemeye başlar.След известно време напълно изоставя рисуването и се посвещава изцяло на бедните.
Ayrıca binicilik sporu ile ilgilenmektedir.Bavi se i povješću športa.
İlk başlarda, Klee, bu konuyla hiç ilgilenmedi.Henrik se na to ispočetka uopće nije obazirao.
İlkokul sıralarında tiyatro ile ilgilenmeye başladı.Vremenom se počeo zanimati za kazalište.
Bu nedenle yüzmeden uzaklaşıp yoga ve oyunculukla ilgilenmeye başladı.Nakon toga počeo se je aktivno baviti jogom i zdravo se hraniti.
Eisenberg, kedileri çok sevmektedir ve hayvan beslemekle ilgilenmektedir.Također Jeff Keith veliki je ljubitelj životinja i voli udomljavati napuštene životinje.
Lucas da Yıldız Savaşları'nın yeni filmleri ile ilgilenmeye başladı.Lucas se zatim odlučio usredotočiti na prednastavke Zvjezdanih ratova.
Burada başka sporlarla ilgilenmeye devam etmiştir.Većina članova kluba se bavila i drugim športovima.
Penny, bilim insanı arkadaşlarının aksine pek zeki değildir ve bilimle hiç ilgilenmez.March je mnogo humaniji od svojih kolega i nije posebno društven čovjek.
Bu yıllarda özellikle dayısının etkisiyle siyasetle ilgilenmeye başladı.Zadnjih godina života bavio se politikom, netipično za njega.
Küçük yaşlarda döner kanat takımlarıyla ilgilenmeye başlamıştır.Dok su nam jos vita od mladosti krila.
Willem-Alexander, spor ve uluslararası su yönetimi ile ilgilenmektedir.Willem-Alexander sa zaujíma o šport a o medzinárodné riešenia vo vodohospodárstve.
Ancak Amélie diğer insanlarla ilgilenirken, kimse kendisiyle ilgilenmemektedir.Amélia sa stará o ostatných, ale nikto sa nestará o ňu.
Çocukluk yıllarından itibaren havacılıkla ilgilenmeye başladı.Už od detstva sa zaujímal o letectvo.
Bu dönemde tiyatro ile ilgilenmeye başladı.Práve vtedy sa začala zaujímať o herectvo.
İlk başta çok ilgilenmedi.Hory ho spočiatku nezaujímali.
1820'li yıllarda astronomiyle ilgilenmeye başladı.V roku 1816 sa začal zaoberať astronómiou.
Öğrenciliği döneminde siyasetle ilgilenmeye başladı.Už počas štúdií sa začal zaujímať o politiku.
Küçük yaştan itibaren rap müzikle ilgilenmeye başladı.Inšpirovaný ich hudbou sa začal zaujímať o rap.
Bir daha da politikayla ilgilenmedi.Obyvateľstvo sa tak nemalo ďalej zaoberať politikou.
Hesse, Budizm’le ilgilenmekteydi.Ralpačän bol veľmi naklonený buddhizmu.
Aynı zamanda gazetecilik yaptığı dönemde Hıristiyan Sosyalizm'i ile ilgilenmeye başladı.V tomto období bol aj šéfredaktorom časopisu KROK kresťanov v spoločnosti.
Genç yaşlarda astronomi ile ilgilenmeye başlamıştır.Už od svojej mladosti prejavoval veľký záujem o astronómiu.
Birkaç senedir oyunculukla ilgilenmektedir.Potom sa však niekoľko rokov venoval herectvu.
Roma her zaman doğuda neler olup bittiğiyle ilgilenmek konusunda biraz ilgisiz davranmıştır.Rim se je vedno zelo nerad vmešaval v dogajanja na vzhodu.
Gençlik yıllarında politika ile ilgilenmeye başladı.Že v mladosti se je začela zanimati za politiko.
Spor kariyerinden sonra politikayla ilgilenmeye başladı.Po koncu športne kariere se je lotila politike.
Bir daha da politikayla ilgilenmedi.Še naprej se je ukvarjal s politiko.
Roma'nın iç sorunları ile ilgilenmektedir.Izzivi romske problematike v Sloveniji.
Sadece alkol almak ve zengin koca bulmakla ilgilenmektedir.Njihova pozornost velja le pijančevanju in ljubezenskim avanturam.
1950'lerin sonundan beri profesyonel olarak müzikle ilgilenmektedir.Profesionalno se je z glasbo pričel ukvarjati konec osemdesetih.
Genç yaşlarda astronomi ile ilgilenmeye başlamıştır.V Angliji se je začel resno zanimati za astronomijo.
1820'li yıllarda astronomiyle ilgilenmeye başladı.Leta 1816 se je začel ukvarjati z astronomijo.
Doğal olarak Roma, Mısır'daki siyasi durumla yakından ilgilenmekteydi.Poleg tega je Rim, ki je bil zelo odvisen od uvoza žita iz Egipta, še kako zanimalo politično stanje v državi.
Annesi, babasını aramak üzere büyükbabasının yanına gitti, fakat babasının ailesi onlarla hiç ilgilenmedi.Preseli se k teti, ki je njen oče nikoli ni maral.
Depp, Nathanson'un yazım süreciyle ilgilenmeye başladı.Burtov sin Nathaniel se je prav tako ukvarjal s pisateljevanjem.
Ayrıca aktif olarak siyaset ile de ilgilenmektedir.Bil je tudi aktivno udeležen v politiki.
Japonlar, Portekizlilerin elde tutulabilir silahlarıyla ilgilenmekteydiler.Tudi Rusi so uporabljali zaseženo orožje.
Bu çağrı üzerine Sezar, Pompeius kardeşlerle ilgilenmek üzere İtalya'dan ayrılarak Hispania'ya geçti.Po zaključenem praznovanju se je Cezar odpravil v Španijo nad Pompejeva sinova.
Alfred Nobel de nitrogliserin ile ilgilenmektedir.Alfredas ėmė eksperimentuoti su nitroglicerinu.
Okul yıllarında tiyatro ile ilgilenmeye başladı.Mokyklos metais pradėjo vaidinti teatre.
1996 yılından beri oyunculukla ilgilenmektedir.Spektakliuose šoka nuo 1996 metų.
Bir daha da politikayla ilgilenmedi.Ja ei tegelnud enam poliitikaga.
Ebeveyn geri döndüğünde ise ilgilenmeme davranışını sürdürebilirler.Kuniks isa pole tagasi, võivad lapsed mängida.