Onlarla ilgilenmiyorum, ben Web ile ilgileniyorum" kafasýndaydý.Ich interessiere mich für das Internet."
Onlarla ilgilenmiyorum, ben Web ile ilgileniyorum" kafasýndaydý.Mi interessa il Web."
Onlarla ilgilenmiyorum, ben Web ile ilgileniyorum" kafasýndaydý.Và tao chẳng thích học cái này.<br/>Tao muốn học về mạng Internet.
Onlarla ilgilenmiyorum, ben Web ile ilgileniyorum" kafasýndaydý.Zajímá mě Web.
Onlarla ilgilenmiyorum, ben Web ile ilgileniyorum" kafasýndaydý.Ενδιαφέρομαι για το διαδίκτυο."
Onlarla ilgilenmiyorum, ben Web ile ilgileniyorum" kafasýndaydý.Интересува ме мрежата."
Onlarla ilgilenmiyorum, ben Web ile ilgileniyorum" kafasýndaydý.وأنا لستُ مهتماً بهذا، أنا مهتم بالويب
Onlarla ilgilenmiyorum, ben Web ile ilgileniyorum" kafasýndaydý.学校にとても不満を感じていたんだ、先生たちは 自分たちが話してる内容を理解してないと思う。
Özellikle otizm ve Serebral Palsi gibi büyük çocukluk felaketleriyle ilgileniyorum.저는 특히 자폐증이나, 뇌성마비 같은 엄청난 아동기의 재앙에 특히 관심을 갖습니다.
Özellikle otizm ve Serebral Palsi gibi büyük çocukluk felaketleriyle ilgileniyorum.Mă interesează mai ales autismul și paralizia cerebrală, aceste mari catastrofe ale copilăriei.
Özellikle otizm ve Serebral Palsi gibi büyük çocukluk felaketleriyle ilgileniyorum.Tôi rất quan tâm đến loại bệnh như tự kỷ, và bại não, những tai họa ở tuổi thơ.
Özellikle otizm ve Serebral Palsi gibi büyük çocukluk felaketleriyle ilgileniyorum.Мене особливо цікавлять аутизм і церебральний параліч - ці великі нещастя дитинства.
Özellikle otizm ve Serebral Palsi gibi büyük çocukluk felaketleriyle ilgileniyorum.Особено се интересувам от неща като аутизма и церебрална парализа, тези огромни катастрофи от детството.
Özellikle otizm ve Serebral Palsi gibi büyük çocukluk felaketleriyle ilgileniyorum.Я особенно заинтересован в таких вещах как аутизм, и целебральный паралич, эти огромные детские катастрофы.
Özellikle otizm ve Serebral Palsi gibi büyük çocukluk felaketleriyle ilgileniyorum.אני בעיקר מתעניין בדברים כמו אוטיזם, ושיתוק מוחי, הקטסטרופות הגדולות של הילדות.
Özellikle otizm ve Serebral Palsi gibi büyük çocukluk felaketleriyle ilgileniyorum.أنا مهتم على وجه التحديد بأمراض مثل مرض التّوحّد ، والشلل الدماغي ، هذه الكوارث الكبيرة في مرحلة الطفولة.
Özellikle otizm ve Serebral Palsi gibi büyük çocukluk felaketleriyle ilgileniyorum.子供の大きな問題に関心があります 高齢者ではパーキンソン病
Seninle çok ilgileniyorum.Estoy muy interesado en ti.
Seninle çok ilgileniyorum.Sono molto interessato a te.
Seninle ilgileniyorum.Aku akan menjagamu
Seninle ilgileniyorum.Cuidaré de ti.
Seninle ilgileniyorum.Eu cuidarei de você.
Seninle ilgileniyorum.내가 책임질게
Seninle ilgileniyorum.Я поклопочуся про тебе.
Seninle ilgileniyorum.ساعتني بك
Şimdi bunlar genel kültürle ilgili konulardır ama ben politik kültür boyutuyla da yakından ilgileniyorum.이러한 것들은 일반적인 문화에 대한 것이지만 전 정치적인 문화에도 큰 관심을 갖고 있습니다.
Şimdi bunlar genel kültürle ilgili konulardır ama ben politik kültür boyutuyla da yakından ilgileniyorum.To są sprawy dotyczące głównie kultury, ale również bardzo interesuje się kulturą polityczną.
Şimdi bunlar genel kültürle ilgili konulardır ama ben politik kültür boyutuyla da yakından ilgileniyorum.אלה דברים בנוגע לתרבות כללית, אבל אני גם מתעניין בתרבות פוליטית
Şimdi bunlar genel kültürle ilgili konulardır ama ben politik kültür boyutuyla da yakından ilgileniyorum.انه امرٌ مرتبط بالثقافة العامة للمنطقة كما اني اظن ان هذا متعلق بالثقافة السياسية
Şimdi bunlar genel kültürle ilgili konulardır ama ben politik kültür boyutuyla da yakından ilgileniyorum.私は、政治にも興味があります。 自由と民主主義は正当に評価されのか
Şimdi de bu denklemin çözümlerinin nasıl olacağıyla ilgileniyorum. . x için çözmeme gerek bile yok.그리고 제가 신경 쓰는 것은 이 방정식이 어떤 해를 가지고 있느냐가 단지 조금 알고 싶을 뿐입니다. 저는 심지어 x를 풀 필요 조차 없습니다.
Şimdi de bu denklemin çözümlerinin nasıl olacağıyla ilgileniyorum. . x için çözmeme gerek bile yok.وكل ما سأهتم لأمره هو ان اعرف القليل عن نوع الحلول التي تمتلكها لا اريد ان اجد قيمة x
Şöyle düşünen kişilerle ilgileniyorum: "Bunların hiçbirine inanamıyorum.Je m'intéresse à ces électeurs qui pensent à peu près comme ça : " Je ne peux pas croire à tout ça.
Şöyle düşünen kişilerle ilgileniyorum: "Bunların hiçbirine inanamıyorum.Mi interessano quel tipo di persone che pensano cose del tipo: che pensano, "Non credo in tutta questa roba.
Şöyle düşünen kişilerle ilgileniyorum: "Bunların hiçbirine inanamıyorum.Мен ме интересуват този вид поддръжници, които мислят по следния начин, които си казват:
Şöyle düşünen kişilerle ilgileniyorum:Ciekawią mnie zwolennicy następującego myślenia:
Şöyle düşünen kişilerle ilgileniyorum:Ik ben geïnteresseerd in de bevolkingsgroep die zo'n beetje als volgt denkt:
Şöyle düşünen kişilerle ilgileniyorum:제 강연의 대상은 다음과 같은 생각을 하는 사람들입니다:
Şöyle düşünen kişilerle ilgileniyorum:Me interesa esa suerte de circunscripción que sostiene:
Şöyle düşünen kişilerle ilgileniyorum:Mě zajímá posluchač, který myslí nějak takhle:
Şöyle düşünen kişilerle ilgileniyorum:Mich interessiert die Sorte Anhängerschaft, die ungefähr so denkt:
Şöyle düşünen kişilerle ilgileniyorum:Sunt interesat de acel tip de abordare care împărtăşeşte următorul mod de gîndire:
Şöyle düşünen kişilerle ilgileniyorum:Zanima me takšna vrsta privržencev, ki misli nekako v tej smeri: mislijo:
Şöyle düşünen kişilerle ilgileniyorum:Zaujímam sa o tých možno ateistov, ktorí si myslia takéto niečo:
Şöyle düşünen kişilerle ilgileniyorum:Ενδιαφέρομαι για το είδος της υποστήριξης που σκέφτεται περίπου το εξής:
Şöyle düşünen kişilerle ilgileniyorum:Мене цікавить категорія людей, які мислять у такому дусі:
Şöyle düşünen kişilerle ilgileniyorum:Меня интересует категория людей, которые рассуждают так:
Şöyle düşünen kişilerle ilgileniyorum:אני מעוניין בהצעה הפועלת לפי קווים אלו:
Şöyle düşünen kişilerle ilgileniyorum:انا مهتم بهذا النوع من الانصار الذين يفكرون حول هذه الاسطر :
Şöyle düşünen kişilerle ilgileniyorum:興味があります 「どの宗教も信じられない
"Şununla ilgileniyorum.""Bem, eu estou interessado nisto."
"Şununla ilgileniyorum.""Bueno, esto me interesa".
"Şununla ilgileniyorum.""Ei bine, mă interesează asta."
"Şununla ilgileniyorum.""Et bien je suis intéressé par ça"
"Şununla ilgileniyorum.""Hát, ez érdekel."
"Şununla ilgileniyorum.""Hierin ben ik geïnteresseerd."
"Şununla ilgileniyorum.""Il mio interesse è questo."
"Şununla ilgileniyorum.""Jamen, jeg er interesseret i dette."
"Şununla ilgileniyorum.""음, 저는 이것에 흥미를 느껴요."
"Şununla ilgileniyorum.""No, olen kiinnostunut tästä."