Ana içeriğe geç
Sözlük

ilgilenir ile cümle

ilgilenir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Zaten taraflar rakiplerini atlatmak yerine sık sık durarak birbirlerinin sorunlarıyla ilgilenirler.Voordat de paring plaatsvindt, vechten rivaliserende mannetjes vaak door tegen elkaar te beuken.
Film AIDS, eşcinsellik, travestilik, inanç ve varoluşçuluk gibi karmaşık konular ile ilgilenir.De film behandelt complexe onderwerpen zoals aids, travestie, gender, en existentialisme.
Zevkle çalışacağınız bir projeyle ilgilenir miydiniz?Zou u geïnteresseerd zijn in een project waaraan u met plezier zou werken?
Astronomi yıldızlar ve gezegenler ile ilgilenir.Astronomie houdt zich bezig met sterren en planeten.
Tom sporla çok ilgilenir.Tom interesseert zich erg voor sport.
Özellikle Lily Evans ile çok ilgilenirdi.Żywił ogromne uczucie do Lily Evans.
Kişisel başarı ve kişisel sorumlulukla ilgilenirler.Napędzają go osobiste interesy i osobiste dążenia ludzi.
Arabalarla da ilgilenir.Połączono z samochodami.
Ama az da olsa insanlarla ilgilenirler.Mniejsze natomiast nasycenie ludźmi.
Soruşturma takımının yan işleriyle ilgilenir.Czy nowy partner detektywa podoła tym zadaniom?
Fiyat teorisiyle ilgilenir.Prowadzi to do teorii ceny równowagi.
I / O, nesne yönetimi, güvenlik ve süreç yönetimi ile ilgilenir.Obsługuje on operacje wejścia/wyjścia, zarządza bezpieczeństwem i procesami.
Sanatla ilgilenir.Interesuje się sztuką.
Arabalarla da ilgilenir.Jag kan laga alla bilar.
Şikomi denen bu kızlar tüm ev işleriyle ilgilenir.Där HK Ankaret spelar alla sina hemmamatcher.
A’dan Z’ye takımın her şeyi ile ilgilenir.Miss A: Jia lämnar gruppen.
Tantrik Budizm büyük ölçüde yogik pratikler ve meditatif uygulamalarla ilgilenir.Kagyü betonar särskilt vikten av yoga och tantriska texter i meditationen.
Oradan da Las Venturas'a geçer ve kumarhane işleri ile ilgilenir.Kommer till Las Venturas för att se över situationen hos Caligula-kasinot.
Üç biriminden biri sadece Hindistan'la ilgilenir.För andra betydelser, se Pointe aux Indiens.
Orman botaniği, orman ağaçlarının sistematiği ile ilgilenir.Hållbart skogsbruk är skogsbruk i enlighet med principerna i hållbar utveckling.
Her yerde konuşur ve ilgilenirler.För andra betydelser, se El Yunque.
Dar anlamda ahlâk, neyin doğru veya neyin yanlış olduğu veya öyle sayılması gerektiği ile ilgilenir.Det är samvetet, känslan för vad som är rätt och fel.
Bu mahkemeler genel olarak Ceza hukuku ve özel hukuk ile ilgilenir.Sådana specialdomstolar dömde i såväl civila som arbetsrättsliga mål.
Bizler, genellikle tetiklerin rastgele zamanlarda tetiklendiği durumlarda neler olabileceği ile ilgileniriz.Tenderar att allt som oftast vara på plats när någonting händer.
Bir yönetici film ile ilgilenir gibi oldu.Man hade svårt att hitta en regissör.
Tantrik Budizm büyük ölçüde ritüeller ve meditatif uygulamalarla ilgilenir.Тантричний буддизм сильно пов'язаний з ритуалами та медитативною практикою.
Ayrıca değerli taşlar ve birçok mineral ile de ilgilenirler.Спеціалізується на дорогоцінних каменях і мінералах.
Üç biriminden biri sadece Hindistan'la ilgilenir.Усі, крім однієї відбуваються в Індії.
Danışman, öğrencinin diğer sorunları ile de yakından ilgilenir.З інших предметів хлопчик теж навчався добре.
Kültür coğrafyası fiziki çevreden çok kültürel ortamla ilgilenir.Про духовну культуру она відомо більше ніж сусідніх вогнеземельців.
Bu alanla mantık ilgilenir.Відповідальність взяла на себе ІДІЛ.
Yapılan davranışın iyi veya kötü olması ile ilgilenir.Залежно від ставлення до нього, може бути добрим чи злим.
Prensipte, tüm toplulukların tüm kurumlarıyla ilgilenir.Адже вирішується доля цілих корпорацій.
Ancak Amélie diğer insanlarla ilgilenirken, kimse kendisiyle ilgilenmemektedir.Ale zatímco se Amélie stará o ostatní, nikdo se nestará o ni.
Arabalarla da ilgilenir.Převáží i automobily.
Takımdaki herkesle yakından ilgilenir.Ve skupině se utkal každý s každým.
Güç ise bu işin ne kadar hızlı yapılması ile ilgilenir.Ty určují jak rychle danou práci zvládne.
(Özellikle İsrail sınırlarındaki Arap ülkeleriyle ilgilenir.)(Midraše vztahující se k dešti země Izraelců.)
Üç biriminden biri sadece Hindistan'la ilgilenir.Celá jedna kniha se zabývá jen Egyptem.
Bazen gözlemci sadece belirli bir yönde ilgilenir.A přesně by bylo nutné zkoumat povolání pozorováním pouze z jednoho konkrétního hlediska.
Orthopedagoji = Problemli çocuklar ve onların davranışları ile ilgilenir.Paidotrop – je zaměřen na své žáky a jejich problémy.
Bu evre ideal sistemin işlemek zorunda olduğu şeyleri kurgulamayla ilgilenir.Jeho úkolem je zajištění bezproblémového fungování systému IMI v dané zemi.
Herkes işiyle ilgilenir.Každé z nich se zabývá svojí problematikou.
Özellikle Lily Evans ile çok ilgilenirdi.A iubit-o foarte mult pe Lily Evans.
Pedoloji esas olarak toprak oluşumu, toprak morfolojisi ve toprak sınıflandırılmasıyla ilgilenir.Pedologia se ocupă cu pedogeneza, morfologia și clasificarea solurilor.
Kaplan’ın araştırmaları genellikle dijital alanın analiz edilmesi ve şifrelerinin çözülmesiyle ilgilenir.Cercetările lui Kaplan abordează în principal analizarea și descifrarea sferei digitale.
Kişisel başarı ve kişisel sorumlulukla ilgilenirler.Incursiune destin colectiv si destin individual.
Grup birçok sosyal ve siyasal sorunla ilgilenir.Este susținătorul mai multor cauze sociale și politice.
Fiyat teorisiyle ilgilenir.Aceasta este folosită în cadrul teoriei dobânzii.
Ertesi gün, Mr. Eko (Adewale Akinnuoye-Agbaje) sayaç ile ilgilenir.A doua zi acesta pleacǎ cu Hagrid sǎ-și cumpere rechizite.
Sanatla ilgilenir.Contact cu arta.
Yapılan davranışın iyi veya kötü olması ile ilgilenir.Nu știa nici dacă ceea ce i se întâmpla era ceva bun sau rău.
Arabalarla da ilgilenir.Are și mașină!
Bu uçak şirketi sadece nakliye ile ilgilenir.Această companie de aeronave se ocupă doar cu transportul de marfă.
Jack, resim yapmakla ilgilenir.Jack este interesat de pictură.
Güç ise bu işin ne kadar hızlı yapılması ile ilgilenir.Egyáltalán nem mindegy, hogy milyen gyorsan mozog a szerszám.
İnsanlarla ilgilenirim.Félek az emberektől.
Sözleri özellikle ruhani konularla ilgilenir.Témái spirituális jellegűek, elsősorban az emberi önkeresés kérdéseivel foglalkoznak.
Takımdaki herkesle yakından ilgilenir.Mindenkivel jó kapcsolata alakult ki a csapaton belül.
Genelde yeşil bir şapka takar ve arkasıyla ilgilenir.Zöld öltönyt visel, és gyakran kergeti a kalapját.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod