Ana içeriğe geç
Sözlük

ilgilenir ile cümle

ilgilenir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
I / O, nesne yönetimi, güvenlik ve süreç yönetimi ile ilgilenir.Si lega con I/O, gestione degli oggetti, della sicurezza e dei processi.
Mahkeme, vergi ve gümrüklerle ilgili konularla ilgilenir.Queste assemble deliberavano soprattutto in materia di tasse e tributi.
Film daha çok iki kadının hikâyesi ve hayatlarının gittiği yönle ilgilenir.Il film tratta la storia di 11 donne e il loro intrecciarsi.
Din ise nihai anlam ve ahlaki değer gibi kavramlarla ilgilenir.Il magistero della religione si estende sulle questioni del significato ultimo e dei valori morali.
Takımdaki herkesle yakından ilgilenir.Si affeziona molto a tutti membri della squadra.
Eserleri en çok LGBT temaları ile ilgilenir.Lo show è molto conosciuto per i suoi personaggi LGBT.
Pediatri genel olarak çocuk hastalıkları ile ilgilenir.Il problema relativo alle vaccinazioni riguarda soprattutto i pazienti pediatrici.
Ben balıkçılıkla çok ilgilenirim.Я очень интересуюсь рыбалкой.
Astronomi yıldızlar ve gezegenler ile ilgilenir.Астрономия занимается звёздами и планетами.
Birçok kişi arabalarla ilgilenir fakat arabalar benim için bir şey ifade etmiyor.Многие люди интересуются машинами, но для меня они ничего не значат.
Yapılan davranışın iyi veya kötü olması ile ilgilenir.Все обращают внимание на то, хорошо или плохо ты себя ведёшь.
Arabalarla da ilgilenir.Увлекается автомобилями.
Herkes işiyle ilgilenir.Каждый должен заниматься своим делом.
(Özellikle İsrail sınırlarındaki Arap ülkeleriyle ilgilenir.)(См.также Израиль#Границы).
Ayrıca değerli taşlar ve birçok mineral ile de ilgilenirler.Кроме того, меня привлекали красивые камни, минералогия.
Hugo "Hurley" Reyes (Jorge Garcia), Juliet'le ilgilenir.Хьюго «Хёрли» Рейес (Хорхе Гарсиа) заводит диалог с Джульет.
Her yerde konuşur ve ilgilenirler.Везде его приглашают и уважают.
İnsanlarla ilgilenirim.Мне интересны все люди.
Kişisel başarı ve kişisel sorumlulukla ilgilenirler.Стремится только к личной выгоде и славе.
Hem erkek hem de dişi kuş yavruların bakımı ile ilgilenir.Самец и самка вдвоём заботятся о птенцах.
Ama az da olsa insanlarla ilgilenirler.К сожалению, у нас люди мало интересуются.
Holden onunla ilgilenir, fakat ciddiye alınmaz.Стэндинг пытается рассказать о случившемся, но его не принимают всерьёз.
Sanatla ilgilenir.Посвящён искусству.
Beyzbolcuları yakından tanır ve ilgilenir.Очень хорошо ведёт наблюдение и анализ игры бейсболистов.
Çiftler genel olarak tekeşlidir ve ebeveynlerin ikisi de yavruların bakımı ile ilgilenir.Наши семьи Мы одобряем порядок, когда оба родителя заботятся о детях и оба являются для них авторитетами.
Nakliyat ve silah işleriyle ilgilenir.Они привозили почту и вооружения.
Caillou'yu gezmeye götürür ve onunla ilgilenir.Оди приходит к Гарфилду, чтобы утешить его.
Onla Rachel ilgilenir ve bir süre sonra çıkmaya başlarlar.Кайл разыскивает Рейчел, и вскоре между ними начинается роман.
Topoloji uzayın bağlı olduğu yollarla ilgilenir ve uzaklıkların ve açıların keskin ölçülerini göz ardı eder.طوبولوجيا يتعلق بالطريقة التي ترتبط الفضاء ويتجاهل قياسات دقيقة لمسافة أو زاوية.
İngiliz polisi, bıçaklı saldırganlarla ilgilenirken örme zincirle güçlendirilmiş eldiven takar.تستخدم الشرطة البريطانية قفازات تُرسية للتعامل مع المُعتدين المُسلحين بالسكاكين.
Bizler, genellikle tetiklerin rastgele zamanlarda tetiklendiği durumlarda neler olabileceği ile ilgileniriz.دعونا نقرّ في خصوصية بأن هذه الأشياء تحدث أحيانًا في مجتمعنا.
İnsanlarla ilgilenirim.الناس للناس.
Hüddam ilmi cin çağırma ve tutsak etme ile ilgilenir.يما السجن مهما علي - مهداة إلى الأسرى .
Kişisel başarı ve kişisel sorumlulukla ilgilenirler.العناية الشخصية واللياقة البدنية.
Mahkeme, vergi ve gümrüklerle ilgili konularla ilgilenir.القضايا المتعلقة بالضرائب والجمارك .
Popüler bilim ürünleri genellikle çok geniş alanda, çok çeşitli bilim dallarıyla ilgilenir.نادراً ما تستخدم وحدة الكلفن في الحياة العامة، ولكنها ذات أهمية خاصة في المجالات العلمية المختلفة.
Bilim, her türlü olguyla değil yalnızca ilgi alanına giren ve önemli olgular ile ilgilenir.انتقائية العلم: يهتم العلم بالوقائع المهمة فقط والتي تتعلق بمجاله اوليس مع كل الوقائع بكافة أشكالها.
İktisadi verimlilik büyük ölçüde pozitif niteliklidir ve "pastanın büyüklüğü" ile ilgilenir.A eficiência econômica é grandemente positiva e lida com o "tamanho do bolo".
Gelir dağılımı ise çok daha düzgüseldir ve "pastanın nasıl bölüneceği" ile ilgilenir.A distribuição de renda é muito mais normativa e cuida de "dividir o bolo".
On sekizinci kitap, Justinianus'un saltanatıyla ilgilenir; resmi propaganda ile tanınır ve renklendirilmiştir.O livro 18, lido como o reinado de Justiniano, está bem familiarizado com, e colorido por, propaganda oficial.
Pedoloji esas olarak toprak oluşumu, toprak morfolojisi ve toprak sınıflandırılmasıyla ilgilenir.A pedologia lida principalmente com pedogênese, morfologia do solo, e classificação do solo.
Vajinaları nasıl muhafaza edecekleri ile ilgilenirim.Deveria estar falando sobre como salvar as crianças.
Film AIDS, eşcinsellik, travestilik, inanç ve varoluşçuluk gibi karmaşık konular ile ilgilenir.O filme lida com temas complexos como AIDS, travestilidade, identidade sexual, religião, fé e existencialismo.
Kaplan’ın araştırmaları genellikle dijital alanın analiz edilmesi ve şifrelerinin çözülmesiyle ilgilenir.A investigação de Kaplan aborda sobretudo a análise e desencriptação da esfera digital.
Bütün bir sistemin davranışlarını etkileyen içsel geri besleme döngüleri ve gecikme süreleri ile ilgilenir.Ele lida com ciclos de retroalimentação interna e atrasos que afetam o comportamento do sistema como um todo.
Fiyat teorisiyle ilgilenir.Trabalha com teoria dos modelos.
Ortak dışişleri ve güvenlik politikası da denen ikinci sütun dış ilişkileri ve askerî konularla ilgilenir.Os conceitos de segurança interna e segurança externa e as suas linhas de separação.
Kişisel başarı ve kişisel sorumlulukla ilgilenirler.Eles poderiam acumular fortunas pessoais e ganhar influência política e social.
Şikomi denen bu kızlar tüm ev işleriyle ilgilenir.Nesse as meninas visitam individualmente as casas, por conta de suas brigas.
Yapılan davranışın iyi veya kötü olması ile ilgilenir.O efeito corresponde à causa praticada, boa ou má.
Akışkanlar mekaniği hareket halindeki akışkanların (sıvı ya da gaz) doğada nasıl aktığıyla ilgilenir.Estas equações descrevem o movimento de um fluido (líquido ou gás) no espaço físico.
Dövüş sanatlarıyla ilgilenir; Caeser adlı büyük bir köpeği vardır.Eles têm um cão de estimação, um boxer chamado Archie.
Arabalarla da ilgilenir.En in auto's.
Kaplan’ın araştırmaları genellikle dijital alanın analiz edilmesi ve şifrelerinin çözülmesiyle ilgilenir.Het onderzoek van Kaplan richt zich hoofdzakelijk op het analyseren en decoderen van het digitale domein.
Habbakuk bütün hayvanlarla ilgilenir.Kruitneus moet alle dieren verzorgen.
Bu alanla mantık ilgilenir.Het wordt beheerd door Logius.
Kişisel başarı ve kişisel sorumlulukla ilgilenirler.Doel is om voor te sorteren voor het vervolg van de persoonlijke carrière en belangstelling.
Sözleri özellikle ruhani konularla ilgilenir.Ze geeft vooral boeken uit over spirituele onderwerpen.
Orada İtalyanca öğrenir ve Dante, Petrarca, Boccaccio ve Leopardi'nin eserleriyle yakından ilgilenir.Grote invloed op de literatuur hebben Dante, Petrarca en Boccaccio.
I / O, nesne yönetimi, güvenlik ve süreç yönetimi ile ilgilenir.Hij is verantwoordelijk voor algemeen bestuur en public affairs, Openbare orde & veiligheid en Handhaving.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod